17 Nisan 2008

Akdeniz usulü somon ve Oktay usta usulü Şam tatlısı;)



Gayet basit ve lezzetli bir yemek...

Fileto haline getirdiğimiz somonları zeytin yağı ile yağladığımız tepsiye diziyoruz, daha sonra üzerine tuz biraz karabiber ilave ediyoruz, defne yapraklarımızı diziyoruz ve en üstünede ince dilimlenmiş domateslerimizi, soğanlarımızı, sarımsak çentmelerimizi yerleştirdik mi tamamdır(ben üstünede az biraz zeytin yağı gezdirdim) 230 derece fırında 20-25 dakika yeterli oluyor;)



Şam tatlısı için gereken malzemeler;

*1 su bardağı un
*2,5 su bardağı irmik
*1 su bardağı şeker
*1 su bardağı yoğurt
*1 çay bardağı zeytin yağı
*yarım çay bardağı pekmez
*yarım çay bardağı süt
*1 çorba kaşığı kabartma tozu
*vanilya
*limon kabuğu rendesi

Şerbeti;

*2 su bardağı su
*2 su bardağı şeker
*yarım limon suyu

Hazırlanışı;

Malzemeler kek çırpma sırasında karıştırılır ve yağlanmış tepsiye dökülür;)
Fırına(180 derece lik) gönderilir, fırından çıkan tatlımız önceden hazırlanmış ve ılık hale getirlmiş şerbetiyle buluşturulur...

Püf noktası; tatlıda şerbette ılık olacak;)

Afiyet olsun...

14 Nisan 2008

Patetesten havuç yap;)



Muhabbet gönüllüsü dostlarım sizilere bugün havuç tarifi vericem;)))))))
Yok artık demeyin!
Bi dinleyin;))))
Bunlar patetesin havuca bürünmüş hali canlarım...
Çok basit ve hoş sunumlu bir garnitür...


Kısaca özet geçeyim;

Patetesleri haşlıyoruz ve eziyoruz; bir tavada soğan kavurup salça ilave ediyoruz veeee hop haşlanmış pateteslerle buluşturup hemhal ediyoruz...
Şekil a ve be deki gibi şekil verip, dere otu yardımıylada sapını yaptık mı işlem tamamdır...




Arzu ettiğiniz yemeciklerin yanında ( özellikle et yemeklerinin yanında) servise amede hale getiriyoruz...

Neydi sloganımız?

Afiyet bal şeker; sevgi Niza'ya(kavga) beş çeker;)))

Muhabbetle...

09 Nisan 2008

Ev dekarasyonuna katkıcıklar...

Hafta sonu gezerken; adetim olmamakla birlikte bu sefer fotoğraf makinamı yanıma alayım dedim (nasıl akil ettiysem;)

Sizler için ev aksesuarları görüntüledim belkim aramızda yeni ev döşeyenlerimiz vardır, bir nebze katkımız olsun fikir babından ha ne dersiniz?




















Çok gezen mi bilir çok okuyan mı?

Ortaokul yıllarında münazara konusu olmuştur hep;)

Valla arkadaşlar doğrusunu söylemek gerekirse ben görerek ve dokunarak daha çok verim alıyorum zannedersem görsel hafızam daha bir gelişmiş bu sayede;)

Siz ne dersiniz peki?

Çok gezen mi çok okuyan mı?

Hadi buyurun münazaraya...

Muhabbetle...

Not; Bu arada aksesuar gezimize yarın kaldığımız yerden devam ediceğiz;)
Beni izleyin anacıııım;))))

05 Nisan 2008

Bir şeyi fırlatmazsanız kimseyi vuramazsınız;)



Mutlu bir hafta sonuna sizler için ekmek arası birşeyler hazırladım buyurunuz efendim;)


*Hangi kuyruğa girerseniz girin, diğeri daha hızlı ilerler...

*Takım çalışması, sorumluluğu başkasına atmak için en ideal modeldir...

*Fırsat, genellikle en uygunsuz zamanda kapıyı çalar...

*Eğer her şey ve herkes karşı taraftan size doğru geliyorsa, yanlış yoldasınız demektir...

*Bir şeyi herkesin anlayacağı kadar açık anlattıysanız, mutlaka anlamayanlar vardır...

*Dükkandaki ayakkabı ayağınıza uyuyorsa, mutlaka en çirkin ayakkabıdır...

*Doğru kararlar tecrübenin ürünüdür... Tecrübe, yanlış kararların ürünüdür...

*Hayat ancak geriye giderek anlaşılır. Ancak hayat ileri doğru yaşanır...

*Bir şeyi parçalamak, onu birleştirmekten daha kolaydır...

MUhabbetle...

26 Mart 2008

Çikolatalı toplar;)



Malzemeler;

*Ana malzeme; tabiki de petit beuere bisküvi (kakolusundan)

*1 çorba kaşığı tere yağı
*6 çorba kaşığı süt
*1 avuç kadar kuru üzüm
*1 adet kırmızı elma rendesi
*1 adet portakal kabuğu rendesi
*1 paket bitter çikolata
*Bulamak için hindu cevizi;)

Robottan çekilmiş bisküvi, çikolata; diğer malzemelerle hallihamur edilir ve form verilir ...

Tarifimizden 15 adet top çıkıyor, fazla sayıda toplar için lütfen malzemeyi ikiye katlayıveriniz;)))

Afiyet, bal, şeker; muhabbet nizaya beş çeker;)))

20 Mart 2008

Pastahane usulü un kurabiyesi;)

Muhabbet gönüllüsü dostlarım; fotolar konuusunda zaman zaman gözünüzü tırmalıyorum kusura bakmayınız, elim mi titriyor?, yaşlanıyor muyum? bilmem;))))Hattaaaaa ben bilmem beyim bilir;))))))))))))))

Bazen nefis görüntüleri nefis aksettiriyorum,bazende ahanda böle oli;)


Karadeniz'li bir arkadaşım vardı kulakları çıNlasın Emel;)
Kendisi uzun süre pastahanelerde çalışmış ve leziz mamalArın yanında püf noktalarınıda öğrenmiş...
Meslek sırrı dedi ama beeeeeeen şirinliğimle öğrenmeyi başardım;)))

Efendiiiim buyurunuz tarife;

Ariflerime tarif gerekmez ama olsun ben yinede vereyim;)))

Malzemler;

1 paket tereyağı veye margarin (tabi pastahaneerde özel kutu yağlardan kullanılıyomuş bunuda bilin istedim;)
Yarım çay bardağı sıvı yağ
3/4 su bardağı pudra şekeri
4 yemek kaşığı buğday nişastası
4 su bardağı un

Hazırlanış;

Malzemeleri bir güzel (bebiş topuğu yumuşaklığında;))) yoğuralım, ister yuvarlak isterseniz de (şayet usulüne uygun olsun, pastahane işi olsun da derseniz; rulo yapın ve küçük küçük kesin, üzerinede çatalla şekil verin doğru fırına (180 derce, önceden hararetlendirilmiş;) gönderiniz 20 dk yeterli oluyor, henüz beyaz iken çıkarınız ve üzerine pudra şekeri serpiniz...

Afiyet olsun!

Neffis bir tat;)




Kulağa küpe mahiyetinde;)

Kısa kısa...

"İyi bir konuşma mini etek gibidir. İlgiyi çekecek kadar kısa, esası kaplayacak kadar uzun...

*"İyi" iseniz bütün işleri size yüklerler. Hakikaten "İyi" iseniz, yaparsınız.

*"Dün" tecrübedir, öğren. "Yarın" tahmindir planla. "Bugün" fırsattır, kullan.

*Zaman, bir insanın harcayabileceği en kıymetli şeydir.

*Bilmeyen ve bilmediğini bilen çoktur, eğitin.

*Bilen ve bildiğini bilmeyen uykudadır, uyandırın.

*Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen aptaldır, uzaklaşın.

*Bilen ve bildiğini bilen liderdir, takip edin.

*20 yıllık tecrübe, 1 yıllık tecrübenin 20 defa tekrarı değildir.

*Gözlerinizi hedefinizden ayırırsanız, engelleri görmeye başlarsınız.

*Doğru yolda olsanız bile, durursanız biri sizi ezecektir..!

*Her işini başkasına yaptıranlar için imkansız yoktur;)))

Muhabbetle...

18 Mart 2008

Kınalı kuzular; Vatan size minnettar!



Ben susayım, gönüllerin tercümanı konuşsun:

Çanakkale Şehitlerine...

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Avusturalya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlahi o metin istihkâm.

Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedi serhaddi;
'O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme' dedi.
Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.



Mehmet Akif Ersoy

15 Mart 2008

Pratik kır pidesi;)


İşte hanımlarrrrrr...
Hafta sonu kahvaltılarınıza baş konuk şahane ve bir o kadarda pratik ev perisi usulü kır pidesi tarifi;

Malzemeler;

1 su bardağı süt(ılık)
1 su bardağı su(ılık)
1 yemek kaşığı şeker
1 adet ınstant kuru maya
1 kahve kaşığı tuz
1 su bardağı zeytin yağı
Bebek topuğu yumuşaklığında hamurluk un;)

Buda benden Püf noktası;eğer vaktiniz mayalanmaya yetmiyorsa; haşlanmış bir adet patatesi ezin ve hamura ilave edin, böylece beklemeye gerek kalmadan fırına gönderebilirsiniz;)

İçi için;

Arzu edilen(elde ne varsa) zeytin ve de peynir çeşitleri;)

Üzeri için; yoğurt

Hazırlanış;

Ilık su , süt ve şeker bir güzel karıştırlır içine zeytinyağı koyulup tekrar karıştırılır sonrasında unumuz ve tuzumuz ilave edilir ve 1 saat mayalanmaya bırakılır...
Mayalanan hamurumuzdan istenilen büyüklükte parçalar koparılıp elimizle açtıktan sonra içine iç malzemesi koyup her iki tarafından sıkıştırılıp pide formu verilir...
Üzerine yoğurt sürülür,
Tepsiye dizilir; 20 dakika kadarda tepside mayalandırılan pidelerimiz önceden ısıtılmış 180 derecelik fırına gönderilir, kızaran pidelerimiz sıcak sıcak kahvaltı sohbetine dahil edilir...

Afiyet olsun...

Sevdiğiniz ve olumlu enerji aldığınız dostlarınızla;güzel ve güzel olduğu kadar da özel bir hafta sonu diliyorum...

Muhabbetle...

11 Mart 2008

Ben buldum! Ben buldum!;)))

Aparatif icatlarım;)
1-Tadı geliştirilmiş yumurtalı ekmekler;)


Yumurtalı ekmeklerimizi bildiğimiz usül kızartıyoruz ve üzerine bal gezdirip, tarçın serpiyoruz; taze lokma tadında süpper bişey oluyor...


2-Veeee pratik tava pizzası...


Tava pizzamızda;
Yumurta, süt, galeta unu ve içine istenilen ve yakıştırılan yiyecek parçacıkları(salam, sosis, sucuk hatta ve hatta;taze biber çeşitleri, peynir, maydonoz,domates v.b;)Yumurta ve süt çırpılır içine galeta unu ve biraz tuz ilave edilir ve yağlanmış tavada alt üst pişirilir, ikinci yüzeyi çevirdikten sonra üzerine kaşar dilimleri konur (ki sıcağıyla erisin;)Sonra yanında arzu edilen bir içecekle servis yapılıııır...
Bendeniz üzüm kompostosu yapmıştım onunla ikram ettim(benim seçici ve iştahsız oğluşuma)
Çocuklarınız benim oğluş gibi seçiciyse şayet; yedirmek istediklerinizi bu tarz karışımlara ilave ediniz ve sonucu ironik bir gülümsemeyle seyre dalınız;)

Annelerin gücü adınaaaaaaaaaaa!
Güç bizde artııııııııık;)))

Muhabbetle...

06 Mart 2008

Tarçınlı boncuklar;)

Bu sevgili ülkü'nün...


Geçen hafta arkadaşım sevgili Ülkü davetime icabet ederken yanında bu güzel, güzel olduğu kadarda lezetli kurabişleri getirmişti bizde afiyetle yemiştik...
Sizler de bilirsiniz ki; önce tadına bakarım daha sonra beyenirsem yayınlarım buda benim samimiyetim diye düşünüyorum...
Laf olsun, site dolsun diye değildir tariflerimiz hepsi denenmiş ve onay görmüş tariflerdir;)
Gelelim sadede;

Malzemeler;

*1 paket oda ısısında margarin yahut tereyağı
*4 yemek kaşığı tepeleme toz şeker
*Vanilya
*Yarım limonun suyu (işte püf noktası)
*Kabartma tozu
*3-3,5 su bardağı un (bebek topuğu yumuşaklığı;)
Not; Kulak memesi yumuşaklığı söyleminden kurtulmak istedim zira bana fenalık geldi;)))

*1 su bardağı ceviz

Piştikten sonraki bulama harcı;

*1 su bardağına denk gelecek ölçüde; tarçın ve toz şeker karışımı

Bunlarda bendenizin kurabişleri;)


Hazırlanış;

Şeker, limon suyu , vanilya margarin ile bir güzel hemhal edilir daha sonra un, kabartma tozu itinayla, naif bir şekilde hamura ilave edilir (bebiş topuğu kıvamına getirilen hamura ceviz de eklendikten sonra minik minik düğmeden büyük, bocuktan küçük olmıyacak şekilde form verilerek tepsiye dizilir ve önceden ısısı ayarlanmış fırına selametle gönderilir;)
Fırında hafif pembeleşen kurabişler sıcak sıcak bulama harcımıza bulanır ve servis tabağına inci misali dizilir, artan harcımız ziyan edilmez heyecanla kurabişlerin üzerine dökülür...

Mis missssssss...
Mutlaka deneyin ve sevdiklerinizle, cananlarınızla muhabbetle paylaşınız ve sonucu şu fakire bildiriniz;)

Dudaklara tebessüm babından;)

*Eğer Dünya delikanlı olsaydı; yuvarlak olmazdı;)))

*Bu tüp bebek hatalı; gaz çıkarıyor;)

*Size yapılamsını istemediğiniz şeyi; başkasına yapın çok zevkli oluyo;))))

*Selam! ben Aydan Şener; Hadi ya ben de Dünya'dan Neil Armstrong;))

YÜZÜNÜZDEN TEBESSÜM, GÖNLÜNÜZDEN VE AKLINIZDAN İYİ NİYET EKSİK OLMASIN...

Dipnot; muahabbet gönüllüsü dostlar; kurabişlerimizin bir adı yoktu adını ezanla kulağına koydum hayırlı uğurlu olsun vatana millete;)))

02 Mart 2008

Maskeli binler;)


Muhabbet gönüllüsü dostlarım;
Kelime oyunlarında bu sefer ayna söz konusu edilmiş, bende başta Hüzünümbazım arkadaşıma söz vermem hasebiyle acizane birşeyler karalıyayım istedim;
Samimiyet, içi dışı bir insan, mert, özü sözü bir, aldığının verdiğinin muhasebesini tutmayan, tabir-i caizse; ücrette geri, hizmette ileri...
Diyeceksiniz ki nerdeeeeeee...
Aynen öyle, evet nerdeeeeee?
Ben merkezci, egosu yüksek, tatminsiz insanoğlu...
İçi başka konuşur, dışı başka...
İç dışa, dış içe bir çevriliverserk de devriliversek...
İç dış muvazenesi sallantılı, çalkantılı hatta depresyonlu anaforlar yaşayan maskeli yüzler değil! (malesef esefli bir dram ama öyle) maskeli binler ihata etmiş(kuşatmış) Dünya çölünü haberimiz var ama; yok ikliminde dolaşıyoruz gözümüz kapalı...
Söz ustası, kelam mahiri mevlana celaleddin-i Rumiiii...
Ne hoş dilbeste deruhde etmiş gönüllere; Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol!
Olmak isteyen var olmak istemeyen var...
Bir gurup der ki; afedersiniz amiyane bir tabir kullanacağım; sıkıysa ol!
Diğer gurup der ki; ne gerek var canım asl olan nabza göre şerbet vermektir; ver şerbeti geç...
Bu kısım; ister her daim iltifat;)
Eee aslına bakılırsa iltifat marifete tabidir;)))
Varsa marifet neden olmasın iltifat;)
Gerçi her daim iltifat beklemek Riya imiş haberiniz olsun...
Doğru olsam ok gibi fırlatırlar beni, eğri olsam yay gibi elde tutarlar beni...
Buyurrun burdan yakın!
Ayıklayın pirincin kayalarını;)
Mert insan mı kaldı sevgili dostlar?
Yüze karşı dost, enis, arkadan dillenen düdük...
Peki ama nereye kadar?
Zamanın deruhte ettiği yollarda yürürken hesapsız, elbet verilecek yeri vardır hesabın...
Muhasebeyi her öğün yapmak lazım?
Öyle gelir gider maddi hasaplardan bahsetmiyorum, nefis ve vicdan muhasebesinden bahsediyorum;Düşünün bir kere!
Hesaplarımız yıllık mı olsa daha az riskli olur yoksa günlük, mutat mı olsa?
Zannımca; günlük, taze taze olursa, hata riski sıfıra indirgenebilir haddizatında...
Kişi yastığa Ser'i koyunca rahat bir nevme dalabilsin, yoksa uykununda tadı tuzu olmaz, olamaz...
Belkide işimize öyle geliyordur ha ne dersiniz?
Eleştirilmek, gerçeklerle yüzleşmek kimsenin harcı değildir belkide...
Keşke sapla samanı ayıracak bir ayna olsaydı...
Hanende bir ayna düşün!
Ayna ayna söyle bana;)))
Hanene girenlerin iç özelliklerini gösteriveriyor DAN! diye;)
Hani benim kalbim temiz, kalbe bakıcaksın diyenlere sözüm!
Valla göremiyorum ki ne diyeyim ben şimdi?
Lakin göz görmeyince gönülde katlanıveriyor umarsız...
Neyse biz yine hüsn-ü zannımızı bozmayalım ve diyelim ki;
Güzel gören ,güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır...
Muhabbetle...
Şükran Altun Battal.

25 Şubat 2008

Sosyete mantısı;)



Bugün ne pişiricem diye düşünüp durmayın!
Yapın ve sevdiklerinizle afiyetle yiyin;)
Pişman olmassınız;))

Malzemeler;

*2 adet yufka (ben 8 adet elde etmek istedim, siz bu sayıyı arttırabilirsiniz)
*300 gr kıyma
*1 adet büyük boy soğan
*çeyrek demet maydanoz
*Tuz
*karabiber
*kırmızıbiber

sos için;

*Yarım kg yoğurt (süzme olursa daha lezzetli oluyor;)
*Dilediğiniz ve sevdiğiniz ölçüde sarımsak
*Tuz
*Nane
*Salça
*Tereyağı

Hazırlanış;

Öncelikle iç harcımızı hazırlayalım; bir şekilde kıyılmış soğanımız ve kıymamız bir güzel kavrulur, içine tuz ve baharat ilavesi yapılır maydanozda eklenir bir iki daha kavrulur ve kenara alınır.
Sonra;üçgen şeklinde dörde böldüğümüz yufkaların içine harcımız geniş kısmına olmak üzere arzu edilen miktarda yerleştirilir ve fazla sıkı olmamak kaydıyla sarılır ve gül formu verilerek tepsiye dizilir...
Üzerine sıvı yada tereyağı sürdüğümüz mantıcıklar (mantıcıklar diyorum hatti zatında pek bir hormonlu oluyorlar;)))kızarması için fırına gönderilir.
Bir yandan da üzeri için sosumuzu hazırlıyalım; ne yapalım? yoğurdumuzu sarımsakla hemhal edelim biraz suyla açarak boza kıvamı verelim,tuzuda unutmayalım;)
Püf noktası; Fırından çıkardığımız mantıcıklarmızın üzerine et suyu dökersek şayet daha bir mantı havası veriyor;)
Et suyunu nasıl mı elde edeceğiz?
Şöyle ki;Elimizde varsa kemikli eti haşlayıp elde ettiğimiz su vaya daha pratik olsun derseniz şayet(Kİ BEN ÖYLE YAPTIM);1 adet et bulyon az bir sıcak su ile eritilir, bir su bardağı kadar soğuk su ilavesi yapılarak serinletilir ve kızarmış mantıcıkların üzerine gezdirilir tekrar çektirmek üzere birkaç dakikalığına fırına verilir, suyunu çeken mantılar servis tabağına alınır, üzerine sarımsaklı yoğur dökülür ve yine tavada erittiğmiz bir parça tereyağı,salça, nane ve kırmızı biber çok az su ile açılır ve yoğurdun üzerine gezdirilir...
Afiyet olsun;)
Muhabbetle...

23 Şubat 2008

Uyduruk tasarımlarım;))

Bu oğluşaaaaaaaa...
Şekil A


Buda kızışaaaaaaaaa;)))
Şekil B;))))))



İlla birşeyler ortaya çıkaracaksam, kendi yorumumu katmam lazım yoksam rahat uyuyamam (tipik kova işte, moda mod bağlı kalmaz, klasik olamaz;)))

Öyle detaylıda uğraşamaz şekil a ve b de görüldüğü üzere; dümdüz örer, tepesini büzer, al sana şapka...

Totodan,mısır gevreklerinden çıkan oyuncaklarla da süsler of şahaneeee;)))

Muhabbetle...

19 Şubat 2008

Pratik hamsi kuşu ve irmik helvası;)


Sevgili dostlar;
Usuldenmiş, balık piştimi yanında helva yenirmiş...
Bizde, usule uymak adaptandır dedik ve menüyü balıklı, helvalı hazırladık...

Pratik hamsi kuşu;

1 kg hamsi
1 demet taze soğan
Yarım demet maydanoz
1 su bardağı mısır unu
Kızartmak için sıvı yağ
Tuz, karabiber

Temizlenmiş hamsilerimizin temizlenen kısımlarına; baharatlanmış ve mısır ununa bulanmış;ince kıyılmış taze soğan, maydanoz harcımızdan yeterli miktarda koyup,göğüs göğüse çarpıştırıp form verelim, tekrar mısır ununa bulayıp kızgın yağda kızartalım;)
Afiyet olsun...



İrmik helvası;

Malzemeler;

1,5 su bardağı irmik
125 gr tereyağı
1 su bardağı şeker
1 çorba kaşığı çam fıstığı(ben tuzsuz normal fıstık kullandım hemide 2 çorba kaşığı;)
1 su bardağı süt
1 su bardağı su

Hazırlanışı;

Tereyağımızı çelik bir tencerede eritip, irmiğimizi ilave ediyoruz. Hafif pembeleşinceye kadar kavuruyoruz. Fıstıkları ilave edip birkaç kere daha tahta kaşıkla karıştırıyoruz. Su, süt ve şeker sırasıyla ilave ediyoruz ve tencereciğimizin kapağını kapatıp hafif ateşte suyunu çektiriyoruz.
15-20 dinlenmeye alınan helvamıza 2 çorba kaşığı şeker ilavesi yapıp tekrar demlendiriyor ve şekillendirip afiyetle yiyiyoruz;)

Muhabbetle...

14 Şubat 2008

İçine sevgi katılmış Wafeller;)) (Konuyu sevgiye bağlıycam ya o bakımdan bu girizgah;)))



Önce tarif, sonra yazı;)

Malzemeler;

*3 adet yumurta
*1,5 su bardağı süt
*1 su bardağı şeker
*1/2 su bardağı sıvıyağ
*3 su bardağı un(undan una kıvam değiştiği için bence boza kıvamını tutturmaya çalışırsanız daha iyi sonuç alırsınız;);)
*kabartma tozu
*vanilya
*Bir çimdik tuz;)

Hazırlanış;Malzemeler boza kıvamına getirlir ve yağlanmış Wefel kalıbında şekillendirilir;)
Üzerien veyahut aralarına istenilen sos malzemeleri konulur ve sevdiklerinize (ahanda bu benim kalbim diyerekten) sevgiyle sunulur;))
Ben bu sefer tek tek ayırıp, aralarına şokella sürdüm, hindistan cevizi ektim, üzerinede tarçın oh mis gibin oldular;)(lakin sizler arzu ettiğiniz ve çeşitlendirdiğiniz nefis soslarla zenginleştirebilirsiniz)
Günün anlam ve önemine de uygun oldular hani;)))



Arkadaşlar! sizlerde bilirsiniz ki benim öyle günlerle pek işim olmaz;)
Bir kavramın yahut olgunun yad edilmesi bir güne sığmaz, sığdırılamaz. Hele bu konular çağ açıp çağ kapayacak nitelikte olursa...
Mesele bilinçaltı meselesi...
Bu tarz günler yaklaştıkça etrafta sıkça muhabbeti geçince ister istemez kulak misafiri oluyor ve bilinçaltınıza yerleşmesine mani olamıyorsunuz...
Hal böyle olunca; benim de içimden birşeyler karalamak geliveriyor...
Sevgi; Tüyleri diken diken eden ve her kula göstermesi nasip olmayan bir haslet...
Siz de varsa ve yön vermeyi bilirseniz şayet açamıyacağı kapı yok gibidir...
Kapılar açan, yolları çiçekli bir bahçe haline getiren, yüzleri güldüren, kalplere huzr ve coşku veren, yaşam enerjisini tabir-i caizse tavan yaptıran hatta ve hatta yılana bile deliğini dar getiren bir meseledir aslında...
Meseledir diyorum zira bu insanoğlunda artık mesele haline gelmiştir ne yazık ki!
İnsanoğlunun sevememe ve de sevgisini gösterememe gibi bir şekil ihtivası vardır (va esefa!) hemde asırlardır...
Günümüzde de sevgisizlik ve hoşgörüsüzlük hat safhaya çıkmıştır en derunundan...
Sevmek, sevebilmek kifayetsizce ve de karşılık beklemeden...
Aslına bakılırsa zordur, güçtür bu nedenle mukavemet ister, hataları görmezden gelmeyi ister, size sıkıntı (Eza) verecek durumları kaldırabilme yetisi ister, size sapa gelmiş bir yola girmeyi ve orada birlikte sapasağlam çıkabilmeyi ister, gönül testisinden doldurulmuş bir kaseyi yudum yudum bölüşmek ister, olduğun gibi, öylece kabul görmeyi ister eleştirisiz ve de kinayesiz...
Ateşe baca,
Hayat mektebinde hoca,
Yol hikeyesinde koca(dost, yardımcı, yardak) olmayı ister...
Sonrasında; kurulup Taht-ı Revan-a ,gidilir Bad-ı sabaya...
Cefaya vefa,
Vefaya sefa,
Sefaya sena gerek fütursuz...
Beyindeki film kareleri toplanamıyorsa bir karede, seneryoya film karesi ister...
(Biri beni durdursun zira gönül denizim derya olmuş çağıldamakta...;)))
Nerde kalmıştık?
Sırasında, acı bir kahveye şeker,
Ağdalı bir tatlıyı limon iyi keser,
Aşık her daim hasret çeker,
Ceylan ahu olur seker,
Sevgi, karanlığa beş çeker...
Gönül aynasından, daha fazla simalar yansıtabilmek dileğiyle...
Muhabbetiniz daim ve sevgiyle bütünleşmiş bedenler kaim olsun...
Şükran Altun Battal.

10 Şubat 2008

Keşkül ve Bitter çikolatalı kek;)


KEŞKÜL

Malzemeler:

*1 lt süt,
*1,5 su bardağı toz şeker,
* 1 adet yumurta sarısı( ben koymadım orjinalinde var)
*1 su bardağı pirinç unu,
*1 paket vanilya,
*1 çay bardağı file badem,
*1 çay bardağı hindistan cevizi.
*1 çimdik tuz ( acep benim oğlana kızdığımda; toplum arasında çaktırmadan attığım çimdikler gibi mi;)

Hazır ve nazır hale getiriliş:

Sütü, bademi, pirinç ununu ve bir fiske tuzu hafif koyulaşıncaya kadar karıştırarak ocakta pişirin.
Koyulaşmaya başlayınca şekerini ve hindistan cevizini ilave edin. Muhallebi kıvamına gelinceye denk pişirin.
Vanilyayı ekleyip ocaktan alın.(İçine arzu edilirse yumurta sarısı koyulur ve pişmesine izin vermeden bir çırpıda çırpılır) Kaselere boşaltın. Üzerini bademle süsleyip( ben cevizle süsledim, yan tarafada portakal kabuğu attırdım e şık oldu doğrusu;)) soğuyunca servis yapılır;)
Afiyet şeker olsun...
Bitter çikolatalı keks;)
Malzemeler;

*2 adet yumurta(tavuktan mümkünse taze taze:)))
*1 çay fincanı süt(inekten yahut süt veren taze anneden:))
*Yarım çay fincanı sıvı yağ
*1 Yemek kaşığı yoğurt
*1 çay fincanı şeker(pancardan:)
*2 çay fincanı kadar un
*1 çay kaşığı karbonat
*vanilya
*3 yemek kaşığı tepeleme kakao(komşudan(Bu nimetin tazeside Afrika'da bulunur herhal;) zira gitmişken 1 çuval alın malum bu komşu uzak komşu...
*1 baton(80 gr) bitter çikolata(hani dedim kalorisi az bunun artırayım zira millete enerji lazım:)
*bir çimdik tuz( tuz gölünden olursa tercihimiz;)))

Hazırlanışı:

Malzemeler kek sırasına göre itinayla çırpılır,kıyılmış bitter çikolata da ilave dildikten sonra önceden ısıtılmış 180 derecelik fırına gönderin ve hacı bekler gibi bekleyin beklemeye değdiğini göreceksiniz ben o kadar söylüyorum...
Fırından çıksın az dinlensin üzerine çikolta sos dökücez...
İster hazır sos kullanın isterse kendiniz hazırlayın şahane oluyor...
Sos tarifide isterseniz ayrıca ve de hiiiç üşenmeden veririm;)
Muhabbetle...

08 Şubat 2008

İncirli Tatlı Bıdık;)



Malzemeler:

Kek:

6 adet kuru incir, suda ıslatılmış, ufak doğranmış
1 su bardağı ceviz içi
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı un
3 yumurta
1 paket (1tatlı kaşığı) kabartma tozu

Şerbeti:

1,5 su bardağı su
1 yemek kaşığı nescafe
yarım su bardağı toz şeker

Muhallebi:

2 yemek kaşığı nişasta
2 yemek kaşığı un
1lt süt
5 yemek kaşığı toz şeker
inmeye yakın 50gr tereyağı
piştikten sonra 1 poşet toz krem şanti

Hazırlanması:

Kek için yumurta ve şekeri çırpın, cevizi, unu, kabartma tozunu ekleyip karıştırın. En son inciri ekleyip dikdörtgen borcama dökün ve 160C de pişirin (incirden dolayı düşük ısıda pişmesi gerekiyor).
Pişerken krem şanti haricindeki malzemelerle muhallebiyi yapın. Piştikten 5 dakika sonra 1 poşet toz krem şantiyi ekleyip mikserle çırpın.
Kek piştikten sonra 3-4 dak. havalandırın.
Şerbet malzemelerini karıştırıp (pişirmeden) kekin üzerine dökün. 5 dakika sonra muhallebiyi üzerine yayın, buzdolabında 2-3 saat bekletin.
Tarifi sevgili portakal ağacından almıştım, denedim ve sevgiyle tavsiye edilecekler listesine ekledim;)
Afiyet olsun;))
Yarın bitter çikolatalı kek ve keşkül;)
Beni izlemeye devam edin anacım;)))))
Muhabbetle...

07 Şubat 2008

Küçük şeyler...


En iyi şeyler
Küçük çıkınlarda taşınırmış.
Küçük bir beden
Çoğu kez büyük bir ruha yataklık edermiş.
Ufak balıklar lezzetli olurmuş.
Ateşe küçük odunlar atılırsa alevler artarmış,
büyük odunlar ateşi söndürebilirmiş.
Her küçük şey mutlaka işe yararmış,
bir çok küçük bir büyük edermiş.
Sağanak dediğimiz
küçük damlacıklardan ibaretmiş.
Ufacık bir yağmur
kocaman bir toz bulutunu yok edebilirmiş.
Muazzam bir aydınlık
küçük bir delikten görülebilirmiş.
Saman çöpü rüzgarın yönünü gösterirmiş.
Bütün hasat
bir kıvılcım yüzünden elden gidebilirmiş.
Büyük bir geminin batması için
küçük bir delik yetermiş.
Çok veren malından,
az veren canından veririmiş.
Yükte hafif olmak
pahada ağır olmaya engel değilmiş.
Deve büyükmüş ama ot yermiş,
şahin küçükmüş ama et yermiş.
İnsan küçük bir adama iyiliği dokunduğu zaman
cömertliği öğrenebilirmiş,
büyük ama iyilik ederse öğreneceği şey ızdırap olurmuş.
Büyük adamın büyüklüğü devam ediyorsa
bunun sebebi
onun küçük adamlara gösterdiği ihtimam imiş.
Büyük makineleri küçük çarklar çalıştırırmış.
Küçük başlangıçlar olmadan
büyük sonuçların sağlandığı vaki değilmiş...
muhabbetle...

05 Şubat 2008

Tahinli kurabiye(ben kendisine tek atımlık bomba ismini layık gördüm),Hindistan cevizli kek ve minik hamursuzcuklar;)))


Sevgili dostlar sizlere sevgili kevser(kendileri büyük ablam olurlar) ablamın bizzat tavsiye ettiği kurabiyeciklerin tarifini ifteharla sunuyorum zira tam ifteharlık bir kurabiye;)
Şahane bir o kadar da yiyimser bir lezzet;)

Malzemeler;
*2 kahve fincanı tahin
*1 su bardağı şeker
*1 su bardağı sıvı yağ
*alabildiği kadar un
*kabartma tozu
Hazırlanışı;
Şeker ve tahin mikserle(şeker eriyinceye kadar mimkünse) çırpılır içine sıvı yağ ilave edilir tekrar çırpılır sonrasında un, kabartma tozu el ile halli hamur edildikten sonra minik uzay gemisi formu verilir, yağlanmış tepsiye inci gibi dizilir veee önceden ısıtılmış 180 derecelik fırına gönderilir takriben 15-20 dakika sonra geri alınır...
Üzerine soğuduktan sonra pudra şekeri eklemeyi ihmal etmeyiniz zira ihmale gelmeyen lezzettir kendileri;)
Mutlaka denemelisiniz ben o kadar söylüyorum...
Sevgiyle tavsiye olunur...

Hindistan cevizli kek;)
*1,5 bardağı şeker
*3 adet yumurta(oda sıcaklığında)
*1 su bardağı süt(oda sıcaklığında)
*1 su bardağı sıvı yağ(ayçiçek veya zeytinyağı farketmez)
*3 su bardağı un
*abartma tozu;)))
*50 gr. hindu cevizi;)))))
Kekimizi; şeker ve yumurta iklisi ardından diğer malzemeler ve fırın(önceden ısıtılmış)...
Pişerken ki hindistan cevizi kokusunu tarif etmeme bilmem gerenk var mı?
Afiyet olsun!
Minik hamursuzcuklar;)
Bizim memlekette ekmek şeklinde yapılan zat-ı şahanelerinin sıfatını değiştirip sizlere öyle sundum;)
Nasssılım?
Malzemeler;
*Yarım su bardağı süt
*Yarım su bardağı yoğurt
*125 gr. tereyağı(eritilmiş ve soğutulmuş)
*Yarım su bardağı sıvı yağ
*Kulak memesi yumuşaklığı kadar un;)
*Kabartma tozu
Hazırlanışı;
Tüm harçlar sırasıyla koyulur ve güzel bir hamur elde edilir, şekil verilir ve üzerine yoğurt sürülür, susam serpilir yallah fırına...
Çıkınca mis;)
Artık yanında neyi layık görürseniz onu ham yaparsınız;)))
Çayı unutmayın da...
Muhabbetle...
Son olarak dipnot babından bir paylaşım;
Şerefle bitirilmesi gereken en ağır görev "Hayattır"
Bu nedenle;
Onurlu bir yaşam için;
Bir lokma ekmek için şerefini ayaklar altına almaya,
Bir anlık zevk için;
Namusunu lekelemeye,
Bir zamanlık mevki için
Ayak öpmeye,
Günlük menfaatlarin için
Faziletini karartmaya değmez...

31 Ocak 2008

İyi ki doğduk mu acaba?

Bu soruyu sıkca sual ederim kendime...
İyi ki doğmak ,iyi ki var olmak! kulağa hoş, kalbe ferahlık veren söylemler...
Bu söylemleri haketmiş olmak ne büyük onur ve sürurdur öyle değil mi sevgili dostlar?
Dillere pelesenk olmuştur ve bu yüzden söylenmektedir çokcası...
Derun ve tadına vararak fikredilirse şayet içeriği ve taşınması pek bir külfetli sözledir aslında...
Sevilmek sevmekten müteşekkildir aslında; kişi severse sevilir...
Mevcut olan herşey aksetirir senin enerjini, yine senin coşkun denizine...
O leb-i deryadan yolculuğa çıkmış deniz olur okyanus, bahr-ı muhit;
Barındırır tüm mahlukatı karşılıksızca...
Koşulsuz sevmek!
Öncesi Yaradan'dan ötürü...
Hayata ve içindeki hayat sahiplerine; dimağdan kalbe süzülen pozitif hüzmelerle, gönle ayinedarlık eden gözlerle bakabilmek...
Sevgili Can Dündar'ın da dediği gibi;
Tüketmek için bunca acele ettiğimiz takvim yapraklarına, onca hızla çevirdiğimiz akreple yelkovanlara, içine daldığınız o insafsız rutin çarkına şöyle bir uzaktan baktığınızda ne hissediyorsunuz? "Ne kadarı benim hayatım" diye soruyor musunuz? Ne kadarını başkalarının? Sevgiyi koydum kum saatinin dolu dizgin akıp giden kumlarının her bir zerresine...Çünkü bir tek sevgi var elimizde; bunca yıldan damıtılıp gelen...Yine bir tek o kalacak,yaşanacak yıllarından geriye...Bir tek sevgi olacak bunca telaştan artakalan ötesi yalan...
Oğluşum, sevgi kelebeğim, yakışıklım;
Minik ve maharetli elleriyle anneciğine bu güzel resimleri hazırlamış paylaşmak istedim...

Yazımın nihayetinde; doğum günü çocuğu yani bendeniz'in Yılların yorduğu ve de yoğurduğu gönlünden terennümler;
*Gönül taylarına kısrak oldun mu hiç?
*Gönül çaydanlığında insan demledin mi hiç?
*Her doğan günün aynı zamanda batan gün olduğunu idrak edebildin mi hiç?
*Arazlı günleri, tamir ettiklerinle değiştirdin mi hiç?
*Sevda çölünde susamışa bir katre verip ve sonrasında o katrenin göl olduğunu izleme şerefine nail oldun mu hiç?
Muhabbetle...

28 Ocak 2008

Hafta sonu lezzetleri...(Şekerpare, pembe salata veee sodalı börek;)

Sevgili dostlar;
Şekerpare tarifim eski postlarımdan aynıyla kopye edilmiştir çünki daha önce de belirttiğim gibi garantidir;)))

MALZEMELER;*2 adet yumurta.
*1 su bardağı pudra şekeri.
*yarım paket margarin.
*yarım su bardağı irmik.
*2 su bardağı un.
*vanilya, kabatma tozu.

ŞERBETİ İÇİN; *3 su bardağı su.
*3 su bardağı şeker.
*yarım limon suyu.

HAZIRLANIŞI; yumurta, pudra şekeri, margarin bir güzel yoğrulur. Diğer malzemeler naif bir şekilde karışıma ilave edilir. Sonrasında şekil verilen ve üzerine yumurta sarısı sürülen parelerimiz tepsiye dizilir (findukları unutmayalım!) ve fırına gönderilir! fırından çıkan canım şekerpareler şerbetle buluşturulur!(şerbet malumunuz; şeker ve su kaynatılır, indirmeye yakın limon suyu ilave edilir ve tabiki de soğutulur.)
Pembe salata malzemeler;
.kırmızı lahana
.3 çorba kaşığı yoğurt
.2 çorba kaşığı mayonez
.2 diş sarımsak
.tuz
.1 kahve kaşığı zeytin yağı
Hazırlanışı;
kırmızı lahanayı rendeleyin(ben rondodan çektim; çekim sırasında sarımsağıda ilave ettim pek bir pratik oldu)sonrasında mayonez ve yoğurduda lahanayla hemhal ettim ve servis tabağına gelin misali gönderdim ki kokusu çıkmasın;)
Servis tabağında salınan pembe güzeli zeytinyağı ile kutsadıktan sonra sofraya (meraklı gözlere şenlik) getirdim;)
Sodalı böreğimiz;
Yalancı su böreği diyede adlandırılan zatı şahanelerinin bendeniz "yılandan korkmam yalandan korktuğum kadar" deyip bu ismini kullanmayı uygun gördüm zira fikrimin ve de zikrimin ince gülü nezdinde tüm güller kırılmasın;)
Malzemeler:
6 adet yufka(ev yufkası da olabilir),
yarım kilo tuzsuz lor yada yağsız peynir,haşlanmış ve ezilmiş patates,küçük soğancık...
1 demet maydanoz,1 su bardağı süt, 1 su bardağı sıvıyağ,
2 adet yumurta
1 küçük şişe soda (maden suyu - 20 cl),
tuz, karabiber, kırmızı pul biber, susam, çörek otu,

Yapılışı:
İç malzemelerini(maydonoz, patates, peynir ve soğancık) karıştırın. İçine tuz, karabiber ve kırmızı pul biber ilave edin. Tepsinin tabanını sıvı yağ ile yağlayın. Süt, yumurta ve sıvı yağı bir kabın içinde güzelce çırpın. İlk yufkayı tepsinin tabanına kırışık bir şekilde tepsinin tabanını eşit kapatacak şekilde yerleştirin.
Sütlü harç ile bu yufkayı azar azar kaşıkla ıslayın. İkinci yufkayıda tepsiye yerleştirin. Onunda üzerini sütlü harç ile ıslayın. harcın yarısını tepsinin heryerine eşit olacak şekilde yayın. Daha sonra iki adet yufkayı aralarına sütlü harçtan ıslatarak döşeyin. Kalan harcı yufkanın üzerine yayın. Beşinci yufkayıda buruşuk bir şekilde tepsiye yerleştirin.ve üzerini kaşıkla ıslayın. En son yufkayı tepsinin ebatlarına göre kıyılarını kenarlarından tepsinin altına doğru yerleştirin. Sütlü harç ile ıslayın. En üst yufkayı düzgünce tepsiye yerleştirin.
Tepsideki döşenmiş yufkaları istediğiniz boyutlarda güzelce kesin. Kalan sütlü harç varsa böreğin üzerine dökün. Bir şişe sodayı kestiğiniz yerlerden eşit olarak tepsiye dökün. Buz dolabında en az 6-8 saat bekletin. Dolaptan alınca üzerine arzu edilirse yumurta sarısını sürüp, çörek otu ve susam ilave edip 180 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin.
Afiyet olsun...

Muhabbetle...