23 Temmuz 2012
Kabaklı Waffel ve sarma eşliğinde iç pilav...;)♥
Bir aydır yoğunluktan bakamadığım bloğuma Ramazana özel bir tarifle giriş yapayım istedim...
Maggi pilav yarışmasında yaratıcı pilav ödülü alan pilavımızın beklenen tarifi...;)
Ramazan sofralarında sadece mideye değil gözede hitap eden bir yemek olsun diyorsanız şayet buyurun sevgili yemek gönüllüsü dostlarım...;)
MALZEMELER
*1 su bardağı baldo pirinç
*2 su bardağı kadar su
*1 adet orta boy soğan
*2-3 diş sarımsak
*2 adet salçalık kırmızı biber
*1 adet rendelenmiş sakız kabak
*1 küçük tavuk göğsü
*yarım demet taze nane
*yarım demet dere otu
*1 tatlı kaşığı kadar kuş üzümü
*1 çorba kaşığı dolmalık fıstık
*1 çorba kaşığı salça yahut püre domates
*kafi miktarda tuz ve karabiber
*1 adet küp şeker
*3 yemek kaşığı kadar sızma zeytin yağı
*1 çorba kaşığı soya sos
*2-3 damla limon suyu
*yarım maggi tavuk bulyon
*1 çay kaşığı otlu çeşni
YAPILIŞI
Zeytin yağında, Soğan başta olmak üzere sırasıyla: biber, tavuk, kabak kavrulur ardından domates , ezilmiş sarımsak ilave edilir ve suyu çekilene kadar kavrulur. Dere otu, nane ve baharatlar ilave edilir, bir iki dakika daha kavrulduktan sonra altı kapatılır. Ayrı bir tencerede usulünce pirincimiz dolmalık fıstık eşliğinde kavrulur ve hazırlamış olduğumuz diğer karışımla birleştirilip (birleştirdikten hemen sonra yani pişirmeden önce sarma içi için bir miktar ayrılır) suyu, tuzu, şekeri, limon suyu ilaveleri ile kısık ateşte suyu çekilene kadar pişirilir ve demlemeye bırakılır.
Sarma içi için ayrılan kısımla 10-15 adet sarma hazırlanır ve ayrı bir kapta pişirilir , soğumaya bırakılır.
Kabaklı Waffel için malzemeler:*1 adet sakız kabak
*1 adet yumurta
*yarım su bardağı süt
*yarım su bardağı un
*1 silme çay kaşığı karbonat
*1 yemek kaşığı zeytin yağı
*tuz, nane, karabiber ve arzuya göre dere otu
YAPILIŞI
Yumurta, süt ve rendelenmiş kabak bir güzel çırpılır ardından un, tuz, yağ , karbonat ilave edilir ve akışkan krep hamuru tarzında bir hamur elde edilip yağlanmış waffel makinesinde bir güzel pişirilir.
Süslemek için: kırmızı kurdale, nane yaprağı ve mısır taneleri...;)
Sunum: bir adet büyük boy servis tabağı alınır, tombik bir su bardağına bastırılmış kabaklı iç pilavımız tabağa ters çevrilir, etrafına önce sarmalarımız sonra kalpli waffellerimiz dizilir ve kırmızı kurdale ile bağlanır ve şekil a'daki gibi süslenir...;)
Ramazan geldi hoş geldi!!!
Hepinize hayırlı ramazanlar muhabbet gönlümün nadide dostları...;)♥
Afiyet olsun...♥♥♥
19 Haziran 2012
Zenci- Beyaz elele, çocuk kurabişler...;)

Okullar kapandı...Miniş yavrularımızla an'ı paylaşmak isteyen sevgili muhabbet gönlümün nadide dostları işte sizler için hem eğlenceli hem lezzetli bir tarif...
Yavrularımızın yıl boyu süren okul stresini hamur yoğurtarak attıralım... İnanın çok işe yarıyor...;) terapi gibi...;)♥
ÇOCUKLARIMIZLA ZAMAN GEÇİRMEK İÇİN İLLA ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNE YAHUT OYUN ALANLARINA GİTMEYE GEREK YOK GELİN BU SEFERDE OYUN ALANINIZI EVDE YARATIN...
Hem inanın bana yükü de hafif, pahası da...;)♥♥♥
Veeeeeeee en güzeli de kendilerinin emek verdiği bir ürünü tatmak gibi bir mutluluğa erişiyorlar...
Haydi bakalım doğru mutfağa...
Malzemeler:
*5 Türk kahvesi fincanı un
*1 tutam karbonat
*Yarım çay kaşığı kabartma tozu
*150 gr. Tereyağı
*5 çorba kaşığı esmer şeker
*4 çorba kaşığı beyaz şeker
*1 adet yumurta
*1 çay kaşığı vanilya (arzuya göre, 2-3 damla badem yahut limon aroması ilavesi de yapılabilir)
*1 çorba kaşığı kakao
*1 tutam tuz
Hazırlanışı: Öncelikle kuru malzemeleri derince bir kapta harmanlayalım sonra ayrı bir kapta şekerleri, yumurtayı ve tereyağını mikserle eriyinceye kadar çırpıp kuru malzemelerle birleştirip bir güzel yoğuralım (unun markasına göre hamur kıvamı değiştiği için toparlanmazsa şayet az biraz daha unla ele yapışmayacak duruma getirelim) Hazırladığımız hamuru iki eşit parçaya bölüp birine kakaoyu ilave edip tekrar yoğuralım ve her iki hamuru 4'er parçaya bölüp 10 dakika kadar dinlendirelim. Dinlenen hamurlarımızı 3mm açıp bardakla keselim, etrafından kalan hamurlardan bir kısmını sarımsak eziciden geçirerek saç yapalım ve diğer kısımlarıyla da göz ve ağızlarını tamamlayalım... Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 15-20 dakika pişirmemiz yeterli olacaktır afiyet olsun...♥♥♥

12 Haziran 2012
Frambuazlı soğuk pasta...;)
Havalar iyiden iyiye ısındı istedim ki bu sıcak havalarda mutfak da sizi fazla oyalamayayım... Yapın ve çıkın o kadar...;)
Öyle bir tatlı olsun ki hem pratik hem serinletici diyorsanız şayet sevgili hanımlar işte tamda size göre bir lezzet...;)
Malzemeler:*4 adet yumurta
*3 Türk kahvesi fincanı şeker
*3 Türk kahvesi fincanı un
*1 paket kabartma tozu
*1 paket damla sakızlı vanilya (buda benden)
Sosu için:*1 paket kaymak tadında krem şanti
*1 paket frambuaz sosu
Hazırlanışı: Yumurta(oda ısısı) ve şekerimizi köpük köpük olana kadar çırpıyoruz akabinde içine un, kabartma tozu ve damla sakızlı vanilyamızı ilave ediyoruz ve yağlanmış borcamda, önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 20-25 dakika(fırınınıza göre süre değişebilir, benimkisi mini fırın ısı ölçüsü)pişen tabanımızın ilk sıcaklığı gittikten sonra üzerine 1,5 su bardağı süt döküyoruz ve kenara alıyoruz bir taraftan 1 su bardağı süt ile hazırlanmış krem şantimizi üzerine yayıyoruz ve son olarakta hazır frambuaz sosumuzu pişirip, ılıyınca üzerine döküp soğuması için buzdolabına yolluyoruz...;)
Tarif için sevgi arkadaşımıza teşekkürler...;)

Olay kısa ve öz...
Kalmadı bana başka bir söz...;))
Tarif konusunda bir sözüm kalmasa da; insanlık adına son bir kaç kelam vardır elbet özden gelen esintilere vabeste gönüllerden bir demet babından... Buyurunuz efendim...;)
• “İyi ki varsın” demenin borç para vermek olmadığını,
• “Lütfen” demenin utanılacak bir şey olmadığını,
• “Özür dilerim” demenin küçültücü olmadığını,
• Paylaşmanın kendini azaltmak olmadığını,
• Yüz yüze konuşmanın, arkadan konuşmaktan daha etkili olduğunu,
• Küçücük bir "gülümseme"nin tüm kapıları açacağını,
Hiç unutmayalım..!
muhabbetle canlar...;)♥♥♥
02 Haziran 2012
Adana usulü içli köfte...;)
Sofraların vazgeçilmezlerindendir kendileri... Yöreye göre yapımında nüanslar olsa da lezzet abidesidir zat-ı şahaneleri...;)
İstedim ki birde Adana usulünü paylaşayım sizlerle...;)
Gerçekten son derece lezzetli ve itiraf etmeliyim bir o kadar da emek ihtiva eden bir yöresel lezzetimiz...;)♥
Lezzette emek olmalı diyenler!!! Buyurun efendim sizler için orjinal, kaynağından tarif...
Malzemeler:( dış harç) ♥2 su bardağı ince bulgur
♥1 su bardağı irmik
♥1 tatlı kaşığı kadar kimyon (damak tadınıza göre artar yahut eksilebilir)
♥2 adet yumurta
♥veeee 1 çorba kaşığı salça(siz yine damak tadınıza göre artttırıp, eksiltebilirsiniz)
♥250 gr. ince(yağsız) aldıktan sonra tekrar evde rondodan geçirilmiş kıyma
İç harç malzemeleri:♥750 gr.(yağlı) kıyma
♥1 kg. kuru, sarı soğan.
♥kafi miktarda kara biber
♥salça
♥1 su bardağı çekilmiş ceviz içi
♥1 tatlı kaşığı kadar tereyağı
1. Aşama dış harcının hazırlanışı::Önce bulguru ve irmiği ılık suyla ıslatalım( 1,5 su bardağı kadar suyla)yarım saat bekledikten sonra önce bir güzel kıymasız yoğuralım sonra yağsız ve rondodan çekilmiş kıymamızı, salçamızı ve yumurtalarımızı da ilave edip tekrar yoğuralım. Bu yoğurma işlemi tabiri caize sakız gibi olana denk sürdürülmeli...(işin sırrı yoğurmada gizli)Yoğurulan dış harcımız, biz iç harcımızı hazırlayana kadar dinlenmeye bırakılır.
2. Aşama, iç harcının hazırlanışı: 750 gr. yağlı kıymamız geniş bir tavada,1 tatlı kaşığı tereyağı ile kavrulur akabinde ince kıyılmış kuru soğanımız ilave edilir ve dibini tutturana, suyunu iyice çektirene kadar kavrulur(*bir püf noktası daha şayet iyi kavrulup, suyu çektirilmez ise dış harcı çatlatabilir) son olarak ta salça, tuz, karabiber, ceviz içi ilave edilir ve bir tık daha kavrulup ocağın altı kapatılır ve soğumaya bırakılır.
Dış harcımıza şekil verilir içine soğuyan iç harcımız itinayla koyulur ve köfteler kapatılır takriben 30 adet kadar içli köfte sahibi oluyorsunuz şayet size fazla gelir yada az gelir ise ölçüyü azaltabilir yahut arttırabilirsiniz...;)
Veee final!!! Geniş bir tencereye; içine limon sıkılmış, tuzu atılmış su koyulur ve kaynatılır hazırlanan köfteler bir güzel haşlanır; köfteler suyun üzerine çıktıysa pişmiş demektir...Pişen köftelerimiz, servis tabağına alınıp sıcak sıcak ikram edilir...;)
Afiyet olsun...♥
Muhabbetle...
25 Mayıs 2012
Yeşil mercimekli kereviz çorbası...;)
”Uğraşma boşuna, seni ancak gördükleri ve duydukları kadar anlayacaklar. Kimse, bir sen daha olamayacak bu dünyada. Kimse tam anlamıyla sende seni bulamayacak. Gücün yetmeyecek herhangi bir icat edilmiş dilde kendini tam anlamıyla anlatmaya, gördükleri ancak kendi anladıkları kadarı olacak..”mevlana.
Gecenin bir vakti, dedim gireyim bloğuma ve nicedir paylaşmak istediğim ev perisi usulü çorbamın tarifini paylaşayım zira kereviz dönemi bitiyor son bir güzellik olsun sofralarımıza sağlık adına...;)
Besleyici, sağlıklı ve son derece lezzetli bir çorba...♥
Malzemeler:♥1 adet küçük kereviz(rendelenmiş)
♥1 çay bardağı haşlanmış yeşil mercimek
♥küçük, yarım haşlanmış ve tiftelenmiş tavuk göğsü
♥1 çay bardağı ceviz içi
♥2 yemek kaşığı hardallı mayonez
♥4 yemek kaşığı tepeleme yoğurt (süzme olursa daha iyi olur zira o zaman, 2 tepeleme çorba kaşığı yeterli olur)
♥2 yemek kaşığı un
♥1 yemek kaşığı tere yağı
♥1 yemek kaşığı zeytin yağı
♥1 adet yumurta
♥kafi miktarda tuz.
♥1 lt kadar su (kıvam arzuya kalmış)
♥süslemek için maydanoz ve tereyağında ısıtılmış toz kırmızı biber veya nane.
Hazırlanışı:Derince bir tencere alalım içine yoğurdumuzu, yumurtamızı, hardallı mayonezimizi,zeytin yağımızı, unumuzu koyup bir güzel çırpalım ardından suyumuzu, karıştırarak yavaş yavaş ilave edelim içine haşlanmış mercimek,tavuk göğsü ve hafif yağda sotelediğimiz rendelenmiş kerevizimizi de ilave edelim ve harlı ateşe kaynaması için bırakalım. Kaynadıktan sonra altını kısalım (tuzu bu aşamada yani kaynadıktan sonra ilave edelim). Ayrı bir yerde, tereyağında cevizimizi soteleyelim ve indirmeye yakın çorbamıza ilave edelim. Deneme yanılma metodlarıyla ortaya çıkardığım bu lezzete hayır diyemeyeceksiniz...;)
Kaseye alınan çorbamız maydanoz ve ısıtılmış toz kırmızı biber ile şenlensin, bu çorbamızın türküsü anonim olsun dillensin...;)
Afiyet olsun dostlar...;)♥♥♥
Muhabbetle...♥
16 Mayıs 2012
Pırasalı, kıymalı, muska böreği...;)
Hava kasvetli, ben kasvetli...
Dedim en iyisi gireyim mutfağa da hazırlıyayım börekcikler, oyalasın beni, dağıtsın ruhumdaki kasveti...;)
Bila fasıla girdim sihirli Dünyama...♥
Henüz pırasa sezonu kapanmamışken ve de çocuklara yemeğini yedirmekte zorlanırken en güzeli hamur işi ile pırasa izdivaç eylesin vee mideler şenlensin...;)
♥ Buyurun bakalım malzemeler:
*5 adet yufka
*8 adet orta boy pırasa
*1 su bardağı kadar kıyma
*tuz, karabiber, pulbiber.
♥Sosu için gerekli malzemeler:*1 adet maden suyu
*5-6 kaşık yoğurt
*50 gr. eritilmiş tereyağı
*1 çay bardağı sıvı yağ
*2 adet yumurta
♥Süsleme için:*çörek otu, susam.
Hazırlanışı:Öncelikle iç harcımızı hazırlayalım ki soğusun...♥ Yıkanmış ve ayıklanmış pırasalarımızı minik minik doğruyalım ve az bir sıvı yağda tuz ile öldürelim akabinde kıyma, pul biber ve karabiberimizi de ilave edip bir güzel harmanlayıp pişirelim ve soğuması için kenara alalım. Diğer yandan 5 yufkamızı üst üste koyalım, şeritler halinde keselim. Yoğurt, soda, yağ ve yumurtadan müteşekkil harcımıza, şeritleri bandıralım ve iç harcımızdan bir köşesine yerleştirip muska şeklinde saralım. Son olarak muska şekline gelmiş böreğimizi tekrar harca bandırıp(bendeniz üzerine yumurta sarısı da sürdüm) yağlanmış tepsimize koyalım (bu işlemi şeritlerimiz bitene kadar devam ettirelim) ve üzerine arzuya göre çörek otu yahut susam döküp 180 derecelik fırında üzeri kızarana kadar pişirelim...♥
Çaylar demlensin bu kasvetli gün börekle şenlensin...;)
Son olarakta MEVLANA misüllü;
'' Başarı bir seyahattir, hedef değil. Mutluluk, gidilen yolun üzerindedir, yolun sonunda değil. Yolun sonunda olsa, ona varıldığında yol bitmiş ve vakit de geçmiş olurdu. Mutlu olmanın zamanı ise bugündür, yarın değil. '' diyor ve postuma son veriyorum...
Afiyet olsun...♥♥♥
muhabbetle...
10 Mayıs 2012
Çilek soslu kek...;)
Hazır Anneler günü de yaklaşırken sizlere bir alternatif sunayım istedim...
Hem gönlünüzün nağmelerini dile getirecek muhteşem görünümlü bir kek hemde sunumu yapabileceğiniz eternıty aparatları...
Şimdi siz keki yapsanız bir eternıty kalıbına koysanız ve anneciğinizin kapısını çalsanız...
Anlatılmaz yaşanır diyorum veee tarifime geçiyorum...;)
Malzemeler:
♥ 1 su bardağı şeker
♥ 1 su bardağı yoğurt
♥ 1 su bardağı sıvı yağ
♥ 3 adet yumurta
♥ 1 paket kabartma tozu
♥ 1 paket vanilya
♥ 1 küçük paket kakao
♥ 1-2 damla limon esansı
♥ 3 su bardağı kadar un( her bardağı eleyerek ve teker teker koyup kıvama bakın, bloggercisinden un ölçüsü... Artar yahut eksilebilir.)
Sosu için;
♥ yarım limon suyu
♥ 1 kutu pudra şekeri
♥ 3-4 damla çilek esansı ( büyük marketlerde,dr oetker'in pasta süsleme reyonlarında var...;)
♥ kürdan ucuyla kırmızı gıda boyası
Hazırlanışı:Şeker ve oda ısısında ki yumurtalarımız bir güzel çırpılır içine yine oda ısısında ki yoğurdumuz ilave edilir ve tekrar çırpılır... Sıvı yağımızda işleme dahil edildikten sonra limon esansımız ve unumuz, kabartma tozumuz ve vanilyamız olayla bütnleşir ve ortaya boza kıvamından biraz daha yoğun bir hamur çıkartılır ... Bir adet kek kalıbı alınır yağlanır ve unlanır önce hamurun yarısı dökülür arasına kakao serpiştirilir sonra diğer yarısı da ilave edilir önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında takriben 40-45 dakika pişirilir...♥♥♥ Kekimiz pişedursun bir bir kenarda sosumuzu hazırlıyalım... Önce limon suyumuzu bir kaba sıkalım ardından pudra şekeri ve çilek esansını da ilave edelim pürüzsüz bir hal alıncaya denk karıştıralım son olarak ta gıda boyamızı kattık mı işlem tamamdır...;) Ilıyan kekimizin üzerine itinayla dökelim ve donması için buzdolabına gönderelim...:)
Sevgileri yarına bırakmayalım diyorum ve özel günleri fırsata çevirip gidip annelerimizin gönüllerini alalım istiyorum...;)
Bir dilim kek, bir tutam muhabbet ve sonucu paha biçilmez bir anı...;)♥♥♥
Kolay gelsin...;)
Muhabbetle...♥♥♥
07 Mayıs 2012
Bonibonlu, limon aromalı, yıldız kurabiyelerim...;)
Basit Yaşayacaksın
Basit yaşayacaksın.
Basit.
Mesela susayınca su içecek kadar basit...
Dört çıkacak, ikiyle ikiyi çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
Tek bir düğme, tek bir cümle gibi...
Sevince lafı dolandırmadan söylediğin
"seni seviyorum" gibi
Basit bir öpücük yetecek sana...
Basit, sıcak bir öpücük;
ve o öpücükle dolacak tüm günlerin,
tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
Öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.
Kabak çekirdeği verecek sana
rakamların veremediği mutluluğu
El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir
mektup olacak en değerli kağıdın
hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın.
İki harekette giyiniverecek,
iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman,
ve yola çıkman arasında geçen süre;
Kısacık olacak sıcacık kollara dolanman
ve
Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
bakışların bile anlatabilecek kendini.
Beklentilerin de basit olacak:
Kaf Dağı'nın önünde bekleyecek mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun
dostluk romanını;
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana
en ucuz romanını;
Pankreasının sağlığına dua edeceksin
kapatırken gözlerini.
Zafer işareti yapacaksın tuvaletten
çıkarken.
Bir kaşarlı tost olacak aradığın
asıl oturacağını bilemediğin sofrada,
parmakların en kıymetli çatalın.
Yine, aynı parmaklar çözecek en
karmaşık denklemleri.
İskender'in kılıcı duracak avukat
rehberinin yanında.
Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
kontrplak bir gitarda doğru basılmış
bir fa diyezin mutluluğunu
Makyajı ilk "a" sına kadar bilmen yetecek.
Temizlik kokacak en pahalı parfümün.
Bilmiyorum" diyebileceksin
bilmediğinde ve
çok normal olacak "bilemeyişin".
Tek dereden su getirmen yetecek,
bir "istemiyorum" diyebilmeye,
Ne durduğu fark etmeyecek abanın altında.
Saatin, sadece saati gösterecek,
Telefonunu sadece telefon etmek için
kullanacaksın,
Küçük bir not defteri olacak "bilgini"
en hızlı "sayan"
Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş
gibi
basit...Çay simit ve peynirle...
Sözün özü sevgili dostlar! Saadet sadelikle mümkünmüş biline...;)♥♥♥
Sade olsun, pratik olsun, bizim olsun diyorsanız şayet işte tam size göre bir tarif...;)
Yazana ve yapana zahmet vermedi lakin sonucu pek bir mükemmel oldu...;)
Tabir-i caizsa kıyır kıyır bir tat veee ev hanesine şirinlik katan bir koku...;)
Buyurunuz efendin...♥
Malzemeler:*1 paket, oda sıcaklığında, tereyağı yahut margarin( bendeniz tereyağı kullandım)
*1 çay bardağı sıvı yağ
*4 yemek kaşığı pudra şekeri
*aldığı kadar (pürüzsüz ve ele yapışmayacak kıvama getirene kadar un, 4 su bardağı kadar koyun, ele yapışıyosa az biraz daha ilave edersiniz zira her zaman söyledğim gibi un markasına göre kıvam değişmekte;)
*4 yemek kaşığı buğday nişastası
*1.2 damla limon suyu
*1-2 damla limon esansı
♥süslemek için;* 2 kutu renkli draje çikolata
*1 adet yıldız kurabiye kalıbı.
♥ Hazırlanışı: Yağlarımızı bir kaba alalım içine pudra şekerini ilave edip bir güzel mıncıralım akabinde limon esansımızı ve limon suyumuzu da koyup tekrar mıncıralım...♥ son olarakta un , nişasta ikilisini de ilave edip güzel, pürüzsüz bir hamur elde edelim, 10 dakika dinlenmeye bırakalım... Dinlenen hamurumuzu merdane yardımıyla açalım ve yıldız kalıbımızı kullanarak şekiller çıkartalım, renkli drajelerimizi üzerine bastırarak yerleştirip yağlı kağıt koyduğumuz fırın tepsisine dizelim veeee önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 20 dakika kadar pişirelim... Komşuları gıpta ettiren koku sahibesi kurabişler servis tabağına alınır ve sevdiklerle kırtlanmak için ikram edilir...;)
Afiyet olsun...♥
Muhabbetle...♥♥♥
30 Nisan 2012
Taş kadayıfı...;)
Baharı bekleyen kumru gibi olduk ya işte bundandır sebep, bir dargın bir barışık giden havalara inat, sofralarımıza baharı getirdik ETERNITY sayesinde...;)
Adını nicedir duyduğum bir lezzetle geldim bugün sizlerin huzurunuza...♥
Zat-ı şahaneleri Antakya yöresinden taş kadayıfı...;)
Sevgiyle yoğrulan kalplerde esinti olabilmek umuduyla girdim mutfağıma başladım denemeye değer bu güzel tatlıyı yapmaya...♥
Yöresel tatlarımıza ziyadesiyle ehemmiyet veriyorum zira Avrupai tatlardan hem daha emek verilerek hazırlanıyor hemde lezzetlerinin üzerine yok doğrusu...;) Yapımı pratik bir o kadar da zevkli ve sonucu lezzet fırtınası...;) Sözün özü; fevkaledenin fevkininde fevkinde...;))) Az laf çok iş buyurunuz...
MALZEMELER...♥
*1 tatlı kaşığı kadar yaş maya
*1 tatlı kaşığı şeker
*1 çay kaşığı tuz
*1 su bardağı süt
*1 su bardağı su
*1,5-2 su bardağı kadar un(kıvam bozadan biraz daha yoğun yani şöyle diyeyim kaşıkla alıp tavaya yayılabilcek ölçüde bir kıvam...;) İçi için: Ceviz içi. Kızartmak için; sıvı yağ ve bulama işlemi için 1 adet yumurta;)
HAZIRLANIŞI: 1. Aşama; derince bir kaba mayamız ılık sütümüz ve suyumuz şeker ilavesi ile birlikte alınır ve eritilir ardından unumuz ve tuzumuz ilave edilir ve ılık bir ortamda fermantasyon işlemine bırakılır takriben 20 ila 30 dakika arası...;)
Şerbeti için;
*1,5 su bardağı şeker
*2 su bardağı su(buharlaşma payı yarım su bardağı hesapladım bu bakımdan 1,5 su bardağına 2 su bardağı;)
*çeyrek limon suyu (inmesine yakın) Hazırlanışı: Şeker ve suyu hafif yoğunlaşana kadar kaynatalım ve inmesine yakın limon suyumuzu ilave edelim ve soğumaya bırakalım;)
2. Aşama da teflon, geniş, yağsız bir tava alınır ve mayalanan hamurumuzdan birer kaşık öbek öbek tavaya dökülür ve tek yüzeyleri göz göz olana denk pişirilir. Tek yüzeyleri pişirilen hamurlarımızın arasına iri kıyılmış yahut arzuya göre parça ceviz koyulup midye şeklinde uç kısımları bastırarak kapatılır. Bu işlem bittikten sonra yine bir tava yahut tencereya sıvı yağ koyulur ve kızdırılır ayrı bir kapta 1 adet yumurta çırpılır ve sadece kapatılan kısımları yumurtaya bulanır ve kızgın yağda arkalı önlü kızartılıp önceden hazırlayıp soğuttuğumuz şerbetin içine atılır, 2-3 dakika bekletilip servis tabağına alınır. Arzuya göre tarçın yahut dondurma yardımcı aparatlarıyla ikram edilir afiyet olsun...;)
Not; Sıcak yahut ılık yenmesi sevgiyle tavsiye olunur...;)♥ *Yapılırken heyecan duyulmayan işler başarılamaz.(Emerson) Düsturuyla hareket ettim ve sanırım başardım...;)
Muhabbetle...;♥♥♥
Adını nicedir duyduğum bir lezzetle geldim bugün sizlerin huzurunuza...♥
Zat-ı şahaneleri Antakya yöresinden taş kadayıfı...;)
Sevgiyle yoğrulan kalplerde esinti olabilmek umuduyla girdim mutfağıma başladım denemeye değer bu güzel tatlıyı yapmaya...♥
Yöresel tatlarımıza ziyadesiyle ehemmiyet veriyorum zira Avrupai tatlardan hem daha emek verilerek hazırlanıyor hemde lezzetlerinin üzerine yok doğrusu...;) Yapımı pratik bir o kadar da zevkli ve sonucu lezzet fırtınası...;) Sözün özü; fevkaledenin fevkininde fevkinde...;))) Az laf çok iş buyurunuz...
MALZEMELER...♥
*1 tatlı kaşığı kadar yaş maya
*1 tatlı kaşığı şeker
*1 çay kaşığı tuz
*1 su bardağı süt
*1 su bardağı su
*1,5-2 su bardağı kadar un(kıvam bozadan biraz daha yoğun yani şöyle diyeyim kaşıkla alıp tavaya yayılabilcek ölçüde bir kıvam...;) İçi için: Ceviz içi. Kızartmak için; sıvı yağ ve bulama işlemi için 1 adet yumurta;)
HAZIRLANIŞI: 1. Aşama; derince bir kaba mayamız ılık sütümüz ve suyumuz şeker ilavesi ile birlikte alınır ve eritilir ardından unumuz ve tuzumuz ilave edilir ve ılık bir ortamda fermantasyon işlemine bırakılır takriben 20 ila 30 dakika arası...;)
Şerbeti için;
*1,5 su bardağı şeker
*2 su bardağı su(buharlaşma payı yarım su bardağı hesapladım bu bakımdan 1,5 su bardağına 2 su bardağı;)
*çeyrek limon suyu (inmesine yakın) Hazırlanışı: Şeker ve suyu hafif yoğunlaşana kadar kaynatalım ve inmesine yakın limon suyumuzu ilave edelim ve soğumaya bırakalım;)
2. Aşama da teflon, geniş, yağsız bir tava alınır ve mayalanan hamurumuzdan birer kaşık öbek öbek tavaya dökülür ve tek yüzeyleri göz göz olana denk pişirilir. Tek yüzeyleri pişirilen hamurlarımızın arasına iri kıyılmış yahut arzuya göre parça ceviz koyulup midye şeklinde uç kısımları bastırarak kapatılır. Bu işlem bittikten sonra yine bir tava yahut tencereya sıvı yağ koyulur ve kızdırılır ayrı bir kapta 1 adet yumurta çırpılır ve sadece kapatılan kısımları yumurtaya bulanır ve kızgın yağda arkalı önlü kızartılıp önceden hazırlayıp soğuttuğumuz şerbetin içine atılır, 2-3 dakika bekletilip servis tabağına alınır. Arzuya göre tarçın yahut dondurma yardımcı aparatlarıyla ikram edilir afiyet olsun...;)
Not; Sıcak yahut ılık yenmesi sevgiyle tavsiye olunur...;)♥ *Yapılırken heyecan duyulmayan işler başarılamaz.(Emerson) Düsturuyla hareket ettim ve sanırım başardım...;)
Muhabbetle...;♥♥♥
06 Nisan 2012
Kremalı sorbe...;)

Yaz günleri kapıda...
Çoğu zaman, hararetli günlerde, buzdolabında serinleten tatlara ihtiyaç duyarız...
İşte tamda o günlere özel bir tatlı tarifim var sevgili yemek gönüllüsü dostlarım! Kremalı sorbe...;)
Olayımız 4 aşamadan oluşmakta...
kısa ve öz giriyorum ve çıkıyorum sevgili dostlar...;)
Buyurunuz efendim...
Verilen malzemeleri 3 aşamada hazırlayıp en son, her birini aynı kapta karıştırıyoruz. (aşamalarda mikser kullanmanızı tavsiye ederim)
MALZEMELER:
1. aşama:*1 su bardağı süt
*1 paket kaymak tadında krem şanti(hazırla kenara koy)
2. aşama:*3 adet limon suyu
*2 tane limon kabuğu rendesi
*1 su bardağı şeker(hazırla kenara koy)
3. aşama: *1 kutu limonlu jöle(hazırla kenara koy)
veee 4. aşamada her birini aynı kapta mikser yardımı ile çırp...
Servis aşamasında şık olsun isterseniz şayet değişik kuplara koyup dolapta soğumaya bırakabilirsiniz yahut borcama döküp, pasta dilimi şeklinde, nane ve limon kabuğu aparatları ile şenlendirip öyle de ikram edebilirsiniz...;)
Afiyet olsun...
Bugünkü postumuz da boş geçmesin diye sizler için tepkilerimizi paylaştım, zevkli okumalar...;)
TEPKİ saptamaları...;)
Klasik tepki: "Sıraya geç kardeşim."
Neoklasik tepki: "Şeker kardeşiim sıraya geçiver."
Realist tepki: "Sıra var."
Sürrealist tepki: "Sallandıracaksın bunlardan ikisini Kızılay'da bak bir daha yapabiliyorlar mı?"
Romantik tepki: "Beyefendi galiba sırayı görmediniz."
Modern tepki: "Efendim insanımız eğitimsiz. Halbuki Avrupa da..."
Postmodern tepki: "Sırana geç lan ayı!"
Uzlaşımcı tepki: "Acelesi olmasa öne geçmezdi, üzmeyin garibi..."
Devrimci tepki: "Altyapı sorunları çözülmeden halkımız sıraya geçmez. Devrim olunca herkes hizaya gelecek."
Kaderci tepki: "İki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar? Kısmetse hepimizin işi görülür."
Felsefeci (septik kuşkucu) tepki: "Ön ve arka kavramları görecelidir. O tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi? Öne geçtiğini zanneden, aslında arkaya geçmiş olabilir."
Kantçı tepki: "Efendim, algılanmayan şeyler yok demektir. Bakmayın o tarafa, adam yok olur."
Kötümser varoluşçu tepki: "Herkes bir gün ölecek. Onurlu bir şekilde bekleyin. Bir gün o adam da ölecek."
İyimser varoluşcu tepki: "Sıkmayın canınızı, şu anın tadını çıkarmaya çalışın. Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor."
Hümanist tepki: "İnsanlık bir bütündür. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için. Dolayısıyla birimiz öne geçince, aslında hepimiz öne geçmiş oluyoruz."
muhabbetle...;)
04 Nisan 2012
Zerdeçallı Muffın...;)

''Kalbinden gelen sesi dinlemek sana bir şeyin ne zaman yeterli olduğunu söyleyecektir.
Kafanın söylediklerini duymakla kalbinden gelen mesajı dinlemek arasındaki farkı öğren.
Kafanın konuşması toplumun bir ürünüdür.
Kalbin konuşması sonsuzluktan gelir. ''
| Aborjin Öğretisi
Bugün kü postuma Aborjin öğretisi ile başlamak istedim zira çok isabetli bir tespit olduğunu düşünenlerdenim vesselam...;)
Karma günlerden yine bir gün...
Hayatın sırdaşlığında yoğrulan bendenize bahar gayesi kadar derin umutlar getiren bu tarifle gözlerimi açtım sineler...;)
Açmak yetmedi birde baktım... Hemde öyle böyle değil!!! derinden ve inceden sezdirerek vede sevdirerek gönlüme...
Bakmak... öze akmak... Aktıkça derinleşmek yaptığımız her işte...
İşte işin sırrı burada sevgili dostlar...
Gelelim o km. yeni denenmiş sağlık deposu tarifimize...
Arif olana tarif ne gerek demeyelim verelim... Uygulayan uygulasın, uygulamayan uygulatsın...;)
Malzemelerimiz:*2 adet yumurta
*2 su bardağı yoğurt
*1 çay bardağı süt
*1 su bardağı sıvı yağ(yarı yarıya, sıvı yağ ve ter yağı kullanırsanız şayet daha bir lezzetli oluyor, durum tamamen keyfe keder;)
*kaşıkla kalıplarımıza koyacak kıvamda un ilavesi
*kabartma tozu
*1 tatlı kaşığı zerdeçal
*1 çay kaşığı kekik( kekik yerine nane de koyabilirsiniz)
*1 çay kaşığı fesleğen
*Yeterli miktarda tuz
*sülemek için; salam, sosis, sucuk, zeytin, peynir ,biber... Allah ne verdiyse birbirine uyumlu olanlardan kombine...;)
Hazırlanışı: yumurtalarımız bir güzel çırpılır. Akabinde; yoğurt, sıvı yağ, süt, ilave edilir takrar çırpılır ve son olarakta kalan diğer malzemeler ilave edilerek kaşıkla koyulacak kıvamda bir hamur elde edilir...
Yağlanmış muffın kalıplarımıza birer kaşık karışımdan koyulur ve üzeri arzu edilen; hani şu Allah ne verdiyse malzemelerimiz var ya...;)) hah işte onlarla süslenir ve 180 derecelik fırında takriben 20-30 dakika arası pişirilir.:)
Zerdeçal'ın faydaları için bakınız
Pişen muffıncıklarımız servis tabağına, midelere amade olsun diyerek gönderilir...
Afiyet bal şeker...
Sevgi nizaya beş çeker...;)
Muhabbetle...
02 Nisan 2012
Linzer kurabişlerimiz...;)
Bugünkü tarifimiz sevgili dostlar Avusturya'dan...
Evet Avusturya'nın meşhur linz kurabiyeleri...
.jpg)
Malzemeler:*250 gr. tereyağı yahut margarin (oda ısısında)
*1 adet yumurta sarısı (akını da sos malzemesin de kullanabilirsiniz)
*1 su bardağı kadar kabuksuz çekilmiş badem içi (yahut ceviz, fındık...;)
*1 adet limon kabuğu yahut portakal kabuğu rendesi
*1 silme tatlı kaşığı tarçın
*Arzuya göre zencefil
*vanilya
*kabartma tozu
*1 su bardağı pudra şekeri
*Alabildiğince elenmiş un (ben birazda buğday nişastası koyuyorum örneğin 3 su bardağı un koymuş isem şayet yarım su bardağı kadarda buğday nişastası ilave ediyorum)
Hazırlanışı: Yumurta ve pudra şekerimizi bir güzel mıncıralım...;) ardından yağımızı ilave edelim tekrar mıncıralım;)) sonrasında diğer tüm malzemeleri ilave edip ele yapışmayacak kıvamda bir hamur elde edip 20 dakika dinlenmeye alalım.
Not: Daha öncede söylediğim gibi unumuz ustaya göre değişiyor ölçü ele yapışmayacak kıvam.
Dinlenmiş hamurumuz merdaneyle açılır kalıpla kesilir ve yağlı tepsiye dizilir. Eğer ki ben kastiğim yerden düzgün kaldıramam diyorsanız şayet onunda kolayı var hamuru açmadan önce tezgahımıza yağlı kağıt serelim ve onun üzerinde; açıp ,kesip, kalıplandıralım vesselam...;)
Önceden ısıtılmış 160 derecelik fırında 10-15 dakika pişirelim...
Sos malzemeleri:*yarım limon suyu
*koyu ve sürülebilir bir kıvam elde edecek kadar elenmiş(püf noktası) pudra şekeri
*kürdan ucuyla gıda boyası(renk size kalmış;)
*1 adet yumurta akı
Hazırlanışı:Öncelikle yumurta akı ve elenmiş pudra şekeri bir güzel mikserle çırpılır ardından limon suyu ilave edilir tekrar çırpılır ve son olarakta azar azar elenmiş pudra şekeri kıvamı tutturana kadar ilave edilir. Renklendirme aşamasında gıda boyası.
Bir diğer sos alternatiflerine gelince: Benmari usulü eritilmiş kuvertür çikolata yahut reçel çeşitleri...
(hamurumuzu ince açıp, kalıplandırıp, pişirip, iki kat arasına sürebilirsiniz)
Linzer kurabiyelerimizin özelliği!!! süslemeye müsait halde olmaları...;)
Soğuyan kurabiyelerimizi hazırlamış olduğumuz glazür sosa batırıp servis tabağına alalım...
Afiyet olsun...;)
muhabbetle...
22 Mart 2012
Tahin aromalı balkabağı pastası...;)

Alışılagelenden farklı bir lezzete sunmak istedim balkabağı pastamızı... Tabiki de ev perisi yorumu ve sunumuyla...
Malzemeler:*yarım kg balkabağı
*2,5 su bardağı toz şeker
*yarım su bardağı tahin
*yarım su bardağı ceviz içi
*2 paket petibör bisküvi
Hazırlanışı: Öncelikle balkabağımızı geniş bir tencereye alalım içine şekerimizi ilave edip geceden sabaha sulanmasını bekleyelim akabinde kabağımızı bir güzel pişirelim. Pişirdiğimiz kabağımıza, tahinmizi ilave edip mikserle bir güzel hemhal edelim... Bir borcama süt ile ıslattığımız bisküvilerimizi 1 kat dizelim. Üzerine balkabağı karışımımızdan koyalım ve spatula yardımı ile düzleştirelim. Aynı işlemi 1 kat daha tekrar edelim(siz bu katı üçede çıkarabilirsiniz) ve üzerini ceviz içi ile süsleyip servise amade hale getirelim...
Hem besleyici hem leziz bir tarif olduğunu düşünüyorum...;)

Afiyet olsun...
Muhabbetle...;)
Yaşamaya zaman ayırın,
Zira zaman bunun için yaratılmıştır.
Çalışmaya zaman ayırın,
Başarının bedeli budur.
Düşünmeye zaman ayırın,
Güçlü olmanın kaynağı budur.
Çevrenize nazik davranmaya zaman ayırın,
Mutluluğa giden yol budur.
Etrafınıza bakmaya zaman ayırın,
Günler bencilliğinize yetmeyecek kadar kısadır.
Gülmeye zaman ayırın,
Ruhunuzun müziği budur.
Çocuklarınızla oynamaya zaman ayırın,
Zevklerin en büyüğüdür.
Terbiyeli olmaya zaman ayırın,
İnsan olabilmenin sembolü budur...
13 Mart 2012
Fıstıklı , vişneli mini kek ve Tropik meyveli panna cotta

Fıstıklı ve vişneli minik kek...;)
Malzemeler:
*3 yumurta
*3 yumurta sarısı
*1 su bardağı şeker
*3 yemek kaşığı tereyağı
*2 yemek kaşığı antep fıstığı
*2 paket bitter çikolata
*80 gr. un
*1 paket kabartma tozu
*2 yemek kaşığı vişne (dondurulmuş kullanabilirsiniz)
Hazırlanışı:Yumurta ve yumurta sarıları bir güzel çırpılır, harca şeker ilave edip çırpmaya devam edilir. Ayrı bir yerde tereyağı eritilir; eriyen tereyağında bitter çikolata da eritilir veee yumurtalı harç ile çikolatalı harç birbirine karıştırılır.
En son vişne, un ve kabartma tozu ekleyip iyice karıştırılır. Yağlanmış mini kek kalıplarının yarısına kadar harç konulur ve 200 derecede 10-12 dakika pişirilir.
Tropik meyveli panna cotta
Malzemeler:
*2 su bardağı krema
*3 adet yaprak jelatin
*1 su bardağı toz şeker
*1 adet çubuk vanilya
*2 yumurta beyazı
*1 adet mango
*1 adet ananas konservesi
*7-8 adet frambuaz
Süslemek için: toz fıstık ve tarçın
Hazırlanışı:Jelatinleri soğuk suda bekletelim. Kremayı bir taşım kaynatalım ve ocaktan alalım. Jelatinlerin suyunu sıkıp kremaya ilave edelim ve soğumaya bırakalım. Şeker ve yumurtayı ayrı bir kapta çırpalım. Bütün malzemeleri karıştırarak birbirine yedirelim. Tropikal meyveleri ufak ufak doğrayıp, mini silikon kalıpların altına, yarısına kadar koyalım veee karışımı kaplara doldurarak soğumaya bırakalım. Soğuyan kalıpları sıcak suya batırarak ters çevirelim.
İki lezzeti aynı servis tabağında gözlere şenlik bir sunumla servis yapıp, afiyetle yiyebilirsiniz...;)
Muhabbetle...
12 Mart 2012
Patates pizzası...;)

Gönlüm ah-u zarlarda, giden yarlarda dolaşır avare, boynu bükük, yüreği sökük...;)
Hayırla yolculuk edilen bir kulun ardından yas tutmak niye? otur bekle vesselam...
Şu günlerde yalnızlık türküsü söylerken femim, sizlerin sızısı gelir derin...
Girerim mutfağa denerim bir tarif, serin serin...
Malzemeler:*yarım su bardağı süt
*1 su su bardağı yoğurt
*1 su bardağı sıvı yağ
*2 adet yumurta
*yeterince tuz
*1 paket mahlepli kabartma tozu
*2 su bardağı kadar oktay ustamızın da dediği gibi ustasından un ölçüsü...(kıvam, boza kıvamı olucak)
*1 adet büyük patates
*ve çeşitli baharatlar( bendeniz nane, pul biber, kekik kullandım )
Hazırlanışı: patateslerimizi bir kaba dairesel dilimleyelim ve sıvı yağ, nane, kekik, tuz ile soslayalım akabinde tepsimize dizelim üzerine itinayla çırpılmış hamurumuzu dökelim ve 180 derecede 20-25 dakika pişirelim...
lezzette 9 puan almış tatlardandır vesselam...;)
Afiyet olsun...
muhabbetle...
21 Şubat 2012
Kremalı incir tatlısı...;)
Hancı mıyım yolcu mu? misafir miyim? ev sahibi mi??? Bilinmez...
Lakin bildiğim bir şey var ise şayet oda nicedir mutfağımın yetim ve öksüz kaldığıdır...
Girilsin mutfağa şenlensin fırın veee tabaklar...;))
Mutfağın gülen çehresi sirayet etsin ev sakinlerine...;)
Her zaman olduğu gibi pratik veee canım tatlı çekti, öyle bir tatlı olsun ki bu beni fazla uğraştırmasın,kış günlerinde sağlıklı enerji versin akabinde de ben lezzetten parmaklarımı yiyeyim diyorsanız şayet buyurunuz efendim...
Malzemeler:*yarım kg incir
*1 paket krema
*3 su bardağı süt
*1 su bardağı şeker
*1 kaşık tereyağı
*1 su bardağı ceviz içi
*2 tatlı kaşığı hindistan cevizi(arzuya göre cevizi, iç olarak şekerle hazırlayıp, hindistan cevizi ile de şenlendirebilirsiniz)
Süslemek için:* 250 gr. kaymak
*Toz yeşil fıstık...
Hazırlanışı:İncirlerin sapları kesilir ve her birinin içi açılarak yarım ceviz koyulur ve bir tepsiye dizilir...
Süt, şeker ve krema 1 taşım kaynatılır,tepsiye dizilen incirlerimizin üzerine kaynar kaynar dökülür ve çekmesi için bir kenara alınır...
Sütü çekilen incirlerimizin üzeri tereyağı ile yağlanır ve fırında üzeri kızartılır...
Soğuduktan sonra kaymak ve yeşil fıstıkla süslenir...
Benimki aceleye geldi süslemeden yedik bitti...;)
Afiyet olsun canlar...;)
Bendeniz yeni heyecanlar yaşamak için yollara düşerken, buraları siz blogger dostlarıma emanet ettim gitti...;)
Ev perisi bu cuma saat sabah 10:00 da MELEK de...;)
Muhabbetle kalınız...;)
26 Ocak 2012
Ağlayan (zırlayan ) kek...;)

Tarif hafif, tarif leziz, tarif naif...
Yiyen her bireyden tam not aldı... Yaşlısından gencine, çocuğundan yetişkinine... size o kadar söyliyeyim...;)
Hatta ben söylemiyeyim tarif söylesin...;)
malzemeler:
*3 adet yumurta
*1 su bardağı şeker
*3 yemek kaşığı süt
*1,5 su bardağı un
*1 küçük paket kakao
* 1 paket vanilya
*1 paket kabartma tozu
keki ıslatmak için; 1 su bardağı süt
üzeri için; 1 paket kaymak tadında krem şanti
*1 paket bitter çikolata sosu (arzu eden okurlarımıza ev usulü çikolata sos tarifi verilir)
*süslemek için; hindistan cevizi yahut ceviz içi...;)
Hazırlanışı:Oda ısısındaki yumurtalarımızı derince bir kaba alıyoruz ve 1 su bardağı şeker ve 3 yemek kaşığı süt ile birlikte köpürene kadar çırpıyoruz... Akabinde un, kakao, kabartma tozu ve vanilya ilavesiyle akışkan bir hamur elde diyoruz... Renkli silikon muffın kalıplarımızı yağlıyor ve likit hamurumuzdan her birine yarısına kadar gelecek şekilde döküyoruz önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişiriyoruz; pişen kekimizin fırından çıkınca ilk hararetinden sonra 1 su bardağı soğuk sütümüzle ıslatıyoruz.
Önce şantimizi hazırlayıp minik keklerimizin üzerini sıvıyoruz ardından çikolata sosumuzu hazırlayıp ılıttıktan sonra tekrar çırpıp şantili keklerimizin üzerine ilave ediyoruz veeeeee buzdolabında 1-2 saat dinlenmeye bırakıyoruz...
Soğuk servis önerimizdir...
Afiyet olsun...;)
Tarifimiz bugünde üstad Üstün Dökmen söylemleriyle nihayetlensin...
Kulağa küpe mahiyetinde...
●- Güvenmediğin kimseye aleyhine kullanabilecek hiçbir koz verme.
●- İnsanlara doğru değer ver, hak etmeyenleri sil.
●- Kimseye yalvarma.
●- Asla dönüp arkana bakma.
●- Sır tutmasını bil.
●- Dostlarının yeri ayrı, sevgilinin yeri ayrı. Sevgilin için dostlarını, dostların için sevgilini satma.
●- Kimsenin lafıyla dolduruşa gelme, ama aklının bir köşesinde de tut.
●- Bir ilişkiyi kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz, iki damla gözyaşı için asla yumuşama.
●- Seni sevenlerle kullananları iyi ayırt et.
●- Seni dinleyip anlamaya niyetli olmayanlarla tartışma.
●- Emrivaki oluşturulan dostlukları kabul etme.
●- Eğer verdiğin o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır şansı verme.
●- Kendini öven insanlardan kaç.
●- Karşındakinin doğruyu söylediğini varsayma.
●- Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir şey yapma.
●- Sorunun olduğunda insanlar zaman ayırıp seni dinliyorsa onların öğütleri gözardı etme.
●- Göz göre göre su birikintilerine taş atma, mutlaka üzerine sıçrar.
●- Gözyaşlarının değerini bil. Onları hak etmeyenler için harcama.
●- Senin zekana inanan insanları hayal kırıklığına uğratma.
●- Kendini sev.
●- Dışarıdaki güneşe bakıp gülümse ve önünde koskocaman bir gelecek olduğunu unutma.
●- Dostluğunla yetinmeyenler için hiçbir fedakarlık yapma.
●- İnsanları kaybediyorsun diye ağlayıp sızlama, ama kazandığın insanların değerini bil.
●- Kimseye taşıyabileceğinden fazla değer verip bununla övünmesine fırsat verme.
●- İstediğini almak için asla duygu sömürüsü yapma.
●- Sana duyulan sevgiyi ve güveni istismar etme.
muhabbetle...
14 Ocak 2012
Pratik kaymaklı ekmek kadayıfı...;)

Bugün kü postumuzun kahramanı hangi tat mı diyorsunuz?- Hani beynelminel bir tatlımız vardır nan(ekmek) tatlısı..;)
İşte efendim hiçkimsenin hayır diyemiyeceği bir tatlıyı sizler için pratik ve lezzetli bir şekilde nasıl sunarızı bulduk ve paylaştık...;)
Buyurunuz efendim...
Malzemeler:
*4 adet yumurta (oda sıcaklığı)
*1/2 su bardağı şeker
*1 çay bardağı sıvı yağ
*2 kaşık hindistan cevizi
*yarım su bardağı ceviz içi
*1 su bardağı galeta unu
*1 paket kabartma tozu
*1 paket vanilya
Şerbeti için:*2 su bardağı şeker
*2 su bardağı su
*bir kaç damla limon suyu
(önceden kaynatılır ve soğumaya bırakılır)
Sunum aşamasında:* 1 paket kaymak tadında krem şanti
*1 su bardağı soğuk süt
(önceden hazırlayıp buzdolabına kaldıralım)
Hazırlanışı: Ilık yumurtalarımız şeker ile bir güzel köpürtülür akabinde sıvı yağ, galeta unu, ceviz içi, hindistan cevizi, kabartma tozu ve vanilya eşliğinde tekrar çırpılır ve yağlanmış tepsimize dökülür... önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında üzeri kızarana denk pişirilir...
Pişen tatlımız soğuyan şerbetimizle buluşturulur ve bu tat nasılmış soruşturulur...;)))
Hele birde kaymak tadında krem şantmizde; lezzete lezzet katmak için baş köşeye oturursa değmeyin keyfinize...;))
Valla biz buradayız... Buluşturun, kovuşturun, soruşturun...
Yorumlarınızı bekliyorum CAN'lar!!!
Bu pratik ve nefis tatlımızı bu hafta sonu sevdiklerinizle paylaşmanızı muhabbetle tavsiye ediyorum ...;)
Pişman olmayacaksınız...;)
Yaşam denilen şu fani çarkta dönerken, yaratılmış güzelliklerle başımızın dönmemesi mevzu bahis olamaz zannımca...
Çark döner her daim lakin dönen çarklarda ki dişliler misali hayata tutunmak, tutunurken de hiçkimseyi düşürmemek adına dimdik ve karakterli aynı zamanda idrak ederek yaşamak ne ERDEMdir diyorum ve sözü yine yeni yeniden söz ustalarımızdan Nazım HİKMET'e bırakıyorum...;)
Yaşamak ne güzel şey...
Anlayarak bir usta kitap gibi, bir sevda şarkısı gibi duyup,
bir çocuk gibi şaşarak yaşamak...
02 Ocak 2012
Coco star kurabiye...;)

Hindu cevizi...
Efendim pek bir severiz zat-ı şahanelerini...
Alır bizi, götürür tropikal iklimlere...
Dimağı baştan çıkaran rayihasıyla serotonin hormonumuzu ikiye katlar vesselam...;)
Çay saatlerimizin vazgeçilmezi kurabiyelerimize bir yenisini daha ekliyeyim dedim zira değişim şart...;)
Malzemeler;
*7 kaşık pirinç unu
*7 kaşık mısır nişastası
*6 kaşık un
*2 adet yumurta(akları iç malzemesine)
*2 çay bardağı pudra şekeri
*1 paket margarin yahut tereyağı
*1 küçük paket kakao
* 1 paket kabartma tozu
*1 paket Vanilya yoksa herhangi bir esans( mesela ben 3-5 damla badem esansı kullandım değişik oldu)
Hazırlanışı; Tüm hamur malzemeleri karıştırılır ve kulak memesi yumuşaklığında ele yapışmaz bir hamur elde edilir.
İçi için;*1 su bardağı şeker
*1 su bardağı su
*2 su bardağı hindistan cevizi
Hazırlanışı; orta boy tencere de iç malzememiz olan hindu cevizi, suyunu çekene kadar pişirilir.Ilıyınca yumurta aklarıyla hemhal edilir.
Veeeee muhteşem ikilinin vuslatı; Cevizden biraz büyük parçalar kopardığımız hamur parçacıkları açılır ve iç malzememiz itinayla koyulur akabinde yuvarlama usulüyle top şekline getirilir ve önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında yaklaşık 20-25 dakika üzeri hafif çatlayana denk pişirilir...
Sunum aşaması; Ilıyan kurabiyelerimiz servis tabağına alınır... Ayrıca 1 paket bitter çikolata, 1 küçük kutu krema da eritilir ve güzel bir sos elde edilir... Kurabiyelerimiz sırasıyla önce sosa sonra hindu cevizine bulanır ve mideye gidecek yollar da raks eden dansçı edasıyla salındırılır...;)))
Afiyet , bal , şeker...
Sevgi nizaya beş çeker...;)
Dipnot; Farkındayım içini göstermemişim sizlere... tekrar yaptığımda kesip ortadan öyle resim çekeceğim, affedin...;)
Bugün hayata dair öğretiler de Can Dündar var...
Olgunluk üzerine...
Buyurunuz efendim...
20 li yaşlara kadar iyilikle kötülüğün ülkesi, kalınsınır çizgileriyle ayrılıyor birbirinden. Sıkı dostları ve düşmanları oluyor insanın. Onları ölesiye seviyor ya da ölesiye nefret ediyor onlardan. 30 larında yalanı hakikatten ayırt etmeye başlıyor.İyi sandıklarının hıyanetiyle tanışıyor, sırtında dostişi hançer darbeleriyle; ve en kötü zannettiği şefkatle imdadına yetişiveriyor. Zaman kanatlanıp da 40 ına yaklaştığında insan, iyiyi kötüden ayıran hudut çizgilerini birbirine karıştırıyor. İyilere nakşolmuş kötüyü ve kötülerin içindeki iyiliği de keşfediyor ademoğlu. Anlıyor ki, iyi insan/kötü insan yok; insanın içinde iyilik ve kötülük var, kötüyle iyi panzehiri değil birbirinin; kankardeşi. İyilerle kötüler çekiştirmiyor ipi. İyilik ve kötülükten örülmüş ibrişimin kendisi. Bunu anlayınca şaşmıyorsun nefretin birden şehvete dönüşmesine; acı girdaplarının içinde hazzın raksetmesine. Tevazuyla gurur, haysiyetsizlikle onur el ele yürüyor. İnsan, şuur altındaki isyankarla sahtekarı, günahkarla tövbekarı birarada farkediyor. Benim, hükmeden ve boyun eğen, zulmeden ve acı çeken. Bunca şiddet kadar onca merhamet de benim eserim. Minneti nefrete, korkuyu cesarete, zaferi hezimet ebulayan benim. Kundak bezime tıpatıp benziyor kefenim, hayatım muhteşem ve sefil, mağrur ve rezil, hayasız ve asil. Ben, hem örs hem çekicim. İşte bu keşif kolaylaştırıyor yaşamı... Anlıyorsun ki toplumlar gibi insanlar dakanlı içsavaşlarına borçlu ilerlemesini...
O zaman , iyileri kötülerden ayırmak gibi nafile bir uğraşı bırakıp -başta kendin olmak üzere- insanların içindeki iyiliğin peşine düşüyorsun; kıymet bilmeyi ve-yine başta kendin olmak üzere- herkesi hoş görmeyi öğreniyorsun. Tükendikçe pahalanıyor zaman; günler azaldıkça uzuyor. Saçların gibi, seyreldikçe değerleniyor dostların. Günahları ve zaaflarıyla da övünüyor insanlar; sevapları ve zaferleri kadar. Önemli değil kaç kez yenildiğin; önemli olan, kaç yenilgiden sonra yeniden doğrulabildiğin. Bu paramparça ruhlardan, çelişkili duygulardan, çatışmanın açtığı yaralardan mucizevi bir ahenk çıkıyor ortaya ki olgunluk diyorlar adına...
muhabbetle...
25 Aralık 2011
Yağlama (Kayseri yöresi)

Can dostlar!!!
Zaman yine vermedi aman...
Geçtiğimiz yollar da iz bırakır mıyız bilinmez lakin budur sermayemiz, budur gayretimiz, budur serzenişimiz...;)
Ne güzel söylemiş İstiklal marşımızın müellifi , değerli İNSAN!!!
İz bırakanlarla senin aranda basit bir fark var sadece.
Onlar ömür boyu gayret ediyorlar;
Sen ömür boyu hayret ediyorsun!
Hayret etmeyelim, gayret edelim diyorum ve sizlere bugün beynelminel tatlarımızdan ziyadesiyle beğeni alan yağlama ile baş başa bırakıyorum usul, usul ve derinden...
Ev perisi geçen haftalar da ece ile tatlım benim programına katıldı ve bu kez sizlere 2.lik getirdi...
İşte o haftanın 2. gününden bir tarif bu...
Buyurunuz...
Malzemeler:
Hamuru için:
*5 su bardağı un
*1 paket kuru ınstant maya
*1 yemek kaşığı zeytin yağı
*yeteri kadar tuz
*1 çay kaşığı kadar şeker
*aldığı kadar ılık su
İç malzemeleri:*yarım kg kıyma
*2 orta boy kuru soğan
*3-4 diş ezilmiş sarımsak
*1 su bardağı ceviz içi
*2 adet sivir biber
*2 adet kırmızı salçalık biber
*Yarım demet ince kıyılmış maydanoz
*1 çorba kaşığı biber salçası
*1 çorba kaşığı domates salçası
*tuz
*kara biber, kırmızı biber...(Baharat keyfe kederdir, eklemeler yapabilirsiniz...;)
Hazırlanışı: Öncelikle ılık su ile hamur malzemelerimizi bir güzel biraraya getirip ele yapışmayacak kıvamda bir hamur elde edip 15- 20 dakika dinlendirmeye bırakalım... Akabinde iç malzemelerimizi sırasıyla; Soğan, biberler, salçalar, ezilmiş sarımsak, tuz , ceviz içi kavrulup 1,5-2 su bardağı su ile pişirilir zira sulu bir karışıma sahip olmalıyız...Son olarakta maydonozlar ilave edilir ve ocağın altı kapatılır...
Dipnot:Soğanlar kavrulurken 1çay kaşığı kadar şeker ilavesi karamelize olayına damgasını vuruyor... Bu da benden siz gönül dostlarıma bir püf noktası;)
Diğer taraftan mayalanmış hamurumuzdan cevizden biraz büyük parçalar koparılıp servis tabağı büyüklüğünde açılır, maksimum 5 kat olucak şekilde; bir hamurdan bir kıymalı harçtan(kepçe yardımıyla, ıslatarak) pasta yapar gibi kat kat hazırlıyoruz en son kıymalı harçla olayı bitiriyoruz...
Servis aşamasında; sarımsaklı yoğurt ve tereyağın da yakılmış nane ve salça ilaveli sosla süsleyip dilimleyerek, mümkünse sıcak ikram ediyoruz...
Not: Hamurumuzdan 10 adet kadar çıkıyor ya hepsini kullanır iki adet beşerli pasta şeklinde hazırlarsınız ya da benim gibi beşli yapıp diğer beşli hamuru dipfirize atıp acil durumlarda iç harcı hazırlayıp kullanırsınız;)
Afiyet olsun zira bu hafta sonu misafirlerim dahil, yarışmada da en çok beğeni alan tarifim di duyurulur...;)))
Muhabbetle...;)
22 Kasım 2011
Lokumlu kurabiye ...;)Turkish delight ♥
Mazi kalbimde yaradır... söz söylesem; söz ustası beni aratır...;)
Kalpler her dem rikkatli ve ateşperver olmalı diye düşünüyorum... Zira taşıdığımız kalp ise eğer...
Umursamalı her zerreyi deli gibi ve de fer gibi...
kaale almalı her mefhumu, özenmeli her işe...
İş ki nihayetlendiğinde bal tadında bir rahiya bıraksın gönüllere ve de sinelere...
veeee keşke dememek için...
“Keşke”nin panzehiri “İyi ki”dir.
İlki ne kadar pısırıksa, ikincisi o denli yiğittir.
“Keşke”, çoğunlukla bir “ahh”la kopup gelir ciğerden… Esefler, hayıflanmalar, yerinmeler sürükler peşinden…
“İyi ki” ise, muzaffer bir “ohh”la büyür; cüretiyle öğünür.
“Keşke”li cümlelerde nasıl yaşanmamışlığın, yarım kalmışlığın o ezik tuzu kuruluğu varsa, “iyi ki”lilerde de göze alabilmişliğin, riske girebilmişliğin, tadına varabilmişliğin mağrur yaraları kanar...
İyi ki yapabilmişim diyebilenlerden olmak ümidiyle...♥♥♥
Turkish delight...
Lokum bizler için bir ritüel tatlıdır asırlardır...
Türk kahvemizin keyfi onsuz çıkmaz...
Mevlütlerimiz onsuz aslaaa olmaz...
Öyle ki yapmış olduğumuz et yemeklerinde teşbih olarak bile onun adı zikredilir temsil misal; ette lokum gibi pişmiş arkadaş;) gibi...

olarak bile onun adı zikredilir temsil misal; ette lokum gibi pişmiş arkadaş;) gibi...
Hal böyle olunca bendeniz 7 yıllık yemek bloğuma farkettim ki hiç lokumlu tarif koymamışım zaman bu zaman deyip sıvadım kolları veee yapınca hiç pişman olmıyacağınız bir tarifi sundum sizlere...
Malzemeler:
*250 gr. tereyağı
*1 çay bardağı sıvı yağ
*1 yumurta sarısı
*1 su bardağı pudra şekeri
*1 paket kakaolu yahut sade krem şanti
*5 su bardağı un
*1 paket kabartma tozu
*1 paket vanilya
*Sade lokum(ortadan ikiye bölerek kullanabiliriz)
*Arzuya göre üzeri için pudra şekeri
Hazırlanışı:Oda ısısında bırakmış olduğumuz tereyağımızı ve sıvı yağımızı bir kaba alalım; krem şanti ve pudra şekeri eşliğinde krema kıvamına getirelim ardından yumurta sarımızı ekleyip tekrar yoğuralım. Un, kabartma tozu ve vanilya ilavesi yapalım;elimize yapışmayacak hale geldiğinde lokuma orantılı parçalar koparıp elde açalım içine sade lokumumuzu itinayla yerleştirip yağlanmış tepsiye dizelim veee önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında un kurabiyesi tarzında pişirelim.
Sıcak bir türk kahvesi ve eşsiz bir dost muhabbetiyle ikram hazzını yaşayalım vesselam...;)

Gelelim süpriz salatamıza...
Zira konu lokumlu kurabiyeydi şimdi nerden çıktı bu salata da demeyelim;; şirketten efendim şirketten...;)))

Bu salata çok konuşulacak zira yedikçe yiyesim geliyor mülahazası bu tür tatlardan ortaya çıkıyor...
Az kelam çok iş deyip tarife geçmeli...
Malzemeler:
*1 Paket kus kus makarna
*1 bağ dere otu
*3-4 adet kırmızı salçalık biber
*5-6 adet yeşil soğan
*Haşlanmış mısır
*Kornişon turşu
*Zeytin yağı
*Nar ekşisi
*tuz
Hazırlanışı: Makarnamız tuz , zeytin yağı ile haşlanır ve soğumaya bırakılır ardından tüm malzemeler doğranır ve soğuyan kuskusumuza ilave edilir sırasıyla; tuz, nar ekşisi(ekşi severler biraz da limon suyu ilave edebilir) ve zeytin yağı ilave edilir ve bir güzel karıştırılır...
Tuzlu hamur işlerimizin yanına oya gibi işlenir vesselam...
Muhabbetle dostlar...;)
Kalpler her dem rikkatli ve ateşperver olmalı diye düşünüyorum... Zira taşıdığımız kalp ise eğer...
Umursamalı her zerreyi deli gibi ve de fer gibi...
kaale almalı her mefhumu, özenmeli her işe...
İş ki nihayetlendiğinde bal tadında bir rahiya bıraksın gönüllere ve de sinelere...
veeee keşke dememek için...
“Keşke”nin panzehiri “İyi ki”dir.
İlki ne kadar pısırıksa, ikincisi o denli yiğittir.
“Keşke”, çoğunlukla bir “ahh”la kopup gelir ciğerden… Esefler, hayıflanmalar, yerinmeler sürükler peşinden…
“İyi ki” ise, muzaffer bir “ohh”la büyür; cüretiyle öğünür.
“Keşke”li cümlelerde nasıl yaşanmamışlığın, yarım kalmışlığın o ezik tuzu kuruluğu varsa, “iyi ki”lilerde de göze alabilmişliğin, riske girebilmişliğin, tadına varabilmişliğin mağrur yaraları kanar...
İyi ki yapabilmişim diyebilenlerden olmak ümidiyle...♥♥♥
Turkish delight...
Lokum bizler için bir ritüel tatlıdır asırlardır...
Türk kahvemizin keyfi onsuz çıkmaz...
Mevlütlerimiz onsuz aslaaa olmaz...
Öyle ki yapmış olduğumuz et yemeklerinde teşbih olarak bile onun adı zikredilir temsil misal; ette lokum gibi pişmiş arkadaş;) gibi...

Hal böyle olunca bendeniz 7 yıllık yemek bloğuma farkettim ki hiç lokumlu tarif koymamışım zaman bu zaman deyip sıvadım kolları veee yapınca hiç pişman olmıyacağınız bir tarifi sundum sizlere...
Malzemeler:
*250 gr. tereyağı
*1 çay bardağı sıvı yağ
*1 yumurta sarısı
*1 su bardağı pudra şekeri
*1 paket kakaolu yahut sade krem şanti
*5 su bardağı un
*1 paket kabartma tozu
*1 paket vanilya
*Sade lokum(ortadan ikiye bölerek kullanabiliriz)
*Arzuya göre üzeri için pudra şekeri
Hazırlanışı:Oda ısısında bırakmış olduğumuz tereyağımızı ve sıvı yağımızı bir kaba alalım; krem şanti ve pudra şekeri eşliğinde krema kıvamına getirelim ardından yumurta sarımızı ekleyip tekrar yoğuralım. Un, kabartma tozu ve vanilya ilavesi yapalım;elimize yapışmayacak hale geldiğinde lokuma orantılı parçalar koparıp elde açalım içine sade lokumumuzu itinayla yerleştirip yağlanmış tepsiye dizelim veee önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında un kurabiyesi tarzında pişirelim.
Sıcak bir türk kahvesi ve eşsiz bir dost muhabbetiyle ikram hazzını yaşayalım vesselam...;)

Gelelim süpriz salatamıza...
Zira konu lokumlu kurabiyeydi şimdi nerden çıktı bu salata da demeyelim;; şirketten efendim şirketten...;)))

Bu salata çok konuşulacak zira yedikçe yiyesim geliyor mülahazası bu tür tatlardan ortaya çıkıyor...
Az kelam çok iş deyip tarife geçmeli...
Malzemeler:
*1 Paket kus kus makarna
*1 bağ dere otu
*3-4 adet kırmızı salçalık biber
*5-6 adet yeşil soğan
*Haşlanmış mısır
*Kornişon turşu
*Zeytin yağı
*Nar ekşisi
*tuz
Hazırlanışı: Makarnamız tuz , zeytin yağı ile haşlanır ve soğumaya bırakılır ardından tüm malzemeler doğranır ve soğuyan kuskusumuza ilave edilir sırasıyla; tuz, nar ekşisi(ekşi severler biraz da limon suyu ilave edebilir) ve zeytin yağı ilave edilir ve bir güzel karıştırılır...
Tuzlu hamur işlerimizin yanına oya gibi işlenir vesselam...
Muhabbetle dostlar...;)
31 Ekim 2011
Milföylü tatlı...;)
Sarı gazeller ayaklarımın altında çıtırdarken an be an; gülüşün gelir aklıma her zaman, bırakır gider mi has olan? sende mi vefa bende mi vefa? olduğu kadar be!!! hoş gel yanıma sefa...;)
Zamanın deruhte ettiği yollarda kimi zaman koşmaca, kimi zaman mola...
Hayat bu!!! bir yıl 40 saniye idrak edene...
Sancılı günler, hüzünlü dünler, umutlu yarınlar diyelim ve geçelim tarife inceden...;)
Muhabbet gönlümün dostları!! bilirim havalar yorgun, havalar bitkin ruhunu yansıttı ruhlara lakin beni bu güzel havalar mahvetti diyen Orhan veli ruhuyla toparlanmalı gelmeli sadete...
Malzemeler az olsun, öz olsun, uğraştırmasın pratik olsun, hemen misafir önüne çıksın diyenler blog başına buyursun...;)
Malzemeler:
Hamuru için;
*1 paket milföy hamuru
*yapıştırmak için yumurta akı
Kreması için;
*yarım l.t süt
*yarım su bardağı un
*yarım paket 125 gr tere yağı yahut margarin
*2 yumurta
*1 paket vanilya
*1 çimdik tuz
sosu için;
*Herhangi bir meyve özü( ben bahardan hazırlamış olduğum çilek püresini kullandım)
Hazırlanışı;2 adet milföy alalım birini bir boy bardakla şekillendirelim diğerini de bir boy küçük bardakla şekillendirdikten sonra ortası delik halde yumurta akıyla yapıştıralım... içine; süt, un, yağ ve şekerden müteşekkil hazırlamış olduğumuz kremayı( malzemeler her biri tencerede buluşur ve pişirilir ocaktan aldıktan sonra yağ ve yumurta hızla mikserle çırpılarak kremaya yedirilir ve ılıtılır)koyalım ve son olarakta nişasta, şeker ve suyla kıvam verilen sosumuzu (hazır soslardan da kullanabilirsiniz) da dökelim... nane yaprağımızı ambiyansa dahil edelim ve ikrama gönderelim...;)
Afiyet olsun hüzün gönlümün nadide dostları...;)
03 Ekim 2011
Vişneli tatlı...;)
Sonbahar mı hüzüne gebe? Hüzün müdür sonbaharı hisli kılan...
Hisler aynasında dolaşırken an be an, kurulur gönül tahtına tahterevan..;)
Yol almak için çıkılır ya hani!!! Güzergahta dostlarla çay muhabbeti... Samimiyet, paylaşım ve de ilgi; ilaç gibi gelir kalmaz fendi...;))
Ruhun açılımı bu olsa gerek...
Hazır ruhumu açmışken sevgili muhabbet gönlümün nadide dostları!!! Geliniz aş edelim, pişirelim, sunalım; hayatımız lezzetlensin, aş bahane olsun, hem midemiz hem gönlümüz doysun...;)
Vişneli tatlımızın malzemeleri:
*1 su bardağı süt
*1 su bardağı irmik
*1 adet yumurta
*kabartma tozu
*1 çorba kaşığı şeker
*1 su bardağı
*yarım çay bardağı mavi haşhaş
*yarım k.g tuzsuz lor.
kreması için;
*1 lt. süt
*5 yemek kaşığı şeker
*5 yemek kaşığı un
*1 tatlı kaşığı tuzsuz tere yağı
*vanilya veya damla sakızı( ikisi de çok yakışıyor)
*süslemek için dondurulmuş vişne taneleri...;)
Şerbeti;
*500 gr. şeker (yaklaşık 3 su bardağı yapıyor)
*3,5 su bardağı şeker (ben buçuk yapıyorumki buharlaşma paYı bırakıyorum şerbette;)
*Bir kaç damla limon suyu
HAZIRLANIŞI1.:Önce şerbeti kaynatalım ve soğumaya bırakalım...
2.Yumurta, şeker ve süt çırpılır akabinde irmik,lor, kabartma tozu, vişnelerimiz ve haşhaşımız ilave edilir ve önceden ısıtılımış 180 derecelik fırına gönderilir...;)
3. fırından çıkan tatlımız şerbetle buluşturulur...
4.süt, şeker ve un pişirilir içine kaynamaya yakın; Tereyağı, damla sakızı ilave edilir ( bir çimdikte tuz denge için) ve mikserle yoğun çırpılıp tatlımızın üzerine boca edilir... üzeri süslenen tatlımız görücüye ve lezzete hazırdır efendim afiyet olsun...;)
muhabbetle...
14 Ağustos 2011
GRANÜL KAHVELİ MUFFİN...;)
Selam gönül dostlarım! Hepinize ayrı ve içten Hayırlı Ramazanlar olsun dileklerimi iletiyorum...
Gerçi Ramazan ayını da yarıladık ama geç olsun güç olmasın babından mini bir paylaşım...;)
Buyurunuz efendim...
Malzemeler;
♥3 adet yumurta
♥1 su bardağı toz şeker
♥1 su bardağı sıcak süt
♥1 su bardağı sıvıyağ
♥2,5 su bardağı un ( kıvam akışkan olucak...Az yada çok gelirse; kıvamı baz alınız... Teşekkürler )
♥6 tatlı kaşığı granül kahve
♥1 paket kabartma tozu
♥1 paket vanilya
♥1 yemek kaşığı kakao
Hazırlanışı;
Sıcak sütün içine kahveyi ekleyip karıştırın, soğuması için bekletin.
Derin bir kaba yumurta ve toz şekeri alıp köpürene dek çırpın.
Sıvıyağ ve kahveli sütü ilave edip çırpmaya devam edin.
Un, kabartma tozu, kakao, vanilyayı ekleyip kaşıkla birkaç kez karıştırın...
Kağıt yahut metal topkek kalıplarımızı yağlayın ve hamurumuzu her birine itinayla paylaştırın (her biri üzerinde 1 parmak boşluk olmasına dikkat etmekte fayda var)
180 derecelik fırında 15- 20 dakika kadar pişirin...♥
Etrafa mis gibi yayılan granül kahve kokusu komşuları başınıza toplamaya yeterli olucaktır...;)
Hazır muffin kıvamında ve lezzetinde... kesinlikle en kısa zamanda denemelisiniz...;)
Afiyet olsun...
Muhabbetle...♥
17 Haziran 2011
Nişastalı, limonlu, yazlık kek...;)
Muhabbet gönlümün nadide dostları!!!
Ev perisi, evini terkeylemeden önce sizlerle; yani denemiş olduğu, tam yazlık diyebileceğimiz bir kek tarifini paylaşmak istiyor kabul buyurunuz lütfen...;)
Yazın çardak altı muhabbetlerinize bir güneş gibi doğacak olan bu keki denemenizi ve sevdiklerinizle doyumsuz saatlere katık etmenizi sevgiyle tavsiye ederim...
Malzemeler;
*1 kutu nişasta (200 gr. oluyor sanırım)
*3 adet oda ısısında yumurta
*1 su bardağı şeker
*1 adet limon kabuğu rendesi
*yarım limonun suyu
*1 su bardağından 2 parmak eksik sıvı yağ
*kabartma tozu
Hazırlanışı;Bir adet kek çıprma kabı alınır ve yumurtalar itinayla kırılır akabinde şeker ilave edilir ve her zaman olduğu gibi yumurta ve şeker ikilisi bir güzel köpürtülür sonrasında sıvı yağ ve limon suyu tekrar çırpma işlemi... Nişastamızın kabartma tozu ile birlikte boca edilip limon kabuğuyla buluştuktan sonraki harmanlama ve pürüzsüs bir boza kıvamına gelinceye kadar çırpılması...;)
İşlem tamam olduktan sonra yağlanmış, unlanmış kek kalıbına dökülüp önceden ısıtılmış 175 dercelik fırında yaklaşık 30-35 dakika pişirİlmesi ( fırın kapağını sakın açmayıNNN !!!)
Dipnot: kekimizin hamuru biraz likit olucaktır paniğe gerek yok zira sonuç mükemmel!!!;)
Servis;Şık bir kek servis tabağında limon ve nane muhteşem ikilisiyle süsleme ve sunum...;)
Not: Sevgili muhabbet gönlümün nadide dostları müsadeniz olursa şayet bu tarifimi lokalimizin asil müdüresi Filiz hanıma armağan ediyorummmm...
Malum bugün okullar tatil!!!
Başta emektar öğremenlerimize, öğrencilerimize vede cefakar velilerimize;
Tail öncesi gönül bahçemden derlemiş olduğum tüm mehasinleri sunar ve sevdiklerinizle huzurlu, DOLU DOLU günler dilerim...;)
Postumuzu bugün özelliklede çocuklarımıza kulağa küpe babından bir paylaşımla nihayetlendirmek isterim...
ANI YAŞAYIN ÇOCUKLAR!!!;)
Henüz vakit varken tomurcuklarını topla.
Zaman hala uçup gidiyor. Ve bugün gülümseyen bu çiçek,
Yarın ölüp yok olabiliyor..ANI KAVRAYIN..
Hepimiz solucan yemi olacağız arkadaşlar.!
BUNA İSTER İNANIN, İSTER İNANMAYIN..
Her birimiz bir gün nefes almayı kesecek ve öleceğiz.
Şimdi öne doğru bir adım atın. Ve geçmişten gelen yüzleri inceleyin.
Onlara daha önce ciddi olarak bakmadınız.
Sizden pek farklı değiller. Aynı saç modeli,
Tıpkı sizler gibi hormonlara sahipler.
SİZLER GİBİ YENİLMEZ HİSSEDİYORLAR.!
Dünya onlar için bir istiridye.
Çok büyük şeyler başaracaklarına inanıyorlar.
Sizler gibi gözleri umutla dolu.
Peki yapabileceklerini yapmak için yaşamaya acaba çok geç mi başladılar.?
Çünkü bu oğlanlar çiçeklere gübre oldu.
Ama eğer dikkatle dinlerseniz size fısıldadıklarını duyarsınız.
Yaklaşın..Dinleyin.! Duyuyor musunuz.?
ANI YAŞAYIN ÇOCUKLAR..
HAYATINIZI OLAĞANDIŞI YAPIN..!
-N.H.Kleinbaum-
MUHABBETLE...;)
14 Haziran 2011
Meyve soslu, şantili, bisküvilii tatlı ( seher yeli...;)
Canınız tatlı mı çekti? lakin vaktiniz mi yok...İşte kısa zamanda yapıp afiyetle yiyebilceğiniz bir tatlı...
Tarif için sevgili komşum Seher'e teşekkürler...;)
Bundandır sebep tatlımızın adını seher yeli koymak istedim...;)
Malzemeler;
*1 paket petibör bisküvi(kakaolu yahut sade tercih size kalmış;)
*1 paket krem şanti
*1 paket meyveli sos
*1 su bardağı süt
*Yarım kg. kadar taze çilek
*Bisküvileri ıslatmak için yeterli miktarda süt...
*veee bu tarz tatlılarımızın olmazsa olmazı süsleme bitkisi NANE!!!;)
Hazırlanışı; Öncelikle soğut sütümüzle krem şantimizi hazırlıyalım akabinde cam bir tepsiye petibör bisküvilerimizi süt ile ıslatıp dizelim ve üzerine krem şantiyi itinayla yayalım ve bu hal, bir sıra ıslatılmış petibör, bir sıra krem şanti şeklinde nihayetlensin lütfen...;)Temizlenmiş ve ince kesilmiş çileklerimiz en üste döşenir...Son olarakta 1 paket meyveli sosumuz hazırlanıp üzerine dökülür ve soğuması için buzdolabına gönderilir...;)
Henüz havalar ısınmamış olsada bizler en azından bu tarz tatlıları tüketerek yaz havasına girelim ha ne dersiniz?...;))
Postumuzu CARVANTES'iN ölümsüz eseri DONKİŞOT'TAN bir replikle bitirelim...
Hayatım bir anlam kazansın istedim, yatakta can vermek istemedim ve bu ateşten gömleği ben gönüllü giydim.
Gerçek hayatı kazanmanın, ten sevdasından geçmekle olacağını kimseye anlatamadım.
Kutsallarım çiğnenmiş, bencillik almış yürümüş; başkaları için yaşamak unutulmuş ve duyarlılık sinelerden kovulmuş, hal böyleyken ben nasıl çıldırmayayım Rosinante?
Koş Rosinante! Fethedilecek daha çok kale var, koş!
Muhabbetle...
08 Haziran 2011
Panna cotta...;)

Önce görsel şölen; sonrasında içgüdüsel şölene eşlik...;)
Yarınlar güzel olacak...
Yarınlarda yeni paylaşımlar hayatımıza tat katacak...
Beni izlemeye devam edin dostlar...;)
İşte beklenen TARİF!!!
ARİF olana tarif ne gerek diyenler...Tarifi benden, tarzınızı ve yorumunuzu katmak sizden...;)
İtalyan pudingi olarakta bilinen zat-ı şahaneleri malzemeleriyle karşınızda arz-ı endam etmekte...;)
MALZEMELER;
*Yarım çay bardağı süt
*1 tatlı kaşığı toz jelatin(aktarlarda bulabilirsiniz)
*1 paket krema
*3 yemek kaşığı pudra şekeri
* 1 paket vanilya
HAZIRLANIŞI;
Küçük bir kapta süte jelatini ekleyerek eritelim akabinde kremamızı bir süt tenceresinde şeker ile kaynatalım, kaynama sonrası erittiğimiz jelatini şekerli kremamızla buluşturalım son olarakta vanilyamızı ekleyelim ki aroması baskın karakter olsun...;)))
Pişirdiğimiz pratik İtalyan tatlımızı suyla ıslatmış olduğumuz şekilli cam kaselere koyalım ve donması için kendisini buzdolabına gönderelim...
Veee sunum!!!
Donan panna cotta'larımızı servis tabağımıza ters çevirelim ve arzu ettiğimiz bir sos, meyve parçacıkları eşliğinde gurme gönüllere ifşa edelim ne dersiniz?;)
Not: Bendeniz aslında yazdan hazırlamış olduğum kırmızı erik sosumu kullanıyorum...
Hazırlanışı gayet basit...
Şeker ve ayıklanmış eriklerimi bir güzel kaynattım ve mini pet şişelere koyup dipfrizimde sakladım gerektiğinde çıkarıp, erimeye yakın pasta ve bu tarz tatlılarımda kullanıyorum ve çooooook rahat ediyorum...;)
Zaman zaman ise hemde bu zaman ise; hazır paket alıp pişridiğim böğürtlen sosumu kullandım...;)
Afiyet, bal, şeker...;)
Sevgi nizaya beş çeker sloganımızla aranızdan yeni bir tarifimize kadar ayrılıyoruuummm...;)
muhabbetle...
22 Mayıs 2011
Tarçınlı, cevizli kurabiye...;)

Yoğun istek üzerine yine yeni yeniden Tarçınlı boncuklar tarifimiz gündemde...
Tarifimize burdan ulaşabilirsiniz...;)
Kolay gelsin...;)
muhabbetle...
10 Mayıs 2011
KATMER;)
Gaziantep'li muhabbet gönüllüsü dostlara selam olsun yine yeni yeniden zira pek mühim bir lezzetle tanışmama vesile oldu kendileri...
Böyle bir lezzet ne görüldü ne duyuldu...
BENCE EFSANE OLARAK DİLLERDE ADI VE TADI PELESENK KALDI...;)
Can dostlarım!!!
Gezi programlarının müdavimi olan bendeniz yine bir hafta sonu ve yine bir gezi programının içine düşmüş seyran ederken, nicedir denemek istediğim bir lezetle karşı karşıya gelme şerefine nail oldum...
Oleeeeeeey nidalarıyla çöl ortasında serap görmüş bir bedevinin, gördüğünün serap değilde gerçek olduğunda ki tarifi mümkün olmayan sürurunu yaşadım ve kolları sıvadım işe koyuldum...eee tabiki de öncelikle malzeme gerekliydi; bende gittim ve gereken elzem malzemeleri tedarik ettim...
Programda yufka şahsen bizzat elde ve ince açılmıştı lakin bendeniz pratik olsun istedim ve zat-ı şahanelerini hazır yufka ile denemek ve sizlere sonucu bildirmek istedim...
Sonuç tam istediğim gibiydi yani mikemmel ötesi...;)
İşte tarif...
Malzemeler:
*1 adet yufka
*200 gr. kaymak
* kızartmak için tereyağı(250 gr. kadar)
Şerbeti için:
2 su bardağı su
* 1,5 su bardağı şeker
süslemek için;
*Antep fıstığı
*Pudra şekeri
HAZIRLANIŞI:
Şerbet kaynatılır ve soğumaya bırakılır akabinde yufka açılır içine süt kaymağı itinayla döşenir ve dörde katlanarak kızdırılmış tereyağı deryasında kızartılarak servis tabağına alınır üzerine soğumuş şerbetimiz, pudra şekerimiz ve antep fıstığımız ilave edilir, dilimlenir ve ağız sululuğu yapan ifadelere arz-ı endam ettirilir...;)
Vay efendim Gazinatep'e gidemedik, yiyemedik, canımız çekti demeyin deneyin sonucu görün...;)
Afiyet verilen bedenlere, bal olsun...
MUHABBETLE...;)
01 Mart 2011
Kozalak şöleni...;)
Selam dostlar!
Uzun bir süredir bloklarımıza giremiyoruz malumunuz vechile...
Bazı ağ bağlantılarından bağlanırken bazılarından bağlanamıyoruz bendenizde gitmiş olduğum kurslarımın bilgisayar salonundan sizlere ulaşmak istedim...
En azından merakla beklenen kozalak şöleni bağlantımızın tarifini verelim değil mi ama?;)
Buyurunuz efendim...
Malzemeler:
*1 paket 250 gr.lık mısır gevreği
*7 adet metro çikolata
*Yarım paket kadar margarin yahut tereyağı
*Yağlı kağıt
*Büyük boy limon sıkacağı
Hazırlanışı:
Bir adet süt tenceresi alınır içine katı yağımız ve metrolarımız ilave edilir ve orta ateşte eritilir akabinde derince bir kaba mısır gevreklerimiz dökülür ve eritmiş olduğumuz yağlı ve çikolatalı karışımla buluşturulur...
Ara vermeden büyük boyda limon sıkacağı alınır ve arka tarafına (limon sıkılan yerin hemen altına ) karışımımızdan koyulur ve şekil verilerek çıkarılır: yağlı kağıt üzerine dizilir ve soğumaya bırakılır, soğuyan kozalaklarımız kahve yahut çay eşliğinde sunuma hazır hale getirilir...
Gözlere şenlik şık bir sunumla; kahve yahut çay keyiflerinizi şenlendirmek isterseniz şayet deneyin isterim...;)
AFİYET, BAL, ŞEKER... MUHABBET GÖNLÜMÜN KOZALAKLARI...;)))
24 Şubat 2011
KALBURA BASTI...;)
Muhabbet gönlümün, ruhuma serenad yapan dostları!!!
Ev perisi sizler için ilk kez bir yarışmaya katıldı veeee bir madalya aldı...;)
İç anadolu yöresel yemekler; tatlı kategorisinde 3. cülük...
Fırsatlar; kişi hazır olursa gelirmiş...(Nuran hocamın kulakları çınlasın, kendisi Ebru hocam olur...;)
Sanırım gün bugündü ve o günde; tüm geçmiş bereketli günlerin vefası, emeği, coşkusu ve de gönül sızısı her biri ayrı kategoride lakin bu sefer YÜREKTE yaşandı...;)
Bu ödülü almamda; yüreğiyle emeği geçen, öncelikle siz değerli yemek gönüllüsü dostlarıma akabinde de aileme sonsuz teşekkürler...;)
Ayrıca değerli jüri üylerimiz; Ankara aşçılar fedarasyonundan iki uzman aşçı,3 değerli dernek başkanımız ve televizyonların samimi ve sıcak yüzü; Elif Kormazel'e; gurmeliklerinden ve puanlarından dolayı müteşekkir olduğumuzu da belirtelim...;)
Konya Aksaray'da kalbura bastı, Sivas'ta kalbura bastı ve Eskişehir'de cevizli tatlı ismiyle; NâM-I yürüyen İşte o tarif!!!;)))
Kalbura bastı malzemeler;
*250 gr. tereyağı yahut margarin(oda ısısı)
*1 çorba kaşığı yoğurt
*1 çorba kaşığı zeytin yağı
*3,5 su bardağı un
*1 adet yumurta
*1 paket kabartma tozu
*1 paket vanilya
*1 çimdik tuz
içi için;1,5 su bardağı Ceviz içi,1 çay kaşığı tarçın,1 kahve kaşığı(silme) tereyağı.
Şerbeti;
*4 su bardağı şeker
*4,5 su bardağı su(kaynarken her zaman buharlaşma payı verdiğim buçuk;)
*1/4 limon suyu
Kaynatalım ve yoğunlaşmaya yakın limon suyumuzu ilave edelim, bir kenara soğuması için bırakalım...;)
HAZIRLANIŞI;Öncelikle; oda ısısındaki yağımızı ve unumuzu bir güzel birbiriyle kaynaştıralım akabinde yumurta, yoğurt, zeytin yağı, vanilya, kabartma tozumuzuda ilave edip bir güzel kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edelim...
Bir kenarda ve bir tavada, fındık kadar tereyağımızda ,ceviz içimizi aromalandıralım , ocaktan alalım içine 1 çay kaşığı kadar tarçınımızı ilave edelim ki aroma tavan yapsın...;)))
10 dakika nemli bez örterek dinlendirdiğimiz hamurumuzdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elimizle açalım, içine cevizli harcımızdan ilave edelim ve bir rende aparatından yardım alarak şekillendirelim (ben rendemin üzerinde parça hamurlarımı açtım ve içine malzememi koydum ve kapatırken hafif bastırarak şekil verdirdim)
Yağlanmış tepsimize, hamurcuklarımızı sıra sıra midyeler misüllü dizelim ve önceden ısıtılmış fırınımızda 20-25 dakika pişirelim hatta pişmeye yakın fırınımızın ayarını 200 dereceye çıkaralım ve tatlı adaylarımızın üzerilerinin kızarmasını sağlayalım.
Pişen tatlılarımızı soğuk şerbetle derin bir kapta buluşturalım ki şerbetini iyice çeksin ve üzerileri kuru kuru kalmasın...(işte püf noktası!!!;)
Ara ara alt üst ettiğimiz neffis iç anadolu yöresi tatlımız kalbura bastı damağınıza lâyık bir konumda emrinize amâdedir efendim...;)
Afiyet, bal, şeker...
muhabbetle...
10 Şubat 2011
ÇITIR KURABİYE...;)

Sefalara doğru çıkılan yolculuklarda, inci toplamayı adet edinmiş, Zamanı; kıymeti ölçüsünde kullanan değerli zamanperest dostlarıma iltifaten sunulur...;)
Malzemeler;
*3 yumurta
*yarım paket tereyağı yahut margarin
*1 su bardağı toz şeker
*1 paket vanilya
*1 paket kabartma tozu
*Ele yapışmayacak kıvama gelinceye kadar mısır nişastası
Üzeri için;
*Nutella
*Mısır gevreği
HAZIRLANIŞI;Derince bir kabın içerisine yumurtamız, yağımız ve şekerimiz alınır ve mikser yardımı ile şekerimiz eriyinceye kadar çırpılır ardından mısır nişastamız,kabartma tozumuz , vanilyamız karışıma ilave edilir, taaaaaki ele yapışmayacak kıymette bir hamur elde edilsin...;)
Elde edilen hamurumuz bir merdane yardımıyla ve çok ince olmayacak bir ölçüde açılır ve istenilen şekilde(bardakla yahut kalıp yardımı ile) kesilir ve yağlı kağıt koyduğumuz tepsiye dizilir.175 derecelik, önceden ısıtılmış fırında 25-30 dakika pişirilir.
Pişen vede oda ısısına gelen kurabişlerimiz nutella ile kaplanıp üzerine mısır gevreği ilavesiyle şenlendirilirse, şenlendirme kategorisinde, sanırım bu tarifimizle Hüsnü'ye fark atarız...;)))
Tarifimiz için Kurs arkadaşımız Emine'ye çok teşekkürler...;)
Beş çaylarında, efsunlu sohbetlerde hemhal olan dizelerde;lezzet molası...;)
Muhabbetle...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)