Hürriyet; gündeme dair cesur bir projeyle karşımızda. TBWA\ISTANBUL'un hazırladığı proje kısa zamanda oldukça ses getirdi. Din, dil, ırk, cinsiyet ayırt etmeden bireysel özgürlükleri konu alan projenin amacı Türkiye'nin dört bir yanından insanların hürriyetlerini dile getirmeleri ve seslerini duyurmaları...
Bu proje katılımcıların kendi hürriyetlerini anlatmaları için tasarlandı, katılımcılar videolarını oluştururken ilham versin diye de bir film hazırlandı.
Hürriyet, herkesi kendi hürriyet cümlelerini yazmaya ve hürriyet şarkılarını yaratmaya davet etti. Kullanıcılar içinde kendi fotoğraflarının da olduğu hürriyet filmleri yaratabiliyor ve bu filmleri sosyal medyada dilediğince paylaşabiliyor. Ayrıca seçtikleri mesaj ve fotoğraflarından oluşan bannerı hurriyet.com.tr sayfalarında yayınlanıyor. Kısaca proje tamamıyle interaktif bir proje olarak kurgulandı. www.hurriyetbenim.com üzerinden ilham verici videoyu seyredebilir, kendi video ve bannerınızı yaratabilirsiniz.
"Hürriyet Benim" filmi, daha TV’ye çıkmadan viral olarak sosyal medyada gösterildi ve çok kısa sürede yayılarak; sosyal medyada konuşulmaya ve paylaşılmaya başlandı. Kullanıcıların katkılarıyla yapılan klipleri Twitter'dan #hürriyetbenim hashtag'iyle takip edebilirsiniz.
Ben de kendi videomu oluşturdum ve benim için hürriyetin ne demek olduğunu anlattım. İzlemek için;
Bir boomads advertorial içeriğidir.
26 Kasım 2013
14 Kasım 2013
AŞURE...;) ☺ ♥
Aşure candır...☺ ♥
Ne hoş güzelliklerimiz var ruha huzur, dostlara sürur veren... ☺ ♥
Komşuda pişer, bize de düşer düsturundan hareketle girilir mutfağa, sevgiyle pişirilir ve ikram edilir sevgiden anlayan hassas ruhlara...;)
Şifa olsun, sürur olsun, birlik ve beraberlik olsun... Haydin buyurun afiyet olsun...;)☺ ♥
Malzemeler;-2,5 su bardağı aşurelik buğday
-1 su bardağı nohut
-1 su bardağı fasulye
-1 su bardağı doğranmış kayısı
-1 su bardağı üzüm
-1 su bardağı yaban mersini(ev perisi yorumu)
-2 yemek kaşığı gül reçeli(ev perisi yorumu)
-1 su bardağı doğranmış incir
-1 su bardağı ceviz
-5 su bardağı şeker
-1 adet elma, karanfil
-2 su bardağı süt
-2 tatlı kaşığı nişasta
-portakal kabuğu rendesi
-yeteri kadar su ilavesi
Üzeri için; ceviz, susam, hindistan cevizi, tarçın harmonisi...
Veeee olmazsa olmazımız nar ve fındık taneleri...;)
(laf aramızda kırmızının kankası yeşil toz fıstık hani Antepte nam-ı diğer boziç, olmazsa olmazda bende olmadı bu seferlik ama siz koyun derim;)
Hazırlanışı;
Aşurelik buğdayımızı 8lt.lik tenceremiz de; akşamdan bir taşım kaynatalım, fasulye ve nohutumuzu da akşamdan ıslatalım...
Sabah; Geceden şişmiş olan buğdayımız kaldığı yeden, sıcak su ilavesi ile kaynamaya devam ede dursun biz bir yandan nohut ve fasulyemizi düdüklüde 15 dak. pişirelim sonrasında kaynayan buğdayımıza ilave edelim biraz daha özleştirelim. Özleşen harcımıza ; kayısı ve portakal kabuğu rendesi, gül reçeli, bir adet soyulmuş ve karanfil batırılmış elma (elmayı daha sonra içinden alacağız) ilave edip tekrar kaynatalım, şekeri de ilave ettikten sonra; üzümleri ve yaban mersinlerini dökelim en son olarakta; nişasta ile karıştırdığımız sütümüzü kıvam vermesi amacıyla aşuremize ilave edelim; biraz daha kaynatıp, vanilya ilave edebilir ve kapatabilirsiniz. İncirlerimizi kapattıktan sonra ilave edelim ki; aşuremiz kararmasın...
Not; arkadaşlar ben cevizi aşuremi karartır gerekçesiyle üzerinde bolca kullanmayı tercih ettim...
Afiyet olsun...;) ♥
GEÇMİŞİ hiç dert etmeyeceksin,Kendini hep yeni dogmuş sayacaksın,Hergün ne istedigini sana söyleyecektir.Kendi işinden zevk alacaksın,Başkalarının yaptıgına değer vereceksin.En küçük şey senin canını sıkmak ister,Sense hep gününü gün edeceksin,En önemlisi kimseden nefret etmeyeceksinVe yarını YARADANA bırakacaksın....Goethe..
Muhabbetle...☺ ♥♥
10 Kasım 2013
Veteriner Hekimler Derneği, GIDA GÜVENLİĞİ SEMİNERİ...;) ☺♥
Biz yemekçilerin olmazsa olmazı gıdalar...
Uzun süredir böyle bir seminere katılmak istemiştim zira bu işle iştigal ediyorsanız, bu işte kullanılan aparatların ☺ yani gıdaların güvenliği hakkında azami bilgiye sahip olmak yanında azami hassasiyet göstermek gerekli...;)
Kalite tesadüf olmamalı... Bir işi yap o işi en iyi yap düsturunca hareket etmeli, sevmeli, araştırmalı, öğrenmeli ve uygulamalıdır...
Değerli blogger arkadaşımız, Derya tam da bu noktadan parmak basmış olaya...☺♥
Hayat devam ettiği sürece eğitim sürekli...
3 kasım pazar günü heyecanla katıldığım gıda güvenliği semineri kendi açımdan çok eğlenceli ve bir o kadarda öğretici oldu...;)
Sabah kahvaltımdan sonra yeni bir günde, yeni birşeyler öğrenebileceğimin, tatlı meltem esintisiyle düştüm yollara.... Yollar beni sanki elimle koymuş gibi götürdü olay mahalline zira sihirli oklavam pek bir güzel tarif etmişti...;) ☺ ♥
Olay mahalline girdiğimde kapıda güleryüzlü ve samimi bir karşılamayla yerlerimize alındık bu arada salon çok cici süslenmişti. bloggerler minik, yeşil bir ağacın dallarına yaprak olmuştu... Bu olay bana meyva veren ağaç olduğumuzun özelliğini ve de güzelliğini hissettirdi adeta...;) ☺ ♥
Akabinde keyifli sohbetlere eşlik etsin diye sayın Güllüoğlu'ndan kuru pastalara ve sevgili Pınar'dan lezzetli meyve suları ve sütler masalarda emrimize amade, gözlere şenlik, midelere bayram formunda bizleri bekliyorlardı...;)☺ ♥
Sevgili Derya'nın açılış konuşmasından sonra sözü ilk araştırma görevlisi, Sevgili Güzin İplikçioğlu(Ankara üniversitesi gıda hijyeni ve teknolojisi bölümü) aldı ve bizlere et ve et ürünleri hakkında (saklama koşulları, pişirme koşulları ve hijyen dahil olmak üzere) aklımızda soru işareti kalmayacak şekilde konu anlatımı ve sunumunda bulundu.(Bu arada masada ki Güllüoğlu'nun nefis lezzetleri pınar süt ve meyve suları eşliğinde tadıldı.)Akabinde Ankara üniversitesi veterinerlik fakültesi'nden; Doçente dr. Fatma Seda Bilir hocamız; süt ürünlerinin korunması, saklanması, beyaz peynir ve kaşar peyniri yapımı hususlarında bilgilerini paylaşmanın yanında bıkıp usanmadan biz yemek gönüllüsü dostların akıllarına takılan ne kadar soru varsa hepsine yanıt vermeye çalıştı tekrar teşekkürler...;) ☺ ♥
Sohbet, merak ilmin hocasıdır düsturuyla heyecanlı bir o kadar da lezzetli gidiyor du ki saatin nasıl geçtiğini anlamadık bile...
Zaman vermedi aman ve seminerimiz murat bey peynirlerinin bizler için hazırladığı peynir çeşitlerinin tadımı ve resim çekimleriyle son buldu...;)
Konu süt ve süt ürünleri olunca bizlerde desteklerini esirgemeyen Murat bey peynirlerine sonsuz teşekkürler...(Seminer sonunda bizler için minik koliler hazırlamışlar) ☺ ♥
Lezzet dolu, bilgi dolu dakikaların ardından sıra vedaya geldi...
Veda zamanı elimiz boş dönmedik elbette...
Murat bey peynirlerine, yitik ülke yayın evine, printinsa, 3m'e, Doğadan'a armağanlarından dolayı ve Güllüoğlu, Pınar iklisine damaklarımızı ve midelerimizi şenlendirdikleri için son olarakta Trilye Restorant'ın; Çekilişle ikram ettiği, Trilyenin balık sevdası(4 adetti, bana çıkmadı ama olsun) kitapları için çok teşekkürler...;)☺ ♥
Ruhumuzu koymadığımız hiçbir şey çalışmaz ve yerini bulmaz... Bizler bu işi severek ve de sevildiğimize inanarak, gönülden ve tabir- caizse iğneyle kuyu kazar hassasiyetiyle yapıyoruz ev aynı hassasiyeti takipçi ve okuyucularımızdan da bekliyoruz...( postumu tamamlamadan sosyal mesajımı da verdim ohhh...;) ☺♥)
Seminerimizi şenlendiren, meraklı sorularıyla, bilgi ufkumuzu açan tüm blogger dostlarıma ve bu güzel semineri bizlere hazırlayan Sihirli oklava bloğunun sahibesi Derya arkadaşımıza, bizlere ortam sağlayan veteriner hekimler derneğine sonsuz teşekkürler...
Sevgi ve de muhabbetle... ♥ ♥ ♥
Daha nice seminerlerde ve etkinliklerde buluşmak üzere hoşçakalın...;) ☺ ♥
Uzun süredir böyle bir seminere katılmak istemiştim zira bu işle iştigal ediyorsanız, bu işte kullanılan aparatların ☺ yani gıdaların güvenliği hakkında azami bilgiye sahip olmak yanında azami hassasiyet göstermek gerekli...;)
Kalite tesadüf olmamalı... Bir işi yap o işi en iyi yap düsturunca hareket etmeli, sevmeli, araştırmalı, öğrenmeli ve uygulamalıdır...
Değerli blogger arkadaşımız, Derya tam da bu noktadan parmak basmış olaya...☺♥
Hayat devam ettiği sürece eğitim sürekli...
3 kasım pazar günü heyecanla katıldığım gıda güvenliği semineri kendi açımdan çok eğlenceli ve bir o kadarda öğretici oldu...;)
Sabah kahvaltımdan sonra yeni bir günde, yeni birşeyler öğrenebileceğimin, tatlı meltem esintisiyle düştüm yollara.... Yollar beni sanki elimle koymuş gibi götürdü olay mahalline zira sihirli oklavam pek bir güzel tarif etmişti...;) ☺ ♥
Olay mahalline girdiğimde kapıda güleryüzlü ve samimi bir karşılamayla yerlerimize alındık bu arada salon çok cici süslenmişti. bloggerler minik, yeşil bir ağacın dallarına yaprak olmuştu... Bu olay bana meyva veren ağaç olduğumuzun özelliğini ve de güzelliğini hissettirdi adeta...;) ☺ ♥
Akabinde keyifli sohbetlere eşlik etsin diye sayın Güllüoğlu'ndan kuru pastalara ve sevgili Pınar'dan lezzetli meyve suları ve sütler masalarda emrimize amade, gözlere şenlik, midelere bayram formunda bizleri bekliyorlardı...;)☺ ♥
Sevgili Derya'nın açılış konuşmasından sonra sözü ilk araştırma görevlisi, Sevgili Güzin İplikçioğlu(Ankara üniversitesi gıda hijyeni ve teknolojisi bölümü) aldı ve bizlere et ve et ürünleri hakkında (saklama koşulları, pişirme koşulları ve hijyen dahil olmak üzere) aklımızda soru işareti kalmayacak şekilde konu anlatımı ve sunumunda bulundu.(Bu arada masada ki Güllüoğlu'nun nefis lezzetleri pınar süt ve meyve suları eşliğinde tadıldı.)Akabinde Ankara üniversitesi veterinerlik fakültesi'nden; Doçente dr. Fatma Seda Bilir hocamız; süt ürünlerinin korunması, saklanması, beyaz peynir ve kaşar peyniri yapımı hususlarında bilgilerini paylaşmanın yanında bıkıp usanmadan biz yemek gönüllüsü dostların akıllarına takılan ne kadar soru varsa hepsine yanıt vermeye çalıştı tekrar teşekkürler...;) ☺ ♥
Sohbet, merak ilmin hocasıdır düsturuyla heyecanlı bir o kadar da lezzetli gidiyor du ki saatin nasıl geçtiğini anlamadık bile...
Zaman vermedi aman ve seminerimiz murat bey peynirlerinin bizler için hazırladığı peynir çeşitlerinin tadımı ve resim çekimleriyle son buldu...;)
Konu süt ve süt ürünleri olunca bizlerde desteklerini esirgemeyen Murat bey peynirlerine sonsuz teşekkürler...(Seminer sonunda bizler için minik koliler hazırlamışlar) ☺ ♥
Lezzet dolu, bilgi dolu dakikaların ardından sıra vedaya geldi...
Veda zamanı elimiz boş dönmedik elbette...
Murat bey peynirlerine, yitik ülke yayın evine, printinsa, 3m'e, Doğadan'a armağanlarından dolayı ve Güllüoğlu, Pınar iklisine damaklarımızı ve midelerimizi şenlendirdikleri için son olarakta Trilye Restorant'ın; Çekilişle ikram ettiği, Trilyenin balık sevdası(4 adetti, bana çıkmadı ama olsun) kitapları için çok teşekkürler...;)☺ ♥
Ruhumuzu koymadığımız hiçbir şey çalışmaz ve yerini bulmaz... Bizler bu işi severek ve de sevildiğimize inanarak, gönülden ve tabir- caizse iğneyle kuyu kazar hassasiyetiyle yapıyoruz ev aynı hassasiyeti takipçi ve okuyucularımızdan da bekliyoruz...( postumu tamamlamadan sosyal mesajımı da verdim ohhh...;) ☺♥)
Seminerimizi şenlendiren, meraklı sorularıyla, bilgi ufkumuzu açan tüm blogger dostlarıma ve bu güzel semineri bizlere hazırlayan Sihirli oklava bloğunun sahibesi Derya arkadaşımıza, bizlere ortam sağlayan veteriner hekimler derneğine sonsuz teşekkürler...
Sevgi ve de muhabbetle... ♥ ♥ ♥
Daha nice seminerlerde ve etkinliklerde buluşmak üzere hoşçakalın...;) ☺ ♥
01 Kasım 2013
ÖZBEK PİLAVI...☺♥
Paylaşacak dostlarınız yoksa,İyi şeylere sahip olmanın bir anlamı da yoktur..''Seneca - Düşünceler Demiş ünlü düşünür... Paylaşalım dostlar...;)
☺Malzemeler;
*Yarım kg kemiksiz tavuk pirzola kuşbaşı doğranmış
*Bir büyük soğan yemeklik doğranmış
*Bir tatlı kaşığı tarçın
*Bir çay kaşığı kimyon
*Bir çay kaşığı karabiber
*Bir tatlı kaşığı tuz
*4 adet havuç ince uzun doğranmış
*Bir avuç dolusu sarı üzüm
*Bir avuç dolusu doğranmış kuru kayısı
*3 su bardağı pirinç
*1 su bardağı zeytinyağı
*4.5 su bardağı sıcak su
♥Hazırlanışı;
Zeytinyağı derin bir tencerede ısınınca tavuk eti eklenir. kavrulunca etler süzgeçle ayrı bir kaba alınır. Aynı yağın içine soğanlar atılır. Biraz kavrulunca havuçlar eklenir. Birlikte bir süre kavrulur. Sonra tavuklar eklenir. Tarçın, karabiber, kimyon ve tuz eklenir. İyice karıştırılır ve üzeri bastırılarak tencerenin dibine yerleştirilir. Üzerine yıkanmış süzülmüş pirinç alınır. Karıştırmadan malzemeler altta pirinç üstte olacak şekilde sıcak suyu da ekleyip suyunu çekene kadar pişirilir. Afiyet olsun....♥♥♥
Heeeey bi saniye bir avuç dolusu sarı üzüm ve aynı oranda kuru kayısı (doğranmış)da var. Bütün malzemeleri karıştırıp biraz daha kavurmuştuk ya o aşamada koyuyoruz bunları da ;)))))♥♥♥☺
Yine aylardan kasım sanki sende kaldı bir yarım,
her nefesim her anım sanadır canım... der ve giderim...;)
muhabbetle...♥♥♥
25 Ekim 2013
Mısır patlaklı şirineler...;) ♥♥♥☺
Şimdi uzağım belki
Ama belli mi olur ?
Belki demli bir 'Çay' kokusuyla gelirim..!
Belki 'Yağmur' olur yağarım şehrine..!
Belki de 'Rüzgarla' düşerim önüne..
Sen yeter ki BEKLE...
Beklediğinize deyecek bir tarifle, -işte geldim burdayım, ben bu işte ustayım..;))) sloganıyla yine yeniden huzurlarınızda arz-ı endam eder bu peri...;)
Merhabalar sevgili yemek gönüllüsü dostlarım!!! ♥☺♥☺
Havalar süpper...Havamız süpper günlerin de, sizlerle tamda bu günlere özel, yeni tasarımım bir tarifi paylaşmak isterim...;)♥
Bildiğimiz krep güzelliğinin tatlı ve form verilmiş hali...
Şık bir sunumla gönüllerinizi fethetmek istedim sizler de dilerseniz şayet sevdiklerinizin hem gönüllerini, hem de midelerini fethedebilirsiniz...;)
Buyurunuz efendim tarif...;)
Malzemeler:
Krep hamuru için;
*1 su bardağı süt
*1 su bardağından 2 parmak az un (kıvam akışkan olucak, temkinli koyun unumuzu)
*1 adet yumurta
*1 yemek kaşığı kakao
*3 yemek kaşığı şeker
*1 fiske tuz
*1 yemek kaşığı zeytin yağı
Kreması için:
*2,5 su bardağı süt
*yarım su bardağı un
*yarım su bardağı şeker
*çubuk vanilya (1 paket vanilya da olur)
*1çay kaşığı tereyağı (parlak olması için)
*tereyağımız tuzsuz ise şayet 1 fiske tuz
Süslemek için: Renkli mısır patlakları...;) ♥☺
Hazırlanışı: öncelikle krep hamurumuzu hazırlıyalım... Bunun için, yumurta ve şekerimizi çırpalım akabinde sütümüzü, yağımızı ve diğer malzemelerimizi ilave edip tekrar çırpalım. Akışkan krep hamurumuzu yağsız lakin sinirlenmiş ☺ (kızmış olan) teflon tavamızda pişirelim. Pişen kreplerimizi bir kenara alalım. Şimdi iç kerma dolgumuz da sıra... Süt, şeker ve unumuz bir tencereye alınır ve koyulaşıncaya kadar ocakta pişirilir. tabir-i caizse blöp blöp formun da kendini belli eden kremamıza yağımızı, vanilyamızı ilave edip bir kaç kez daha tekrar eden blöp olgusundan sonra altını kapatalım ve mikserle önce düşük akabinde yüksek devirde bir güzel çırpalım. kremamız da hazır...;) ☺ ♥ Eveeet geldik şimdi en zevkli bölüme... Kakaolu kreplerimizin bir ucuna ılıyan kremamızdan bolca koyalım ve rulo yapalım. Tüm krepler bitinceye kadar aynı işleme devam edelim. Krema dolgulu krep rulolarımızı bir müddet dinlendirdikten sonra keskin bir bıçak yardımı ile ikişer parmak kalınlığında keselim ve kremalı kısımları renkli mısır patlaklarına batıp, şekil a'da görüldüğü üzere kürdanlarla sabitliyelim. Sunumu şık, tadı enfes mısır patlaklı şirinelerimiz, gözlere şenlik, damaklara lezzet, dudaklara buse olmak için hazırdır efendimi afiyet olsun...;) ☺♥☺♥
Leylim leyl olsun, her günümüz mısır patlaklı şirinelerim tadında olsun...;)
Muhabbetle... ♥♥♥
08 Ekim 2013
Mürdüm erikli turta...;)♥☺♥☺
Zamanı geçti geçiyorun son demlerinde yakaladım mürdüm eriğimi ve hemen lezzetine lezzet katmak için koştum mutfağıma...;)
Ekşili tat severlere sevgiyle ve de muhabbetle tavsiye edilir...;)
Malzemeler:
*3 adet yumurta
*1 su bardağı toz şeker
*1 su bardağı süt
*1 su bardağından 2 parmak az sıvı yağ
*2 yemek kaşığı kaymak yahut krema
*2 yahut 2,5 su bardağı elenmiş un (dikkatli ilave edin zira her zaman söylediğim gibi unun markasına göre kıvam değişiyor)
*1 paket vanilya
*1 paket kabartma tozu
*tarçın
*ceviz içi
*yarım kg. mürdüm eriği
*1 yemek kaşığı esmer toz şeker
Hazırlanışı: Öncelikle oda ısısında ki yumurtalarımızı toz şekerle bir güzel çırpalım akabinde sıvı yağ ve kaymağımızı (yahut kremamızı) ilave edelim tekrar çırpalım son olarak elenmiş un, vanilya, kabartma tozu üçlüsünü de yavaş yavaş karışımımıza ilave edelim ki birden yoğunlaşmasın zira istediğimiz likit bir kıvam...;)hazırlanan hamurumuzu yağlanmış tepsimize itinayla dökelim ve üzerine dilimlenmiş eriklerimizi; balık sırtı formunda dizelim. Son olarak çekilmiş ceviz içi, tarçın ve toz esmer şekerle hazırladığımız karışımı üzerine serpelim (esmer şekerim yoktu bundan mütevellid bendeniz piştikten sonra pudra şekeri kullandım oda güzel oldu artık sizin elinizde de hangisi varsa) ve fırınımıza koyup 180 dereceye ayarlayıp pişmesini bekleyelim. Piştikten sonra aynı formda başka bir tepsiyle üzerini kapatalım ki yumuşacık olsun...;)ılımış ve yumuşacık hale gelmiş mürdüm erikli turtamız, sevdiklerle paylaşılmak üzere hazırdır efendim afiyet olsun...;)
Dipnot: Arzu edilirse, ikramda yanına dondurma yahut üzerine şanti ilave edilebilir...;)♥♥♥
Postumu bugün tüm gün dilime dolanan şarkı ile nihayetlendirmek istiyorum...;) hepinizi seviyorum...dostça kalın...;) ♥♥♥
İnsanoğlu haddin bilir kem söz söylemez iken
Elalemin namusuna yan gözle bakmaz iken
Bir sofra kurulmuş ki Halil İbrahim adına
Ortada bir tencere boş mu dolu mu bilen yok
Bir sofra kurulmuş ki Halil İbrahim adına
Ortada bir tencere boş mu dolu mu bilen yok...
Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
Daha çatal bıçak kaşık icat edilmemişken
İsmail'e inen koç kurban edilmemişken
Bir kavga başlamış ki nasip kısmet uğruna
Kapağı ver kulbu al kurbanı ne hiç soran yok
Bir kavga başlamış ki nasip kısmet uğruna
Kapağı ver kulbu al kurbanı ne hiç soran yok
Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
Yıllardır sürüp giden bir pay alma çabası
Topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası
Bazen durur bakarım bu ibret tablosuna
Kimi tatlı peşinde kimininse tuzu yok
Bazen durur bakarım bu ibret tablosuna
Kimi tatlı peşinde kimininse tuzu yok
Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına
Ağzı açık gözü toklar buyursunlar baş köşeye
Kula kulluk edenlerse ömür boyu taş döşeye
Nefsine hakim olursan kurulursun tahtına
Çalakaşık saldırırsan ne çıkarsa bahtına
Halat gibi bileğiyle yayla gibi yüreğiyle
Çoluk çocuk geçindirip haram nedir bilmeyenler
Buyurun sizde buyurun
Buyurun dostlar buyurun
Barış der her bir yanın altın gümüş taş olsa
Dalkavuklar etrafında el pençe divan dursa
Sapa kulba kapağa itibar etme dostum
İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok
Sapa kulba kapağa itibar etme dostum
İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok
Para pula ihtişama aldanıp kanma dostum
İçi boş insanların bu dünyada yeri yok
Para pula ihtişama aldanıp kanma dostum
İçi boş insanların bu dünyada yeri yok...
27 Eylül 2013
Ankara sosyal medya buluşması...;)♥
Yine günlerden pazar ve yine günlerden muhteşem bir etkinlik...♥♥♥
Geçtiğimiz hafta sonu sevgili gisi ve yemekçinin mekanı arkadaşlarımızın organize ettiği bir sosyal medya etkinliğinden daha birlikteydik...
Ben, sen, o en önemlisi de ötekinin olmadığı... BİZ kavramının hassas ruhlarda vuku bulduğu nadide buluşmalardan birini daha yaşadık...
Organizasyon sahibelerimiz içten , samimi bir o kadar da güleryüzlü sunumlarıyla bizleri ortamın soğuk ikliminden (soğuk iklim derken hava gerçekten serindi o gün;)ılık iklimlere doğru sürüklediler...
Olaya birde Dikmen vadisinin eşsiz manzarası eklenince deymeyin keyfimize oldu...;)
Hoş sohbet eşliğinde kahvaltımızı yaptık ardından nazik dostların( Handegül, Rabia ve Gizem) katkıda bulunduğu hediyelerin çekilişleri yapıldı... her biri birbirinden güzel ve özel armağanlar yine birbirinden güzel ve özel dostlara gitti... Güle güle kullansınlar, İyi günlerde...;)
Buluşmanın en sevimli konuğu sevgili Defne'nin ilk diş kutlaması için annesi Aylin (kuzine de kızaran ekmek bloğunun sahibesi) bizler için leziz diş buğdayı hazırlamış ellerine sağlık, kahvaltımızın sonunda afiyetle ve zevkle yedik...;)
veee son olarak bu güzel organizasyona minik jestleriyle katkıda bulunan; estuz, doğadan çay, yuva maya, orkide bakım ürünleri,afilli kitap,lütfen makarna, murat bey peynirleri'ne , bu güzel günü bizlere yaşatan gisi tasarım ve yemekçinin mekanı dostlarımıza bir kez daha teşekkürlerimizi sunmayı borç biliriz...;)
Ankara sosyal medya dostluk günleri devam etsin istiyoruz...
Sevgi ve de muhabbetle nice organizasyonlara buluşmak üzere...
Esen kalınız...;)♥
Murat bey peynirleri gerçekten de çıktığı ilk günden beri; damaklarımızda tat, lezzetlerimize lezzet katan ürünleriyle sofralarımızın baş tacı oldular...Ve olmaya da devam edicekler...;) Biz yemek gönüllüsü dostları ürünlerinizi, mutluluk hormonu salgılatan eserlerimiz de, her daim itina ile kullanmayı arzu ederiz... size de ayrıca sevgiler...;) ♥
Geçtiğimiz hafta sonu sevgili gisi ve yemekçinin mekanı arkadaşlarımızın organize ettiği bir sosyal medya etkinliğinden daha birlikteydik...
Ben, sen, o en önemlisi de ötekinin olmadığı... BİZ kavramının hassas ruhlarda vuku bulduğu nadide buluşmalardan birini daha yaşadık...
Organizasyon sahibelerimiz içten , samimi bir o kadar da güleryüzlü sunumlarıyla bizleri ortamın soğuk ikliminden (soğuk iklim derken hava gerçekten serindi o gün;)ılık iklimlere doğru sürüklediler...
Olaya birde Dikmen vadisinin eşsiz manzarası eklenince deymeyin keyfimize oldu...;)
Hoş sohbet eşliğinde kahvaltımızı yaptık ardından nazik dostların( Handegül, Rabia ve Gizem) katkıda bulunduğu hediyelerin çekilişleri yapıldı... her biri birbirinden güzel ve özel armağanlar yine birbirinden güzel ve özel dostlara gitti... Güle güle kullansınlar, İyi günlerde...;)
Buluşmanın en sevimli konuğu sevgili Defne'nin ilk diş kutlaması için annesi Aylin (kuzine de kızaran ekmek bloğunun sahibesi) bizler için leziz diş buğdayı hazırlamış ellerine sağlık, kahvaltımızın sonunda afiyetle ve zevkle yedik...;)
veee son olarak bu güzel organizasyona minik jestleriyle katkıda bulunan; estuz, doğadan çay, yuva maya, orkide bakım ürünleri,afilli kitap,lütfen makarna, murat bey peynirleri'ne , bu güzel günü bizlere yaşatan gisi tasarım ve yemekçinin mekanı dostlarımıza bir kez daha teşekkürlerimizi sunmayı borç biliriz...;)
Ankara sosyal medya dostluk günleri devam etsin istiyoruz...
Sevgi ve de muhabbetle nice organizasyonlara buluşmak üzere...
Esen kalınız...;)♥
Murat bey peynirleri gerçekten de çıktığı ilk günden beri; damaklarımızda tat, lezzetlerimize lezzet katan ürünleriyle sofralarımızın baş tacı oldular...Ve olmaya da devam edicekler...;) Biz yemek gönüllüsü dostları ürünlerinizi, mutluluk hormonu salgılatan eserlerimiz de, her daim itina ile kullanmayı arzu ederiz... size de ayrıca sevgiler...;) ♥
25 Temmuz 2013
Antep fıstığı şöleni...;) ♥
Allahııııım ne kaa çabuk geçiyo günler...:(
Ramazan olmuş 15...
Beklenen tatlımızın tarifini hala vermemişiz yahu...;)
Talımızın tarifini vereyim daha sonrada hasbihal edelim, halleşelim, dertleşelim... Yarınlara, umutlara, yaralara dair...♥♥♥
İşte Derya'nın Dünyası'na damgasına vuran tatlımızın tarifi...
Buyurunuz efendim...;)
Antep şöleni ♥
Malzemeler:
*5 adet yumurta
*1 çay bardağı şeker
*1 çay bardağı sıvı yağ
*1 çay bardağı un
*1 yemek kaşığı irmik
*1 paket vanilya
*1 paket kabartma tozu
*2 su bardağı toz antep fıstığı
şerbeti için:* 2,5 su bardağı su
*2,5 su bardağı su
*3-4 damla limon suyu (inmesine yakın)
Şerbeti kaynatalım ve soğumaya bırakalım...
Hazırlanışı:
Öncelikle oda ısısında ki yumurtalarımızı şekerle bir güzel çırpıyoruz akabinde sıvı yağ, un, antep fıstığı, kabartma tozu ve vanilyamızla tekrar harmanlayıp önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Fırından çıkarttığımız tatlımızın ilk sıcaklığı geçtikten sonra dilimlere ayırıp şerbetini veriyoruz ve dinlenmeye bırakıyoruz...;)
Yemesi lezzetli, sohbeti şahane bir tatlı... Ramazan sofralarına yakışır bu tatlımızı deneyin derim...;) Şef'in tavsiyesi...;) ♥
Afiyet olsun...♥♥♥
Geleleim hasbihalimizeeee... ;) ♥
Yaralar derin, çareler verin gönül bohçalarınızdan... savurun tüm dünyaya fütursuz...♥♥♥
Kötülüklerden tekerleklerle uzaklaştıramayız evlerimizi. Çare yok güzelin ışığına pencerelerimizi açmaktan başka. Güzelin rüzgârına ve kokusuna. Etik ve estetiğin iflas ettiği yer açlık! Kavgaların arkasında hep o var; ekmeğin doyuramadığı bu açlık! Dişleri bileyen, kanı deli deli döndüren o. Yapmayı asla düşünmediğimiz şeyleri omuzlarımıza bir vebal gibi yükleyen. Bu yükle kapısını çalamayız ocaklarımızın. Mutluluk tüttüremeyiz bacalarımızdan. Dumanlar yükseliyor, aşımızda zehir. Kötülüklerden tekerleklerle uzaklaştıramayız evlerimizi. “İdfa’ billetî hiye ahsen!/ Kötülüğü güzellikle sav! Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost oluvermiştir.” (Fussilet, 34)Bizi kim seyrediyor kavgaya tutuşturup! Birbirimiz üzerinde gücümüzü tüketmemizi isteyen kim! Ey Ezop var mı bu soruya cevap verecek masalın? “Bir aslanla bir ayı, bir ceylan yavrusu bulmuşlar, senindir, benimdir diye kavga ediyorlardı. Birbirlerine sarılıp öyle bir dövüştüler ki sonunda ikisinin de takati kalmadı, yere yuvarlandılar. Oradan bir tilki geçiyordu; baktı ki ikisinin de kımıldanacak halleri yok, ceylan yavrusu da aralarında duruyor, hemen alıp ikisine de aldırmadan geçti gitti. Aslanla ayı bunu gördüler, gördüler ama kalkamadılar ki! ‘Vay bizim başımıza gelenler! Demek ki emeklerimiz tilki içinmiş,’ dediler.”Tilki tilkiliğini yapacak, biz insanlığımıza sahip çıkalım. Ay yıldızlı bayrağımızı birbirimize değil tilkilere karşı sallayalım. Hepimizin aynı ülkeyi sevdiği, aynı bayraklarla yollara meydanlara dökülüşümüzden belli değil mi! Bu sevgiden kuşku duymayalım asla. Bu ülkenin kıymetini en çok ondan uzak kalanlar bilir. Havaalanına inerken gözleri yaşaranlar. Bu ülke ayrı kalındığında ağlanacak kadar güzeldir. Akif’in, canını ve cananını, kendisinden uzak kalmamak karşılığında feda edeceğini söylediği vatandır bu!
Muhabbetle... ♥♥♥
10 Temmuz 2013
Dondurmalı, çikolata soslu irmik helvası...;) ♥
Selamlar, sevgiler muhabbetler hepinize yemek gönüllüsü dostlarım...;)
Ramazan geldi hoş geldi... Yine bereketiyle, asaletiyle, diyargamlılığıyla kısacası tüm nefasetiyle geldi...
Ramazan sofralarımızın vazgeçilmezi tatlılarımız yine baştacı edildi...
İşte onlardan bir tanesi, sizler için, usulünce...
Buyurunuz efendim...;) ♥
Malzemeler;
*125 gr Tereyağ ya da Margarin
*1,5 su bardağı irmik
*1 su bardağından biraz fazla şeker
*1 çorba kaşığı çam fıstığı
*2 çorba kaşığı kaymak
*1 su bardağı süt
*1 su bardağı su
İçine; Maraş usulü dondurma;)
Hazırlayalım;
Derin ve mümkünse teflon bir tencere içinde yağımızı bir güzel eritelim ; sonrasında irmiklerimizi ilave edelim ve bir güzel pembeleşinceye kadar kavuralım. Fıstıkları da ilave edip birkaç kez daha tahta kaşıkla karıştıralım. Hemen akabinde de; Su, süt ve şeker ilave ettikten sonra kaymağımızı koyup, tencerenin kapağını kapatıp hafif ateşte suyunu çektirelim.
15-20 dakika bekledikten sonra karıştırıp 2 çorba kaşığı kadar şeker serpelim (ki helvamız daha bir göz alıcı ve parlak olsun) tencerenin kapağını tekrar kapatıp demlendirin.
Eveeeeeet şimdi bir kase edinelim ve kaseyi ıslatalım; içine ince bir tabaka halinde helvamızı bastırark yerleştirelim ortasınada dondurmamızdan 1 top kadar koyalım ve tekrar helvayla kapatalım, ters çevirip çikolata sos ve meyve eşliğinde lezzetiyle ikram edelim...
Bol muhabbetli günlerde serinlik niyetiyle afiyet olsun efendim;)
Ramazana ayı oruç ayı... Açlığın derununda açları anlamaksa gaye, sevda türkülerinden emin yola düşülmeli... incinmeden, incitmeden... Kin ve garaz yolculanmalı... Sefayla misafir edilmeli, hoşgörü, edep ve de izan... İnsan olmanın lezzetine varılmalı, nizaya darılmalı bu ay... Elimizin uzandığınca, dilimizin şakıdığınca bülbül olmalı ab-ı hayat misüllü akmalı gönüllere... Haydin dostlar kıldan ince kılıçtan keskin bu yola revan olalım hepbirlikte... Hayırlı Ramazanlar hepinize... Aşık Şükravi
Güllüoğlu'nda tadımdaydık...;) ♥
Geçtiğimiz Günlerde Güllüoğlu Ümitköy Şubesine; Canan hanımdan aldığımız bir davet üzerine gittik, gördük, tattık... Sonuç mu?- Biz memnun, midemiz memnun,ruhumuz memnun ortamdan ayrıldık...;)♥
Açık büfe kahvaltısı, birbirinden zengin menüsüyle gözlere şenlik bir ziyafette buluştuk...;) ♥
Güllüoğlu denince akla gelen birbirinden enfes tatlarla hemdem olduk...;) ♥
Katmer ustamızdan katmer şov ve akabinde tadım, sayın Nejat Güllü eşliğinde işin sırlarına dair hoş muhabbet...;) ♥
Osmanlı şerbetleri, bol köpüklü Türk kahvesi dimağımda kalan son kırıntılar...;)♥
Mekan nezih ve bir o kadarda ferahlatıcı, lezzetler mükemmel, güleryüz ve hizmette sınır yok...;) ♥
Ailenizle gönül rahatlığıyla gidebileceğiniz, hizmette sınır yok ortam; siz Ankaralı dostlarını bekliyor...;) ♥
Teşekkürler Güllüoğlo...♥
Teşekkürler bizlere bu fırsatı veren güler yüzlü kişilik; Canan Bozkurt... ♥
muhabbetle...♥
02 Temmuz 2013
Semizotlu makarna salatası...;) ♥
Geçtiğimiz günlerde Derya'nın Dünyası'na konuk olduk... Birbirinden renkli, lezzetli tarifler hazırlandı ve afiyetle; stüdyo konuklarımızla birlikte yendi...;) ♥
İşte sizlere bol selenyumlu, proteinli, e vitaminli salatamızın tarifi...;) ♥
MALZEMELER:
*250 gr. şekilli, renkli makarna
*yarım bağ semiz otu
*bir adet haşlanmış ve tiftelenmiş tavuk göğsü
*1 su bardağı soyulmuş ve kavrulmuş badem içi
*1 su bardağı haşlanmış mısır
*1 su bardağı kornişon turşu
Sosu için:
* 1 adet limon suyu
*1 çay bardağı zeytin yağı
*2-3 diş ezilmiş sarımsak, tuz ve kuru nane...
(hepsini karıştırıp, sosluğumuz da bekletelim)
Hazırlanışı: Öncelikle tavuk göğsümüzü haşlayalım ve soğumaya bırakalım, tavuğu haşladığımız suda makarnamızı haşlayalım ve süzelim. Daha sonra geniş bir karıştırma kabında tüm malzemeleri karıştıralım ve sosla buluşturup servis tabağımıza alıp servis yapalım...;) afiyet olsun...;) ♥
Muhabbetle... ♥
22 Mayıs 2013
Ankaralı Yemek bloggerleri ilk kez Anneler günü ve bahara MERHABA etkinliğinde buluştu...;) ♥

Ebru'nun mutfağından bloğunun sahibesi Ebru Tuncer arkadaşımızın organizasyonu, bizlerin minik fikir paylaşımları ile gözlere şenlik ilk etkinliğimiz yüzakı ile yapıldı...;)♥

Bu bir ilkti bundandır sebep heycan ve mutluluk bir arada yaşandı...;) Çeşitili firmaların sponsorluğunda neşeli dakikalar geçirildi.

Şimdiden kocaman bir aile olduk... Sayımızın ve etkinliklerimizin artacağını düşünerek sponsor firmalarımıza tek tek teşekkür etmek isterim...;) ♥
Pınar, Polonez, Yuva maya, Soft bowll, Doğadan, Acerler gıda, Dr. oetker, Keramika, Bağdat baharat, 3M veee Ev sahipliği için Liva bistro'ya, mini semineri içim NLP uzmanı Ayhan pekşen beye çok teşekkürler...;)
24 Nisan 2013
İncir Rüyası...;) ♥
İncir Rüyası...;) ♥ (yeni bombam)
Kek malzemeleri:*4 adet yumurta
*1 su bardağı şeker
*1 su bardağından biraz fazla un
*kabartma tozu
*vanilya
*6-7 adet kuru incir(bir kasede 5 dakika ıslatalım)
Islatmak için:*1,5 kahve kaşığı granül kahve
*1 kahve kaşığı toz şeker
*1 bardak ılık su
İç kreması: 1 lt süt
*1 su bardağı un
*1 su bardağı şeker
*damla sakızı yahut damla sakızlı vanilya
*1 yemek kaşığı terayağ
*1 adet yumurta
*Beyaz kuvartür yahut baton çikolata
*fındık içi
Dış kaplama kreması:*1 paket krem şanti
*1 su bardağı soğuk süt
*1 -2 yemek kaşığı labne peyniri
*kürdan ucuyla mavi gıda boyası
Süslemek için:*Kuru incir
*Beyaz çikolata
*Fındık
Kekimizin hazırlanışı:Oda ısısında ki yumurtalarımızı şeker ile birlikte, köpük köpük olana dek çırpıyoruz akabinde; elenmiş unumuzu, kabartma tozmuzu, minik doğranmış ve una bulanmış incirlerimizi ve vanilyamızı ilave edip karıştırıp yağlanmış yuvarlak tepsimiz de 2 aşamada pişiriyoruz. (yahut cam kapaklı, yuvarlak, yağlanmış teflon tencerede, kısık ateşte, tek aşamada pişirip ortadan ikiye kesiyoruz..;)
İç kremamızın hazırlanışı: Sütümüzü derince bir tencereye alıp ocağımızın altını yakalım ardından unumuzu ilave edip göz göz olana denk pişirmeye başlayalım sonra şekerimizi ilave edip birkaç taşım kaynatalım. damla sakızımızı ve tereyağımızı ilave edip mikserle çırpalım en son yumurtamızı da kırıp hızla çırpalım ve kremamız hazır.(içine fındık içi ve beyaz çikolata koyabilirsiniz)
Ve son olarak kombin...;) Pastamızın ilk katı ; granül kahve ile ıslatılır ardından beyaz kremamızdan dökülür ve diğer kat üzerine itinayla yerleştirilip tekrar granül kahve ile ıslatılır...;) tekrar beyaz krema ve son olarakta hazırlamış olduğumuz labneli ve mavi gıda boyalı şantimizle dış kaplaması tamamlanır, arzuya göre süslenir ve bir gece dinlenmesi için buzdolabına gönderilir...;) afiyet olsun... ♥
muhabbetle...♥♥
20 Nisan 2013
17 Nisan 2013
05 Nisan 2013
TAVUKLU TEL ŞEHRİYE SALATASI ♥
TAVUKLU TEL ŞEHRİYE SALATASI
Malzemeler:
*2 Su bardağı tel şehriye
*Yarım tavuk göğsü
*1Küçük kutu konserve mısır
*Kornişon turşu
*2 adet orta boy ve minik doğranıp sotelenmiş havuç
*Taze soğan
*Maydonoz
*Dereotu
*1 adet maggi tavuk bulyon
sosu için:
*Zeytinyağı
*Nar ekşisi
*Sumak
*Tuz
*Limon suyu
HAZIRLANIŞI:
Az sıvıyağda şehriye rengi dönene kadar kavrulup 2su bardağı sıcak su (sıcak suyla birlikte maggi tavuk bulyonumuz da ilve edilir) ilave edilip suyu çekene dek pişirilir demlenmeye bırakılır..Tavuk göğsü haşlanıp didiklenir…
Şehriye soğuduktan sonra üzerine doğranmış kornişon,mısır,sotelenmiş havuç, didiklenmiş tavuk göğsü, kıyılmış taze soğan,dereotu ve maydonoz eklenir sos malzemeleride karıştırılıp salatanın üzerine dökülüp harmanlanır...
Afiyet olsun… muhabbetle... ♥
Portakallı, Sprinkles pasta süsü ile şenlendirilmiş Şerbetli tatlı...;) ♥

Malzemeler: * 3 adet yumurta
*4 kahve ( Fincanımız Türk kahvesi fincanı olucak) fincanı şeker
*6 kahve fincanı un
*3 yemek kaşığı yoğurt
*1 paket kabartma tozu
*2 adet portakal kabuğu rendesi
*1 paket vanilya
Şerbet malzemeleri:*10 Türk kahvei fincanı şeker
*15 Türk kahvesi fincanı su
*yarım limondan biraz az limon suyu
Süslemek için: 1 paket kaymak tadında krem şanti
*1 su bardağı süt (çırp dolaba kaldır)
*Şerbetimizi kaynatıp, yoğunlaşınca kenara alıp soğumaya bırakalım.
Hazırlanışı: Yumurta ve şekerimiz köpürene kadar çırpılır içine yoğurt , portakal kabuğu rendesi ilave edilir tekrar çırpılır daha sonra un, kabartma tozu ve vanilya ile akışkan bir hamur elde edilir ve bir tepsiye dökülüp 180 derecelik fırında üzeri kızarana dek pişirilir.
Fırından çıkan tatlımızın ilk sıcaklığı geçtikten sonra şerbeti verilir ve çekmesi için üzeri kapatılır. Tatlımız şerbetini çektikten sonra kaymak tadında krem şanti ve portakal dilimleriyle süslenip ikrama hazır hale getirilir...( Bendeniz pasta süsü sprinkles ilede şenelendirdim bilginize)
Afiyet olsun...;) ♥
Muhabbetle... ♥ ♥ ♥
Kütahya köftesi (sıkıcık) ♥

Sıkıcık, Nam-ı diğer Kütahya köftemiz yendi bitti... Tarif isteyeN???;) ♥
Malzemeler:* 1 su bardağı köftelik bulgur
*Yarım su bardağı tarhana
*1 adet yumurta
*1 yemek kaşığı kadar un
*Tuz
*Kimyon, nane, kara biber gibi sevdiğiniz ve ilave etmek istediğiniz baharatlar...
*2 diş ezilmiş sarımsak
*yarım toz haline getirilmiş bulyon (yahut 1 yemek kaşığı kadar kıymada koyabilirsiniz. Kıyma koyarsanız şayet un ilavesi arttırlır ve bu sayede hamur toparlanır endişe etmeyiniz;)
Haşlama suyu için; salça, sıvı yağ , 2 diş sarımsak ve yarım bulyon:)
Sosu için; sarımsak ve süzme yoğurt ikilisi eşliğinde tereyağında yakılmış nane ve toz kırmızı biber ikilisi.
Hazırlanışı: Öncelikle bulgurumuzu kısır yapar gibi sıcak suyla ıslatalım biraz bekledikten sonra tarhanamızı, yumurtamızı, unumuzu ilave edip yoğurmaya başlayalım, bu aşamada tuz ve baharatlar girebilir ve yoğurma işlemine devam edilir... Kıvam alan hamurumuzdan minik parçalar koparıp (bu aşamada bir kaseye su koyup elimizi her köftecik parçasından önce ıslatırsak şekil vermekte zorlanmayız) köfte şekli verilir. Diğer taraftan derin bir tencere alınır içine yağ ve salça koyulup sarımsaklar ilave edilip kavrulur ve suyu koyulur... Suyun içine bulyon , tuz koyulur ve kaynamaya bırakılır. Kaynayan suya köftelerimiz atılır ve suyun üzerine çıkana dek pişirilir. Pişen köftelerimiz servis tabağına alınır üzerine sarımsaklı yoğurt dökülür ve tereyağlı nane sosu gezdirilip lezzet avcılarına teslim edilir... Afiyet olsun...;) ♥
muhabbetle...♥♥♥
Sebzeli Muffın...;) ♥

SEBZELİ MUFFIN!!! ♥
Malzemeler:
*1,5 su bardağı yoğurt
*2 adet yumurta
*Yarım çay bardağı süt
*1 su bardağı sıvı yağ (bendeniz zeytin yağı kullandım)
*1 yemek kaşığı tere yağı
*1 yemek kaşığı kahvaltılık sos (hani şu cevizli, salçalı olandan)
*Bir kase siyah zeytin
*ustasından un ölçüsü (takriben 2,5 su bardağı kadar, kekten biraz daha yoğun bir kıvamı olmalı ki tok bir görüntümüz olsun...;)
*1 adet közlenmiş patlıcan(siz patates, kabak ve yakıştırdığınız sair sebzelerin herhangi birini de kullanabilirsiniz;)
*Kabartma tozu
*Nane, kara biber,tuz ve yakışacağını düşündüğünüz baharatlar
Hazırlanışı:
Yumurtalarımızı ve yoğurdumuzu süt ilavemizle bir güzel çırpalım akabinde kahvaltılık sosumuzu ve közlenmiş patlıcanımızı da ilave edip tekrar çırpalım. Son olarak un, kabartma tozu, tuz ilavemizle yoğun bir kıvam tutturup , baharatlarla şenlendirdiğimiz hamurumuzu minik muffın kalıplarımıza yağlamadan koyup, üzerilerine zeytinlerimizi de dizdik mi olay tamamdır...;) 180 derecelik fırınımızda takriben 25-30 dakika pişirelim (siz yinede kontrollü pişirin zira pişme süresi fırından fırına değişiklik gösterebiliyor;)
Bir müddet sonra etrafı saran kokuya, komşularınız kapıya dayanır ise şaşırmayın...;)
Sıcak servis önerimiz olacağı gibi arzunuza göre soğukta tüketebilirsiniz...;) ♥
Afiyet olsun...♥♥♥
08 Mart 2013
Afyon lokumu...;) ♥

Canlarımmmm!!! Nasılsınız??? Bu facebook çıktı mertlik bozuldu hesabı nicedir yine boynu bükük kaldı bloğumun sayfacıkları dedim bugün bir tarifle şenlendireyim yüzü gülsün...;)
Tarifimiz yine beynelminel tarifler arasına girmeye aday bir güzellik... Hafif, lezzetli bir o kadar da sunum ayrıcalıklı...
Buyrunuz efendim...♥
MALZEMELER:*1 lt. tam yağlı süt
*1 çay fincanı un
*1 çay fincanı şeker
*1 Yemek kaşığı tuzsuz tereyağı yahut margarin
*1 paket vanilya (damla sakızlı da olabilir)
Arası için: *1 paket çilekli krem şanti
*1 su bardağı soğuk süt
Krem şantiyi hazırlayıp dolabımıza kaldıralım.
*Taban kısmı için ise; Bolca hindistan cevizi.
HAZIRLANIŞI: DERİNCE BİR TENCEREMİZİ OCAĞIMIZIN ÜZERİNE ALALIM AKABİNDE UNUMUZU İLAVE EDİP GÖZ GÖZ OLANA KADAR PİŞİRELİM BU AŞAMADA ŞEKER VE YAĞIMIZI İLAVE EDELİM. İNDİRMEYE YAKIN VANİLYAMIZLA ŞENLENDİRELİM...
Ocaktan aldığımız kremamızı mikserle önce düşük sonra yüksek devirde göz göz olana dek çırpalım. Çırptıktan sonra büyük bir tepsiye yahut iki küçük tepsiye (ki ben böyle yaptım) Bolca hindistan cevizi serpelim ve karışımımızdan ince bir şekilde dökelim üzerine çilekli kremşantimizi yayalım ve bir süre donması için buzdolabında bekletelim, donan malzememizi ince ve kısa şeritler halinde kesip rulo yapıp servis tabağımıza alalım ve tekrar dinlenmesi için buzdolabına gönderelim...;)
Afiyet olsun... ♥
Kadınlarımız dolayısıyla da annelerimiz... Elleri öpülesi, yürekleri sevilesiler...
Bileceksin ki evde ‘O’ kadın tarafından beklenmenin zevkini hiçbir zevk yaşatamaz sana…
Öyle bir kadın işte…
Nerede oyle kadın yoktur deme…
Sende adam olacaksın seçmesini bileceksin!
Can YÜCEL
Kız kökenli kadın arkadaşlarımın...dünya emekçi kadınlar günü...mübarek olsun...fıtır fıtır çocuk doğursunlar...şıkır şıkır karın doyursunlar...;)))
Muhabbetle...♥♥♥
23 Aralık 2012
Harnuplu, cevizli, kakaolu volkan patlaması...;)
Pazar kahvaltılarına süpriz...;) ♥
Ev perisi keyifli günler diler...;)
Harnuplu, cevizli, kakaolu volkan patlaması...;)
Ev perisi yeni keşfini ifteharla sunar...;)♥
Harnupun eşsiz faydasından, farklı bir şekilde faydalanmak istiyorsanız şayet deneyin derim...;)
Malzemeler:
*1 su bardağı süt
*1 su bardağı şeker
*2 adet yumurta
*3 yemek kaşığı kakao
*3 yemek kaşığı harnup(keçiboynuzu tozu)(aktarlardan bulabilirsiniz...;)
*Yarım su bardağı sıvı yağ
*yarım su bardağı yumuşak tere yağı
*1 su bardağı çekilmiş ceviz
*1 paket vanilya
*1 paket kabartma tozu...;)
*2 su bardağı un
Hazırlanışı: oda ısısında ki yumurta ve şekerimiz bir güzel çırpılır akabinde süt ve yağ karışımları... tekrar çırpılır sonra sırasıyla kakao, harnup tozu ilave edilir ve çırpılır son olarakta ustamızdan un ölçümüz (2 su bardağı demiştik siz kıvama göre ayarlayın zira unun markasına göre yoğunluk değişiklik arz etmekte) kabartama tozu ve vanilyamızla buluşturulup yağlanmış ve unlanmış kalıbımıza dökelim... fırınımızı 180 dereceye ayarlayıp yaklaşık 40 dakika pişirelim...
Pişen kekimizi kalıptan servis tabağına alıp üzerine hazır çikolata sos (dr Qtkerin) hazırlayıp ikisi de ılıkken dökelim ve dolaba kaldıralım bir gün sonra yemenizi öneriyorum.... Neden???- lezzet tavan yapsın diye...;)
KEÇİBOYNUZU (HARNUP)
Faydaları:
1. Kalsiyum bakımından çok zengindir (sütün 3 katı)
2. İçindeki E vitamini sayesinde; öksürüğe, gribe, kemik erimesine ve kansızlığa iyi gelir
3. Balgam söktürür,göğsü yumuşatır,bronşları açar, sigara tiryakileri için faydalıdır ve nefes darlığına oldukça etkilidir.(Alerjik nefes darlığı çekenlere ısrarla keçiboynuzu pekmezi tavsiye edilir.)
4. Yüksek ham selüloz etkisi ile bağırsak rahatsızlıklarına ve gastrite etkilidir. Mide ve bağırsak gazlarını dışarı atarak mide şişkinliğini giderir Bağırsak kurdu, tenya, solucan gibi bağırsak parazitlerini temizler. Mideye kuvvet verir.
5. Yüksek mineral ve vitamin içeriği ile de diş ve diş etleri üzerinde çok olumlu etkileri vardır.
6. Yüksek doğal şekerler , zengin mineraller (özellikle çinko) ve vitaminler (A , B , B2, B3, D) içeriği dolayısıyla doğal güç ve besin kaynağıdır.
7. Yüksek sodyum ve potasyum içeriği sayesinde tansiyon, karaciğer ve akciğer üzerine çok yararlı etkileri bulunmaktadır. Kanın zehirli maddelerini temizler.
8. İnsanlığın korkulu rüyası akciğer kanserini %90 oranında önleme gücüne sahiptir.
9. Kalbe faydalıdır, kalp çarpıntısını önler
10. İnsan vücuduna giren radyasyonu dışarı atar.
11. Dogal bir dopingdir
Afiyet olsun ♥
Muhabbetle...:)
11 Aralık 2012
Tavuklu, mantarlı pide...;)♥
Eylüldü, ekimdi derken kışımız geldi erken...;)
Soğuk hırçın yüzünü gösterirken inceden, tabiat derun bir iç çekilişe dalmışken, insanoğlu her daim devinim içinde şahlanmalı ve şahlandırmalı diye düşünenlerdenim vesselam...
Umut vermeli, dua etmeli ve harekete geçmeli... zamanın vurdumduymazlığına inat her daim serenat...
Bendeniz de şahlanıp budaklananlardan olduğum için zaman zaman ihmale uğrayan bloğum mahsun kalabiliyor sevgili dostlar...
Meseleler uzun, hayat hızlı...
Vakit kaybetmeden geçelim tarifimize...
Evde sıcacık bir lezzet...
Ev usulü pide...♥
MALZEMELER:
*Yarım paket yaş maya(fermentesi daha hızlı olduğu için yaş maya kullandım sizler 1 çorba kaşığı kuru mayada kullanabilirsiniz)
*3-4 su bardağı kadar un(markaya göre yoğunluk değişir, yoğururken yumuşak kıvamı dikkate alarak un ilavesinde bulunabilirsiniz)
*1,5-2 su bardağı kadar ılık su
*1 tatlı kaşığı tuz
*1 yemek kaşığı kadar z.yağı
*1 çay kaşığı sirke
İç harcımızın malzemeleri:
* 250 gr.Mantar
*300 gr.Tavuk göğsü
* 1 adet kuru soğan
*2 adet domates rendesi(isteğe bağlı)
*2-3 adet sivri biber(isteğe bağlı)
*Sıvı yağ ve tereyağ karışımı(1 çay bardağı kadar)
*Tuz, karabiber
*Arzuya göre bir miktar toz kekik yahut biberiye (en son aşamada, indirmeye yakın)
*Arzuya göre kaşar rendesi
HAZIRLANIŞI:
1.AŞAMA Unumuzu derince bir kaba alıp ortasını açıyoruz bir miktar ılık suyumuzu koyup yaş mayamızı eritiyoruz akabinde sirkemizi de koyup unumuzu tuzla karıştırıp sıvı karışıma yedirip yumuşak bir hamur elde ediyoruz. Elde ettiğimiz hamurumuzu 20 dakika kadar ılık bir ortamda mayalıyoruz...
2.AŞAMA:
İç harcımızın hazırlanışı: Soğanlarımızı ve biberlerimizi yağımızda soteliyoruz akabinde küp küp doğranmış tavuk etlerimizi atıp pişiriyoruz rengi döndükten sonra mantarlar ve rende domatesimiz ilave edilir, bir küp kesme şeker, 1-2 diş ezilmiş sarımsak, tuz, karabiberle işlem tamamlanıp pişmeye, piştikten sonra soğumaya bırakılır.
Diğer taraftan dinlenen hamur tekrar yoğrulur ve minik parçalar koparıp merdane yardımıyla açılır, içine harcımızdan koyulur, kenarları kapatılıp pide formu verilir ve önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında 20-25 dakika pişirilir. Arzuya köre rende kaşar fırından çıkartmadan 5-10 dakika önce üzerine ilave edilir veeeee sıcak ikram önerisiyle, fırından çıktıktan sonra hamur kısımlarına tereyağı sürerek, susam ve çörekotu serpiştirerek sunuma hazır hale getirilir...
Afiyet olsun...♥♥♥
Muhabbetle...;)
08 Kasım 2012
Cappy Karadut...;)♥
Vücut direncimizin düştüğü şu günlerde ilaç gibi bir içecek Cappy Karadut...;)♥
Sevgiyle tavsiye olunur...
muhabbetle...♥♥♥
30 Ekim 2012
Granül kahveli cup...;)♥
Offff Bloğum... yine mi ihmaller desin? kıyamam ben sana... Ama sende takdir edersin ki; bir 1. sınıfa giden bir çocuk, iki 8. sınıfa giden bir çocuk ve ev hayatı aldı götürdü beni benden...(bahanelerim de hazır gördüğünüz üzere)
Kendimi affettireceğimi düşündüğüm lezzet kupasıyla döndüm huzurlarınıza...;)
Denemeden karar vermeyin dostlar...
Kahve severlere alternatif bir lezzet ve göze hitaben mükemmel bir sunum...
Malzemeler:*1 lt. süt
*1 su bardağı un
*1 su bardağı şeker
*1 küçük paket kakao
*1 yemek kaşığı tereyağı
*1 adet yumurta sarısı( sevmiyorsanız şayet koymayabilirsiniz)
2. aşama için:*1 paket krem şanti(1 bardak soğuk süt ile çırp ve dolaba kaldır)
*1,5 tatlı kaşığı granül kahve
Hazırlanışı: Öncelikle sütümüzü derince bir tencereye alıyoruz akabinde unumuzu kakaomuzu ilave edip topaklanmaya mahal vermeden, el blendırı ile karıştırıyoruz, kaynama noktasına gelmeden önce şekerimizi de ilave edip blöp blöp sesini duyana kadar ateşte pişiriyoruz.:)♥
Pişen ve ocaktan almış olduğumuz pudingimize tereyağımızı ve yumurta sarımızı ilave edip mikserle hızla çırpıyoruz ki yumurtamız pişmeden homojen olsun...;)♥
Hazır olan pudingimizden, bir kısmını; zevkimize göre hazırlamış olduğumuz cupların diplerine paylaştırıyoruz(tam 6 adet)
Geri kalan pudingimize 1,5 tatlı kaşığı granül kahvemizi, henüz pudingimiz soğumadan ilave ediyoruz kİ granül kahvemiz sıcak pudingimizin içinde eriyebilsin...;)
Bu aşamada dolaba kaldırmış olduğumuz krem şantimizi de kalan kahveli pudingimize ilave edip mikserle karıştırıp cuplara paylaştırmış olduğumuz kakaolu pudinglerimizin üzerine ilave ediyoruz...ki; iki renkli ve iki tat ihtiva eden lezzetimiz sunuma hazır hale gelsin...;)
Üzerini; ister çikolata parçalarıyla isterseniz ceviz, fındık kırıntılarıyla süsleyip sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz...
Afiyet olsun...♥
muhabbetle...♥♥♥
18 Eylül 2012
Unlu, yağlı çıtır börek...;)
Bayramdı, okul telaşıydı, evi hale yola sokmaydı derken sanırım seni ziyadesiyle ihmal ettim sevgili bloğum....:(
Ama olsun zararın neresinden dönülürse kardır düsturuyla sizler için lezzetli bir o kadar da pratik bir börek tarifi hazırladım vesselam...;)
Geçen hafta acil misafir ağırlamam gerekti ve kızımında hasta olduğu bir gündü... Sevgili gönül arkadaşım (eyvah ne pişirsem?)bana hemen pratik bir menü oluşturdu... işte o menüden unlu, yağlı çıtır lezzet...
Buyurun efendim...
Malzemeler:
iç malzemeler:*yarım kg. yağsız kıyma
*1 adet orta boy soğan
*1 adet orta boy patates
*tuz
*karabiber
*arzuya göre pul biber yahut isot
Dış malzemeler:*3 adet yufka
*1 su bardağı sıvı yağ
*3 tepeleme yemek kaşığı un
(Bendeniz harcımı fırçayla her yerine yedirdğim için çabuk tükettim, üçüncü yufkama biraz daha hazırladım, sizde duruma göre bakın sevgili yemek gönüllüsü dostlarım)
Hazırlanışı:Öncelikle soğan, patates(rondodan geçirilen) ve kıymadan oluşan iç harcımızı hazırlıyoruz ve soğutuyoruz akabinde bir adet yufkayı masamıza seriyoruz içine unlu yağlı karışımdan sürüp ikiye katlayıp sigara böreği formunda kesip içine harcımızdan koyup sarıyoruz(diğer yufkalara da aynı işlemi uyguluyoruz) üzerine tekrar unlu ve yağlı karışımdan sürüp yağlanmış tepsimize diziyor ve önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 40 dakika kadar pişiriyoruz...
Sıcak servis önerimizdir afiyet olsun...;)
Muhabbetle.
16 Ağustos 2012
Reyhan şerbeti...;)♥
Ev perisi bayram ziyaretlerine başlamak üzere yollara düşerken siz değerli takipçilerini de unutmadı elbet...;)
Unutulmak istemiyorsan şayet iz bırak gönüllerde...
Gönüllere misafir olmak ümidiyle bayramda hanenize gelenlere serin bir tatla dimağlarda hoşluk bırakmak babından buyurunuz efendim Reyhan şerbeti...;)
İşte günlerdir beklenen, bu Ramazan ayının dillere pelesenk olmuş rana şerbeti malzemeleri...;)♥
Reyhan şerbeti:
- Bir bag mor reyhan
-- Sekiz kasik seker ( biz on kasik kullandik)
-- Bes, alti adet limon tuzu
-- İki litre kaynar su
-- Bir kac dilim limon
Reyhan yapraklarini surahiye koyup, limon tuzu ekleyip, daha once sekeri erittigimiz sicak suyu ve limonlari ekleyip sogumasini bekliyoruz. Suzdukten sonra limonun suyunu da eklemistim. Hos kokulu ve gulsuyuna benzer pembe bir serbetiniz oluyor. Reyhanın mor yaprakli olmasina dikkat edelim.
Semanur ablacığım teşekkürler...;)
Huzurlu bayramlar...;)♥
muhabbetle...♥♥♥
15 Ağustos 2012
Ekici! Peynirdir işi...;)♥
3 yıl önce tanıştım kendileriyle... İki yıldır da mütemadiyen kullanmaktayız zira her çeşidi birbirinden özel ve çekici...;)
Neden mi bahsediyorum? e tabiki de Türk mutfağımızın vazgeçilmezlerinden, sofraların olmazsa olmazı peynirden(Ekici)...;)♥
Klasik beyaz peyniri poğoçalarımın lezzetine lezzet katarken, krem peynirleri kreplerimin ve dolayısıyla da çocuklarımın vazgeçilmezlerinden oluverdi her zaman...
Kaşarı tostlarımızı şenlendirirken, tel peyniri her türlü omletlerinizin lezzetine lezzet kattı vesselam... Birbirinden geniş ürün yelpazesiyle; Ekici'den söylemesi, Ev perisi'nden muhabbetle tavsiyesi...;)♥
Afiyet olsun...;)♥♥♥
12 Ağustos 2012
Kremalı mısır çorbası...;)♥
Beşamel sos sevenler buraya!;)
Ramazan sofralarınza değişik bir çorba alternatifi olsun istedim sevgili dostlar...;)
Nicedir denemek ve tattırmak istemiştim kendisini, denedim tattırdım ve notu aldım...;)
Alınan notun hakkını sizlerde paylaşın istedim...
Buyurunuz efendim malzemeler;
*1 kutu konserve mısır (yahut 1 su bardağı haşlanmış mısır taneleri)
*1 yemek kaşığı tereyağı
*2 yemek kaşığı un
*2 su bardağı kadar süt
*2 su bardağı tavuk suyu yahut su (su kullanıcaksak yarım paket tavuk bulyon atmanızı öneririm)
*tuz
*karabiber
*toz tatlı kırmızı biber
*1 adet vuskat rendesi
*yanında ikram etmek için, kıtır etimek dilimleri...;)♥
Hazırlanışı: Derin bir tencere de öncelikle yağımızı eritiyoruz akabinde unumuzu bir güzel kavuruyoruz ki kokusu çıksın, kokusu çıktıktan sonra süt ve suyumuzu ilave edip hızlı bir şekilde tel çırpıcı yardımıyla karıştırıyoruz ki topaklanma olmasın(tutun ki oldu hiç panik yok hemen el blendırı ile çırpın seyrelsin)♥ kaynayan harcımıza mısırlarımızı ve tuzumuzu da ilave edip bir-iki taşım daha kaynatıp altını kapatalım. Servis aşamasında; baharatlarımız ve kıtır ekmeğimizle sunum yapalım...;)
Çorbamız gönül sofralarında sevdiklerimizle paylaşılmak üzere hazırdır afiyet olsun...;)♥
muhabbetle...♥♥♥
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)