22 Ekim 2008

Geç kalınmış kış hazırlıklarından bir bukle...



Sevgili dostlar aslında bu hazırlıklar bir ay öncesinde tamamlanmıştı lakin yayınlamak şimdi kısmet oldu:(

Bloğum son zamanlarda pek bir öksüz kaldın ammaaaa artık yeter seninle daha fazla ilgilenmeye çalışacak bu yürek;)



Kırmızı biberleri her türlü tüketmek mümkün ve dekoratif olması hasebiyle bendeniz pek bir severim kendilerini...
İşte bu yüzdendir ki ilk işim kendilerini satın alıp en pratik yöntemle; yani yıkayıp fırın tepsisine( şekil a da görüldüğü üzere;) dizip fırınlamak oldu, inanın bana soyması pek bir suhuletli;)
Soyup doğradığım biberlerimi poşetleyip derin dondurucuya gönderdim.

Yine domateslerimide yıkayıp, temizleyip rondodan geçirdim ve poşetledim hooop onlarda aynı akıbete maruz kaldılar; müebbet olmasada derin dondurucuya şimdilik gönderildi;)

Hepinizi muhabbetle öpüyorum...

15 Ekim 2008

Kış aylarına mukavemetli girebilmenin uzman dilinden püf noktaları ! u

Yaz sıcaklarının yerini serin havaya bıraktığı bugünlerde, soğuk algınlığına karşı çok dikkatli olmak gerekiyor. Diyetisyen Yeşim Çelik; kış hastalıklarından korunmak isteyenlere rezene ya da kekik çayını öneriyor..
Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Diyetisyen Yeşim Çelik, kışın hastalıklardan korunmak için özellikle bol bol sıvı tüketilmesini öneriyor. Sıcak içecekler kadar, su tüketimine de önem verilmesi gerektiğini belirten Çelik, metabolizmanın kışa nasıl hazırlanması gerektiği hakkında önemli bilgiler verdi:
DÜZENLİ SPOR YAPIN
Düzenli spor yapmaya özen gösterin. Spor metabolizmanızı çalıştırmanın yanında, sizi psikolojik olarak rahatlatıp daha rahat diyet yapmanızı sağlar. Özellikle tempolu yürüyüşler, bisiklete binmek ve yüzmek mutluluk hormonu salgısını artırarak; sizi rahatlatır.
KAHVALTISIZ OLMAZ!
Metabolizmanızı iyi çalışır duruma getirmek için güne mutlaka kahvaltı yaparak başlayın. İyi bir kahvaltı ile güne başlamak hem direncinizi koruyacak, hem de diyetin yapılabilirlik oranını artıracaktır.
5 PORSİYON MEYVE
Hastalık riskinin arttığı bu dönemde, soğuk algınlığından korunmak için antioksidan içeriği yüksek olan yeşil yapraklı sebzeleri tüketin. Meyve alımını ise; günlük 4-5 porsiyonda tutun. Portakal, mandalina, nar ve kivi tüketin.
IHLAMUR İÇİN
Sıvı alımınızı artırın. Ekinezya, yeşil çay, kuşburnu, ıhlamur, rezene, anason ve kekik çaylarını soğuk algınlıklarından korunmak için içebilirsiniz.
GÜNDE 2.5 LİTRE SU!
Su vücudumuzdaki bütün metabolik reaksiyonların temel direğidir. Kışın su kaybı daha az olduğu için susama hissi azalır. Ancak su ihtiyacınızı yine de karşılamanız gerekir. Kışın metabolizmanızı çalıştırmak için susamasanız bile, günde 2.5 litre su tüketmeniz gerekir.
UCUZ SEBZE YİYİN
Kışın en ucuz olan sebze ve meyveleri bol bol yiyin. Narenciye yani portakal, mandalina, greyfurt, havuç, kivi, lahanagiller, karnabahar, lahana, brokoli, brüksel lahanası, yeşil yapraklı sebzeler, maydanoz, tere ve ıspanak A ve C vitamininden zengindir. Meyve suları yerine meyveyi direkt tüketmek, C vitamininden daha fazla yararlanmamızı sağlar.
SALATA YEMEK ŞART!
Greyfurt suyunun bazı ilaçlarla beraber alınması ilacın işlevini azaltıp, artırabildiği için özellikle hipertansiyon, diyabet veya depresyon ilaçları kullananlar; bu ilaçları greyfurt suyuyla almamalıdır. Salata ve sebze yemeklerini ana öğünlerinizde mutlaka bulundurmalısınız.
DÜDÜKLÜDE PİŞİRİN
Sebze yemeklerini pişirirken C vitamini kaybını azaltmak için sebzeleri önce yıkayıp sonra büyük parçalar halinde doğramak, haşlama sularını dökmemek, düdüklü tencerede pişirmek ve taze olarak tüketmek gerekir.
LİFLİ GIDA ALIN
Günlerin kısalması ve havaların soğuması ile birlikte, fiziksel aktiviteler azalır. Lifli besinlerin tüketiminin de azalması sonucu kabızlık kendini gösterir. Bu nedenle kış mevsiminin vazgeçilmez yiyeceklerinden kurubaklagillerin, kepekli tahılların, esmer ekmek, bulgur, kepekli makarna, pirinç, erişte, un ve özellikle C vitamininden zengin sebze ve meyvelerin tüketimine ağırlık verilmelidir. Günde 10-14 bardak su içilmesi de kabızlığı önlemeye yardımcı olacaktır.
YAĞI SONRA EKLEYİN
Yemeklerde kullanacağınız sıvı yağın yararlılığı açısından, yağı yemeğe piştikten sonra ilave etmeyi tercih etmelisiniz. Yemekler zaten yağ ile pişirilmektedir. Et, süt, yoğurt, peynir, yumurta ve yağlı tohumların içerisinde de yağ bulunmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; kızartma ve kavurma işlemlerinden kaçınmak, ekmeğe yağ sürmemek ve zeytinyağını bile aşırı miktarlarda kullanmamaktır. Sonuçta; sadece bir gram yağın 9 kilo/kalori enerji içerdiği kesinlikle unutulmamalıdır.

Kış aylarında alerjiden nasıl korunuruz?

Kaloriferlerin yakıldığı, halıların serildiği, battaniyelerin ve yünlü giysilerin çıkarıldığı kış aylarında alerji derdi de başlıyor! Rahat nefes almak, aksırıp tıksırmamak, elinizde mendille dolaşmamak istiyorsanız; kış aylarında çok uzun vakit geçireceğiniz evinizde, basit ama etkili önlemler alarak alerjiden korunabilirsiniz. Medical Park Bahçelievler Hastanesi'nden Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Dr. Ahmet Selvi; kış aylarında alerjiden korunmanın yollarını anlattı:
HALI YERİNE KİLİM ALIN!
* Halılarınızı yıkanabilir kilimlerle değiştirin. Kilimlerinizi sık sık vakumla temizleyin.
* Yastık kılıfı, çarşaf ve nevresim takımlarınızı haftada en az bir kez değiştirin. Yüksek sıcaklıkta yıkayın ve alerjik olmayan plastik hurçlarda saklayın.
* Nemli ve rutubetli ortamlar, mantarlar ve küfler; alerji ve astımı tetikleyen faktörlerdir.
* Banyo, tuvalet, bodrum katları gibi ortamlar; mantar ve küflerle yoğun bir şekilde kirlenir. Yeterince temizlenmeyen ve bakımı yapılmayan nemlendirme ve soğutma sistemlerinde çok kolay ürerler.
* Banyo ve tuvalet gibi ortamlarda halı ve tüylü parçalar kullanmaktan mutlaka kaçının. Nemli, rutubetli ve kötü kokan halılardan kurtulun.
MUSLUKLARI TAMİR EDİN
* Banyo ve tuvaletlerde köşeleri ve lavabo altlarını çamaşır suyu ile temizleyin. Sızıntı yapan, yüzeyin sürekli ıslak ve nemli olmasına neden olan çamaşır makinesi, lavabo, su boruları ve muslukları onarın. Havayı temizlemesi için klima da kullanabilirsiniz.
* Evde beslenen hayvanlar da önemli bir alerji nedenidir. Hayvanların tüyleri, dışkı, idrar ve salyaları ile beslenmelerinde kullanılan mamalar; alerjiye neden olabilir. Ev hayvanlarınızı yatak odanızdan ve alerjik kişilerin uzun süre vakit geçirdikleri yerlerden mutlaka uzak tutun.

06 Ekim 2008

Mutlu bir bayramın ardından...



Sevdiklerle kutlanan tatlı telaşlı bir bayramı daha nihayetlendirdik...

Siz sevgili muhabbet gönüllüsü dostlarımın geçmiş lakin tadı damağımızda kalmış bayramlarını en yüce duygularla tebrik eder daha nice latif bayramları sevdiklerinizle geçirmenizi temenni ederim iş ki mutluluk acıyla, savaşla, açlıkla, felaketle gölgelenmesin...

Yine ocaklara ateş düştü, yine ciğerlerimiz dağlandı ve yine sabi-sübyanlar öksüz hanımların boynu bükük kaldı...

Söylenecek çok kelam var lakin ciğer yanık, dimağ duruk!

Bu bakımdan sözü söz ustasına bıraktım buyurunuz efendim...


Cehennemde olsa gelen,gögsümüzde söndürürüz

Bu yol ki hak yoludur dönmek bilmez yürürüz

Düşermi tek taşı sandın harimi namusun

Meğerki harbe giden son nefer şehid olsun.

şu karsımızda mahser kudursa çıldırsa

Denizler ordu! bulutlar donanma yağdırsa.

Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar

Taşıpda kaplasa afakı bir kızıl sarsa,

Degilmi cephemizin sinesinde iman bir

Sevinme bir ,aci bir ,gaye aynı vicdan bir;

Degilmi ortada bir sine çarpıyor yılmaz

Cihan yıkılsa "emin ol bu cephe sarsılmaz"!


“zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevmem,
gelenin keyfi için, geçmişe kalkıp sövemem
biri ecdadıma saldırdı mı... hatta boğarım boğamazsın ki..
hiç olmazsa yanımdan kovarım
üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam
hele hak namına haksızlığa ÖLSEM tapamam”

Mehmet Akif ERSOY

22 Eylül 2008

Köstebek pasta;)



Malzemeler;
Hamuru için;

4 adet yumurta
1 su bardağı şeker
1 çay bardağı süt
Yarım çay bardağı sıvı yada eritilmiş soğutulmuş katı yağ
1,5-2 su bardağı un (unun markasına göre değişiyor)
1 küçük paket kakao (hani şu 3 yemek kaşığına mukabil olanlardan)
1 paket kabartam tozu
1 paket vanilya

Kreması için;

5 su bardağı süt
1 su bardağı un
1 su bardağı şeker
1 yemek kaşığı tereyağı yahut margarin
1 paket krem şanti
1 çay bardağı damla çikolata
mevsim meyvelerinden canınız hangisini arzu ederse;) ( ben şeftali koydum)

Hazırlanış;

oda ısısındaki pandispanya hamuru malzemelerimizi sırasıyla bir güzel köpürtelim (şeker, yumurtaya öncelik verip köpürttükten sonra diğer malzemeler ilave edilir)
Fırın tepsisine yayılır ve pişirilmek üzere gönderilir (150derece)
Diğer taraftan krememızı hazırlayalım ne yapalım; sütü, unu, kakaoyu pişirelim kaynamaya yakın şekerimizi ilave edelim sonrasında ocaktan alalım ve margarinimizle bir güzel mikserle çırpalım; bir kapta az bir sütle ıslatılmış krem şantimizide ilave edelim ve çırpmaya devam edelim katı bir krema elde etmiş olacağız bu sayede ki tek atımlık hazırlıyacağımız köstebekler dağılmasın;)kremamız soğuyunca içine meyvelerimizden dilimleyip damla çikolatayla buluşturalım.
2. aşama;
pişen kekimiz soğuduktan sonra istenilen büyükliğe göre su bardağı yahut çay bardağı yerdımıyla yuvarlaklar elde edelim, kenarlarınıda daha sonra üstlerine bulamak için rondodan çekelim. Yuvarlaklarımızın üzerine soğuyan kremamızdan koyalım ve rondodan geçirdiğimiz kek parçalarınıda üzerini kaptacak şekilde form verelim veee sevdiklerinizle paylaşılmak üzere afiyet olsun deyiverelim;)



Kadınlar giderse..

Kadınlar gittiklerinde, arkalarında daha büyük boşluklar bırakırlar.
Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde yetim-öksüz kalan çok olur.
Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler... Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar.
Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.
Sık sık boynunu büker sarıkız.
O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse anlayamaz krom hac tasının.
Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz.
Hep böyle olur; bir kadın gittiğinde; övgüler, uyarılar, yakınmalar, dualar yetim kalır.
Kapı eşiğindeki 'Dikkat et' duyulmaz, annesi gitmiştir 'Geç kalma'nın.
Kadınlar, arkalarında büyük boşluklar bırakarak giderler.
Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında.
Ve bir kadın gittiğinde pek çok yetim bırakmıştır arkasında.
Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci...
Bir anne gider...
Bir dost...
Bir arkadaş...
Bir sevgili...
Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde...

Minik Cadım izin verirse tarif en kısa zamanda hizmetinizde sevgili dostlar;))

14 Eylül 2008

Kabak çiçeği ve sütlü biber dolması;)

Dolmalar...
kültürümüzün vazgeçilmez lezzetlerindendir kendileri her şekle itinayla sokulur işte bunlardan iki tanesiyle başbaşa bırakıyorum sizleri...

İlki Ege yöresine ait bir lezzet; kabak dolması
İkincisi ise Daha çok göçmenlere ait olduğu söylenen Sütlü biber dolması...



Bizim sarı kızımız sabahın erken saatlerinde kalkmışta tıpkı kendisi gibi sarı taze kabak çiçekçiklerini toplayıvermiş bakın hele;)))

EEE Bizede bu saatten sonra bi zahmet hazırlayıp pişirivermek düşer öyle değil mi sevgili dostlar?



Kabak çiçeği dolması için ihtiyaç listesi;

25-30 adet taze kabak çiçeği
Her kabak çiçeği için 1 tatlı kaşığı pirinç
yarım demet dere otu
yarım demet taze nane
yarım demet maydanoz
5-6 sap taze soğan
1 orta boy kuru soğan
3 adet büyük domates
1 çay bardağı zeytinyağı
1 tatlı(silme) kaşığı toz şeker
Kafi miktarda karabiber, kırmızıbiber ve tuz;)

Hazırlanışı;

Akbük gürçamlar beldesinden, bahçemizden itinayla toplamış olduğumuz kabak çiçeklerimizin iç kısımlarındaki ellerimizi boyayan tohum şeklindeki aparatlar el yada kaşık yardımı ile temizlenir ayrı bir kapta hazırlamış olduğumuz dolmalık iç harcımız tek tek çiçeklerimizin içine doldurulur, ağızları büzülür ve sıkışık bir şekilde tenceremize dizilir, üzerini geçecek şekilde su az birazda parlak olsun derseniz zeytinyağı ilave edilir ve yumuşayıncaya kadar pişirilir.

Piştikten sonraki görüntüsü ve lezzeti midye dolması gibi olan bu şık dolmacıklar anında izale edildiği için tabaktaki görüntüsü sizlere ulaşaşmamıştır üzgünüm;(



Sütlü biber dolmasına gelince;
Sevgili dostlar ister etli ister zeytinyağlı olsun(bizimkisi zeytinyağlıdır;) dolmalık harcımız bilinen dolmalık harçlardan olup keyfe keder hazırlanır tek farkımız işlem bittikten sonra göveç kabına yerleştirilir ve üzerine 1 lt kadar süt ilave edilerek fırına gönderilir.
Üzeri nar gibi kızaran dolmalarımız mümkünse sıcak servis edilir.

Afiyet olsun, sofralarınız bereketle dolasun emiiiii;)

Muhabbetle...

08 Eylül 2008

Tatlı telaşlarımız;)))



Selam sizlere muhabbet gönüllsü dostlarım; nasılsınız her biriniz afiyettesinizdir inşallah;)

2,5 ay olmuş paylaşımlara ara vereli bundandır sebeb sizleri ziyadesiyle özlemiş bulunmaktayım...

Amaaaaaaaaa işte geldim burdayım ben bu işte ustayım!;))))

Düğün telaşı, tatil telaşı eve dönüş ve evi hale yola sokma telaşı derken şimdide okul telaşımız başlamıştır hayırlı uğurlu olsun tüm veli ve öğrencilere...

EEEE malum birde yaşını doldurmuş hatti zatında herşeye pek bir meraklı kızımız var o ayrı bir telaş;)

Hani derler ya Allah sağlık versin hepsinin üstesinden geliniyor iş ki hayat uğraşları , hayat zevkleriyle bir yürütülebilsin...

Her birinize ayrı ayrı hayılrı Ramazanlar diliyor ve muhabbetle kucaklıyorum şimdilik kısa bir özet ilerleyen günlere kısmetse teferruata gireriz hepbirlikte;)

22 Temmuz 2008

Bileceksin;)



Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin
Cenneti de gördüm cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm pes etmeyi de
Bazıları seyrederken hayatı en önden
Kendime bir sahne buldum oynadım
Öyle bir rol vermişler ki
Okudum okudum anlamadım
Kendi kendime konuştum bazen evimde
Hem kızdım hem güldüm halime
Sonra dedim ki 'söz ver kendine'
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin
Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman
Hep acele etmem bundan; anladım...

F.NIETZSCHE

05 Temmuz 2008

Akdeniz salatası ve kolay kumpir;)



Malzemelerimiz; Yazlık seri, yani; domates, taze soğan, maydanoz, taze biber, kaşar loru, çörek otu, olmazsa olmaz zeytin yağımız ve tuz az birazda(isteğe bağlı nar ekşisi)

Veee gönlünüzce süsleme;)))




Kumpirimizde şekil b de görüldüğü üzere; haşlanmış ve ezilmiş patates, zeytin yağı, tuz harmanlanır ve kişi adedine göre hazırlanan kaba özenle bastırarak yayılır, bir kaşık yardımıyla oyuklar açılır ve bu oyuklara hazırlanan kumpir malzemeleri; salam, sosis, zeytin, garnitür(havuç, bezelye, mısır) v.b bir kaşık hamlesiyle koyulur ve üzerine bol kaşar peyniri rendelenir ve iki üç dakika mikrodalgada çevrilir ki kaşarlarımız eriyversin;)

Fırından çıkardığımız kumpirimizi afiyetlendirmek size kalmış ister ketçap ister mayonez ister ise yoğurt;)

Sağlıcakla kalınız dostlar...

26 Haziran 2008

Kavunlu Parfe;)



Malzemeler;

1 kutu krem şanti

1 bardak süt

1,5 yemek kaşığı şeker

İçine;mevsim meyvaları (bizim parfemiz kavunlu)

1 kase burçak bisküvi

Yarım kase fındık yada ceviz

1 avuç kadar damla çikolata

Üzeri için;

çikolata sos hazırlayabilirsiniz şöyle ki;

1 bardak su
2 çorba kaşığı şeker
2 çorba kaşığı kakao
1 tatlı kaşığı nişasta

Ve arzuya göre süsleme;)

Üzerinde ki süslememiz; dondurma kaşığı kullanılarak kavundan oyularak alınmış ve üzerine nane yaprakları kondurulmuş bir toptur;)

Çok şık değil mi?

Afiyet olsun serin serin yaz akşamlarına damgasını vursun;)

Muhabbetle...

13 Haziran 2008

İrmik Dolması;)


Selam sevgili dostlar!

Dolmamız dolma gibi görünse de aslında tatlıdır kendileri...

Diyarbakır'lı dostlar iyi bilirler...

Vereyim tarifimi;

Malzemeler:

*1 adet yumurta

*1,5 su bardağı irmik

*2 çorba kaşığı yoğurt

*2 çorba kaşığı sıvı yağ

*1 çay şaşığı karbonat

Kızartmak için; sıvı mümkünse ayçiçek;)

Şerbeti için; 2 su bardağı şeker
2 su bardağı su
Şekerlenmemesini istiyorsanız şayet limon suyu;)

Efendim malzemleri bir güzel halli hamur edip sıkıp dolma şekli verelim ve kızgın yağda kızartalım ; önceden hazırlamış ve soğutmuş olduğumuz şerbetin içine atalım, şerbetini çektikten sonra istediğimiz ve sevdiğimiz ıvır zıvırla servis edelim;))

Hadi bakalım kolay gelsin ve de afiyet olsun!

Muhabbetle...

Not; Sayfa yapımı düzenlemeye çalışıyorum bu bakımdan bazı aksaklıklar oluyor mazur görünüz efendim;(
Temsil misal: resim koyamamak gibi;)
En kısa zamanda dolmalarımızın resminide koyucam inşallah!

27 Mayıs 2008

Çatlak poğoça ve kır pidesi;)



Efendim işte geldi tarif sıcak sıcaaaak;)

Malzemeler;

*1 su bardağı yoğurt
*1 su bardağı sıvı yağ
*2 adet yumurta(oda ısısında olursa tercihimiz)
*1 tatlı kaşığı karbonat
*tuz
*Poğoça kıvamı verebilecek kadar un;)

İçine;

*1 adet kuru soğan
*250 gr. kadar kıyma
*ince kıyılmış maydanoz (yarım demet yeterli olabilir)
*1 Çorba kaşığı teryağı, tuz, kara biber ve arzu edilen diğer baharatlar;)

Hazırlanış;

İnce kıyılmış soğanlar tereyağında pembelştirilir sonrasında kıyma ilave edilir ve kavurmaya devam edilir ardındanda maydanoz ve hop soğuması için yan tarafa;)

Derin bir kaba; un,tuz ve karbonat birlikte koyulur ortası açılır sırasıyla; yumurtalar, sıvı yağ ve yoğurt koyulur bebek topuğu yumuşakklığındaki hamurumuz elde edildikten sonra minik parçalar koparılır ve ortasına harcımızdan istenilen ölçüde bırakılır , poğoça formu verilir,üzerine yumurta sarısı ve çörek otu sürülür ve tepsiye dizilir akabinde de 170 derecelik fırına 40 dakika pişmesi için gönderilir...

Kokusu gelmiştir umarım;))

Sonrası mis misssssss...



Kır Pidesi Malzemeleri
5 Su bardağı un
yarım paket yaş maya
1 çay bardağı sıvı yağ
2 çorba kaşığı yoğurt
tuz
alabildiği kadar su

İç Malzemeleri için
Kır pidesinin iç malzemesi peynirli, kıymalı, patatesli, ıspanaklı yapılabilir.

PATATESLİ İÇ HARÇ
3 adet patates, haşlayıp ezilir içine nane,tuz ve biber koyulur.

Püf noktası;fırından çıkar çıkmaz teryağı sürülmesiymiş bilgilerinize arzolunur;)

Afiyet bal şeker; sevgi nizaya beş çeker;)
Muhabbetle...

Tarifler sevgili komşum Nurandandı ;unuttum tekrar alıp sizinle paylaşıcam;)
Önce resimler sonra tarif;)))

Muhabbetle...

12 Mayıs 2008

Milföy ve yufka izdivaçlı börek, dondurmalı balkabağı tatlısı;)





Efendim böreğimiz yufka ve milföy hamurundan müteşekkil olup çıtır börek havası vermektedir;)

Nasıl bu havayı verdiğimize gelince;

Öncelikle yağlamış olduğumuz borcamımıza milföy hamurlarını bir güzel dizdik; sonrasında annem usulü de dediğimiz şekilde; yufkaları tek tek ve aralarına bol lor peyniri ve sütlü, yağlı, yumurtalı harcımızdanda sürerek bohça bohça işlemi tamamlayıp akabinde de en üstüne bir sıra daha milföy hamuru dizip yumurta sarısı sürdükten sonra 180 derecelik fırında kızarıncaya kadar pişirip istenilen hoşlukta kesip servise hazır hale getiriyoruz e hadi kolay gelsin hünerli hanımlar...



Balkabağı tatlımız bilindiği üzere fırında yahut tencerede yapılabilir ben tencereyi tercih ettim (pratik olması açısından;)) kabaklarımızı bir güzel hörmetli şekilde dilimledim ve üzerine arzu edilen miktarda (e biz biraz tatlı seviyoruz;) şeker ilave edip kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirdim soğuduktan sonra üzerine dondurma koyarak serviz yaptım ve afiyetle yedim;))

Afiyet bal şeker; sevgi nizaya beş çeker;)))

Tüm yorum gönderen arkadaşlarıma ikramım olsun;)

Muhabbetle...

05 Mayıs 2008

Dondurmalı irmik helvası;)



Malzemeler;

*125 gr Tereyağ ya da Margarin
*1,5 su bardağı irmik
*1 su bardağı şeker
*2 çorba kaşığı tuzsuz fıstık
*1 çorba kaşığı kuru üzüm
*1 su bardağı süt
1 su bardağı su

İçine;Arzu edilen lezzette dondurma;)

Hazırlayalım;

Derin ve mümkünse teflon bir tencere içinde yağımızı bir güzel eritelim ; sonrasında irmiklerimizi ilave edelim ve bir güzel pembeleşinceye kadar kavuralım.Fıstıklarıda ilave edip birkaç kez daha tahta kaşıkla karıştıralım.Hemen akabinde de; Su, süt ve şeker ilave ettikten sonra üzümleride koyup tencerenin kapağını kapatıp hafif ateşte suyunu çektirelim.
15-20 dakika bekledikten sonra karıştırıp 2 çorba kaşığı kadar şeker serpelim (ki helvamız daha bir göz alıcı ve parlak olsun) tencerenin kapağını tekrar kapatıp demlendirin.

Eveeeeeet şimdi bir kase edinelim ve kaseyi ıslatalım; içine ince bir tabaka halinde helvamızı bastırark yerleştirelim ortasınada dondurmamızdan 1 top kadar koyalım ve tekrar helvayla kapatalım, ters çevirip tarçın lezzetiyle ikram edelim...

Bol muhabbetli günlerde serinlik niyetiyle afiyet olsun efendim;)



Muhabbetle...

02 Mayıs 2008

Karar verebilmek bilgelik gerektirir;)


Öykümüz ünlü Çin düşünürü Lao Tzu'nun zamanında geçer... Lao Tzu bu öyküyü çok sever, sık sık anlatırmış hatta...

Efendiiiim köyde bir yaşlı adam varmış... Çok fakir... Ama karal bile onu kıskanırmış... Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki... kral at için ihtiyara neredeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış... "Bu at, bir at değil benim için... Bir dost... İnsan dostunu satar mı?" dermiş hep... Bir sabah kalkmışlar ki, at yok... Köylü ihtiyarın başına toplanmış... "Seni ihtiyar bunak... Bu atı sana bırakmıyacakları çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın" demişler... İhtiyar "karar vermek için acele etmeyin" demiş... Sadece "at kayıp" deyin. Çünkü gerçek bu... Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihszilik mi, yoksa bir şans mı, bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez... Köylüler ihtiyar bunaga kahkahalarla gülmüsler.
Ama aradan 15 gün geçmeden, at bir gece ansizin dönmüs.. Meger çalinmamis, daglara gitmis kendi kendine.. Dönerken de, vadideki 12 vahsi ati pesine takip getirmis.
Köylüler, ihtiyar adamin etrafina toplanip özür dilemisler..
"Babalik" demisler.. "Sen hakli çiktin.. Atinin kaybolmasi bir talihsizlik degil adeta bir devlet kusu oldu senin için.. simdi bir at sürün var.."
"Karar vermek için gene acele ediyorsunuz" demis ihtiyar.. Sadece atin geri döndügünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getirecegini henüz bilmiyoruz. Bu daha baslangiç.. Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkinda nasil fikir yürütebilirsiniz?.."
Köylüler bu defa ihtiyarla dalga geçmemisler açiktan ama, içlerinden "Bu herif sahiden gerzek" diye geçirmisler..
Bir hafta geçmeden, vahsi atlari terbiye etmeye çalisan ihtiyarin tek oglu attan düsmüs ve ayagini kirmis. Evin geçimini temin eden ogul simdi uzun zaman yatakta kalacakmis.
Köylüler gene gelmisler ihtiyara..
"Bir kez daha hakli çiktin" demisler. "Bu atlar yüzünden tek oglun bacagini uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak baskasi da yok.. simdi eskisinden daha fakir, daha zavalli olacaksin" demisler..
İhtiyar "Siz erken karar verme hastaligina tutulmussunuz" diye cevap vermis. "O kadar acele etmeyin. Oglum bacagini kirdi. Gerçek bu.. Ötesi sizin verdiginiz karar.. Ama acaba ne kadar dogru.. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacagi size asla bildirilmez.."
Birkaç hafta sonra, düsmanlar kat kat büyük bir ordu ile saldirmis. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çagirmis. Köye gelen görevliler, ihtiyarin kirik bacakli oglu disinda bütün gençleri askere almislar. Köyü matem sarmis. Çünkü savasin kazanilmasina imkan yokmus, giden gençlerin ya ölecegini ya esir düsüp köle diye satilacagini herkes biliyormus.
Köylüler, gene ihtiyara gelmisler..
"Gene hakli oldugun kanitlandi" demisler. "Oglunun bacagi kirik, ama hiç degilse yaninda. Oysa bizimkiler belki asla köye dönemeyecekler. Oglunun bacaginin kirilmasi, talihsizlik degil, sansmis meger.."
"Siz erken karar vermeye devam edin" demis, ihtiyar.. Oysa ne olacagini kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oglum yanimda, sizinkiler askerde.. Ama bunlarin hangisinin talih, hangisinin sanssizlik oldugunu sadece Allah biliyor."
Lao Tzu, öyküsünü su nasihatla tamamlarmis, etrafina anlattiginda:
"Acele karar vermeyin. O zaman sizin de herkesten farkiniz kalmaz. Hayatin küçük bir parçasina bakip tamami hakkinda karar vermekten kaçinin. Karar aklin durmasi halidir. Karar verdiniz mi, akil düsünmeyi, dolayisi ile gelismeyi durdurur. Buna ragmen akil insani daima karara zorlar. Çünkü gelisme halinde olmak tehlikelidir ve insani huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi baslar. Bir kapi kapanirken, baskasi açilir. Bir hedefe ulasirsiniz ve daha yüksek bir hedefin hemen oracikta oldugunu görürsünüz."

MUHABBETLE CANLAR!

29 Nisan 2008

Haftanın şirin anlatımıyla günleri;)))

Pazartesi

Salı

Çarşamba

Perşembe

Cuma

Cumartesi-Pazar


Hayat uğraşlarınızı hayat zevklerinizin önüne koyun bu sizi daha verimli ve mutlu kılacaktır emin olun sevgili dostlar...

Muhabbetle...

25 Nisan 2008

Minik pofuduk ekmekcikler;)



Yapım çok pratik arkadaşlar;)

Süt, maya, şeker, patates(haşlanmış), tuz, sıvı yağ, bir pakette kuru ınstant maya...

Bu minik ekmekcikleri bu kadar lezzetli yapan patetesin hamurun mayalanmasına sağladığı katkı olsa gerek;)(bende hız ve pratiklik çok önemli olduğundan, patetese ekmekciklerimin mayalanmasını hızlandırmasından dolayı sağladığı katkıdan dolayı huzurlarınızda bir kez daha minnatterlığımı belirtmek isterim;))

Malzemeleri bir güzel halli hamur edelim, dinlendirelim ve top top yuvarlayıp tepsiye dizelim hop fırına...

Çıkınca arasına istenilen malzemeleri koyalım ve sunalım...

Afiyet, bal şeker; sevgi nizaya beş çeker;)))

Muhabbetle...

22 Nisan 2008

Ev usulü KÜNEFE;)



Dostlarım!

Resmi yayınladık tarifi veremedik hemen aktarıyorum...

Ölçü kullanmadım aynen yaptığım gibi veriyorum tarifi;
Taze kadayıf, süt, örgü peyniri, irmik, şekerden müteşekkil olup künefe tadına yaklaşık bir tattır;)

Kadayıfları geniş bir tepside margarin veya tere yağı ile bir güzel harmanladım,bir kısmını yine yağlamış olduğum tepisye bastırarak yaydım. Bir yandan biraz süt , şeker ve irmikle az biraz muhallebi yaptım.Ha bu arada da; örgü peynirim sıcak suda bekletiliyo ve tuzunu atsın diyede ha bire suyu değiştiriliyo;)))

Tuzunu iyice atmış olan peynirimizi didiklenip muhallebi karışımına ilave ediliyo ve kadayıfların üzerine dökülüyo daha sonra kalan kadayıflarımız üzerine bastırlıyo ve hooop kızgın fırına nar gibi kızartamak üzere gönderiliyo çıkıncada üzerine soğuk şerbeti verdik mi tamamdır...

Canınız çok çektiğinde evde yapabileceğiniz bir künefe tarifi elinizin altında bulunsun istedim kolay gelsin hanımlar;)

Muhabbetle...

17 Nisan 2008

Akdeniz usulü somon ve Oktay usta usulü Şam tatlısı;)



Gayet basit ve lezzetli bir yemek...

Fileto haline getirdiğimiz somonları zeytin yağı ile yağladığımız tepsiye diziyoruz, daha sonra üzerine tuz biraz karabiber ilave ediyoruz, defne yapraklarımızı diziyoruz ve en üstünede ince dilimlenmiş domateslerimizi, soğanlarımızı, sarımsak çentmelerimizi yerleştirdik mi tamamdır(ben üstünede az biraz zeytin yağı gezdirdim) 230 derece fırında 20-25 dakika yeterli oluyor;)



Şam tatlısı için gereken malzemeler;

*1 su bardağı un
*2,5 su bardağı irmik
*1 su bardağı şeker
*1 su bardağı yoğurt
*1 çay bardağı zeytin yağı
*yarım çay bardağı pekmez
*yarım çay bardağı süt
*1 çorba kaşığı kabartma tozu
*vanilya
*limon kabuğu rendesi

Şerbeti;

*2 su bardağı su
*2 su bardağı şeker
*yarım limon suyu

Hazırlanışı;

Malzemeler kek çırpma sırasında karıştırılır ve yağlanmış tepsiye dökülür;)
Fırına(180 derece lik) gönderilir, fırından çıkan tatlımız önceden hazırlanmış ve ılık hale getirlmiş şerbetiyle buluşturulur...

Püf noktası; tatlıda şerbette ılık olacak;)

Afiyet olsun...

14 Nisan 2008

Patetesten havuç yap;)



Muhabbet gönüllüsü dostlarım sizilere bugün havuç tarifi vericem;)))))))
Yok artık demeyin!
Bi dinleyin;))))
Bunlar patetesin havuca bürünmüş hali canlarım...
Çok basit ve hoş sunumlu bir garnitür...


Kısaca özet geçeyim;

Patetesleri haşlıyoruz ve eziyoruz; bir tavada soğan kavurup salça ilave ediyoruz veeee hop haşlanmış pateteslerle buluşturup hemhal ediyoruz...
Şekil a ve be deki gibi şekil verip, dere otu yardımıylada sapını yaptık mı işlem tamamdır...




Arzu ettiğiniz yemeciklerin yanında ( özellikle et yemeklerinin yanında) servise amede hale getiriyoruz...

Neydi sloganımız?

Afiyet bal şeker; sevgi Niza'ya(kavga) beş çeker;)))

Muhabbetle...

09 Nisan 2008

Ev dekarasyonuna katkıcıklar...

Hafta sonu gezerken; adetim olmamakla birlikte bu sefer fotoğraf makinamı yanıma alayım dedim (nasıl akil ettiysem;)

Sizler için ev aksesuarları görüntüledim belkim aramızda yeni ev döşeyenlerimiz vardır, bir nebze katkımız olsun fikir babından ha ne dersiniz?




















Çok gezen mi bilir çok okuyan mı?

Ortaokul yıllarında münazara konusu olmuştur hep;)

Valla arkadaşlar doğrusunu söylemek gerekirse ben görerek ve dokunarak daha çok verim alıyorum zannedersem görsel hafızam daha bir gelişmiş bu sayede;)

Siz ne dersiniz peki?

Çok gezen mi çok okuyan mı?

Hadi buyurun münazaraya...

Muhabbetle...

Not; Bu arada aksesuar gezimize yarın kaldığımız yerden devam ediceğiz;)
Beni izleyin anacıııım;))))

05 Nisan 2008

Bir şeyi fırlatmazsanız kimseyi vuramazsınız;)



Mutlu bir hafta sonuna sizler için ekmek arası birşeyler hazırladım buyurunuz efendim;)


*Hangi kuyruğa girerseniz girin, diğeri daha hızlı ilerler...

*Takım çalışması, sorumluluğu başkasına atmak için en ideal modeldir...

*Fırsat, genellikle en uygunsuz zamanda kapıyı çalar...

*Eğer her şey ve herkes karşı taraftan size doğru geliyorsa, yanlış yoldasınız demektir...

*Bir şeyi herkesin anlayacağı kadar açık anlattıysanız, mutlaka anlamayanlar vardır...

*Dükkandaki ayakkabı ayağınıza uyuyorsa, mutlaka en çirkin ayakkabıdır...

*Doğru kararlar tecrübenin ürünüdür... Tecrübe, yanlış kararların ürünüdür...

*Hayat ancak geriye giderek anlaşılır. Ancak hayat ileri doğru yaşanır...

*Bir şeyi parçalamak, onu birleştirmekten daha kolaydır...

MUhabbetle...