10 Haziran 2009

Çilek rüyalarına devam...



Kedi dilli yaş pasta;

Uy ben senin diline kurban olayım kedicik diliymiş ne güzel bir benzetme hatta teşbih-i beliğ...;)))

Hemen malzemlere geçelim;

*1 paket kedicik dili bisküvisi
*1 lt. süt
*1 su bardağı un
* 1 paket vanilya
*1 adet yumurta
*1 su bardağı şeker

Hazırlanışı;

Öncelikle kedicik dillerimiz şekerli süt ile ıslatılır ve itinayla borcama menemen testisi kılığında dizilir, akabinden derin bir tencerede süt, şeker ve un üçlüsü kıvam alıncaya kadar pişirilir son olarak vanilyamız da koyup ocaktan alınır ve 1 adet yumurta kırılıp hızla çırpılır ki yumurta pütürleşmeden sıcaklıkla ve çeviklike muhallebimizde erisin gitsin, parlaklık ve şıklık versin;)

Ki öyle de oldu sonuç mükemmel sevgiyle tavsiye olunur;)

Evet nerede kalmıştık? pişen pudingimizden önce temizlenmiş çileklerimizi ortadan ikiye kesip kedi dillerimizin üstüne dizelim ( ben çilkeleri biraz pudra şekeri ile tatlandırdım) ve hazırlamış olduğumuz pudingimizide üzerine döktük mü işlem tamamdır;)

Afiyet olsuuun.




Yine çilek, hep çilek...

Şimdi ki çilekli tarifimiz kekli güzellik;)

kek malzemeleri;

*3 adet yumurta
*1 su bardağı şeker
*1,5-2 su bardağı kadar un
*1 avuç çekilmiş ceviz
*1 avuç çekilmiş badem
*1 avuç kuru üzüm
*Yarım su bardağı eritilmiş tereyağı
*1 kahve kaşığı tarçın
*1 adet kabartam tozu
*1 adet vanilya
*1 çimdik tuz

Çikolata sos tarifi;

*2 çorba kaşışı kakao
*4 kahve kaşığı nişasta
*3 yemek kaşığı toz şeker
*fındık kadar tereyağı (parlaklık için)
*2 su bardağı süt
*Arzu edilirse hazır çikolata sos ilede gayet güzel oluyor denenmiştir;))

Hazırlanışı;

Yine söylüyorum hep söyliyeceğim oda ısındaki malzemelerimiz sırasıyla; önce yumurta ve şekerler iyice çırpılacak akabinde yağımız, unumuz(kabartma tozlu) ve kuru yemişlerimiz koyulacak, çırpılacak ve 180 dercelik fırınımıza yollanılacak...

Kekimiz piştiğinde ılık iken sosumuz dökülecek ve çilek, muz gibi yakışan meyveler ile süslenicek ki tadından yenmesinde bize kelsın değil mi ama;)

Hadi canlar afiyet ola!

29 Mayıs 2009

Kıymalı Poğoça;)



Canınız fırından yeni çıkmış miss gibi poğoçamı çekti canlar hiiiç merak etmeyin periniz size yetiştirdi en Alasından...^(a nın üzerinde şapka var arkadaşlar çok rica edicem uzatarak okuyun;)))

Buyurunuz tarif:
Malzemeler;

*1 Paket yaş maya
*1 kg. un
*1 su bardağı yoğurt
*1 su bardağı sıvı yağ
*1 tatlı kaşığı şeker
*1,5 tatlı kaşığı tuz
*Aldığı kadar ılık süt

İç malzemesi;

*500gr. kıyma
*1 büyük baş soğan
*2 tane kırmızı biber (salçalık diye tabir ettiğimiz)
*1 dal maydanoz
*tuz, karabiber

Hazırlanış;

unumuzu derince bir kaba alalım ortasını açalım sırasıyla; mayamız, ılık sütümüz, şekerimiz, yoğurdumuz, sıvı yağımız ve son olarakta tuzumuzu ilave ede ede güzel ele yapışmayan bir hamur elde edelim ve mayalanmaya bırakalım (20dk. kadar) mayalanan hamurmuzun iç harcını(kavrulmuş kıyma, soğan ve bibere ek olarak kavrulmamış maydanoz tuz ve karabiberden müteşekkil;) itinayla ve sevgiyle koyalım istenilen şekli verip üzerinde parlaması açısından yumurta sarımızıda sürelim ve tekrar tepside 20 dk. kadar mayalandırıp pişmeye gönderelim (180 derece ve önceden ısıtılmış)

Sonrasını hayal edin arkadaşlar zira ben ağzımın suyunu oyalamakla meşgulüm:DDD

Sıcak bir çay, sevgi dolu bir muhabbet ee daha ne olsun arkadaşlar çalsın sazlar oynasın kızlar....

muhabbetli bir günün ardından tatlı rüyalı ferah uykular diliyorum her birinize;)

26 Mayıs 2009

Lor tatlısı;)



Süpper bir kıvam süpper bir lezzet sevgiyle tavsiye olunur,)

Buyurunuz efendim...

Malzemeler:

*Yarım k.g tuzsuz lor
*1 su bardağı süt
*1 su bardağı irmik
*1 adet yumurta
*kabartma tozu
*1 çorba kaşığı şeker

Şerbeti;

*500 gr. şeker (yaklaşık 3 su bardağı yapıyor)
*3,5 su bardağı şeker (ben buçuk yapıyorumki buharlaşma paYı bırakıyorum şerbette;)
*Bir kaç damla limon suyu

Hazırlanışı;

Yumurta ve şeker çırpılır, sırasıyla; süt, irmik, lor ve kabartma tozu ilave edilir ve tepsiye dökülür önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişirilir, soğuk şerbet ile buluşturulur...

Künefe gibi peynirli tatlıları seven dostlara muhabbetle ikram edilir...

25 Mayıs 2009

Waffel;)



Sevgili dostlar sizler için daha önce denemiş olduğum bir lezzetin birde Alman usulü olanının tarifini paylaşmak istedim buyurunuz efendim;)

Malzemeler;

*5 adet yumurta
*250 gr. pudra şekeri
*250 gr. un yaklaşık 1 su bardağı
*bir çimdik tuz
*1 Paket Vanilya
*1 Paket Kabartma tozu

Hazırlanışı;

Şeker ve yumurta bir güzel çırpılır, iyice köpüren malzemeye un elenerek ilave edilir ve diğer malzemelerde konularak pişirmeye hazır hale getirilir;)

Malum aparatımız olan Waffel makinasında pişirilir;)
Üzeri arzu edilen sos çeşitleriyle süslenerek servis edilir...

BENDENİZ ÇİLEK MEVSİMİNİN TADINI ÇIKARANLARDAN OLDUĞUMDAN ŞU SIRALAR TARİFLERİMDEN KENDİLERİNİ EKSİK ETMİYECEĞİM DUYRULUR;)))

Afiyet bal şeker;)

15 Mayıs 2009

Hanım göbeği tatlısı;)



Sevgili muhabbet gönüllüsü dostlarım bugün sizler için Osmanlı mutfağı'nın geleneksel tatlılarından hanım göbeği tatlısını denemiş bulunmaktayım; inanın bana çok başarılı bir tarif zira ilk defa denemiş olmama rağmen çok beyenildiğinin müjdesini verebilirim;)

Gelelim tarifmize...

Malzemeler;

*1 bardak su
*2 yemek kaşığı tere yağı
*1 su bardağı un
*1 veya 2 adet yumurta(ben tek adet kullandım)
*1 fiske tuz

Şerbeti için:

*1 su bardağı şeker
*1,5 su bardağı su
*Birkaç damla limon suyu

Kızartmak için;*Sıvı yağ;)

Hanımlar görüldüğü üzere malzemlerimiz az ve öz;) öncelikle şerbetimizi kaynatalım ve bir kenara alalım ki soğusun;)

Daha sonrasında; orta boy bir tencerede, orta boy ateşin üstünde 1 bardak suyumuzu kaynatalım, içine 2 yemek kaşığı tere yağını ilave edelim, eriyen tereyağımızla buluşan suyumuzun içerisine 1 su bardağı unumuzu, bir fiske tuzumuzu ilave edelim ve bir çırpıcı yardımıyla hızla karıştıralım ki un kokusu gitsin, hamur tencereden çabuk ayrılacaktır bu işlem hamurumuzun olduğunun belirtisidir;)

Hazırlanmış olan hamurmuzu hafif ılıtalım ve içerisine yumurtamızı kırıp iyice yoğuralım, yoğurma işlemide tamamlandıktan sonra elimizle küçük parçalar koparıp ismiyle müsemma bir tatlı olması bakımından hanım göbeği şekli verip önceden ısıtılmış ayçiçek yağımızda yine orta ateşte kızartalım( orta ateş diyorum zira bu hamurmuzun özelliğindendir ki içi hamur kalmasın;)

Altın sarısı kıvamında şekil A'da da görülmüş olduğu üzere kızaran göbeklerimizi soğumuş olan şerbetimizle buluşturalım ve çıkarıp servis yapalım...

DİPNOT;Tarçın severlere tarçın tavsiye edebilirim zira çok yakışıyor lakin orjinalinde yok;)

Dillere pelesenk, sohbetlere neşve bir tatlı buyurunuz afiyet olsun efendim;)



Muhabbetle...

07 Mayıs 2009

Tuzlu Muffin;)



Canlarıııım!

Çay saatleriniz nicedir boşmu geçiyoooor? kıyamam ben sizlere:( işte geldim burdayım ben bu işte ustayımmmm..
Bugün sizler için tuzlu muffincikler hazırladım çay saatlerinde veya hafta sonu kahvaltılarınızda (artık paşa gönlünüz nassıl arzu ederse;) kuzucuklarnızla(diyorum zira asıl onlar bayılacaklar;) ve sevdiklerinizle paylaşın diyeee..

Buyurunuz alınız tarifimiz burda;

Malzemeler:

*2 su bardağı yoğurt
*3 yumurta
*1 su bardağı sıvı yağ
*kek kıvamından az biraz daha yoğunluk sağlayacak miktarda un
*kabartama tozu
*tuz

İşte asıl olay şimdi başlıyooor...

Elde edilen kek kıvamından az biraz daha yoğun olan hamurumuzun içine doğranmış sosiscikler, siyah, yeşil zeytincikler, sucukcuklar, kaşar peynirciği yahut beyaz peynir az biraz kekik ve nane de kattıkmı tamamdır (doğru 180 derecelik fırına...);ister tepside isterseniz benim gibi kağıtta pişirip sevgiyle ve de muhabbetle ikram edebilir ve sonunda yanağınıza koccaman bir öpücük alabilir bu sayede pozitif enerjiyle dolabilirsiniz;)

afiyet olsun;)

21 Nisan 2009

Üç renkli börek ve çilekli tart;)



Sevgili muhabbet gönüllüsü dostlarım;

Sizler için yine yeniden bir tarif denemiş bulunmaktayım inanın bana hem görüntü şık hem lezzet harika!
Sevgiyle tavsiye ederek malzemler ve yapılışı kısaca tarif edeyim;

Malzemelerim;

*1 bağ ıspanak
*4 adet iri havuç
*300 gr kadar kıyma
*1 adet orta boy soğan
*3 adet yufka
*sıvı yağ
*tuz
*karabiber

Hazırlanışı;

Efendim öncelikle yufkamızın bir tanesini seriyor ve üzerini yağlıyoruz; bir tarafta temizlemiş ve parçalamış olduğumuz ıspanakları baharatla şenlendirip, çiğden yufkamızın üzerine yayıyoruz akabinde ikinci yufkamızı seriyor, yağlıyor ve üzerine rendelenmiş, tuzlanmış çiğden havucumuzu serpiştiriyoruz en son olarakta üçüncü yufkamızıda koyup yine; bir tavada soğanla birlikte kavurup baharatla buluşturduğumuz kıymamızı yufkayla barıştırıyor ve itinayla yuvarlayıp rulo haline getiriyoruz; tepsiye sığması açısından ikiye kesersek daha rahat ederiz son olarakta üzerini yağlayıp 180 dercelik fırına gönderiyoruz üzeri kızaran böreğimizi başka bir fırın tepsisiyle sıcaklığını koruması açısından kapatıyoruz ve dinlendikten sonra kesip servis ediyoruz;)

Hayatınızda küçük şıklıklara yer vermeniz dileğiyle...

Geçiyorum tatlı tarifime;



Aslında kendisine tart demek yanlış olur zira hamuru yumuşaktır ben görüntü açısından tarta benzettiğim için böyle adlandırdım siz layık bir isim önerirseniz hemen değiştiririm hiç sorun değil;)

Hamur malzemem;

*3 adet yumurta
*yarım su bardağı sıvı yağ
*1 su bardağı süt, yoğurt karışımı
*1 su bardağı şeker
*1 avuç kadar kuru üzüm
*yarım su bardağı kadar fındık içi
*bir yemek kaşığı kadar hindistan cevizi
*1 paket çilek esanslı vanilya
*1 paket kabartam tozu;)
*kek kıvamını tutturacak kadar un.

Hazırlanışı;

Malzemelerimizi kek kıvamında çırpıyor ve 180 derecelik fırında; üzeri kızarana kadar pişiriyoruz ve ılımaya bırakıyoruz.

Kreması;

*1 lt süt
*5 yemek kaşığı tepeleme un
*6 yemek kaşığı tepeleme şeker
*vanilya
*fındık kadar tereyağı yahut margarin (parlaklık vermesi açısından)
*Arzu ederseniz yoğun tat sevenler için 1 paket krem şanti kremamız ılıyınca içine ilave edip bolca çırpabilirsiniz;)

Muhallebimizi hazırlıyor, mikser yardımı ile çırpıyor ve kekimizin üzerien döküyoruz son olarakta mümkünse servis aşamasında dilimlenmiş çilek ve bol pudra şekeri eşliğinde ikram ediyoruz.( bendeniz kremayı döker dükmez limonla ıslatılmış ve dilimlenmiş çileklerden bir miktar koydum servis aşamasında ise tekrar taze çilek ve pudra şekeri ile buluşturdum;)

Afiyet olsun! Bir kupa kahve ve sevdiklerinizle en nadide sohbetler eşliğinde...

09 Nisan 2009

Kepekli ev ekmeği ve Hellimli salata;)



Malzemeler:

*3 su bardağı kepekli un(hamurumuz toparlanıyorsa kıvam tutmuş demektir; bizler burda ölçü veriyoruz lakin sizler unun markasını dikkate alınız lütfen;)
*1 su bardağı ılık su
*1 paket ınstant maya
*1 yemek kaşığı şeker
*2 tatlı kaşığı tuz
*2 yemek kaşığı süt
*2 yemek kaşığı zeytin yağı

Hazırlanışı:Bendenizde ekmeklerini evinde yapmaya çalışan bayanlardanım işte sizler için ekmek yelpazemden bir renk;)

Öncelikle unumuzu yoğurma kabına alalım ortasını açalım ; şeker ve mayayı buluşturduktan sonra diğer malzemleri ekleyelim ve mayalanmaya bırakalım sonrasında şekil verip fırın tepsisinde az biraz daha mayandırdıktan sonra 180 derecede pişirelim ortalığı mis gibi bir ekmek kokusu sarınca ekmeğimiz pişmiş demektir afiyetle özellikle de sabah kahvaltılarınızda tüketebilirsini;)



HELLİMLİ TÜRLÜ SALATASI;)



Sevgili dostlar;
Salata bildiğimiz salatalardan hani canınız hangi sebzeleri çekiyorsa onları hemhal edip yapıyoruz ya yalnız tek fark içine helli peyniri rendeleyip yine üzerine dilimlenmiş ve kızartılmış hellim koyuyoruz;)

Özellikle rejimde olanlara doyurucu ve sağlık deposu bir salata...

Birde sizler için bir salata püfümü paylaşayım; salatalarda sosun sırası gerçekten lezzet açısından önemlidir test ettim işte sıra; öncelikle tuz ile harmanlıyoruz sonrasında limonumuzu yada nar ekşimizi koyuyoruz ve son olarakta yağımızla parlaklık veriyor ve sunuma hazır hale getiriyoruz;)

Afiyet ola!
Hayr ola!
Bereket ola!

07 Nisan 2009

Ispanaklı,mantarlı tavuk sarma;)




Ev perisi'nin gönüllüsü sevgili dostlarım;

Sizler için yine ve yeniden bir tarif denedim muhteşem bir lezzet..

Lakin bende ölçü sorunu olunca yaptıklarımı ölçülendirmem zor oluyor o bakımdan sizlere kabaca tarifi vericem arzu eden arkadaşlarım için tarifimizi ölçülendirebilirim sizi mi kırcam;)

Malzemeler;

*Dövülmüş ve sosta(zeyetinyağı, yoğurt, sarımsak, soğandan müteşekkil)bekletilmiş tavuk göğüsleri
*şöööle bir demet kadar ıspanak
*1 paketten az mantar
*1 büyük baş soğan
*2-3 diş sarımsak
*tuz
*karabiber

Üzeri için; salça, yoğurt ve susam

Hazırlanışı;

Tenceremize yağımız koyup soğanlarımız kavuruyoruz daha sonra ıspanak ve mantarlarımızı, sarımsağımızı (sarımsağımızı neden soğanla birlikte ilave etmiyoruz diyen arkadaşlarım olabilir şöyle izah edeyim; soğan kavruldukça karemelize olur ve karemelize oldukça da daha çok lezzet verir lakin sarımsak çabuk yanar ve yanınca da kötü bir tat verir bunuda dipnot olarak söylemeden geçemiyeceğim) ilave edip tekrar kavuruyoruz akabinde tuz karabiber ve işte iç harcımız hazır;)

Önceden soslanmış ve dövülmüş tavuk göğüslerimizi yayıp içine karışımdan bir miktar koyup rulo yapıp ve kürdan yardımıyla sabitliyoruz; son olarakta üzerine az biraz salça,yoğurt,yağ sosu hazırlayıp(ben direk pişirip üzerine kaşar ve susam koydum olay tamamen keyfe keder;) sürüyor ve susam ile şenlendiriyoruz;)

Veeee 200 derecelik fırında takriben yarım saat pişirip indirmeye yakın rendelenmiş kaşarı serpip fırından alıyor ve şekil b de görülmüş olduğu üzere safranlı pilav eşliğinde servis ediyoruz...


05 Nisan 2009

Portakallı zeytinyağlı kereviz...



Sevgili dostlar farkındayım mamalara ara vermiştim uzun süredir lakin şimdi burdayım;)

Kereviz severlere yeni bir alternatif olsun diyerek sizler ve de kendimiz için denemiş olduğum portakallı kereviz tarifimi paylaşmak istiyorum...

Malzemeler:

*1 kg kereviz
*1 adet büyük boy kuru soğan
*1-2 diş sarımsak
*1 adet orta boy havuç
*2 adet orta boy patates
*2 adet portakalın suyu
*1 adet limonun suyu
*1 çay bardağı zeytin yağı
*1 adet kesme şeker
*damak zevkinize kifayet tuz

Hazırlanışı;

Zeytinyağımızı tenceremize alıyoruz ve soğanlarımızı bir güzel kavuruyoruz; ardından patates, kereviz ve havuçlarımızı ilave ediyoruz, hafif kavurma işleminden sonra bir iki diş sarımsak ve akabinde portakal ve limon suyunu, tuzu, şekeri koyup tencermizin kapağını kapatıyoruz pişmeye yakın (yeşil ve albenili olsun diye) kereviz yapraklarımızı ilave edip pişme süresini(kısık ateşte) tamamlıyor ve servise hazır hale getiriyoruz...

Bir ikinci pişirme alternatifi zamandan tasarruf etmek isteyen hanımlarımız için; saydığımız tüm malzemeler düdüklü tenveremize çiyden itinayla yerleştirilir ve düdüklü sinyalini verince 5 dakikada hazırdır afiyet olsun;)

Muhabbetle...

24 Mart 2009

PENCERE;)

Çok hoş bir anektotu muhabbetle paylaşmak isterim...

Genc bir cift, yeni bir mahalledeki yeni evlerine tasinmislar. Sabah kahvalti yaparlarken, komsu da camasirlari asiyormus. Kadin kocasina ' Bak, camasirlari yeterince temiz degil, camasir yikamayi bilmiyor, belki de dogru sabunu kullanmiyor.' demis. Kocasi ona bakmis, hicbir sey soylememis, kahvaltisina devam etmis.

Kadin, komsusunun camasir astigini gordugu her sabah ayni yorumu yapmaya devam etmis.

Bir ay kadar sonra, bir sabah, komsusunun camasirlarinin tertemiz oldugunu goren kadin cok sasirmis 'Bak' demis kocasina ' Camasir yikamayi ogrendi sonunda, merak ediyorum, kim ogretti acaba ?'

'Ben bu sabah biraz erken kalkip penceremizi sildim' diye cevap vermis kocasi.

Hayatta da boyle degil midir ?

Baskalarini izlerken gorduklerimiz, baktigimiz pencerenin ne kadar temiz olduguna baglidir. Birini elestirmeden ve hemen yargilamadan once zihin durumumuza bakmak ve 'iyi' olani gormeye hazir olup olmadigimizi farketmek guzel bir fikir olabilir ....

Pencerelerimizi temiz tutabilmek dileğiyle.

18 Mart 2009

İnsansın! farkın olsun;)



Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
Yarım saat erkene kurulsun saatin.
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin..
Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin...
Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart,
Çek kızarmış ekmek kokusunu içine,
Bak güzelim kahvaltının keyfine.
Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin.
Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile.
Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
Ohhh şöyle bir hafifle
Bir güzel kahve ısmarla kendine,
seni mutlu eden sesi duymak için "alo "de
Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa...
Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
Çiçek görürsen kokla ,köpek görürsen okşa ,
çocuk görürsen yanağından makas al.
Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,
sen çok darda iken kimler seni ferahlattı,
hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?
Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak,
yüzünde güller açtıracak.

Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun..
Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
Saklama tabakları, bardakları misafire
Sizden ala misafir mi var bu dünyada
Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil,
vazife yapar gibi hiç değil,
Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi,
eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..
Gece evinde, dostların olsun
Sohbetin yemeğin, kahkahan olsun..

Arkadaşım,
hayat bu daha ne olsun?
Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!

Can Yücel

17 Şubat 2009

GÖNÜL SIZILARIMDAN...



Çiçeklerde sürgün gözlerim beyhude dolaşırken akşamlarda; gam-kasavet lâl olmuş Tuti-yi mucizelerde...

Sensizliğin maskaralığı sarmışken ruhumu, hasta yataklarda arar oldum benliğimi...

Hasret akşamları kurşunlarken beynimi; dar gelir oldu gönül köşkleri nefessiz kaldım...

Bilir misin nasıl feryat eder bülbüller seher vaktinde? güledir âh-u zâr-ı; dilşâd gönüllerden akan bal misali kekremsi bir o kadarda iz bırakır suretlerde ve dimağlarda amansız vede umarsız...

Sana gelmek, gelip kapında ölmek!
Sana gelirken; gümüş kutularda sakladığım benliğimle, hamasetimle, acizliğimle gelmek...

Gelmek; gelirken gelmeyi düşünmek, ölürken ölmeyi düşünmek, severken sevmeyi düşünmek, yanarken yanmayı düşünmek zil-zurna sarhoş olmak ulviliğinde...

Hayranlığım; mevcudattaki serzenişlerle büyülenirken, sanadır arz-u halim, sanadır büyürken küçülmem, sanadır ecirde fecri görmem...

Görmez olmuşken gözler, duymaz olmuşken özler, söylemez olmuşken femler; hangi yüzler sürsün gül kokuna tenini...

Yakışır mı; yakışmaz tavırlardan beslenen ruhlar misüllü boz bulanık gelmek; gelmek edebinde; edepsizliği giyinmek...

âlem-i şümûl göreneklerde; suya hasret gönüllerde hasreti perçinlemek; yakamozlarda sahte gülüşleri gözlemlemek!

Yakışır mı Ademoğlu!
Toprak ananın evladı!
Hiçler aleminden terfi etmiş aklı selim olması beklenen yaratık!
Gelde şu vaziyetinle sen yakıştır!
Yakışıksıza ne yakışır?
SEN yakışır BEN yakışır...

Gönlümün çimenleri ezilmişken, çiçekleri bir bir koparılmışken, hasret ayyuka çıkmışken sinelerde; sana gelmek, gelip kapında ölmek ne ulvi ERDEM!

Kalender gönüllerin hatırına, yetim başları okşayan eller hatırına, dövene elsiz; sövene dilsiz bedenler hatırına, BEN'likten vazgeçip BİZ olanlar hatırına, âlem-i Cihanda senkronize senfoni olmuş mevcudatın hatırına; katıver bizleri de BİZ lik hamuruna, yoğrulsun usta ellerde hayat bulsun gönüllerde...

O bereketli, şifalı hamurlarla beslensin alem, beslensin de; beslesin tüm yaralı ruhları tıpkı annelerin merhametli göğüslerinden fışkıran ab-ı hayat iksirleri gibi...İksirciye ilham kaynağı olsun emi!

Sensiz saadeti tatmayan ruhlar; tatmış olsun erdem şarabını...

Şükran altun battal.

Muhabbetle CAN lar...

11 Ocak 2009

AŞURE NAM-I DİYER AŞARA;)




Tarifim'e burdan ulaşabilirsiniz;)

Aşure ayı hakkında bilgilenmek için lütfen buraya tıklayınız;)



Bu tabağın süslemesinide size bıraktım hadi bakalım gösterin marifetlerinizi;))

Aşureler bahane olsun, muhabbetler şahane olsun dileğim tüm Dünya için...

Sevgili dostlar aşure yaparken dedim ki iç sesimle;

Bu kadar farklı bakliyat, aynı tencerede bir araya gelebiliyor ve ortaya muhteşem bir tatlı çıkıyor; şu Dünya tenceresindeki bizlerden nedense hep acı şeyler çıkıyor anlayamıyorum vesselam!

BURASI DÜNYA!




Gece gece gece
Burası dünya ve biz artık çok sıkıldık.
Oyun bitti, zifiri karanlıkta belalar uçuşuyor
Dünyanın yalanları, uçakları ve bombaları arasında solup giden ömrümüzü
Kuşa çeviren yasalardan, yönetmeliklerden, nizamnamelerden sıkıldık
Telefon seslerinden, akıp giden televizyon görüntülerinden, bilgisayar tıkırtılarından, gazete hışırtılarından
Alıp başımızı gitmek istiyoruz
Alıp başımızı sana gelmek istiyoruz
Sana gelmek
Sana gelmek, orada kalmak istiyoruz


Çok unuttuk hatırlamak istiyoruz
Başımızın okşanmasını, gözyaşımızın silinmesini, kolumuza girilmesini istiyoruz
Yağmurunu ve meleklerini yeniden istiyoruz
Rüzgârın sesini, ırmağın sesini,
Dağların dağ, denizlerin deniz, kadınların kadın, çocukların çocuk
Erkeklerin erkek, ekmeğin ekmek, nanenin nane olduğu bir dünyayı yeniden isterken
Seni istiyoruz aslında Bunu söyleyemiyoruz


Her yer gece, çok gece
Ve biz meleklerini istiyoruz Rabbim
Çok yenildik yetmez mi
Bir bankanın önünde, bir koltuğun altında, bir ziyafetin ortasında, bir günahın tenhasında
Büyütüp durduk siyahı


Kuşlar gibi bakarken
Kuşlar gibi vurulan çocuklarla
Çok yenildik yetmez mi
Bir mermiyle değişirken dünyamız
Kulağımızda uluslararası bir kınama
Büyük büyük yokluk yurdunun uğuldayan sorusuyla giriyoruz toprağa
Dünya değişti ama kapı nereye açılacak
Biteni biliyoruz şimdi ne başlayacak


İşaretler ortadayken çöllere daldık
Kalp verdin korkunç yaralandık
Akıl verdin, iyiliği esir aldık
Ekranda kıtadan kıtaya atılan bir füze
Gazetede karşı kaldırıma geçerken çiğnenen bir adam
Durmadan dönen bir dünyada nerede olunabilirse
Orada bile değiliz ve bilmiyoruz böyle nasıl
Çamur olabilir kan olabilir karanlık olabilir böyle nasıl
Ele geçirir dünyayı gece
Gece gece gece
Her yağmur tanesini bir melek indirirken yeryüzüne
Her yalanı yüz şeytan taşıyor olabilir mi
Bilmiyoruz
Çünkü
Bilincimiz içerken binlerce yılın karmaşık şurubunu
Kameraya bakıp kalabalık şeyler söylemek ve gülümsemekle meşgulüz şuan
Sonra oturup düşüneceğiz bütün bu olanları


Bu olanlar! Çok şey şüphesiz
Ama vaktimiz kalırsa oturup düşüneceğiz...

Şiir arzuhalimizdir sevgili İbrahim Sadri'nin gönlünden dökülen nağmelerin diyargam gönüllerde hayat bulması olur tek temennim...

Lütfen seyirci kalmayalım!

31 Aralık 2008

Yeni yıl;)



Bugün hergün olduğundan daha bir dingin vede herşey zıttı ile güzeldir mülahazasıyla heycanlıydı; gözleri çakmak çakmak, bedeni ve ruhu senkronize dans ediyordu...Güneş bir başka tulu etmişti bugün doğudan...

Yatağından bir hışımla fırladı hemen perdeleri ve camı sonuna kadar açtı; gece boyu inceden yağan kar tüm mevcudatı, evlerin çatılarını, arabaların üzerini, elektirk tellerini , çöp konteynırlarını tüm kirlerinden ve hali hazırdaki yaşanmış şerli olaylardan arındırmanın vermiş olduğu letafetle örtmüştü...

Uzun uzun seyre daldı alemi tane tane yağan kar eşiliğinde...nasılda tane tane vede topaklanmadan yağıyordu; Babaannesinden duymuştu her kar tanesini bir melek itinayla indiririmiş yeryüzüne...daldı gitti yaşanmışlıkların verdiği derslere; çocukluğuna, gençliğine...Ta ki karın parlak beyazı gözlerini kamaştırıncaya denk..

Bugün yapılacak çok işi vardı; hemen zamanda yolculuğuna kısa süreliğinede olsa ara verip bulunduğu an'a döndü; hayal gücü ne hoş bir şeydi insan hayalinde heryeri ziyaret edebiliyor anılarına ücretsiz vede külfetsiz yolculuk yapabiliyordu...

Evet bugünü diğer günlerden özel kılan şey yeni bir yıla yelken açılacak günün arefesiydi; Tüm Dünya'nın umutlarının coşup taşmasına start veren yep yeni 0.km bir yeni yıl daha...

Madem her gelen yeni yıl umut oluyorsa insanoğluna O'da bir katkıcık yapabilmeliydi riskli hayatın balyalarına...

Her yeni yılda öncelikle; sağlık ve esenlik dilenirdi gönülden...ardından nasıl olsa gelirdi; para, şans, mutluluk...

Önce sağlık! Cihan padişahı Kanuni'nin 'Halk içinde muteber bir nesne yok Devlet gibi; olmaya Devlet Cihanda bir nefes sıhhat gibi' söylemini diline pelesenk edip düştü yollara...önce uğradı bir şekerlemeci dükkanına ve aldı rengarenk şekerlemelerden, çikolatalardan...albenilerini dahada arttıracak cicili paketlere sardırarak; sevinçle aldı paketlerini kucağına satıcıya tüm olumlu enerjisiyle sıcacık ve samimi gülücükler emanet bırakarak...emanet zira O'da aldığı bu paha biçilmez ve neşesine, enerjisine katkı sağlayan emaneti saçtı gün içerisinde gelen tüm müşterilerine...eee nede olsa gülmek bulaşıcıydı;)))veee nasılsa ücreti ve külfeti hiç yoktu...lakin kazanımları pek çoktu...işte bu idrakle aldı emaneti bir başka emanetçiden diğer emanetçilere kadife kutularda inci misüllü sunabilmek için...

Elif bir çocuk neşvesiyle; güleryüzünü ve selamını esirgemeden geçip gittiği yolardan vardı bir küçük oyuncakçı dükkanına hızla daldı içeri mutlulukla...hayatında ilklerden birini daha yaşıyordu...bu ilk artık hayatının mütemadiyeni olacaktı bunda kararlıydı. Elleri uzandı saçları örgülü bebeklere, pofuduk ayıcıklara, gıcır demir arabalara...sardırdı 3-5 o gün için ayırdığı yevmiyesinin yettiği kadar, koydurdu cafcaflı paketlere iyi yıllar dileyerek çıktı kapıdan tuttu bir hastahanenin çocuk servisi bölümünün yolunu...

Çok heycanlıydı; servisin kapısına geldiğinde önce diyafram nefesi aldı derinden; saçlarını düzeltti ve girdi içeri ılık bir meltem rüzgarı tadında...

Yavrucaklardan bazıları ilaçların etkisiyle uyudu uyuyacak, bazıları mutsuz ve yalnız olmanın verdiği girdapla yatağa mahkum, bazıları ise diyet akşam yemeklerini bitirmek zorunda olmanın tatsızlığıyla bakakalmışlardı içeri giren bu güleryüzlü, samimi ve enerji dolu ablalarına...Birden filmin karesi olduğu yerde koptu ve az önceki bezgin suratlar birden bire ışıltı ve heycan mimikleriyle bezendi...

Elif her bir yavrucakla yakından ilgilendi, onlara hediyelerini ve şekerlemelerini takdim etti espiriler eşliğinde; çocukların sevincine diyecek yoktu hani kızgın kumlardan serin sulara atlar ya insan sıcak bir yaz gününde aynen öyle;))Yavrucaklardan kimilerinin gözlerinden akan damlacıklar göl, deniz ve okyanus olacak ve bu okyanuslarda nice gemiler yüzdürülecekti...

İçinden sanki golfstrim sıcak su akıntısı geçmiş gibi oldu bu çetin kış gününde...

Artık biliyordu çocuklarla girdiği enerji alışverişi o yılı harika yapacaktı bundan emindi...

Daha önce yaşamadığı kadar hoş bir duygu içinde ayrıldı hastahaneden... ardında bıraktığı gülen gözler, motive olmuş bedenler eşiliğinde...

Umutlara el ayak bir yıl diliyorum...

Şükran Altun Battal.

Muhabbetle...

04 Aralık 2008

Bayram hazırlıkları;)

Eveeet sevgili muhabbet gönüllüsü dostlarım;

Öyle zannediyorum ki evlerde hummalı bir o kadar da muammalı bayram hazırlıkları başlamıştır; sizlere ev perinizinde ufakta olsa fikir babından iki katkıcığı olsun istedim bayram arefesinde...(belki fırsatım olmaz diyerek bugün sizlerle paylaşayım istedim) Farklı tat arayanlara pratik, lezizi tarifler....



İlk tarifimiz pratik samsa tatlısı;

Malzemelerimiz;

*yarım paket milföy hamuru
*bir kase ceviz içi
*bir adet yumurta akı
*1 yemek kaşığı toz şeker
*arzu edilirse üzeri için yumurta sarısı

Şerbeti için;

*2 su bardağı şeker
*2 su bardağı su(suyu, kaynamada buharlaşmasını hesap ederek şekerden az fazla tutarsak daha hoş bir kıvam elde etmiş oluruz)
*çeyrek limon suyu
Ölçünüzü ikiye katlayabilirsiniz;)

Hazırlanışı;

Milföylerimizi ortadan ikiye kesiyoruz, ayrı bir kapta ceviz içi, şeker ve yumurta akımızı karıştırıyoruz ve ortadan ikiye kesmiş olduğumuz milföylerimizin ucuna yerkeştirip rulo yapıyoruz ( arzuya göre yumurta sarımızıda sürüp) 180 derecelik önceden ısıtılmış fırınımıza görücüye çıkacak bir genç edasıyla yolculuyoruz;)

Kızaran tatlımızı çıkarıp üzerine önceden hazırlayıp, soğumaya bıraktığımız (bir rivayete göre samsa tatlısnın şerbetide sıcak veriliyormuş ben uygulamadım zira hamur olacağına kanaat getirdim) şerbetide verip dinlendiriyoruz ve afiyetle tadına bakıyor ve sonra misafirleimize ikram ediyoruz ki bir falsoyla karşılaşmayalım;)))



İkinci tarifmiz brovni tadında, kurabiye görünümlü, şerbetli tatlıcıklar...

Malzemeler;

*3 Türk kahvesi fincanı pudra şekeri
*2 adet yumurta
*1 paket (yumuşak) margarin
*3 yemek kaşığı kakao
*1 adet kabartma tozu
*1 adet vanilya
*Aldığı kadar un
*Tarifte olmamakla birlikte; yakışacağını düşündüğümden ceviz içi ilave ettim vede yanılmamış olduğumu bizzat müşahade ettim sevgiyle tavsiye olunur;))

Şurubu;

*3 fincan(türk kahvesi)su (2 fincan su, 1 fincan sütte olur)
*3 fincan şeker

Kurabişlerimiz sıcak, şurubumuz soğuk izdivaç ettirilir ve şekil b de görüldüğü üzere servise hazır hale getirilir...

Servis aşamasında yine , bizzat şahsen kendi yorumumu katmış bulunmaktayım;)



Çokta şık olduğunu düşündüğüm bu sunumun yardımcı elemanının ismini derhal zikrediyorum; kendisi pişmaniyedir efendim;))

Şerbetle buluşan ve mümkünse bir gece buzdolabında beklemiş olan kurabiyelerimizi pişmaniyelere dolayıp havalı bir görünüm elde edebilirsiniz (bu işlemi ikram aşamasında yapmanız önemle rica olunur zira sizinde akil ettiğiniz üzere pişmaniyelerimiz erir;)))

Şimdiden tüm dostlarımın bayramını en naif duygularımla kutlar sevdikleriyle birlikte cıvıl cıvıl bir bayram temenni ederim;)

Bendeniz'in akibetini soracak olursanız eğer; henüz bilinmiyor çünki sevgili fikir testimin deyimiyle koca kişisi bayram süresince, iş münasebetiye Amerika'da olacaklar biz ise Allah kerim;)))

Sevgili hayat arkadaşım; sanada iyi bayramlar;)

Muhabbetle...

02 Aralık 2008

Serzeniş...



Saftır duygular, tecavüze uğramaz ise; beyhudedir emekler, alınteri katılmamış ise; pembe afaklarda kaybolmaya mahkumdur sezdirilmezse sezgiler...

Dumanlı karanlıklarda kaybolmaya mahkumdur masum gülüşler, özlü deyişler...

Kendisine karşı olan saygısını yitirmiş ve akabindede kendisiyle işbirliği yapıp tüm insanlığa karşı olan saygısını yitirmiş egoizmi kendisine ilke edinmiş istisnai yüreklere bu dökülüşüm...

Hani vardır ya anlarım anlatamam dili bağlı gönlümün bundan çok bizarım işte bu minval üzere yürüsek eğer diyorum ki yazıcam hep yazıcam...Başka türlüsü müşkül ki ne müşkül, hatta müşkülpesent bir vaziyet...

Ey aklına güvenen yürek! Senin aklın daha sözlerine mukayet olamıyor...Aklı sözlerine mukayete yetmezle mübareze edilmez Lakin edilmeli bu yasaksa eğer delinmeli...

Kafdağının ardında mıdır hamaset nereye kaybolmuştur? Yüce gönüllü mucizelerin cenaze namazı ne zaman kılınmıştır ortada yoklar?

Anneler yavrularını bu minval üzere koklar, neneler ümitlerini çıkınlarında saklar... zaman saklama zamanı değil, insanlığı aklama zamanıdır...

Haydi çıkarın yüreklerinizden sevgileri, sezgileri , vergileri saçın altın misüllü kainata...

Düşsün ıztırarlı yüreklere kar tanesi gibi serin, yağmur damlası gibi saf ve temiz, berrak...

Sorsunlar biz kimiz? nereden geldik nereye gideriz?

Koyulsunlar yola enaniyet perdesini soya soya...

Zorluk yok, şekva yok, edepsizlik yok! Olsun bine kadar yok yok yok...

Varolsun varlığa yakışır hasletler; alayiş vede numayiş ile..

Haykırsın evrene!

Evet işte budur! insanoğlunun nüvesi, özü budur! Aslolan budur!

Başlar yastığa koyulunca, işte bu zafer her yerde duyulunca, güller açsın sinelerde ömür boyunca...

Bir demli çay olsam, gönüllere dalsam yedi düvele nam salsam, nam salsamda orada kalsam, muhabbetle yaraları sarsam ahhhh sarsam;)

Bir yüreğin nesi var binlerce yüreğin sesi var!

Son olarak eklemek isterim James Allen'in bir söz dizesini; Hareket; düşüncenin tomurcuklanması, neşe ve keder onun meyvesidir. Ve insan böyle kendi eseri olan acı tatlı meyvelerle yaşar...

Şükran Altun Battal.

Muhabbetle...

25 Kasım 2008

Fırın sütlaç;)



Sevgili muhabbet gönüllüsü dostlarım; yaw ben bugüne kadar bu tarzı niye denememişim hiç bilmiyorum zira fırında yapılan sütlaç evlere şenlikmiş şahsen bizzat şahit olduk;)))

Dışarda yerdik kendilerini lakin evde yapmak külfetli gelirdi hep, bu sefer şeytanın bacağını kırdım ve hemen gidip fırın kabı aldım ve başladım hazırlamaya...

Artık o gün bugündür bizim evde fırın sütlaç nidaları aldı başını gitti;)

Taleplere karşılık veremiyoruz nerdeyse; sipariş sipariş üstüne:)))

Daha fazla gevezelik yapmıyayımda tarife geçivereyim dostlar!

Malzemler;

Ölçüm yok demiştim ya; yine sizler için çalıştım ,didindim bir ölçü çıkartmaya gayret gösterdim işte buyurun;)

1 çay fincanı pirinç
Pirinçlerimiz haşlıycak ölçüde su (sanırım 2 fincan kadar olsa gerek)
1 lt. süt
1 su bardağı şeker
1 çimdik tuz;))
2 yemek kaşığı nişasta
1 paket vanilya
1 adet yumurta

Hazırlanışı;


Yıkanmış pirinçlerimiz bir tencereye alınır ve üzerine su ilave edilip haşlanır, haşlanan ve suyunu çekmiş olan pirinçlerimizin üzerine sütümüz(ılık olursa iyi olur zira) ilave edilir ve kaynamaya bırakılır, kaynayan sütümüz şekerle ve küçük bir kapta sütle seyreltilmiş nişastayla buluşlturulur ve son olarakta vanilyamız ilave edilir ve ocaktan alınır.

Ocaktan aldığımız sütlacımıza henüz daha sıcaklığını kaybetmemiş haldeyken yumurtamız(öyle sarısymış, beyazıymış hiiiiç uğraşmanıza gerek yok sizde göreceksiniz güzelliği vede özelliği) ilave edilir ve hızla, bir mikser yardımı ile çırpılır ( bu kısım önemli, el çabukluğu marifet;)))

Evet sıra en eğlenceli kısımda; hazır vede nazır hale gelen sütlacımız fırın kaplarına itinayla paylaştırılır ve fırın tepsisine dizilir fırının üst gözüne yerleştirlir ki üzeri nar gibi kızarsın diye...

Takriben 180- 200 derece yeterli olacaktır; üzeri kızarınca fırından azat edebilir ve soğumaya bırakabilirsinizn...

Göreceksiniz ki 1 saatin içinde sütlaçlarden eser kalmayacak;)))

Hadi ballar sizlerde bu zevkten mahrum kalmamak için sıvayın kolları! kolay gelsin;)

Afiyet bal şeker; sevgi nizaya beş çeker...

Muhabbetle...

19 Kasım 2008

Söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil! (Fuzuli)



Yüreğimi koymuşlar mezarlık başına; ıssız dehlizlerde kürek çekmekte; savruk, ürkek ve kırgın...neden, niçin diye sormadan; fütursuz ve bir başına, yalın...

Salıncakta bırakmış çocukluk sevinçlerini, oyun parklarından almış coşkulu geleceğini...Fırtınalı geleceğe; zehir saçmış güle, heybetsiz gülüşe gidiyor umarsız belkide duyarsız...

Tutarsız davranışlar sergilemekte günlerdir; Annesinden tokat yemiş akabinde yine Onun şevkatli kollarına sığınmış bir yavru misüllü bir yürek!

Sergüzeşt nağmeler; harf olmuş, kelime olmuş, cümle olmuş...

Söz olmuş, şiir olmuş, yazı olmuş, ders vede dert olmuş yüreğine...

Ders olmuş lakin algıları küflenmemiş ,nasır bağlanmamış, taş gibi kaskatı kesilmemiş olana!

İç hanesinden tenine zümrütler saçmış; aklı ve mantığı özüyle izdivaç yapmış olana...

Diyargam bir o kadar da nerdeyse toplumun gidişatından holigan olmaya temayül gösteren bu yürek; zannedermisin ki bu kadar aciz, garip vede mukavemetsiz!

Hayır elbette ki değil!

Bir silkinse bir kendine gelse;durur mu sanırsın önünde ne haybetli dağlar, ne alev topları, hoyrat denizler!

Yıllar törpülemişse gözyaşlarını, almışsa gözünden; alabilirmiydiki özünden vede sözünden?

Elbet birgün sabah olur, gün ağarır, ağarırda doğuruverir tüm mehasinlerini kayralarını...

Doğum sancılıdır, acılıdır, ızdıraplıdır...lakin sancı çekmeden çocuğun kıymeti bilinemiyeceği gibi zahmetsiz rahmet olamıyacağı gibi;ince sızılar çekmeyen gönüldende kainatı ihata edecek kuvvetli serzenişler çıkmaz çıkamaz...

Sitem dolu sitayişler tatlı bir yavrunun minik kalbinden dudaklarına dökülen bir eda ile munis, yumuşak, ballı ve de zülfiyare dokunanından olmalı ki tesir etsin;)

Ey yürek!

Bela mısın yoksa deva mısın ömrüme?

Belanla deva olacaksan hoşgeldin ömrüme...

Şükran Altun Battal.

Muhabbetle...

12 Kasım 2008

Üçü bir yerde;Safranlı pilav, kıyma ve bulgur izdivaçlı börek ve beşamal soslu tavuk;)



Öncelikle safranlı pilavımdan bahsedeyim sevgili dostlar;

Pilavım için gereken malzemeler;
*1 kase pirinç
*2 kase su
*isteğe bağlı miktarlarda zeytin yağı ve tereyağı karışımı
*yeteri kadar tuzot
*1 çay kaşığı hint safranı(nam-ı diğer zerdeçal)
*bir iki damla limon suyu(işte püf noktası1;)
*ve 1 adet küp şeker(püf noktası 2;)

hazırlanışı; yağımı tencereme koyup yıkanmış pirinçlerimide ilave ediyorum ve şöööle hafifça kavuruyorum, sonrasında suyumu ilave edip tuzot,limon suyu, kesme şeker ve zerdeçalımıda ilave edip önce harlı ateş sonra kısık ateş suyunu çektirme ve havlu ile terini alarak demleme;)
Sarı renkli çok şık bir pilav elde ediyoruz zira sağlığıda ekstrası;)
Zerdeçelın faydalarınıda saymama bilmem gerek var mı?



Böreğime gelince; normal yufka böreklerinden hani içerisinde; yoğurt, yumurta ve meden suyu, yağ karışımı olan harçla zenginleştirilen ve içinede arzu edilen malzemelerden koyulan bir börek, tek farkım; kıymayı soğanla kavurduktan sonra içine ince bulgur(kıymayı ateşten hafif sulu indirip kıyma miktarına uygun oranda bulguru koydum ki sıcağıyla pişti;) vede ceviz ilave etmek oldu inanın çokta lezzetli oldu sevgiyle tavsiye olunur;)

Başemal soslu tavuğuma gelince;

Soğan, sarımsak, tavuk ,patates, havuç ve bezelye(sebzeler birbirine yakıştığı middetçe zenginleştirilebilir;)

Baharat olarak az biraz biberiye ,tuz ,karabiber ilave ettim.
Ve soteledim sonrasında bir borcama yaydım üzerinede beşamale sosumu(1lt.süt,1su bardağı un,tuz ve sıvı yağ;un yağ yardımıyla kavrulsun kokusu çıksın ve süt yavaş ve seri çırpmalar yardımı ile ilave edilsin) ve kaşarımı ilave ettim ve fırına gönderdim hafif pembeleşen yemeğimi aldım ve muhabbetle sevdiklerime ikram ettim;)

Çiçek bahçemin nadide çiçekleri, muhabbet gönüllüsü dostlarım sizlere birşey itiraf etmek isterim;
Hazırmısınız?
Evet sanırım hazırsınız;)
Bendeniz aslında yemek yaparken pek ölçü kullanmam ve şahsi yorumumu illaki katarım;) bu bakımdan sizlere ölçülü tarif vermek bebişim dolayısıyla zamanımı aldığından dolayı bugün böyle irticali bir yazı yazdım umarım beni affedersiniz;)

Sormak istenilen ve anlaşılamayan noktalarda yardım için her daim burdayım hazır ve de nazırım;)

Muhabbetle afiyet bal şeker...

03 Kasım 2008

Şükran' ın Rüyası ;)))



Sevgili dostlar farkındayım hep tatlı hep tatlı nereye kadar diyorsunuz lakin ben ne yapayım:(

Tatlı canavarıyız ma aile...
Şu pastanın albeniisine bakıpta tatmamak ne mümkün öyle değil mi Şükran'ın rüyasının gurmeleri?;)



Tarifte pek bir pratik hemen yap hemen ye;)

Pandispanyası için
Malzemeler;

4 adet yumurta
1 su bardağı şeker
1,5 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya;)

Kreması için;

1 lt. süt
1 su bardağı un
vanilya
1 su bardağı şeker
1 paket labne peyniri

Sosu için;

Rondodon çekilmiş kırmızı erik; az şekerle kaynatılmış(tabi hanımlar önceden hazırlamış hamarat bayan olarak derindondurucudan çıkarttım ve kullandım;)))soğuduktan sonra paketleyip derin dondurucuya atılmışından...

Öncelikle pandispanyasını hazırladım (artık bilindiği üzere; yumurta ve şeker kar haline gelinceye kadar mikserle önce düşük sonra hızlı devirde çırpılır, sonra elenmiş unumuz ve kabartma tozumuz yavaş yavaş karışıma ilave edilir(burası önemli çünkü bu aşamada az çırpılacak daha garanti bir verim alabilmek için)en sonunda da vanilyamızı koydukmu tamadır...yaplanmış vede unlanmış yuvarlak kalıbımıza dökülür ve önceden ısıtılmış 180 derecelik fırına kabarsında pandispanya olmanın gururunu yaşasın diye fırına gönderilir;)

İkinci aşamada kremamız;süt un muhallebi kıvamına gelinceye dek pişirilir, şeker ilave edilir bir iki blöp daha kaynatılır ve inmeye yakın labneyi de koyduk mu işlem tamamdır;) ocaktan indirelim ve mikserle hızlı devirde çırpalım taki göz göz olana kadar...

Soğuyan ve ortadan ikiye kesilen pandispanyamızı az biraz erik suyu yada herhangibir meyve suyuyla ıslatalım, kremamızı dökelim(arasına arzu edilen ve birbirine yakıştığına inandığınız meyvelerden mix yapalım,üzerinede aynı şekilde muamele yapalım ve sosumuzla, meyvelerimizle süsleyelim veeee muhabbet gönüllüsü gurmelere tattıralım;)

Afiyet bal şeker; sevgi nizaya beş çeker;)


Muhabbetle...

01 Kasım 2008

Sünger kek nam- ı diyer Sünger bobs;)))



Amanııın kekimiz pek bir cazip geldi zira tutamıyorum bizim veletleriiii!;)))

Tarife geçeyimde sevgili blogcu dostlarımda tadına baksınlar;)

Malzemeler;5 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı un+3 çorba kaşığı un
1 çay kaşığı soda
1 limon kabuğu rendesi
yarım limonun suyu



Hazırlanış;
Şekerle yumurta bir güzel çıpılır sonrasında limonun suyu ve de kabuğu ilave edilir ve takrar çırpılır. Unla sodayı karıştır ve eleyerek üzerlerine ilave et takrar çırp ve yağlanmış vede unlanmış kalıba itinayla dök. İstenirse şayet yarısı kakao ile karıştırılır ve yarı yarıya kalıba dökülür;)
Ki ben öööle yaptım afiyet olsun ballar;)



Muhabbetli bir hafta sonu diliyoruuuuum;)

22 Ekim 2008

Geç kalınmış kış hazırlıklarından bir bukle...



Sevgili dostlar aslında bu hazırlıklar bir ay öncesinde tamamlanmıştı lakin yayınlamak şimdi kısmet oldu:(

Bloğum son zamanlarda pek bir öksüz kaldın ammaaaa artık yeter seninle daha fazla ilgilenmeye çalışacak bu yürek;)



Kırmızı biberleri her türlü tüketmek mümkün ve dekoratif olması hasebiyle bendeniz pek bir severim kendilerini...
İşte bu yüzdendir ki ilk işim kendilerini satın alıp en pratik yöntemle; yani yıkayıp fırın tepsisine( şekil a da görüldüğü üzere;) dizip fırınlamak oldu, inanın bana soyması pek bir suhuletli;)
Soyup doğradığım biberlerimi poşetleyip derin dondurucuya gönderdim.

Yine domateslerimide yıkayıp, temizleyip rondodan geçirdim ve poşetledim hooop onlarda aynı akıbete maruz kaldılar; müebbet olmasada derin dondurucuya şimdilik gönderildi;)

Hepinizi muhabbetle öpüyorum...

15 Ekim 2008

Kış aylarına mukavemetli girebilmenin uzman dilinden püf noktaları ! u

Yaz sıcaklarının yerini serin havaya bıraktığı bugünlerde, soğuk algınlığına karşı çok dikkatli olmak gerekiyor. Diyetisyen Yeşim Çelik; kış hastalıklarından korunmak isteyenlere rezene ya da kekik çayını öneriyor..
Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Diyetisyen Yeşim Çelik, kışın hastalıklardan korunmak için özellikle bol bol sıvı tüketilmesini öneriyor. Sıcak içecekler kadar, su tüketimine de önem verilmesi gerektiğini belirten Çelik, metabolizmanın kışa nasıl hazırlanması gerektiği hakkında önemli bilgiler verdi:
DÜZENLİ SPOR YAPIN
Düzenli spor yapmaya özen gösterin. Spor metabolizmanızı çalıştırmanın yanında, sizi psikolojik olarak rahatlatıp daha rahat diyet yapmanızı sağlar. Özellikle tempolu yürüyüşler, bisiklete binmek ve yüzmek mutluluk hormonu salgısını artırarak; sizi rahatlatır.
KAHVALTISIZ OLMAZ!
Metabolizmanızı iyi çalışır duruma getirmek için güne mutlaka kahvaltı yaparak başlayın. İyi bir kahvaltı ile güne başlamak hem direncinizi koruyacak, hem de diyetin yapılabilirlik oranını artıracaktır.
5 PORSİYON MEYVE
Hastalık riskinin arttığı bu dönemde, soğuk algınlığından korunmak için antioksidan içeriği yüksek olan yeşil yapraklı sebzeleri tüketin. Meyve alımını ise; günlük 4-5 porsiyonda tutun. Portakal, mandalina, nar ve kivi tüketin.
IHLAMUR İÇİN
Sıvı alımınızı artırın. Ekinezya, yeşil çay, kuşburnu, ıhlamur, rezene, anason ve kekik çaylarını soğuk algınlıklarından korunmak için içebilirsiniz.
GÜNDE 2.5 LİTRE SU!
Su vücudumuzdaki bütün metabolik reaksiyonların temel direğidir. Kışın su kaybı daha az olduğu için susama hissi azalır. Ancak su ihtiyacınızı yine de karşılamanız gerekir. Kışın metabolizmanızı çalıştırmak için susamasanız bile, günde 2.5 litre su tüketmeniz gerekir.
UCUZ SEBZE YİYİN
Kışın en ucuz olan sebze ve meyveleri bol bol yiyin. Narenciye yani portakal, mandalina, greyfurt, havuç, kivi, lahanagiller, karnabahar, lahana, brokoli, brüksel lahanası, yeşil yapraklı sebzeler, maydanoz, tere ve ıspanak A ve C vitamininden zengindir. Meyve suları yerine meyveyi direkt tüketmek, C vitamininden daha fazla yararlanmamızı sağlar.
SALATA YEMEK ŞART!
Greyfurt suyunun bazı ilaçlarla beraber alınması ilacın işlevini azaltıp, artırabildiği için özellikle hipertansiyon, diyabet veya depresyon ilaçları kullananlar; bu ilaçları greyfurt suyuyla almamalıdır. Salata ve sebze yemeklerini ana öğünlerinizde mutlaka bulundurmalısınız.
DÜDÜKLÜDE PİŞİRİN
Sebze yemeklerini pişirirken C vitamini kaybını azaltmak için sebzeleri önce yıkayıp sonra büyük parçalar halinde doğramak, haşlama sularını dökmemek, düdüklü tencerede pişirmek ve taze olarak tüketmek gerekir.
LİFLİ GIDA ALIN
Günlerin kısalması ve havaların soğuması ile birlikte, fiziksel aktiviteler azalır. Lifli besinlerin tüketiminin de azalması sonucu kabızlık kendini gösterir. Bu nedenle kış mevsiminin vazgeçilmez yiyeceklerinden kurubaklagillerin, kepekli tahılların, esmer ekmek, bulgur, kepekli makarna, pirinç, erişte, un ve özellikle C vitamininden zengin sebze ve meyvelerin tüketimine ağırlık verilmelidir. Günde 10-14 bardak su içilmesi de kabızlığı önlemeye yardımcı olacaktır.
YAĞI SONRA EKLEYİN
Yemeklerde kullanacağınız sıvı yağın yararlılığı açısından, yağı yemeğe piştikten sonra ilave etmeyi tercih etmelisiniz. Yemekler zaten yağ ile pişirilmektedir. Et, süt, yoğurt, peynir, yumurta ve yağlı tohumların içerisinde de yağ bulunmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; kızartma ve kavurma işlemlerinden kaçınmak, ekmeğe yağ sürmemek ve zeytinyağını bile aşırı miktarlarda kullanmamaktır. Sonuçta; sadece bir gram yağın 9 kilo/kalori enerji içerdiği kesinlikle unutulmamalıdır.

Kış aylarında alerjiden nasıl korunuruz?

Kaloriferlerin yakıldığı, halıların serildiği, battaniyelerin ve yünlü giysilerin çıkarıldığı kış aylarında alerji derdi de başlıyor! Rahat nefes almak, aksırıp tıksırmamak, elinizde mendille dolaşmamak istiyorsanız; kış aylarında çok uzun vakit geçireceğiniz evinizde, basit ama etkili önlemler alarak alerjiden korunabilirsiniz. Medical Park Bahçelievler Hastanesi'nden Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Dr. Ahmet Selvi; kış aylarında alerjiden korunmanın yollarını anlattı:
HALI YERİNE KİLİM ALIN!
* Halılarınızı yıkanabilir kilimlerle değiştirin. Kilimlerinizi sık sık vakumla temizleyin.
* Yastık kılıfı, çarşaf ve nevresim takımlarınızı haftada en az bir kez değiştirin. Yüksek sıcaklıkta yıkayın ve alerjik olmayan plastik hurçlarda saklayın.
* Nemli ve rutubetli ortamlar, mantarlar ve küfler; alerji ve astımı tetikleyen faktörlerdir.
* Banyo, tuvalet, bodrum katları gibi ortamlar; mantar ve küflerle yoğun bir şekilde kirlenir. Yeterince temizlenmeyen ve bakımı yapılmayan nemlendirme ve soğutma sistemlerinde çok kolay ürerler.
* Banyo ve tuvalet gibi ortamlarda halı ve tüylü parçalar kullanmaktan mutlaka kaçının. Nemli, rutubetli ve kötü kokan halılardan kurtulun.
MUSLUKLARI TAMİR EDİN
* Banyo ve tuvaletlerde köşeleri ve lavabo altlarını çamaşır suyu ile temizleyin. Sızıntı yapan, yüzeyin sürekli ıslak ve nemli olmasına neden olan çamaşır makinesi, lavabo, su boruları ve muslukları onarın. Havayı temizlemesi için klima da kullanabilirsiniz.
* Evde beslenen hayvanlar da önemli bir alerji nedenidir. Hayvanların tüyleri, dışkı, idrar ve salyaları ile beslenmelerinde kullanılan mamalar; alerjiye neden olabilir. Ev hayvanlarınızı yatak odanızdan ve alerjik kişilerin uzun süre vakit geçirdikleri yerlerden mutlaka uzak tutun.

06 Ekim 2008

Mutlu bir bayramın ardından...



Sevdiklerle kutlanan tatlı telaşlı bir bayramı daha nihayetlendirdik...

Siz sevgili muhabbet gönüllüsü dostlarımın geçmiş lakin tadı damağımızda kalmış bayramlarını en yüce duygularla tebrik eder daha nice latif bayramları sevdiklerinizle geçirmenizi temenni ederim iş ki mutluluk acıyla, savaşla, açlıkla, felaketle gölgelenmesin...

Yine ocaklara ateş düştü, yine ciğerlerimiz dağlandı ve yine sabi-sübyanlar öksüz hanımların boynu bükük kaldı...

Söylenecek çok kelam var lakin ciğer yanık, dimağ duruk!

Bu bakımdan sözü söz ustasına bıraktım buyurunuz efendim...


Cehennemde olsa gelen,gögsümüzde söndürürüz

Bu yol ki hak yoludur dönmek bilmez yürürüz

Düşermi tek taşı sandın harimi namusun

Meğerki harbe giden son nefer şehid olsun.

şu karsımızda mahser kudursa çıldırsa

Denizler ordu! bulutlar donanma yağdırsa.

Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar

Taşıpda kaplasa afakı bir kızıl sarsa,

Degilmi cephemizin sinesinde iman bir

Sevinme bir ,aci bir ,gaye aynı vicdan bir;

Degilmi ortada bir sine çarpıyor yılmaz

Cihan yıkılsa "emin ol bu cephe sarsılmaz"!


“zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevmem,
gelenin keyfi için, geçmişe kalkıp sövemem
biri ecdadıma saldırdı mı... hatta boğarım boğamazsın ki..
hiç olmazsa yanımdan kovarım
üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam
hele hak namına haksızlığa ÖLSEM tapamam”

Mehmet Akif ERSOY

22 Eylül 2008

Köstebek pasta;)



Malzemeler;
Hamuru için;

4 adet yumurta
1 su bardağı şeker
1 çay bardağı süt
Yarım çay bardağı sıvı yada eritilmiş soğutulmuş katı yağ
1,5-2 su bardağı un (unun markasına göre değişiyor)
1 küçük paket kakao (hani şu 3 yemek kaşığına mukabil olanlardan)
1 paket kabartam tozu
1 paket vanilya

Kreması için;

5 su bardağı süt
1 su bardağı un
1 su bardağı şeker
1 yemek kaşığı tereyağı yahut margarin
1 paket krem şanti
1 çay bardağı damla çikolata
mevsim meyvelerinden canınız hangisini arzu ederse;) ( ben şeftali koydum)

Hazırlanış;

oda ısısındaki pandispanya hamuru malzemelerimizi sırasıyla bir güzel köpürtelim (şeker, yumurtaya öncelik verip köpürttükten sonra diğer malzemeler ilave edilir)
Fırın tepsisine yayılır ve pişirilmek üzere gönderilir (150derece)
Diğer taraftan krememızı hazırlayalım ne yapalım; sütü, unu, kakaoyu pişirelim kaynamaya yakın şekerimizi ilave edelim sonrasında ocaktan alalım ve margarinimizle bir güzel mikserle çırpalım; bir kapta az bir sütle ıslatılmış krem şantimizide ilave edelim ve çırpmaya devam edelim katı bir krema elde etmiş olacağız bu sayede ki tek atımlık hazırlıyacağımız köstebekler dağılmasın;)kremamız soğuyunca içine meyvelerimizden dilimleyip damla çikolatayla buluşturalım.
2. aşama;
pişen kekimiz soğuduktan sonra istenilen büyükliğe göre su bardağı yahut çay bardağı yerdımıyla yuvarlaklar elde edelim, kenarlarınıda daha sonra üstlerine bulamak için rondodan çekelim. Yuvarlaklarımızın üzerine soğuyan kremamızdan koyalım ve rondodan geçirdiğimiz kek parçalarınıda üzerini kaptacak şekilde form verelim veee sevdiklerinizle paylaşılmak üzere afiyet olsun deyiverelim;)



Kadınlar giderse..

Kadınlar gittiklerinde, arkalarında daha büyük boşluklar bırakırlar.
Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde yetim-öksüz kalan çok olur.
Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler... Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar.
Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.
Sık sık boynunu büker sarıkız.
O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse anlayamaz krom hac tasının.
Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz.
Hep böyle olur; bir kadın gittiğinde; övgüler, uyarılar, yakınmalar, dualar yetim kalır.
Kapı eşiğindeki 'Dikkat et' duyulmaz, annesi gitmiştir 'Geç kalma'nın.
Kadınlar, arkalarında büyük boşluklar bırakarak giderler.
Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında.
Ve bir kadın gittiğinde pek çok yetim bırakmıştır arkasında.
Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci...
Bir anne gider...
Bir dost...
Bir arkadaş...
Bir sevgili...
Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde...

Minik Cadım izin verirse tarif en kısa zamanda hizmetinizde sevgili dostlar;))

14 Eylül 2008

Kabak çiçeği ve sütlü biber dolması;)

Dolmalar...
kültürümüzün vazgeçilmez lezzetlerindendir kendileri her şekle itinayla sokulur işte bunlardan iki tanesiyle başbaşa bırakıyorum sizleri...

İlki Ege yöresine ait bir lezzet; kabak dolması
İkincisi ise Daha çok göçmenlere ait olduğu söylenen Sütlü biber dolması...



Bizim sarı kızımız sabahın erken saatlerinde kalkmışta tıpkı kendisi gibi sarı taze kabak çiçekçiklerini toplayıvermiş bakın hele;)))

EEE Bizede bu saatten sonra bi zahmet hazırlayıp pişirivermek düşer öyle değil mi sevgili dostlar?



Kabak çiçeği dolması için ihtiyaç listesi;

25-30 adet taze kabak çiçeği
Her kabak çiçeği için 1 tatlı kaşığı pirinç
yarım demet dere otu
yarım demet taze nane
yarım demet maydanoz
5-6 sap taze soğan
1 orta boy kuru soğan
3 adet büyük domates
1 çay bardağı zeytinyağı
1 tatlı(silme) kaşığı toz şeker
Kafi miktarda karabiber, kırmızıbiber ve tuz;)

Hazırlanışı;

Akbük gürçamlar beldesinden, bahçemizden itinayla toplamış olduğumuz kabak çiçeklerimizin iç kısımlarındaki ellerimizi boyayan tohum şeklindeki aparatlar el yada kaşık yardımı ile temizlenir ayrı bir kapta hazırlamış olduğumuz dolmalık iç harcımız tek tek çiçeklerimizin içine doldurulur, ağızları büzülür ve sıkışık bir şekilde tenceremize dizilir, üzerini geçecek şekilde su az birazda parlak olsun derseniz zeytinyağı ilave edilir ve yumuşayıncaya kadar pişirilir.

Piştikten sonraki görüntüsü ve lezzeti midye dolması gibi olan bu şık dolmacıklar anında izale edildiği için tabaktaki görüntüsü sizlere ulaşaşmamıştır üzgünüm;(



Sütlü biber dolmasına gelince;
Sevgili dostlar ister etli ister zeytinyağlı olsun(bizimkisi zeytinyağlıdır;) dolmalık harcımız bilinen dolmalık harçlardan olup keyfe keder hazırlanır tek farkımız işlem bittikten sonra göveç kabına yerleştirilir ve üzerine 1 lt kadar süt ilave edilerek fırına gönderilir.
Üzeri nar gibi kızaran dolmalarımız mümkünse sıcak servis edilir.

Afiyet olsun, sofralarınız bereketle dolasun emiiiii;)

Muhabbetle...

08 Eylül 2008

Tatlı telaşlarımız;)))



Selam sizlere muhabbet gönüllsü dostlarım; nasılsınız her biriniz afiyettesinizdir inşallah;)

2,5 ay olmuş paylaşımlara ara vereli bundandır sebeb sizleri ziyadesiyle özlemiş bulunmaktayım...

Amaaaaaaaaa işte geldim burdayım ben bu işte ustayım!;))))

Düğün telaşı, tatil telaşı eve dönüş ve evi hale yola sokma telaşı derken şimdide okul telaşımız başlamıştır hayırlı uğurlu olsun tüm veli ve öğrencilere...

EEEE malum birde yaşını doldurmuş hatti zatında herşeye pek bir meraklı kızımız var o ayrı bir telaş;)

Hani derler ya Allah sağlık versin hepsinin üstesinden geliniyor iş ki hayat uğraşları , hayat zevkleriyle bir yürütülebilsin...

Her birinize ayrı ayrı hayılrı Ramazanlar diliyor ve muhabbetle kucaklıyorum şimdilik kısa bir özet ilerleyen günlere kısmetse teferruata gireriz hepbirlikte;)

22 Temmuz 2008

Bileceksin;)



Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin
Cenneti de gördüm cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm pes etmeyi de
Bazıları seyrederken hayatı en önden
Kendime bir sahne buldum oynadım
Öyle bir rol vermişler ki
Okudum okudum anlamadım
Kendi kendime konuştum bazen evimde
Hem kızdım hem güldüm halime
Sonra dedim ki 'söz ver kendine'
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin
Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman
Hep acele etmem bundan; anladım...

F.NIETZSCHE

05 Temmuz 2008

Akdeniz salatası ve kolay kumpir;)



Malzemelerimiz; Yazlık seri, yani; domates, taze soğan, maydanoz, taze biber, kaşar loru, çörek otu, olmazsa olmaz zeytin yağımız ve tuz az birazda(isteğe bağlı nar ekşisi)

Veee gönlünüzce süsleme;)))




Kumpirimizde şekil b de görüldüğü üzere; haşlanmış ve ezilmiş patates, zeytin yağı, tuz harmanlanır ve kişi adedine göre hazırlanan kaba özenle bastırarak yayılır, bir kaşık yardımıyla oyuklar açılır ve bu oyuklara hazırlanan kumpir malzemeleri; salam, sosis, zeytin, garnitür(havuç, bezelye, mısır) v.b bir kaşık hamlesiyle koyulur ve üzerine bol kaşar peyniri rendelenir ve iki üç dakika mikrodalgada çevrilir ki kaşarlarımız eriyversin;)

Fırından çıkardığımız kumpirimizi afiyetlendirmek size kalmış ister ketçap ister mayonez ister ise yoğurt;)

Sağlıcakla kalınız dostlar...

26 Haziran 2008

Kavunlu Parfe;)



Malzemeler;

1 kutu krem şanti

1 bardak süt

1,5 yemek kaşığı şeker

İçine;mevsim meyvaları (bizim parfemiz kavunlu)

1 kase burçak bisküvi

Yarım kase fındık yada ceviz

1 avuç kadar damla çikolata

Üzeri için;

çikolata sos hazırlayabilirsiniz şöyle ki;

1 bardak su
2 çorba kaşığı şeker
2 çorba kaşığı kakao
1 tatlı kaşığı nişasta

Ve arzuya göre süsleme;)

Üzerinde ki süslememiz; dondurma kaşığı kullanılarak kavundan oyularak alınmış ve üzerine nane yaprakları kondurulmuş bir toptur;)

Çok şık değil mi?

Afiyet olsun serin serin yaz akşamlarına damgasını vursun;)

Muhabbetle...

13 Haziran 2008

İrmik Dolması;)


Selam sevgili dostlar!

Dolmamız dolma gibi görünse de aslında tatlıdır kendileri...

Diyarbakır'lı dostlar iyi bilirler...

Vereyim tarifimi;

Malzemeler:

*1 adet yumurta

*1,5 su bardağı irmik

*2 çorba kaşığı yoğurt

*2 çorba kaşığı sıvı yağ

*1 çay şaşığı karbonat

Kızartmak için; sıvı mümkünse ayçiçek;)

Şerbeti için; 2 su bardağı şeker
2 su bardağı su
Şekerlenmemesini istiyorsanız şayet limon suyu;)

Efendim malzemleri bir güzel halli hamur edip sıkıp dolma şekli verelim ve kızgın yağda kızartalım ; önceden hazırlamış ve soğutmuş olduğumuz şerbetin içine atalım, şerbetini çektikten sonra istediğimiz ve sevdiğimiz ıvır zıvırla servis edelim;))

Hadi bakalım kolay gelsin ve de afiyet olsun!

Muhabbetle...

Not; Sayfa yapımı düzenlemeye çalışıyorum bu bakımdan bazı aksaklıklar oluyor mazur görünüz efendim;(
Temsil misal: resim koyamamak gibi;)
En kısa zamanda dolmalarımızın resminide koyucam inşallah!

27 Mayıs 2008

Çatlak poğoça ve kır pidesi;)



Efendim işte geldi tarif sıcak sıcaaaak;)

Malzemeler;

*1 su bardağı yoğurt
*1 su bardağı sıvı yağ
*2 adet yumurta(oda ısısında olursa tercihimiz)
*1 tatlı kaşığı karbonat
*tuz
*Poğoça kıvamı verebilecek kadar un;)

İçine;

*1 adet kuru soğan
*250 gr. kadar kıyma
*ince kıyılmış maydanoz (yarım demet yeterli olabilir)
*1 Çorba kaşığı teryağı, tuz, kara biber ve arzu edilen diğer baharatlar;)

Hazırlanış;

İnce kıyılmış soğanlar tereyağında pembelştirilir sonrasında kıyma ilave edilir ve kavurmaya devam edilir ardındanda maydanoz ve hop soğuması için yan tarafa;)

Derin bir kaba; un,tuz ve karbonat birlikte koyulur ortası açılır sırasıyla; yumurtalar, sıvı yağ ve yoğurt koyulur bebek topuğu yumuşakklığındaki hamurumuz elde edildikten sonra minik parçalar koparılır ve ortasına harcımızdan istenilen ölçüde bırakılır , poğoça formu verilir,üzerine yumurta sarısı ve çörek otu sürülür ve tepsiye dizilir akabinde de 170 derecelik fırına 40 dakika pişmesi için gönderilir...

Kokusu gelmiştir umarım;))

Sonrası mis misssssss...



Kır Pidesi Malzemeleri
5 Su bardağı un
yarım paket yaş maya
1 çay bardağı sıvı yağ
2 çorba kaşığı yoğurt
tuz
alabildiği kadar su

İç Malzemeleri için
Kır pidesinin iç malzemesi peynirli, kıymalı, patatesli, ıspanaklı yapılabilir.

PATATESLİ İÇ HARÇ
3 adet patates, haşlayıp ezilir içine nane,tuz ve biber koyulur.

Püf noktası;fırından çıkar çıkmaz teryağı sürülmesiymiş bilgilerinize arzolunur;)

Afiyet bal şeker; sevgi nizaya beş çeker;)
Muhabbetle...

Tarifler sevgili komşum Nurandandı ;unuttum tekrar alıp sizinle paylaşıcam;)
Önce resimler sonra tarif;)))

Muhabbetle...