21 Şubat 2012
Kremalı incir tatlısı...;)
Hancı mıyım yolcu mu? misafir miyim? ev sahibi mi??? Bilinmez...
Lakin bildiğim bir şey var ise şayet oda nicedir mutfağımın yetim ve öksüz kaldığıdır...
Girilsin mutfağa şenlensin fırın veee tabaklar...;))
Mutfağın gülen çehresi sirayet etsin ev sakinlerine...;)
Her zaman olduğu gibi pratik veee canım tatlı çekti, öyle bir tatlı olsun ki bu beni fazla uğraştırmasın,kış günlerinde sağlıklı enerji versin akabinde de ben lezzetten parmaklarımı yiyeyim diyorsanız şayet buyurunuz efendim...
Malzemeler:*yarım kg incir
*1 paket krema
*3 su bardağı süt
*1 su bardağı şeker
*1 kaşık tereyağı
*1 su bardağı ceviz içi
*2 tatlı kaşığı hindistan cevizi(arzuya göre cevizi, iç olarak şekerle hazırlayıp, hindistan cevizi ile de şenlendirebilirsiniz)
Süslemek için:* 250 gr. kaymak
*Toz yeşil fıstık...
Hazırlanışı:İncirlerin sapları kesilir ve her birinin içi açılarak yarım ceviz koyulur ve bir tepsiye dizilir...
Süt, şeker ve krema 1 taşım kaynatılır,tepsiye dizilen incirlerimizin üzerine kaynar kaynar dökülür ve çekmesi için bir kenara alınır...
Sütü çekilen incirlerimizin üzeri tereyağı ile yağlanır ve fırında üzeri kızartılır...
Soğuduktan sonra kaymak ve yeşil fıstıkla süslenir...
Benimki aceleye geldi süslemeden yedik bitti...;)
Afiyet olsun canlar...;)
Bendeniz yeni heyecanlar yaşamak için yollara düşerken, buraları siz blogger dostlarıma emanet ettim gitti...;)
Ev perisi bu cuma saat sabah 10:00 da MELEK de...;)
Muhabbetle kalınız...;)
26 Ocak 2012
Ağlayan (zırlayan ) kek...;)

Tarif hafif, tarif leziz, tarif naif...
Yiyen her bireyden tam not aldı... Yaşlısından gencine, çocuğundan yetişkinine... size o kadar söyliyeyim...;)
Hatta ben söylemiyeyim tarif söylesin...;)
malzemeler:
*3 adet yumurta
*1 su bardağı şeker
*3 yemek kaşığı süt
*1,5 su bardağı un
*1 küçük paket kakao
* 1 paket vanilya
*1 paket kabartma tozu
keki ıslatmak için; 1 su bardağı süt
üzeri için; 1 paket kaymak tadında krem şanti
*1 paket bitter çikolata sosu (arzu eden okurlarımıza ev usulü çikolata sos tarifi verilir)
*süslemek için; hindistan cevizi yahut ceviz içi...;)
Hazırlanışı:Oda ısısındaki yumurtalarımızı derince bir kaba alıyoruz ve 1 su bardağı şeker ve 3 yemek kaşığı süt ile birlikte köpürene kadar çırpıyoruz... Akabinde un, kakao, kabartma tozu ve vanilya ilavesiyle akışkan bir hamur elde diyoruz... Renkli silikon muffın kalıplarımızı yağlıyor ve likit hamurumuzdan her birine yarısına kadar gelecek şekilde döküyoruz önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişiriyoruz; pişen kekimizin fırından çıkınca ilk hararetinden sonra 1 su bardağı soğuk sütümüzle ıslatıyoruz.
Önce şantimizi hazırlayıp minik keklerimizin üzerini sıvıyoruz ardından çikolata sosumuzu hazırlayıp ılıttıktan sonra tekrar çırpıp şantili keklerimizin üzerine ilave ediyoruz veeeeee buzdolabında 1-2 saat dinlenmeye bırakıyoruz...
Soğuk servis önerimizdir...
Afiyet olsun...;)
Tarifimiz bugünde üstad Üstün Dökmen söylemleriyle nihayetlensin...
Kulağa küpe mahiyetinde...
●- Güvenmediğin kimseye aleyhine kullanabilecek hiçbir koz verme.
●- İnsanlara doğru değer ver, hak etmeyenleri sil.
●- Kimseye yalvarma.
●- Asla dönüp arkana bakma.
●- Sır tutmasını bil.
●- Dostlarının yeri ayrı, sevgilinin yeri ayrı. Sevgilin için dostlarını, dostların için sevgilini satma.
●- Kimsenin lafıyla dolduruşa gelme, ama aklının bir köşesinde de tut.
●- Bir ilişkiyi kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz, iki damla gözyaşı için asla yumuşama.
●- Seni sevenlerle kullananları iyi ayırt et.
●- Seni dinleyip anlamaya niyetli olmayanlarla tartışma.
●- Emrivaki oluşturulan dostlukları kabul etme.
●- Eğer verdiğin o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır şansı verme.
●- Kendini öven insanlardan kaç.
●- Karşındakinin doğruyu söylediğini varsayma.
●- Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir şey yapma.
●- Sorunun olduğunda insanlar zaman ayırıp seni dinliyorsa onların öğütleri gözardı etme.
●- Göz göre göre su birikintilerine taş atma, mutlaka üzerine sıçrar.
●- Gözyaşlarının değerini bil. Onları hak etmeyenler için harcama.
●- Senin zekana inanan insanları hayal kırıklığına uğratma.
●- Kendini sev.
●- Dışarıdaki güneşe bakıp gülümse ve önünde koskocaman bir gelecek olduğunu unutma.
●- Dostluğunla yetinmeyenler için hiçbir fedakarlık yapma.
●- İnsanları kaybediyorsun diye ağlayıp sızlama, ama kazandığın insanların değerini bil.
●- Kimseye taşıyabileceğinden fazla değer verip bununla övünmesine fırsat verme.
●- İstediğini almak için asla duygu sömürüsü yapma.
●- Sana duyulan sevgiyi ve güveni istismar etme.
muhabbetle...
14 Ocak 2012
Pratik kaymaklı ekmek kadayıfı...;)

Bugün kü postumuzun kahramanı hangi tat mı diyorsunuz?- Hani beynelminel bir tatlımız vardır nan(ekmek) tatlısı..;)
İşte efendim hiçkimsenin hayır diyemiyeceği bir tatlıyı sizler için pratik ve lezzetli bir şekilde nasıl sunarızı bulduk ve paylaştık...;)
Buyurunuz efendim...
Malzemeler:
*4 adet yumurta (oda sıcaklığı)
*1/2 su bardağı şeker
*1 çay bardağı sıvı yağ
*2 kaşık hindistan cevizi
*yarım su bardağı ceviz içi
*1 su bardağı galeta unu
*1 paket kabartma tozu
*1 paket vanilya
Şerbeti için:*2 su bardağı şeker
*2 su bardağı su
*bir kaç damla limon suyu
(önceden kaynatılır ve soğumaya bırakılır)
Sunum aşamasında:* 1 paket kaymak tadında krem şanti
*1 su bardağı soğuk süt
(önceden hazırlayıp buzdolabına kaldıralım)
Hazırlanışı: Ilık yumurtalarımız şeker ile bir güzel köpürtülür akabinde sıvı yağ, galeta unu, ceviz içi, hindistan cevizi, kabartma tozu ve vanilya eşliğinde tekrar çırpılır ve yağlanmış tepsimize dökülür... önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında üzeri kızarana denk pişirilir...
Pişen tatlımız soğuyan şerbetimizle buluşturulur ve bu tat nasılmış soruşturulur...;)))
Hele birde kaymak tadında krem şantmizde; lezzete lezzet katmak için baş köşeye oturursa değmeyin keyfinize...;))
Valla biz buradayız... Buluşturun, kovuşturun, soruşturun...
Yorumlarınızı bekliyorum CAN'lar!!!
Bu pratik ve nefis tatlımızı bu hafta sonu sevdiklerinizle paylaşmanızı muhabbetle tavsiye ediyorum ...;)
Pişman olmayacaksınız...;)
Yaşam denilen şu fani çarkta dönerken, yaratılmış güzelliklerle başımızın dönmemesi mevzu bahis olamaz zannımca...
Çark döner her daim lakin dönen çarklarda ki dişliler misali hayata tutunmak, tutunurken de hiçkimseyi düşürmemek adına dimdik ve karakterli aynı zamanda idrak ederek yaşamak ne ERDEMdir diyorum ve sözü yine yeni yeniden söz ustalarımızdan Nazım HİKMET'e bırakıyorum...;)
Yaşamak ne güzel şey...
Anlayarak bir usta kitap gibi, bir sevda şarkısı gibi duyup,
bir çocuk gibi şaşarak yaşamak...
02 Ocak 2012
Coco star kurabiye...;)

Hindu cevizi...
Efendim pek bir severiz zat-ı şahanelerini...
Alır bizi, götürür tropikal iklimlere...
Dimağı baştan çıkaran rayihasıyla serotonin hormonumuzu ikiye katlar vesselam...;)
Çay saatlerimizin vazgeçilmezi kurabiyelerimize bir yenisini daha ekliyeyim dedim zira değişim şart...;)
Malzemeler;
*7 kaşık pirinç unu
*7 kaşık mısır nişastası
*6 kaşık un
*2 adet yumurta(akları iç malzemesine)
*2 çay bardağı pudra şekeri
*1 paket margarin yahut tereyağı
*1 küçük paket kakao
* 1 paket kabartma tozu
*1 paket Vanilya yoksa herhangi bir esans( mesela ben 3-5 damla badem esansı kullandım değişik oldu)
Hazırlanışı; Tüm hamur malzemeleri karıştırılır ve kulak memesi yumuşaklığında ele yapışmaz bir hamur elde edilir.
İçi için;*1 su bardağı şeker
*1 su bardağı su
*2 su bardağı hindistan cevizi
Hazırlanışı; orta boy tencere de iç malzememiz olan hindu cevizi, suyunu çekene kadar pişirilir.Ilıyınca yumurta aklarıyla hemhal edilir.
Veeeee muhteşem ikilinin vuslatı; Cevizden biraz büyük parçalar kopardığımız hamur parçacıkları açılır ve iç malzememiz itinayla koyulur akabinde yuvarlama usulüyle top şekline getirilir ve önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında yaklaşık 20-25 dakika üzeri hafif çatlayana denk pişirilir...
Sunum aşaması; Ilıyan kurabiyelerimiz servis tabağına alınır... Ayrıca 1 paket bitter çikolata, 1 küçük kutu krema da eritilir ve güzel bir sos elde edilir... Kurabiyelerimiz sırasıyla önce sosa sonra hindu cevizine bulanır ve mideye gidecek yollar da raks eden dansçı edasıyla salındırılır...;)))
Afiyet , bal , şeker...
Sevgi nizaya beş çeker...;)
Dipnot; Farkındayım içini göstermemişim sizlere... tekrar yaptığımda kesip ortadan öyle resim çekeceğim, affedin...;)
Bugün hayata dair öğretiler de Can Dündar var...
Olgunluk üzerine...
Buyurunuz efendim...
20 li yaşlara kadar iyilikle kötülüğün ülkesi, kalınsınır çizgileriyle ayrılıyor birbirinden. Sıkı dostları ve düşmanları oluyor insanın. Onları ölesiye seviyor ya da ölesiye nefret ediyor onlardan. 30 larında yalanı hakikatten ayırt etmeye başlıyor.İyi sandıklarının hıyanetiyle tanışıyor, sırtında dostişi hançer darbeleriyle; ve en kötü zannettiği şefkatle imdadına yetişiveriyor. Zaman kanatlanıp da 40 ına yaklaştığında insan, iyiyi kötüden ayıran hudut çizgilerini birbirine karıştırıyor. İyilere nakşolmuş kötüyü ve kötülerin içindeki iyiliği de keşfediyor ademoğlu. Anlıyor ki, iyi insan/kötü insan yok; insanın içinde iyilik ve kötülük var, kötüyle iyi panzehiri değil birbirinin; kankardeşi. İyilerle kötüler çekiştirmiyor ipi. İyilik ve kötülükten örülmüş ibrişimin kendisi. Bunu anlayınca şaşmıyorsun nefretin birden şehvete dönüşmesine; acı girdaplarının içinde hazzın raksetmesine. Tevazuyla gurur, haysiyetsizlikle onur el ele yürüyor. İnsan, şuur altındaki isyankarla sahtekarı, günahkarla tövbekarı birarada farkediyor. Benim, hükmeden ve boyun eğen, zulmeden ve acı çeken. Bunca şiddet kadar onca merhamet de benim eserim. Minneti nefrete, korkuyu cesarete, zaferi hezimet ebulayan benim. Kundak bezime tıpatıp benziyor kefenim, hayatım muhteşem ve sefil, mağrur ve rezil, hayasız ve asil. Ben, hem örs hem çekicim. İşte bu keşif kolaylaştırıyor yaşamı... Anlıyorsun ki toplumlar gibi insanlar dakanlı içsavaşlarına borçlu ilerlemesini...
O zaman , iyileri kötülerden ayırmak gibi nafile bir uğraşı bırakıp -başta kendin olmak üzere- insanların içindeki iyiliğin peşine düşüyorsun; kıymet bilmeyi ve-yine başta kendin olmak üzere- herkesi hoş görmeyi öğreniyorsun. Tükendikçe pahalanıyor zaman; günler azaldıkça uzuyor. Saçların gibi, seyreldikçe değerleniyor dostların. Günahları ve zaaflarıyla da övünüyor insanlar; sevapları ve zaferleri kadar. Önemli değil kaç kez yenildiğin; önemli olan, kaç yenilgiden sonra yeniden doğrulabildiğin. Bu paramparça ruhlardan, çelişkili duygulardan, çatışmanın açtığı yaralardan mucizevi bir ahenk çıkıyor ortaya ki olgunluk diyorlar adına...
muhabbetle...
25 Aralık 2011
Yağlama (Kayseri yöresi)

Can dostlar!!!
Zaman yine vermedi aman...
Geçtiğimiz yollar da iz bırakır mıyız bilinmez lakin budur sermayemiz, budur gayretimiz, budur serzenişimiz...;)
Ne güzel söylemiş İstiklal marşımızın müellifi , değerli İNSAN!!!
İz bırakanlarla senin aranda basit bir fark var sadece.
Onlar ömür boyu gayret ediyorlar;
Sen ömür boyu hayret ediyorsun!
Hayret etmeyelim, gayret edelim diyorum ve sizlere bugün beynelminel tatlarımızdan ziyadesiyle beğeni alan yağlama ile baş başa bırakıyorum usul, usul ve derinden...
Ev perisi geçen haftalar da ece ile tatlım benim programına katıldı ve bu kez sizlere 2.lik getirdi...
İşte o haftanın 2. gününden bir tarif bu...
Buyurunuz...
Malzemeler:
Hamuru için:
*5 su bardağı un
*1 paket kuru ınstant maya
*1 yemek kaşığı zeytin yağı
*yeteri kadar tuz
*1 çay kaşığı kadar şeker
*aldığı kadar ılık su
İç malzemeleri:*yarım kg kıyma
*2 orta boy kuru soğan
*3-4 diş ezilmiş sarımsak
*1 su bardağı ceviz içi
*2 adet sivir biber
*2 adet kırmızı salçalık biber
*Yarım demet ince kıyılmış maydanoz
*1 çorba kaşığı biber salçası
*1 çorba kaşığı domates salçası
*tuz
*kara biber, kırmızı biber...(Baharat keyfe kederdir, eklemeler yapabilirsiniz...;)
Hazırlanışı: Öncelikle ılık su ile hamur malzemelerimizi bir güzel biraraya getirip ele yapışmayacak kıvamda bir hamur elde edip 15- 20 dakika dinlendirmeye bırakalım... Akabinde iç malzemelerimizi sırasıyla; Soğan, biberler, salçalar, ezilmiş sarımsak, tuz , ceviz içi kavrulup 1,5-2 su bardağı su ile pişirilir zira sulu bir karışıma sahip olmalıyız...Son olarakta maydonozlar ilave edilir ve ocağın altı kapatılır...
Dipnot:Soğanlar kavrulurken 1çay kaşığı kadar şeker ilavesi karamelize olayına damgasını vuruyor... Bu da benden siz gönül dostlarıma bir püf noktası;)
Diğer taraftan mayalanmış hamurumuzdan cevizden biraz büyük parçalar koparılıp servis tabağı büyüklüğünde açılır, maksimum 5 kat olucak şekilde; bir hamurdan bir kıymalı harçtan(kepçe yardımıyla, ıslatarak) pasta yapar gibi kat kat hazırlıyoruz en son kıymalı harçla olayı bitiriyoruz...
Servis aşamasında; sarımsaklı yoğurt ve tereyağın da yakılmış nane ve salça ilaveli sosla süsleyip dilimleyerek, mümkünse sıcak ikram ediyoruz...
Not: Hamurumuzdan 10 adet kadar çıkıyor ya hepsini kullanır iki adet beşerli pasta şeklinde hazırlarsınız ya da benim gibi beşli yapıp diğer beşli hamuru dipfirize atıp acil durumlarda iç harcı hazırlayıp kullanırsınız;)
Afiyet olsun zira bu hafta sonu misafirlerim dahil, yarışmada da en çok beğeni alan tarifim di duyurulur...;)))
Muhabbetle...;)
22 Kasım 2011
Lokumlu kurabiye ...;)Turkish delight ♥
Mazi kalbimde yaradır... söz söylesem; söz ustası beni aratır...;)
Kalpler her dem rikkatli ve ateşperver olmalı diye düşünüyorum... Zira taşıdığımız kalp ise eğer...
Umursamalı her zerreyi deli gibi ve de fer gibi...
kaale almalı her mefhumu, özenmeli her işe...
İş ki nihayetlendiğinde bal tadında bir rahiya bıraksın gönüllere ve de sinelere...
veeee keşke dememek için...
“Keşke”nin panzehiri “İyi ki”dir.
İlki ne kadar pısırıksa, ikincisi o denli yiğittir.
“Keşke”, çoğunlukla bir “ahh”la kopup gelir ciğerden… Esefler, hayıflanmalar, yerinmeler sürükler peşinden…
“İyi ki” ise, muzaffer bir “ohh”la büyür; cüretiyle öğünür.
“Keşke”li cümlelerde nasıl yaşanmamışlığın, yarım kalmışlığın o ezik tuzu kuruluğu varsa, “iyi ki”lilerde de göze alabilmişliğin, riske girebilmişliğin, tadına varabilmişliğin mağrur yaraları kanar...
İyi ki yapabilmişim diyebilenlerden olmak ümidiyle...♥♥♥
Turkish delight...
Lokum bizler için bir ritüel tatlıdır asırlardır...
Türk kahvemizin keyfi onsuz çıkmaz...
Mevlütlerimiz onsuz aslaaa olmaz...
Öyle ki yapmış olduğumuz et yemeklerinde teşbih olarak bile onun adı zikredilir temsil misal; ette lokum gibi pişmiş arkadaş;) gibi...

olarak bile onun adı zikredilir temsil misal; ette lokum gibi pişmiş arkadaş;) gibi...
Hal böyle olunca bendeniz 7 yıllık yemek bloğuma farkettim ki hiç lokumlu tarif koymamışım zaman bu zaman deyip sıvadım kolları veee yapınca hiç pişman olmıyacağınız bir tarifi sundum sizlere...
Malzemeler:
*250 gr. tereyağı
*1 çay bardağı sıvı yağ
*1 yumurta sarısı
*1 su bardağı pudra şekeri
*1 paket kakaolu yahut sade krem şanti
*5 su bardağı un
*1 paket kabartma tozu
*1 paket vanilya
*Sade lokum(ortadan ikiye bölerek kullanabiliriz)
*Arzuya göre üzeri için pudra şekeri
Hazırlanışı:Oda ısısında bırakmış olduğumuz tereyağımızı ve sıvı yağımızı bir kaba alalım; krem şanti ve pudra şekeri eşliğinde krema kıvamına getirelim ardından yumurta sarımızı ekleyip tekrar yoğuralım. Un, kabartma tozu ve vanilya ilavesi yapalım;elimize yapışmayacak hale geldiğinde lokuma orantılı parçalar koparıp elde açalım içine sade lokumumuzu itinayla yerleştirip yağlanmış tepsiye dizelim veee önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında un kurabiyesi tarzında pişirelim.
Sıcak bir türk kahvesi ve eşsiz bir dost muhabbetiyle ikram hazzını yaşayalım vesselam...;)

Gelelim süpriz salatamıza...
Zira konu lokumlu kurabiyeydi şimdi nerden çıktı bu salata da demeyelim;; şirketten efendim şirketten...;)))

Bu salata çok konuşulacak zira yedikçe yiyesim geliyor mülahazası bu tür tatlardan ortaya çıkıyor...
Az kelam çok iş deyip tarife geçmeli...
Malzemeler:
*1 Paket kus kus makarna
*1 bağ dere otu
*3-4 adet kırmızı salçalık biber
*5-6 adet yeşil soğan
*Haşlanmış mısır
*Kornişon turşu
*Zeytin yağı
*Nar ekşisi
*tuz
Hazırlanışı: Makarnamız tuz , zeytin yağı ile haşlanır ve soğumaya bırakılır ardından tüm malzemeler doğranır ve soğuyan kuskusumuza ilave edilir sırasıyla; tuz, nar ekşisi(ekşi severler biraz da limon suyu ilave edebilir) ve zeytin yağı ilave edilir ve bir güzel karıştırılır...
Tuzlu hamur işlerimizin yanına oya gibi işlenir vesselam...
Muhabbetle dostlar...;)
Kalpler her dem rikkatli ve ateşperver olmalı diye düşünüyorum... Zira taşıdığımız kalp ise eğer...
Umursamalı her zerreyi deli gibi ve de fer gibi...
kaale almalı her mefhumu, özenmeli her işe...
İş ki nihayetlendiğinde bal tadında bir rahiya bıraksın gönüllere ve de sinelere...
veeee keşke dememek için...
“Keşke”nin panzehiri “İyi ki”dir.
İlki ne kadar pısırıksa, ikincisi o denli yiğittir.
“Keşke”, çoğunlukla bir “ahh”la kopup gelir ciğerden… Esefler, hayıflanmalar, yerinmeler sürükler peşinden…
“İyi ki” ise, muzaffer bir “ohh”la büyür; cüretiyle öğünür.
“Keşke”li cümlelerde nasıl yaşanmamışlığın, yarım kalmışlığın o ezik tuzu kuruluğu varsa, “iyi ki”lilerde de göze alabilmişliğin, riske girebilmişliğin, tadına varabilmişliğin mağrur yaraları kanar...
İyi ki yapabilmişim diyebilenlerden olmak ümidiyle...♥♥♥
Turkish delight...
Lokum bizler için bir ritüel tatlıdır asırlardır...
Türk kahvemizin keyfi onsuz çıkmaz...
Mevlütlerimiz onsuz aslaaa olmaz...
Öyle ki yapmış olduğumuz et yemeklerinde teşbih olarak bile onun adı zikredilir temsil misal; ette lokum gibi pişmiş arkadaş;) gibi...

Hal böyle olunca bendeniz 7 yıllık yemek bloğuma farkettim ki hiç lokumlu tarif koymamışım zaman bu zaman deyip sıvadım kolları veee yapınca hiç pişman olmıyacağınız bir tarifi sundum sizlere...
Malzemeler:
*250 gr. tereyağı
*1 çay bardağı sıvı yağ
*1 yumurta sarısı
*1 su bardağı pudra şekeri
*1 paket kakaolu yahut sade krem şanti
*5 su bardağı un
*1 paket kabartma tozu
*1 paket vanilya
*Sade lokum(ortadan ikiye bölerek kullanabiliriz)
*Arzuya göre üzeri için pudra şekeri
Hazırlanışı:Oda ısısında bırakmış olduğumuz tereyağımızı ve sıvı yağımızı bir kaba alalım; krem şanti ve pudra şekeri eşliğinde krema kıvamına getirelim ardından yumurta sarımızı ekleyip tekrar yoğuralım. Un, kabartma tozu ve vanilya ilavesi yapalım;elimize yapışmayacak hale geldiğinde lokuma orantılı parçalar koparıp elde açalım içine sade lokumumuzu itinayla yerleştirip yağlanmış tepsiye dizelim veee önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında un kurabiyesi tarzında pişirelim.
Sıcak bir türk kahvesi ve eşsiz bir dost muhabbetiyle ikram hazzını yaşayalım vesselam...;)

Gelelim süpriz salatamıza...
Zira konu lokumlu kurabiyeydi şimdi nerden çıktı bu salata da demeyelim;; şirketten efendim şirketten...;)))

Bu salata çok konuşulacak zira yedikçe yiyesim geliyor mülahazası bu tür tatlardan ortaya çıkıyor...
Az kelam çok iş deyip tarife geçmeli...
Malzemeler:
*1 Paket kus kus makarna
*1 bağ dere otu
*3-4 adet kırmızı salçalık biber
*5-6 adet yeşil soğan
*Haşlanmış mısır
*Kornişon turşu
*Zeytin yağı
*Nar ekşisi
*tuz
Hazırlanışı: Makarnamız tuz , zeytin yağı ile haşlanır ve soğumaya bırakılır ardından tüm malzemeler doğranır ve soğuyan kuskusumuza ilave edilir sırasıyla; tuz, nar ekşisi(ekşi severler biraz da limon suyu ilave edebilir) ve zeytin yağı ilave edilir ve bir güzel karıştırılır...
Tuzlu hamur işlerimizin yanına oya gibi işlenir vesselam...
Muhabbetle dostlar...;)
31 Ekim 2011
Milföylü tatlı...;)
Sarı gazeller ayaklarımın altında çıtırdarken an be an; gülüşün gelir aklıma her zaman, bırakır gider mi has olan? sende mi vefa bende mi vefa? olduğu kadar be!!! hoş gel yanıma sefa...;)
Zamanın deruhte ettiği yollarda kimi zaman koşmaca, kimi zaman mola...
Hayat bu!!! bir yıl 40 saniye idrak edene...
Sancılı günler, hüzünlü dünler, umutlu yarınlar diyelim ve geçelim tarife inceden...;)
Muhabbet gönlümün dostları!! bilirim havalar yorgun, havalar bitkin ruhunu yansıttı ruhlara lakin beni bu güzel havalar mahvetti diyen Orhan veli ruhuyla toparlanmalı gelmeli sadete...
Malzemeler az olsun, öz olsun, uğraştırmasın pratik olsun, hemen misafir önüne çıksın diyenler blog başına buyursun...;)
Malzemeler:
Hamuru için;
*1 paket milföy hamuru
*yapıştırmak için yumurta akı
Kreması için;
*yarım l.t süt
*yarım su bardağı un
*yarım paket 125 gr tere yağı yahut margarin
*2 yumurta
*1 paket vanilya
*1 çimdik tuz
sosu için;
*Herhangi bir meyve özü( ben bahardan hazırlamış olduğum çilek püresini kullandım)
Hazırlanışı;2 adet milföy alalım birini bir boy bardakla şekillendirelim diğerini de bir boy küçük bardakla şekillendirdikten sonra ortası delik halde yumurta akıyla yapıştıralım... içine; süt, un, yağ ve şekerden müteşekkil hazırlamış olduğumuz kremayı( malzemeler her biri tencerede buluşur ve pişirilir ocaktan aldıktan sonra yağ ve yumurta hızla mikserle çırpılarak kremaya yedirilir ve ılıtılır)koyalım ve son olarakta nişasta, şeker ve suyla kıvam verilen sosumuzu (hazır soslardan da kullanabilirsiniz) da dökelim... nane yaprağımızı ambiyansa dahil edelim ve ikrama gönderelim...;)
Afiyet olsun hüzün gönlümün nadide dostları...;)
03 Ekim 2011
Vişneli tatlı...;)
Sonbahar mı hüzüne gebe? Hüzün müdür sonbaharı hisli kılan...
Hisler aynasında dolaşırken an be an, kurulur gönül tahtına tahterevan..;)
Yol almak için çıkılır ya hani!!! Güzergahta dostlarla çay muhabbeti... Samimiyet, paylaşım ve de ilgi; ilaç gibi gelir kalmaz fendi...;))
Ruhun açılımı bu olsa gerek...
Hazır ruhumu açmışken sevgili muhabbet gönlümün nadide dostları!!! Geliniz aş edelim, pişirelim, sunalım; hayatımız lezzetlensin, aş bahane olsun, hem midemiz hem gönlümüz doysun...;)
Vişneli tatlımızın malzemeleri:
*1 su bardağı süt
*1 su bardağı irmik
*1 adet yumurta
*kabartma tozu
*1 çorba kaşığı şeker
*1 su bardağı
*yarım çay bardağı mavi haşhaş
*yarım k.g tuzsuz lor.
kreması için;
*1 lt. süt
*5 yemek kaşığı şeker
*5 yemek kaşığı un
*1 tatlı kaşığı tuzsuz tere yağı
*vanilya veya damla sakızı( ikisi de çok yakışıyor)
*süslemek için dondurulmuş vişne taneleri...;)
Şerbeti;
*500 gr. şeker (yaklaşık 3 su bardağı yapıyor)
*3,5 su bardağı şeker (ben buçuk yapıyorumki buharlaşma paYı bırakıyorum şerbette;)
*Bir kaç damla limon suyu
HAZIRLANIŞI1.:Önce şerbeti kaynatalım ve soğumaya bırakalım...
2.Yumurta, şeker ve süt çırpılır akabinde irmik,lor, kabartma tozu, vişnelerimiz ve haşhaşımız ilave edilir ve önceden ısıtılımış 180 derecelik fırına gönderilir...;)
3. fırından çıkan tatlımız şerbetle buluşturulur...
4.süt, şeker ve un pişirilir içine kaynamaya yakın; Tereyağı, damla sakızı ilave edilir ( bir çimdikte tuz denge için) ve mikserle yoğun çırpılıp tatlımızın üzerine boca edilir... üzeri süslenen tatlımız görücüye ve lezzete hazırdır efendim afiyet olsun...;)
muhabbetle...
14 Ağustos 2011
GRANÜL KAHVELİ MUFFİN...;)
Selam gönül dostlarım! Hepinize ayrı ve içten Hayırlı Ramazanlar olsun dileklerimi iletiyorum...
Gerçi Ramazan ayını da yarıladık ama geç olsun güç olmasın babından mini bir paylaşım...;)
Buyurunuz efendim...
Malzemeler;
♥3 adet yumurta
♥1 su bardağı toz şeker
♥1 su bardağı sıcak süt
♥1 su bardağı sıvıyağ
♥2,5 su bardağı un ( kıvam akışkan olucak...Az yada çok gelirse; kıvamı baz alınız... Teşekkürler )
♥6 tatlı kaşığı granül kahve
♥1 paket kabartma tozu
♥1 paket vanilya
♥1 yemek kaşığı kakao
Hazırlanışı;
Sıcak sütün içine kahveyi ekleyip karıştırın, soğuması için bekletin.
Derin bir kaba yumurta ve toz şekeri alıp köpürene dek çırpın.
Sıvıyağ ve kahveli sütü ilave edip çırpmaya devam edin.
Un, kabartma tozu, kakao, vanilyayı ekleyip kaşıkla birkaç kez karıştırın...
Kağıt yahut metal topkek kalıplarımızı yağlayın ve hamurumuzu her birine itinayla paylaştırın (her biri üzerinde 1 parmak boşluk olmasına dikkat etmekte fayda var)
180 derecelik fırında 15- 20 dakika kadar pişirin...♥
Etrafa mis gibi yayılan granül kahve kokusu komşuları başınıza toplamaya yeterli olucaktır...;)
Hazır muffin kıvamında ve lezzetinde... kesinlikle en kısa zamanda denemelisiniz...;)
Afiyet olsun...
Muhabbetle...♥
17 Haziran 2011
Nişastalı, limonlu, yazlık kek...;)
Muhabbet gönlümün nadide dostları!!!
Ev perisi, evini terkeylemeden önce sizlerle; yani denemiş olduğu, tam yazlık diyebileceğimiz bir kek tarifini paylaşmak istiyor kabul buyurunuz lütfen...;)
Yazın çardak altı muhabbetlerinize bir güneş gibi doğacak olan bu keki denemenizi ve sevdiklerinizle doyumsuz saatlere katık etmenizi sevgiyle tavsiye ederim...
Malzemeler;
*1 kutu nişasta (200 gr. oluyor sanırım)
*3 adet oda ısısında yumurta
*1 su bardağı şeker
*1 adet limon kabuğu rendesi
*yarım limonun suyu
*1 su bardağından 2 parmak eksik sıvı yağ
*kabartma tozu
Hazırlanışı;Bir adet kek çıprma kabı alınır ve yumurtalar itinayla kırılır akabinde şeker ilave edilir ve her zaman olduğu gibi yumurta ve şeker ikilisi bir güzel köpürtülür sonrasında sıvı yağ ve limon suyu tekrar çırpma işlemi... Nişastamızın kabartma tozu ile birlikte boca edilip limon kabuğuyla buluştuktan sonraki harmanlama ve pürüzsüs bir boza kıvamına gelinceye kadar çırpılması...;)
İşlem tamam olduktan sonra yağlanmış, unlanmış kek kalıbına dökülüp önceden ısıtılmış 175 dercelik fırında yaklaşık 30-35 dakika pişirİlmesi ( fırın kapağını sakın açmayıNNN !!!)
Dipnot: kekimizin hamuru biraz likit olucaktır paniğe gerek yok zira sonuç mükemmel!!!;)
Servis;Şık bir kek servis tabağında limon ve nane muhteşem ikilisiyle süsleme ve sunum...;)
Not: Sevgili muhabbet gönlümün nadide dostları müsadeniz olursa şayet bu tarifimi lokalimizin asil müdüresi Filiz hanıma armağan ediyorummmm...
Malum bugün okullar tatil!!!
Başta emektar öğremenlerimize, öğrencilerimize vede cefakar velilerimize;
Tail öncesi gönül bahçemden derlemiş olduğum tüm mehasinleri sunar ve sevdiklerinizle huzurlu, DOLU DOLU günler dilerim...;)
Postumuzu bugün özelliklede çocuklarımıza kulağa küpe babından bir paylaşımla nihayetlendirmek isterim...
ANI YAŞAYIN ÇOCUKLAR!!!;)
Henüz vakit varken tomurcuklarını topla.
Zaman hala uçup gidiyor. Ve bugün gülümseyen bu çiçek,
Yarın ölüp yok olabiliyor..ANI KAVRAYIN..
Hepimiz solucan yemi olacağız arkadaşlar.!
BUNA İSTER İNANIN, İSTER İNANMAYIN..
Her birimiz bir gün nefes almayı kesecek ve öleceğiz.
Şimdi öne doğru bir adım atın. Ve geçmişten gelen yüzleri inceleyin.
Onlara daha önce ciddi olarak bakmadınız.
Sizden pek farklı değiller. Aynı saç modeli,
Tıpkı sizler gibi hormonlara sahipler.
SİZLER GİBİ YENİLMEZ HİSSEDİYORLAR.!
Dünya onlar için bir istiridye.
Çok büyük şeyler başaracaklarına inanıyorlar.
Sizler gibi gözleri umutla dolu.
Peki yapabileceklerini yapmak için yaşamaya acaba çok geç mi başladılar.?
Çünkü bu oğlanlar çiçeklere gübre oldu.
Ama eğer dikkatle dinlerseniz size fısıldadıklarını duyarsınız.
Yaklaşın..Dinleyin.! Duyuyor musunuz.?
ANI YAŞAYIN ÇOCUKLAR..
HAYATINIZI OLAĞANDIŞI YAPIN..!
-N.H.Kleinbaum-
MUHABBETLE...;)
14 Haziran 2011
Meyve soslu, şantili, bisküvilii tatlı ( seher yeli...;)
Canınız tatlı mı çekti? lakin vaktiniz mi yok...İşte kısa zamanda yapıp afiyetle yiyebilceğiniz bir tatlı...
Tarif için sevgili komşum Seher'e teşekkürler...;)
Bundandır sebep tatlımızın adını seher yeli koymak istedim...;)
Malzemeler;
*1 paket petibör bisküvi(kakaolu yahut sade tercih size kalmış;)
*1 paket krem şanti
*1 paket meyveli sos
*1 su bardağı süt
*Yarım kg. kadar taze çilek
*Bisküvileri ıslatmak için yeterli miktarda süt...
*veee bu tarz tatlılarımızın olmazsa olmazı süsleme bitkisi NANE!!!;)
Hazırlanışı; Öncelikle soğut sütümüzle krem şantimizi hazırlıyalım akabinde cam bir tepsiye petibör bisküvilerimizi süt ile ıslatıp dizelim ve üzerine krem şantiyi itinayla yayalım ve bu hal, bir sıra ıslatılmış petibör, bir sıra krem şanti şeklinde nihayetlensin lütfen...;)Temizlenmiş ve ince kesilmiş çileklerimiz en üste döşenir...Son olarakta 1 paket meyveli sosumuz hazırlanıp üzerine dökülür ve soğuması için buzdolabına gönderilir...;)
Henüz havalar ısınmamış olsada bizler en azından bu tarz tatlıları tüketerek yaz havasına girelim ha ne dersiniz?...;))
Postumuzu CARVANTES'iN ölümsüz eseri DONKİŞOT'TAN bir replikle bitirelim...
Hayatım bir anlam kazansın istedim, yatakta can vermek istemedim ve bu ateşten gömleği ben gönüllü giydim.
Gerçek hayatı kazanmanın, ten sevdasından geçmekle olacağını kimseye anlatamadım.
Kutsallarım çiğnenmiş, bencillik almış yürümüş; başkaları için yaşamak unutulmuş ve duyarlılık sinelerden kovulmuş, hal böyleyken ben nasıl çıldırmayayım Rosinante?
Koş Rosinante! Fethedilecek daha çok kale var, koş!
Muhabbetle...
08 Haziran 2011
Panna cotta...;)

Önce görsel şölen; sonrasında içgüdüsel şölene eşlik...;)
Yarınlar güzel olacak...
Yarınlarda yeni paylaşımlar hayatımıza tat katacak...
Beni izlemeye devam edin dostlar...;)
İşte beklenen TARİF!!!
ARİF olana tarif ne gerek diyenler...Tarifi benden, tarzınızı ve yorumunuzu katmak sizden...;)
İtalyan pudingi olarakta bilinen zat-ı şahaneleri malzemeleriyle karşınızda arz-ı endam etmekte...;)
MALZEMELER;
*Yarım çay bardağı süt
*1 tatlı kaşığı toz jelatin(aktarlarda bulabilirsiniz)
*1 paket krema
*3 yemek kaşığı pudra şekeri
* 1 paket vanilya
HAZIRLANIŞI;
Küçük bir kapta süte jelatini ekleyerek eritelim akabinde kremamızı bir süt tenceresinde şeker ile kaynatalım, kaynama sonrası erittiğimiz jelatini şekerli kremamızla buluşturalım son olarakta vanilyamızı ekleyelim ki aroması baskın karakter olsun...;)))
Pişirdiğimiz pratik İtalyan tatlımızı suyla ıslatmış olduğumuz şekilli cam kaselere koyalım ve donması için kendisini buzdolabına gönderelim...
Veee sunum!!!
Donan panna cotta'larımızı servis tabağımıza ters çevirelim ve arzu ettiğimiz bir sos, meyve parçacıkları eşliğinde gurme gönüllere ifşa edelim ne dersiniz?;)
Not: Bendeniz aslında yazdan hazırlamış olduğum kırmızı erik sosumu kullanıyorum...
Hazırlanışı gayet basit...
Şeker ve ayıklanmış eriklerimi bir güzel kaynattım ve mini pet şişelere koyup dipfrizimde sakladım gerektiğinde çıkarıp, erimeye yakın pasta ve bu tarz tatlılarımda kullanıyorum ve çooooook rahat ediyorum...;)
Zaman zaman ise hemde bu zaman ise; hazır paket alıp pişridiğim böğürtlen sosumu kullandım...;)
Afiyet, bal, şeker...;)
Sevgi nizaya beş çeker sloganımızla aranızdan yeni bir tarifimize kadar ayrılıyoruuummm...;)
muhabbetle...
22 Mayıs 2011
Tarçınlı, cevizli kurabiye...;)

Yoğun istek üzerine yine yeni yeniden Tarçınlı boncuklar tarifimiz gündemde...
Tarifimize burdan ulaşabilirsiniz...;)
Kolay gelsin...;)
muhabbetle...
10 Mayıs 2011
KATMER;)
Gaziantep'li muhabbet gönüllüsü dostlara selam olsun yine yeni yeniden zira pek mühim bir lezzetle tanışmama vesile oldu kendileri...
Böyle bir lezzet ne görüldü ne duyuldu...
BENCE EFSANE OLARAK DİLLERDE ADI VE TADI PELESENK KALDI...;)
Can dostlarım!!!
Gezi programlarının müdavimi olan bendeniz yine bir hafta sonu ve yine bir gezi programının içine düşmüş seyran ederken, nicedir denemek istediğim bir lezetle karşı karşıya gelme şerefine nail oldum...
Oleeeeeeey nidalarıyla çöl ortasında serap görmüş bir bedevinin, gördüğünün serap değilde gerçek olduğunda ki tarifi mümkün olmayan sürurunu yaşadım ve kolları sıvadım işe koyuldum...eee tabiki de öncelikle malzeme gerekliydi; bende gittim ve gereken elzem malzemeleri tedarik ettim...
Programda yufka şahsen bizzat elde ve ince açılmıştı lakin bendeniz pratik olsun istedim ve zat-ı şahanelerini hazır yufka ile denemek ve sizlere sonucu bildirmek istedim...
Sonuç tam istediğim gibiydi yani mikemmel ötesi...;)
İşte tarif...
Malzemeler:
*1 adet yufka
*200 gr. kaymak
* kızartmak için tereyağı(250 gr. kadar)
Şerbeti için:
2 su bardağı su
* 1,5 su bardağı şeker
süslemek için;
*Antep fıstığı
*Pudra şekeri
HAZIRLANIŞI:
Şerbet kaynatılır ve soğumaya bırakılır akabinde yufka açılır içine süt kaymağı itinayla döşenir ve dörde katlanarak kızdırılmış tereyağı deryasında kızartılarak servis tabağına alınır üzerine soğumuş şerbetimiz, pudra şekerimiz ve antep fıstığımız ilave edilir, dilimlenir ve ağız sululuğu yapan ifadelere arz-ı endam ettirilir...;)
Vay efendim Gazinatep'e gidemedik, yiyemedik, canımız çekti demeyin deneyin sonucu görün...;)
Afiyet verilen bedenlere, bal olsun...
MUHABBETLE...;)
01 Mart 2011
Kozalak şöleni...;)
Selam dostlar!
Uzun bir süredir bloklarımıza giremiyoruz malumunuz vechile...
Bazı ağ bağlantılarından bağlanırken bazılarından bağlanamıyoruz bendenizde gitmiş olduğum kurslarımın bilgisayar salonundan sizlere ulaşmak istedim...
En azından merakla beklenen kozalak şöleni bağlantımızın tarifini verelim değil mi ama?;)
Buyurunuz efendim...
Malzemeler:
*1 paket 250 gr.lık mısır gevreği
*7 adet metro çikolata
*Yarım paket kadar margarin yahut tereyağı
*Yağlı kağıt
*Büyük boy limon sıkacağı
Hazırlanışı:
Bir adet süt tenceresi alınır içine katı yağımız ve metrolarımız ilave edilir ve orta ateşte eritilir akabinde derince bir kaba mısır gevreklerimiz dökülür ve eritmiş olduğumuz yağlı ve çikolatalı karışımla buluşturulur...
Ara vermeden büyük boyda limon sıkacağı alınır ve arka tarafına (limon sıkılan yerin hemen altına ) karışımımızdan koyulur ve şekil verilerek çıkarılır: yağlı kağıt üzerine dizilir ve soğumaya bırakılır, soğuyan kozalaklarımız kahve yahut çay eşliğinde sunuma hazır hale getirilir...
Gözlere şenlik şık bir sunumla; kahve yahut çay keyiflerinizi şenlendirmek isterseniz şayet deneyin isterim...;)
AFİYET, BAL, ŞEKER... MUHABBET GÖNLÜMÜN KOZALAKLARI...;)))
24 Şubat 2011
KALBURA BASTI...;)
Muhabbet gönlümün, ruhuma serenad yapan dostları!!!
Ev perisi sizler için ilk kez bir yarışmaya katıldı veeee bir madalya aldı...;)
İç anadolu yöresel yemekler; tatlı kategorisinde 3. cülük...
Fırsatlar; kişi hazır olursa gelirmiş...(Nuran hocamın kulakları çınlasın, kendisi Ebru hocam olur...;)
Sanırım gün bugündü ve o günde; tüm geçmiş bereketli günlerin vefası, emeği, coşkusu ve de gönül sızısı her biri ayrı kategoride lakin bu sefer YÜREKTE yaşandı...;)
Bu ödülü almamda; yüreğiyle emeği geçen, öncelikle siz değerli yemek gönüllüsü dostlarıma akabinde de aileme sonsuz teşekkürler...;)
Ayrıca değerli jüri üylerimiz; Ankara aşçılar fedarasyonundan iki uzman aşçı,3 değerli dernek başkanımız ve televizyonların samimi ve sıcak yüzü; Elif Kormazel'e; gurmeliklerinden ve puanlarından dolayı müteşekkir olduğumuzu da belirtelim...;)
Konya Aksaray'da kalbura bastı, Sivas'ta kalbura bastı ve Eskişehir'de cevizli tatlı ismiyle; NâM-I yürüyen İşte o tarif!!!;)))
Kalbura bastı malzemeler;
*250 gr. tereyağı yahut margarin(oda ısısı)
*1 çorba kaşığı yoğurt
*1 çorba kaşığı zeytin yağı
*3,5 su bardağı un
*1 adet yumurta
*1 paket kabartma tozu
*1 paket vanilya
*1 çimdik tuz
içi için;1,5 su bardağı Ceviz içi,1 çay kaşığı tarçın,1 kahve kaşığı(silme) tereyağı.
Şerbeti;
*4 su bardağı şeker
*4,5 su bardağı su(kaynarken her zaman buharlaşma payı verdiğim buçuk;)
*1/4 limon suyu
Kaynatalım ve yoğunlaşmaya yakın limon suyumuzu ilave edelim, bir kenara soğuması için bırakalım...;)
HAZIRLANIŞI;Öncelikle; oda ısısındaki yağımızı ve unumuzu bir güzel birbiriyle kaynaştıralım akabinde yumurta, yoğurt, zeytin yağı, vanilya, kabartma tozumuzuda ilave edip bir güzel kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edelim...
Bir kenarda ve bir tavada, fındık kadar tereyağımızda ,ceviz içimizi aromalandıralım , ocaktan alalım içine 1 çay kaşığı kadar tarçınımızı ilave edelim ki aroma tavan yapsın...;)))
10 dakika nemli bez örterek dinlendirdiğimiz hamurumuzdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elimizle açalım, içine cevizli harcımızdan ilave edelim ve bir rende aparatından yardım alarak şekillendirelim (ben rendemin üzerinde parça hamurlarımı açtım ve içine malzememi koydum ve kapatırken hafif bastırarak şekil verdirdim)
Yağlanmış tepsimize, hamurcuklarımızı sıra sıra midyeler misüllü dizelim ve önceden ısıtılmış fırınımızda 20-25 dakika pişirelim hatta pişmeye yakın fırınımızın ayarını 200 dereceye çıkaralım ve tatlı adaylarımızın üzerilerinin kızarmasını sağlayalım.
Pişen tatlılarımızı soğuk şerbetle derin bir kapta buluşturalım ki şerbetini iyice çeksin ve üzerileri kuru kuru kalmasın...(işte püf noktası!!!;)
Ara ara alt üst ettiğimiz neffis iç anadolu yöresi tatlımız kalbura bastı damağınıza lâyık bir konumda emrinize amâdedir efendim...;)
Afiyet, bal, şeker...
muhabbetle...
10 Şubat 2011
ÇITIR KURABİYE...;)

Sefalara doğru çıkılan yolculuklarda, inci toplamayı adet edinmiş, Zamanı; kıymeti ölçüsünde kullanan değerli zamanperest dostlarıma iltifaten sunulur...;)
Malzemeler;
*3 yumurta
*yarım paket tereyağı yahut margarin
*1 su bardağı toz şeker
*1 paket vanilya
*1 paket kabartma tozu
*Ele yapışmayacak kıvama gelinceye kadar mısır nişastası
Üzeri için;
*Nutella
*Mısır gevreği
HAZIRLANIŞI;Derince bir kabın içerisine yumurtamız, yağımız ve şekerimiz alınır ve mikser yardımı ile şekerimiz eriyinceye kadar çırpılır ardından mısır nişastamız,kabartma tozumuz , vanilyamız karışıma ilave edilir, taaaaaki ele yapışmayacak kıymette bir hamur elde edilsin...;)
Elde edilen hamurumuz bir merdane yardımıyla ve çok ince olmayacak bir ölçüde açılır ve istenilen şekilde(bardakla yahut kalıp yardımı ile) kesilir ve yağlı kağıt koyduğumuz tepsiye dizilir.175 derecelik, önceden ısıtılmış fırında 25-30 dakika pişirilir.
Pişen vede oda ısısına gelen kurabişlerimiz nutella ile kaplanıp üzerine mısır gevreği ilavesiyle şenlendirilirse, şenlendirme kategorisinde, sanırım bu tarifimizle Hüsnü'ye fark atarız...;)))
Tarifimiz için Kurs arkadaşımız Emine'ye çok teşekkürler...;)
Beş çaylarında, efsunlu sohbetlerde hemhal olan dizelerde;lezzet molası...;)
Muhabbetle...
30 Ocak 2011
Mavi haşhaşlı, şerbetli tatlı...;)
EfendiiiiiiiiiiiM!
2010 yılının en gözde tatlılarından olan mavi haşhaşlıyı denemek bugüne kısmetmiş...;)
Dedim bir de ev perisi usuluyle olsun...;)
Sıvadım kolları girdim mutfağıma...
Kattım yorumumu lezzete ek olarak, sizler yorumlayın diye...
Hadi sizlerin kalemine; bendenizin de ellerime sağlık olsun...;)
Malzemeler;
*3 adet yumurta
*3 yemek kaşığı yoğurt
*4 Türk kahvesi fincanı şeker
*6 Türk kahvesi fincanı un
*1 paket kabartma tozu
*1 paket vanilya
*1 adet limon rendesi
*2 Türk kahvesi fincanı mavi haşhaş(arzuya göre miktar arttırılabilir...;)
Şerbeti;
*15 fincan su
*10 fincan şeker
*yarım limon suyu(kaynamaya yakın)
Hazırlanışı;1.Aşama;Arkadaşlar öncelikle şerbetimizi kaynatıp bir kenara alalım ki soğusun zira şerbetimiz soğuk tatlımız sıcak olursa daha garantili bir sonuç elde edilir...;)
2.Aşama;Oda ısısındaki yumurtalarımız şekerle bir güzel çırpılır akabinde yine oda ısısındaki yoğurdumuz ilave edilir tekrar çırpılır son olarak unumuz, kabartma tozumuz,mavi haşhaşımız ve vanilyamız ilave edilir ve tekrar çırpılır işleM tamam...;)
*180 dercelik, önceden ısıtılmış fırında 35-40 dakika pişirilir ve şerbetle buluşturulur...;)
* Üzeri için;
1 su bardağı soğuk süt ve 1 paket krem şanti çırpılır içine 2 yemek kaşığı labne peyniri ilave edilir ve takrar çırpılır veee tezyin malzememiz müzeyyen olmaya hazır ve de nazır...;) tabi letaifiyle hikayeye renk katacak olan nane yapraklarını da unutmayalım lütfen...;)
Bir fincanlık hatırı olanlarla, acıyı tatlıya katık ederek, lezzete yolculuk diliyorum meşakkatsiz vede huzurla...;)
Afiyet olsun...;)
Çok hoşuma giden bir anektodu tatlıyla güzel gider düşüncesiyle paylaşmak istedim kabul buyurunuz lütfen...;)
Bir bilgeye sormuşlar:
"Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz?
"Terzimi severim,..." diye cevap vermiş.
Soruyu soranlar şaşırmışlar:
"Aman üstad, dünyada sevecek o kadar çok kimse varken terzi de kim
oluyor?
O da nereden çıktı? Neden terzi?"
Bilge, bu soruya da şöyle cevap vermiş:
"Dostlarım, evet ben terzimi severim. Çünkü ona her gittiğimde,
benim ölçümü yeniden alır. Ama ötekiler öyle değildir. Bir kez benim
hakkımda karar verirler, ölünceye kadar da, beni hep aynı gözle
görürler.;)
Muhabbetle...
09 Ocak 2011
Zeytin ezmeli çörek...;)
Ben bu mayalı hamuru bir türlü tutturamıyorum, olmuyor diyen dostlarıma...
Artık tutacak!
Artık olacak!
O sıkıntılı, hüzünlü günler geride kaldı...;)
Zira vardır bir püfü onuda verir fifi...;)))
Malzemeler;
*2 bardak ılık süt
*1 su bardağı sıvı yağ
*1 paket yaş maya
*1 tatlı kaşığı şeker
*1 tatlı kaşığı tuz
*1 adet yumurta
*aldığı kadar un
üzeri için;
*susam, çörek otu
*yumurta sarısı;)
İç malzemesi;
zeytin ezmesi
Hazırlanışı;
Göz kararı unumuzu derince kabın içerisine koyup ortasını açalım sırasıyla önce yaş mayayı ve ılık sütü buluşturalım ve eriyinceye kadar harmanlayalım sonrasında yumurta, sıvı, yağ, şeker ve tuz ilavesiyle önce ortayı sonra kenardan unumuzu da alarak harmanlama işlemine devam edelim, ele yapışmayacak şekle gelene kadar un ilavesi ile bir güzel yoğuralım. Yoğurulan hamurumuzun üzeri nemli bezle örtülüp 1 saat mayalandırılır.1 saatin sonunda mayalanan hamurumuz sıvı yağ ve el yardımıyla şekilde görüldüğü üzere açılır ve içine zeytin ezmesi sürülür akabinde rulo yapılır ve yağlanmış tepsiye dizilir tabii üzeri için yumurta sarısı ve susamı da unutmayalım.;)
1 saat kadar da tepside(işte buda püfü;) mayalandıracağımız hamurumuz artık fırına girmeye aday haline gelmiştir kolay gelsin...;)
Hamur işlerinin vazgeçilmezi, sofraların nazlı gülü mayalı poğoça karşınızda arz-ı endam etmekte...
Afiyet, bal, şeker...
muhabbetle...
30 Aralık 2010
Nar'dan gelen güzellik...;)
Dediler zamanla azalırmış sevgiler olsun bana sizinle geçen günlerim yeteeeeeeeeer! Deyip sunumuma başlıyayım istedim...;)
Tüm muhabbet gönüllüsü dostlarımın Yeni yılını en samimi duygularımla kutlar klasik olarak devam eden dizelerimle yani; sağlık, huzur ve itminan dilerimmm;)
Duydum ki yeni yıl gecesi kapıda nar patlatmak o yılın bereketli geçmesi için yapılan bir adetmiş;) Eee bizde adeti pastaya dökelim dedik hem lezzet alalım hemde bereketlenelim ha ne dersiniz?;)))
Malzemeler:
Pandispanyası için;
*4 adet yumurta
*1 su bardağı toz şeker
*1,5 su bardağı kadar un
*1 paket kabartma tozu
*1 paket vanilya
Kreması için:
*1 lt. süt
*1 su bardağı un
*1 su bardağı şeker
*Vanilya yada damla sakızı
*1 adet yumurta
*1 kaşık tereyağı
Hazırlanışı;
1.Aşama pandispanya hamuru;
Oda ısısındaki 4 yumurtamızı şeker ile bir güzel çırpalım akabinde elenmiş unumuzu yavaş yavaş ilave edelim çırpmadan kabartma tozumuzu da koyalım ve tekrar çırpalım. aroma anlamında vanilyamızıda ilave ettik mi işlem tammamdır,tercihen yuvarlak bir borcam yada teflon kalıpta, önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişirelim.
Fırından çıkan ve hafif ılımaya bıraktığımız pandispanyamızı ortadan ikiye keselim ve hazır yada kendi elde ettiğimiz nar suyu ile ıslatalım.
2.Aşama Kreması:
Sütümüzü, unumuzu ve şekrimizi bir tencerye alalım ve pişirmeye başlıyalım sonra vanilya yahut damla sakızımızla tatlandıralım ocaktan allaım ve içinde 1 adet yumurtamızı kırıp tereyağınıda ilave edip mikserle önce yavaş sonra hızlı devirde çırpalım ve işte şahane kremamızda hazır hal geldi...;) E geriye ne kaldı tabiki de süsleme!!!!
Bitter çikolata, ceviz içi, nar taneleri, muz dilimleri ve hindistan cevizi eşliğinde pastamızı süsleyip işimizi bugünlük yarınlara inat bitirmiş gibi yapalım;)))
Pasta canavarı yiğenim sanırım lezzetin resmi olmuş ha ne dersiniz?;)))
Muhabbetle...
16 Aralık 2010
HURMALI KURABİYE;)
Selam dostlar!
Hangimiz sevmedik çılgınlaaaaaaar gibi? derken tabiki de hurmadan bahsediyorum;)
Sevmeyenimiz yoktur diye düşünerek bugün sizler için neffis, ağızda dağılan, lokum tadında kurabişler hazırladım...
Buyurunuz önce temaşa ediniz akabinde deneyiniz ve lezzetini test ediniz;)
MALZEMELER;
*1 adet yumurta
*yarım paket tereyağı yahut margarin( keyfe keder)
*1 granül kahve fincanı pudra şekeri
*yarım paket vanilya
*yarım paket kabartma tozu
*2 su bardağı kadar un( unun cinsine göre en iyisi aldığı kadar diyelim)
*Hamurumuz daha yumuşak bir kıvamda olsun derseniz şayet 1 kaşık yoğurt ilave edebilirsiniz.
*Bendenizin istediği ağızda dağılan usul olduğundan koymayı münasip görmedim;)
İçi için;
*Küp küp doğranmış hurma
*ceviz içi
Hazırlanışı;
Derince bir kaba yumurtamızı ve pudra şekerimizi alıp bir güzel çırpmalı akabinde yağımız ilave edilmeli ve tekrar çırpmalı... Bilindiği üzere unumuz, kabartma tozumuz, vanilyamız itinayla ilave edilir veeee alet terkedilerek el işleterek yoğurma babından işlemimiz tamamlanır.
Elde ceviz büyüklüğümü desem yoksa mandalina mı desem bilemediğim hamurumuzdan koparılır ve açılır; iç harcımız koyularak top şekli verilir , yağlanmış tepsimize dizilir. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 20-25 dakika (beyazımsı kalsın istenilir) kadar pişirilir veeeee pudra şekeri eşliğinde servise amade hale getirilir...;)
Afiyet, bal, şeker...
Herkeşlerin canı çeker...
Bu muhabbet burada biterrr...;)
12 Aralık 2010
Seçme ve seçilme hakkımızın yıldönümü anısına...;)

ATAMIZA SAYGIYLA...
Kadın şiir gibidir!
Okunmak ister...
Harf harf, kelime kelime, cümle cümle...
Her satırında ayrı bir mana, her satırında ayrı bir gizem...
Kimi zaman duygusal bir kaos,
Kimi zaman yaralarınızı saracak bir merhem,
Kimi zaman hırçın dalgaların müsebbibi...
Anlamak lazım, anlamlandırmak lazım...
İlgiyle, sevgiyle , umutla yaklaşmalı ve illaki bir yerlerden başlamalı...
Nasıl ki şiiri içimize sindirmek ve haz alabilmek için vezin ölçüsünü, kelime manalarını, anafikrini idreak etmeli öyle de kadını anlamak için de onun duygu dünyasına seyehat etmeyi bilmeliyiz. Elbette bu yolculukta molalar ve de meşakkatler olacaktır lakin hedefe varıldığında şiir gibi bir KADIN yaşanacaktır...;)
Şükran Altun Battal...;)
Muhabbetle...
07 Aralık 2010
Issırgan otlu pide...;)
ıssırganın faydaları için bakınız.
Malumunuz sevgili dostlar! ıssırgan otu pek bir şifalı lakin her şekli lezzetli olmayabiliyor işte sizler için mükemmel bir fırsat! deneyin kararı kandiniz verin;)
Malzemeler;
*un(ELE YAPIŞMAYACAK KIVAM VERİNCEYE KADAR)
*su(TERCİHEN ILIK)
*tuz
Hazırlanışı;
Derince bir kaba un, ılık su ve tuz alınır bir güzel ele yapışmaz bir hamur tutulur, sonrasında yarım saat kadar dinlendirilen hamurumuzdan minik bezecikler yapılıp açılır ve içine şahane harcımızdan konulur ve kapatılır orta ateşli ocakta altı ve üstü yağlanarak pişirilir.
Şahane iç harcı;
*2 bağ kadar ıssırgan otu
*peynir(klasik beyaz peynir kullandım)
*ince doğranmış kuru soğan
*pul biber(acı sevenler)
*tuz
*karabiber
Hazırlanışı;
Yıkanan ıssırgan otlarımız ince kıyım kıyılır(hafif tuzla ovularak öldürülür) ardından soğanlarımız ince kıyım kıyılır ve şahanelerimiz; pulbiber ve karabiber, tuz ilave edilir ve bir kenara alınır.
Hafta sonu kahvaltılarınıza bir güzellik...
Afiyet olsun.
Muhabbetle...
Günün sözü; Keser gibi olma! hep bana hep bana, rende gibi olma! hep sana hep sana...Testere gibi ol! hem sana hem bana;)MEVLANA.
26 Kasım 2010
YAR bende YARA bende...;)

Harelenmiş yürek! Acılara efsunlu bir bakış atmakta… Bu bakışlar sızılardan kaçmakta…
Sevgili Üstat Necip Fazıl’ın dediği gibi; Hep yar dediklerin mi açardı yara? Bendenizde diyorum ki; yoksa sendeki YÜREK mi kara?
Çuvaldızı kendine, iğneyi başkasına! Deyip başladım kendime, özüme, içime yolculuğa…
Her durakta O çıktı karşıma!
Yollar çetrefilli, meşakkatli ve de engebeli olsa da bir tek O verdi bana hayat ve de güç!
Sağduyu, erdem, vicdanımın yapı taşları onardı yüreğimi, dumura uğramış hücrelerim yenilendi…
Açıldı kapılar ardına denk ve de saçıldı gülücükler sonsuza denk…
Sevdiklerime GÜL veremedim belki lakin gülü gülüverdim sakin…
Anladım ki sadece kabullenmeli İNSAN!
Anladım ki sadece hoş görmeli İNSAN!
Anladım ki sevivermeli İNSAN!
Değiştirmeye çalışmak ya da olana alışmak…;)
Bu gönül fakiri tecrübe etti ve deneyimle di ki ; Hiç kimseyi ve hiçbir şeyi olması gerekenden daha fazla değiştiremiyorsun…
Peki öyle olsun!!!
Olsun! Gönüller bir olmasa da ŞEN olsun.
Olsun! Doğrular bir olmasa da EĞRİ olmasın.
Olsun! Kardeşlik bir olmasa da DOSTLUK olsun.
Olsun! Renkler bir olmasa da içimiz RENKLİ olsun.
Olsun! Diller bir olmasa da NAMELER bir olsun.
Olsun! Umutlar bir olmasa da YARINLAR bir olsun.
Olsun! Kültürler bir olmasa da HOŞGÖRÜ bir olsun.
Olsun! Yollar bir olmasa da DURAKLAR bir olsun.
Hancı misali kucaklayalım herkesi! Olduğu gibi yalın ve dupduru…
Misafir edelim gönül hanemizde, hoşbeş edelim gönlümüzce…
Harflerde saklı duygular kelimelere hayat versin ve sonunda nizalar sona ersin vesselam.
Şükran Altun Battal.
Muhabbetle…;)
25 Kasım 2010
Pratik cheese cake;)

Bakınız bir önceki kayıtlardan;)
Yazımız gelecek lakin azzzz sonraaaaaaaaa;)!!!
Şimdilik muhabbetle...
01 Kasım 2010
MİDYE TATLISI;)
Duyarsız gönüllerde dolaşmak istedi bu yüreğim... Neden mi? yürekteki kara delikleri görmek için belkide...
Bu kadar bencillik bu kadar enaniyet niye? Kainatta herşey insana hizmet etmekle görevlendirilmişken; bu insanoğlunun kendi yörüngesinde yaşam arzusu niye?
Halbuki tadılmış olsa idi faydalı olma aşı; nasılda mesrur olurdu, mutmain olurdu yürek çemberi...
Çehreler donuk, simalar asık, kalpler buz-bulanık ve çetrefilli...
Umutsuz olmak yakışmaz bize lakin umudumun simsarı oldu bu çehreler günbegün itidalsiz...
Bu günlerde karalandı aklar, silindi maziden gelen efsunlu güzellikler; nitekim eskinin edebi, hürmeti ve bereketi ; yeninin teknolojisi, hızlı ve zamansız ve de amansız yaşamına kalboldu gitti...
Gitme dedim nafile! gözümün yaşıyla birlikte gitti...:(
Ben fukarada bu mülahazadayken kalkar ve midye tatlısı yapar mı? yapar...;)
Neyse muhabbet gönlümün nadide dostları işimiz paylaşım, işimiz yeni lezzetlere gurmelik edecek sizlere sunum;)
Malzemeler;
*1 adet yumurta
*1 çay bardağı süt
*1 çay bardağı sıvı yağ
*Yarım paket yaş maya
*Bir çimdik tuz
*Alabildiğ kadar un
*1 su bardağı ceviz içi
*1 çay kaşığı karbonat
Açmak için; Nişasta
Üzerine sürmek için; tereyağı
Şerbeti;
*3,5 su bardağı şeker
*4 su bardağı su (aslında 3,3 lakin kaynama esnasındaki buharlaşma payı olarak her zaman suyu fazla koyarım)
*Yarım limonun suyu
Not; Şerbetimizi tatlıya başlamadan önce hazırlayalım ki bir yanda soğusun; fırından sıcak çıkacak olan tatlımızla zaman kaybetmeden buluşsun ve o neffis tatlı muhteşemi oluşsun)
Hazırlanışı;
Ilık süt ve yaş maya derince bir kapta az biraz kabartılır, sonrasında yumurta ve sıvı yağa ilave edilir ve çırpılır. Bir kenarda un, kabartma tozu ve tuz halleştirilir ve mayalı karışıma yavaş yavaş ilave edililerek yoğurulur. Ele yapışmayan bir hamur haline gelen şahanemiz 12 parçaya bölünür ve nişasta yardımı ile tatlı tabağı büyüklüğünde 6 lı iki set halinde açılarak üst üste konulur ve takrar nişasta yardımı ile büyükçe açılır açılan hamurumuz sıkıca sarılır ve buzdolabında bir saat kadar bekletilir, dolapta kıvam almış ve birazda kesilmeye meyyal hale gelmişş olan hamurumuz halka halka; birer parmak arayla kesilerek, midye şekli verilerek içine de ceviz koyularak sıra sıra selviler misali yağlanmış tepsimize; üzerine tereyağı muhteşemi sürülerek dizilir ve 180 derecelik fırınımıza gönderilir ,çıkınca soğumuş olan şerbetle buluştuurlur ve dinlendikten sonra sevdiklere ikram edilir;) eee hazır bayramda yaklaşıyorken; damak tadı ve görüntüsü ile bir o kadar şık olan tatlımız tarif defterlerinizde arz- endam eder artk ha ne dersiniz?
Afiyet, bal, şeker...
Muhabbet nizaya beş çeker;)))
22 Ekim 2010
Ev perisi'de artık SOFRA ailesinde...;)

Bundan yıllar önceydi... Sene 1996 evlendim ve yemek pişirmem sadece; çorba, makarna ve kekten ibaretti...
İşte o yıllarda en büyük yardımcım Sofra dergisi ve birbirinden güzel yemek tarifleriydi...(tabiii yemeklerime gurmelik yapmak zorunda olan eşim ve o yıllardaki komşularım;)
Yıllar geçti birikimlerimiz ve deneyimlerimiz bize yemek sitesi açma cesaretini verdi...
Şimdilerde bişiler yapabiliyorsak temelimiz SOFRA dergisinin sımsıcak tarifleriyle yoğrulmuş sayfalarında atılmıştır.
Teşekkürler SOFRA!
Veee Sofra dergisinin artık bir yemek portalı var.
Ev perisi'de artık sofra ailesinde...;)
Muhabbetle dostlar!;)
16 Ekim 2010
Kahvaltı ayrı bir seramoni...;) veee Kuşburnu marmelatlı tart!

Seramoni için Dilek abuşa çoook teşekkürler...;)
Öncelikle bu seramoninin baş kahramanlarından kuşburnulu tartın tarifi geliyor sevgili dostlar...
Malzemeler:
*250 gr. tereyağı
*250 gr. pudra şekeri (yoksa toz şekerde pekala oluverir;)mühim olan şekerimizin çırpılması ve erimesi;)
*2 adet yumurta
*500 gr. un (her zaman dediğim gibi unun cinsine göre kıvam değişmekte bu bakımdan kulak mememsi kıvamı idealdir;)
*vanilya şekeri
*üzeri için 1 küçük kavanoz marmelat kafidir.

Hazırlanışı; Oda ısında ve küçük parçalara böldüğümüz tereyağımız, derince bir kabın içerisine alınır, akabinde pudra şekerimiz ilave edilir, mikser yardımıyla bir güzel çırpılır ve çırpma işlemine yumurtaların şeker ve tereyağıyla buluşması eşliğinde devam edilir ; köpük,köpük pürüzsüz bir kıvam elde edildiğinde unun bir kısmı ilave edilir ve mikserle çırpılır,kalan kısıma ise el cihazatı kullanılarak devam edilir (yani unumuzun diğre kısmıda ilave edilir ve el ile yoğurma işlemi nihayetlendirilir;)(Elde edilen pürüzsüs hamurumuzdan 4/3 lük bir kısım kafes işlemi için ayırıla!...;)
Artık söz dinleyen hamurumuz merdane yardımıyla, herhangibir (kenar kısmına form verilebilecek özellikte) kaba göre açılır ve yerleştirilir (amman hamurumuz kabarmasın! marmelatımız taşmasın!;)e bunun içinde ne yapıcaz? tabiki bir çatal yardımıyla tabanda delikler açıcaz;),marmelatımız hamurmuzun üzerine dökülür; üzerine ayırdığımız hamurdan kafesler yapıp,180 derecelik(standardı hiç şaşmayan;) fırınımızda 40 dakika kadar pişirilir.
Sıcak yada soğuk keyfinize keder servise amade hale getirilir;)
Afiyet bal şeker...
MUHABBETLE...
30 Eylül 2010
ÇİKOLATALI SUFLE;)
Muhabbet gönüllüsü dostlarım ve laf aramızda özellikle şu sıralar mens döneminde olup yoğun tatlı krizi çeken arkadaşlarım! Bugün sizleri düşünüp hazırladım bu özel vede her zaman olduğu gibi pratik tatlıyı...
Üşenmeyin, ertelemeyin, geciktirmeyin;)
Malzemeler:
1. aşama;
*2 paket bitter çikolata(kare boyut)
*1 paket krema(küçük)
*2 adet yumurta sarısı
2. aşama:
*4 adet yumurta akı
*3 yemek kaşığı pudra şekeri
Hazırlanışı: 1.aşamadaki malzemeleri bir güzel (tencerede) pişiriyoruz. Sırası mı? şöyle ki: bir adet tencere alınır, içine 1 paket kreme ilave edilir, kremamız ısınınca 2 adet bitter çikolatamız kremayla buluşturulur veee yumurta sarılarımızda hızla karıştırmak suretiye karışıma eklenir.
2. aşamaya gelince; ayrı bir kapta; 4 yumurta akı ve 3 yemek kaşığı pudra şekeri kar haline gelinceye kadar çırpılır ve diğer pişen karışıma hafif hafif ve tahta spatula yardımıyla; yedirmek suretiye ilave edilir, ısıya dayanıklı bir kaba dökülür, önceden ısıtılmış 200 derecelik fırına, 9 dakika kadar pişmesi için gönderilir;)
Hele birde sıcak servis edilirse değmeyin çikolata keyfinize...
Görüldüğü üzere malzeme az , süre az eee daha ne olsun sabırsız dostlar tezgah başına...;)
Afiyet, bal, şeker hatunlar;)! ve canları çeken tüm dostlar!
muhabbetle...
27 Eylül 2010
Sarımsaklı köftecikler;)
Malzemeler;
- 1 tane yumurta
- Yarım kilo köftelik bulgur
- 1 su bardağı irmik
- 1 tatlı kaşığı biber salçası
- 1,5 tatlı kaşığı tuz
- Yeterli miktarda karabiber ve pul biber
- 2 yemek kaşığı un
Sos:
- 3 adet orta boy domates
- 1 baş kıyılmış sarımsak
- 2 limonun suyu (veya nar ekşisi)
- 1,5 tatlı kaşığı biber salça
- Yeterli miktarda karabiber ve pul biber
- 1 çay bardağı su
- Maydanoz
Yapılışı: Hamur malzemeleri (un hariç) bir araya getirilip karıştırılır. En son un eklenerek oluşturulan hamur kısa bir süre dinlendirilir. Hamurdan findık buyuklugunde parca koparıp yuvarlatılır, ortasına parmak ucuyla bastırılıp çukurlaştırılır. Yapılan köfteleri bir tepside üst üste atabilirsiniz, yapışmaz. Bu şekilde köfteler hazırlandıktan sonra sonra kaynamış su içine atılıp kaynatılır.
Sosu oluşturmak için önce domatesler rendelenir. Diğer malzemeler içerisine eklenir ve pişirilir. İçerisine kaynamış köfteler eklenir ve karıştırılır.
Servis: Üzerine maydanoz serpilip servis yapılır.
Dipnot; Ben yerken ayrıca sarımsaklı yoğurt ilavesi de yaptım hoş oldu doğrusu;)Bun dandır sebep yoğurt bulaşmış bir resim arz-ı endam etmekte...;)
afiyet olsun...
muhabbetle...
14 Eylül 2010
ROMANTİK ERİKLİ;)
MALZEMELER;
*Yarım su bardağı süt
*Yarım su bardağı sıvı yağ
*Yarım su bardağı şeker
*1 adet yumurta
*kabartma tozu
* vanilya
*yarım çimdik tuz
* pudra şekeri
*10 adet mürdüm eriği
HAZIRLANIŞI;1.Aşama; Sıramız her zaman aynı öncelikle oda ısındaki yumurta, şeker ile birlikte çırpılır sonrasında süt, yağ ve tekrar ikinci bir çırpma akabinde un, kabartma tozu ve vanilya muhteşem üçlüsü buluşturulur ve son bir çırpma hamlesi hop romantik kalplimizin hamuru hazır;)
2.Aşama; miniş kalpli kalıbımız margarinle iyice yağlanır arkasından unlanır kiiii hamurumuz kalıbımıza yapışmasın! sonrasında yıkayıp ikiye böldüğümüz rengi şahıslarına münhasır eriklerimiz kalıba dizilir ve üzerine hazırlamış olduğumuz hamurumuz dökülür , önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 25-30 dakika kadar pişirilir ( sizler fırınınızın büyüklük ve küçüklüğüne göre bu süreyi uzatır yahut kısaltırsınız)
Dipnot; Arkadaşlar! Bendeniz güzel olacağını düşünüp hamuruna damla çikolatada koydum lakin güzel olmadı bence ekşili tatlar ekşili tat olarak kalmalı;)
Afiyet, bal, şeker...
muhabbetle...
12 Ağustos 2010
Hoşgeldin Ramzannnn!
Zaman vermez aman!
Acımaz gözününyaşına bakmadan gider bakakalırsın ardından mahsun bir çocuk misali...
Yaşanmışlıklar yanına kalır kar,
Sen edebini bil ki etme zarar!
Bu Dünya'da bakilik ne arar?
İnsanoğlu bu soruyu kendine hep sorar;)
İşte sevgili dostlar; Geçen lezzetli günlerin elemini; yine geçmiş elemli günlerin lezetine katık edildi ve huzura gelindi...
Okullar kapandı; Erkek kardeş, tatlı telaşı bir ayın sonunda dünya evine sokuldu ardından Akbük Gürçamlarda 15 günlük bir tatil; Burdur'un Bayır kasabasının serin yaylalarında namütenahi emeklerle hazırlanmış bir kuzu çevirme ritüeli, Foça macerası derken döndük evimize erken;) neden? çünki misafirimiz geldi, kimmi? e buda sorulur mu? Şehr-i Ramazan tabiki de...
Hoşgelmiş sefalar getirmiş bakalım bereketiyle bizlere neler getirtmiş;)??
En kısa zamanda getirilen güzellikler itinayla paylaşılacaktır ee nede olsa paylaşma ayı değil mi sevgili dostlar?
Hadi görüşmek üzere...
Muhabbetle...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)