27 Kasım 2005

APAÇİ KOLYE VE BİLEKLİĞİ

Konik ve kum boncuklarla dizayn edilmiş, otantik bir kolye ve zinciri takılmamış bilekliği! Takdirlerinize sunulur!
Aynadan çekilmiş görüntüsüyle sizlerle buluşuyor.


Arkadaşlar aceleden ters takmışım kusura bakmayın! konik (açık renk olanlar) boncuklu taraf üste gelecek!(ilerleyen günlerde bi resim daha çeksem fena olmıyacak sanırım! baksanıza bide alttan zincir çıkmış!)

Ne demişler; acele işe şeytan karışır! e karıştı işte! siz siz olun arkadaşlar; hiçbir işinizi aceleye getirmeyin! geç olsun, güç olmasın.

Ben yinede sizlerin derin hoşgörünüze sığınarak yayınlıyorum...

23 Kasım 2005

EBRU SANATI

Selam arkadaşlar! istedim ki, ebru santını paylaşırken; arkada ud'um eşliğinde fon müziği olsun! en azından sizler bunu hisseddin! (her ne kadar tek bir parça çalabiliyorsamda; kadifeden kesesi, kahveden gelir sesi...)
EFENDİM BUYURUN; GÖZLERE ŞENLİK , RUHA GIDA(GÜLSEREN HOCA EŞLİĞİNDE) EBRU ZİYAFETİNE...

Bugüne kadar uğraştığım el sanatlarının en zevklisi diyebilirim! boyaların, kitre üzerindeki büyüleyici raksı... Arkadaşlar tekne başında tam konsantre vaziyetinde! bendenizin objektiflerine yakalandılar!

TAM BİR TERAPİ SEANSI!( ortamdan tamamen kopuyor, renklerin ruha verdiği coşkunlukla; coştukça coşuyorsunuz!)
EBRU NEDİR?Kâğıt süsleme sanatlarının en önemlilerinden biri... Bütün Osmanlı sanatlarında olduğu gibi usta-çırak usulü ile öğrenilen ve sanatçının iradesi dışında birçok değişkenden etkilenen bir sanattır.
Ebru; renklerin suyla dansının yarattığı bir ahenktir aslında. Bazı kaynaklar ebrunun, yüz suyu anlamına gelen "ab-ı ru" sözcüğünden, bazı kaynaklar ise Orta Asya dillerinden Çağatayca'da hareli görünüm, damarlı kumaş ya da kağıt anlamına gelen "ebre"den geldiğini söylese de en yaygın kanı, kelimenin kökeninin Farsça; bulutumsu, bulut gibi anlamına gelen "ebri" den gelmekte olduğudur. Her ne şekilde isimlendirilse isimlendirilsin insanlara da isim olan ebru, gizemli bir ahenk taşıyor.Zorlu ve emek isteyen bir sanat olan ebru, geri dönüşü olmayan, tekrarı olmayan, çok değişkenli bir sanattır.
Birçok eski eserde süsleme amacıyla kullanılan ebru, geleneksel el sanatlarımızdan olmasına rağmen yakın zamana kadar unutulma tehlikesi ile karşı karşıyaydı. Dünya çapında çeşitli milletler tarafından sahiplenmeye başlanmış, bazı ülkelerde ebru yapımı sırasında kullanılan malzemeleri üreten firmalar boy göstermişti.
Ebru sanatında son devrin piri merhum Mustafa Düzgünman gerek yetiştirdiği öğrencilerle gerek bu sanata kazandırdığı anlayışla manevi hazinelerimizden birinin payidar kalmasında büyük rol oynamıştır.
Aslen; kitre; hayvan ödünden hazırlanarak yapılmaktaymış. Biz şimdilik hazır kitreyle çalışıyoruz. Fırçalarımız, gül dalından ve at kılından kendi imalatımız.
Ebru sanatının özelliği arkadaşlar! tüm malzemelerin, doğal olması; toprak boyalar, hayvan ödü, at kılından ve gül dalından mütevellit fırçalar! sizin anlıyacağınız tamamen natürel...
İlerleyen günlerde; malzemelerimizi kendimiz hazırlıyacakmışız (boya ,kitre ve fırçalar...) sabırsızlıkla bekliyorum!
İlk resmimiz; tekneye konulan kitre ve su karışımı ile hazırlanmış yoğun sıvımız üzerine boyalarımızı attık ve üzerinde tabiri caizse ahenkle dansettik! takdirlerinize arz olunur...


Üzerine A3 kağıdı yerleştirdik ( bu kısımda çok önemli; kağıt büyük bir titizlilikle usul usul yerleştirilmeli, hava kabarcığı kalmamalı!)
Veeeeeeeeeeee tatatataaaaaaaaaaaaaam! işte sonuç! nasıl ama arkadaşlar? hoş değil mi?


Aynı teknikle ikinci çalışmamız;
Bir diğer çalışmamızda; ipek kumaş üzerine; attığımız ebru desenine ilave minyatür çalışması!Ve işte arkadaşlar bu tarz çalışmaların bitmiş halleri;



İlgilenenlere sevgiyle ve de muhabbetle tavsiye olunur...

Sevgili Velihan abimize;

yeni yaş alım günününüz (yaş alım günü dedim, yaşlanma günü demedim ona göre...) hayırlı, uğurlu olsun! Sevdiklerinizle birlikte nice latif günler diliyoruz!

ŞÜKRAN/AYHAN/AYDIN BATURALP BATTAL

20 Kasım 2005

KABAKLI TATLAR!

Huzurlu pazarlar arkadaşlar!
Kabak besleyici, C ve B1 vitaminleri bakımından zengin, kansere karşı koruyucu bir besin olduğu halde; genelde rağbet görmeyen bir sebze malesef! özelliklede eşler ve çocuklar tarafından! peki ne yapacağız? kabağı sevimli hale getireceğiz! işte sizlere sevimli, albenili iki kabaklı tat! hadi kolay gelsin!

KABAK GRATEN;


Malzemeler ; 6 adet irice Kabak, 2 su bardağı süt ,1 yemek kaşığı tereyağ , 2 yemek kaşığı un, 1 kase kıyma, 1 adet büyük boy soğan, 3-4 diş sarımsak, yarım bağ maydanoz, 1 kahve fincanı kaşar peynir, tuz, kara biber, pul biber, dereotu.
6 kişi için ; Kabakları iyice yıkayıp kazıyın. Uzunlamasına ortadan ikiye bölün. Az tuzlu suda 5-10 dakika pişirin. Yumuşayınca içlerini karnıyarık gibi açarak boşaltın.Daha sonra; içlerini boşaltmış, banyolarını yapmış ve rahatlamış kabaklarımızın içine hazırladığımız kıymalı harcı bir güzel yerleştirelim. Diğer tarafta süt, un ve yağı karıştırarak pişirip bir beşamel sos hazırlayın. Tek tek kabakların üzerine yayın. 180° Clik fırına verin. Biraz kızardıktan sonra üzerine kaşar peyniri rendesi ve pul biberle süsleyerek tekrar fırınlayın. Sıcakken servis yapın.Kısık ateşte pişirilen yemek daha lezzetli olur.

KABAKLI KREP







Malzemeler; *1 su bardağı süt.

*1 adet yumurta.

*1 su bardağı un.

*1 adet kabak.

*1 fiske tuz.

*1 yemek kaşığı zeytinyağı.

Hazırlanışı; süt ve yumurta bir güzel çırpılır, içine; un ve tuz ilave edilir, rendelenmiş kabakları ve zeytinyağınıda koyduk mu tamamdır! (arzuya göre baharatlarla tatlandırabilirsiniz! ben; dere otu ve karabiber koydum.) kızdırılmış teflon tavamıza ince ince döküp pişirelim! rulo haline getirip servis yapalım!(kaşarda yakışmaz değil hani? tamamen yaratıcılığınıza kalmış.)

Canıııııııııııııııım! nede sevimliler....

SEVGİYLE VE DE MUHABBETLE...

16 Kasım 2005

HURMA YE!

Sevgili arkadaşlarım!
Hurma ye etkinliğine yetişemeyince; bende sizlerle hurmanın faydalarını paylaşayım istedim!
Özlü bilgi;
*Hurma meyvesi tatlı ve besleyicidir.
*Hurma, zihin ve bedeni gelişmeyi sağlar.
*Kansere karşı koruyucudur.
*Öksürüğü keser.
*Boğaz ağrısını, bronşiti ve soğuk algınlığını giderir.
*Kemik hastalıklarında faydası ise tartışılmaz.
*Mineraller açısından oldukça zengindir.
*İçerisinde kalsiyum, potasyum, demir,B vitamini bulunmaktadır.
Detaylı bilgi;

İsrail`de yapılan bir araştırmada elma ile hurmanın yararları karşılaştırıldı. Hurmanın lif, mineral ve fenol açısından zengin olduğu, buna karşılık hurmada sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum ve demir miktarlarının elmadakinden iki kat daha fazla bulunduğu, hurmanın düzenli yenmesi halinde kalp ve damar hastalıkları riskini azalttığı tespit edildi. Bu meyvelerin içindeki yararlı maddelerin daha çok kabuklarında bulunduğu kaydedildi.
BİNBİR DERDE DEVA HURMA; Hurmanın, iyi bir besin, bir ilaç, bir katık, bir tatlı, bir şurup ve bir meyve olduğunu belirten Koç, sağlık açısından birçok faydasının olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Hüseyin Koç, "Hurma, pastacılıkta kullanılır. Kurutularak öğütülüp un yapılır. Gelişmiş liflerden ip, yapraklardan sepet yapılır. Tomurcuk sebze olarak yenilir. Hurmanın tohumları ezilerek yağları alınır, ilaç ve parfüm sanayiinde kullanılır. Çekirdeği kavrulur ve kahve yerine kullanılır. Küspesi hayvanlara verilir" dedi. Doç. Dr. Koç, olgun hurmanın faydalarını şöyle açıkladı; Aç karnına devamlı yendiğinde kurt düşürü. Basuru iyileştirir, görmeyi kuvvetlendirir, kirpikleri güçlendirir, rahimdeki akıntıyı keser, yaraların çabuk iyileşmesini sağlar, balgamı kurutur, diş etlerini kuvvetlendirir ve cüzzam hastalığının tedavisinde kullanılır."
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (GOPÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Koç, Ramazan ayında sofralarımızdan eksik etmediğimiz hurmanın lif ve mineral açısından son derece zengin olduğunu belirterek, "Hurma, bol miktarda potasyum, sodyum, magnezyum, kalsiyum ve demir içerir. Taze hurma yüzde 2 protein, yüzde 50 karbonhidrat içerir. Kuru hurmada bu değerler daha fazladır" diye konuştu. tanınmış uzmanlardan biri olan V. H. W. Dowson ise, bir hurma ve bir bardak sütün bir insanın günlük besin ihtiyacını karşılamaya yeteceğini söylemektedir.Hurmada bulunan oksitosin maddesi de, modern tıpta doğumu kolaylaştırıcı bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Oksitosin, doğumu kolaylaştırıcı etkisi nedeniyle pek çok kaynakta "rapid birth" yani "hızlı doğum" ifadesiyle tanımlanmaktadır. Hurma içerik olarak çok çeşitli vitamin ve minerale sahiptir. Lif, yağ ve proteinler açısından da çok zengindir. Hurmada sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, kükürt, fosfor ve klor da bulunmaktadır. Hurma ayrıca A vitamini, betakaroten, B1, B2, B3 ve B6 vitaminlerini de içerir. Hurmada bulunan vitamin ve minerallerin, normal insan vücudunda ve hamilelik zamanlarındaki faydalarından bazılarını ise şöyle sıralayabiliriz:
*Hurmanın besleyici oranının gücü, içerdiği uygun mineral dengesinden kaynaklanmaktadır. Hurmada, hamilelikte kadınların alması gereken bir B vitamini olan folik asit de bulunmaktadır. Folik asit (B9), vücutta yeni kan hücresi yapımında, vücudun yapı taşı olan amino asitlerin yapımında ve hücrelerin yenilenmesinde önemli görevler üstlenen bir vitamindir. Bu yüzden hamilelikte folik asit ihtiyacı belirgin şekilde artar ve günlük ihtiyaç iki katına çıkar. Folik asit seviyesi yetersiz olduğunda yapısal olarak normalden büyük, ancak işlevleri düşük alyuvar hücreleri meydana gelir ve kansızlık belirtileri ortaya çıkar. Özellikle hücre bölünmesinde ve hücrenin genetik yapısının oluşmasında önemli rol oynayan folik asit, hamilelik sırasında gereksinimi iki katına çıkan tek maddedir.
Kısacası arkadaşlar; hurma görüldüğü gibi; sadece Ramazan meyvesi değilmiş! bunu hepbirlikte öğrenmiş olduk! sevgiyle vede muhabetle...

12 Kasım 2005

AN'I YAŞAMAYA DAİR...

Batı karedeniz'in güzelliklerini an be an paylaşmaya devam edelim istedim; Yeşilin gözalıcı binbir tonu! mest olmamak elde değil! (olalım zaten ne diye gittik oralara! öyle değil mi arkadaşlar?)
Hayatımı yeniden gözden geçirmemi sağlayan bir şiiri sizlerle paylaşmak istiyorum! dikkatinize arz olunur;
YENİDEN YAŞAYABİLSEM;
Eğer yeniden başlayabilseydim hayata,
ikincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorunum olmazdı aslında,
Daha çok riske girerdim,
Daha fazla seyehat ederdim,
Daha çok güneş doğuşunu izler,
Daha çok dağa tırmanır,daha çok nehirde yüzerdim!
Görmediğim birçok yere giderdim,
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılanlardanım ben!
Yeniden başlayabilseydim eğer,
Yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkındamısınız bilmem, yaşam budur zaten!
Anlar, sadece anlar, sizde anı yaşayın.
Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan gitmeyen insanlardanım ben.
Yeniden başlayabilseydim , ilkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güzelin tadına varır;
Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.
Ama işte 85'indeyim ve biliyorum...
Ölüyorum... JORGE LUİS BORGES
DİPNOT; ÇİNİ DÜNYASI BLOĞUM HAYATA GEÇMİŞTİR İLGİLENENLERE DUYRULUR! DESTEKLERİNİZİ BEKLİYORUZ! ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER.

10 Kasım 2005



ATAM! SEN RAHAT UYU! BEKÇİSİYİZ BİZ BU AZİZ MİLLETİN...

BAYRAMINIZ BAYRAM OLA...

Sevgili arkadaşlarım vede site takipçilerim! hatlarda var olan bir arıza sebebiyle yayınımıza bir süre ara verdiğimizden dolayı, gecikmelide olsa; geçmiş Ramazan bayramınızı, bayram çikolatası eşliğinde kutlamak istedim! kabul buyurun lütfen...
Ankara'dan çıktım yola, selam verdim sağa sola; a benim sevgili arkadaşlarım; Bayramınız mübarek ola...
İçimizden geldiği gibi davranışlar göstermekten( ne olursunuz) çekinmeyelim artık! olaylara ve kişilere çoğu zaman önyargılı bakıyoruz! artık bunu aşmamız gerekiyor, çoğu mutsuzluklarımız; işte bu anlamsız önyargılarımızdan kaynaklanıyor. Temsil misal; yolda yürürken karşılaştığımız kişilere selam vermek( tıpkı manimizdeki gibi...)güler yüz göstermek istiyoruz, içimizden bu geçiyor, fakat karşımızdakinin tepkisinden çekiniyor ve bu güzel(insanları birbirine yaklaştıracak, güven duygusunu artıracak, mutluluk ve huzur verecek, aynı zamanda sadaka hükmünde olacak...) vede özel davranıştan kendimizi çekiyor, bütün bu değerleri bir anda kaybediyoruz.Neden? önyargı yüzünden...
Bu hamur daha çok su götürür vesselam...önyargısız bayram kalitesinde günler diliyorum...

30 Ekim 2005

CEVİZLİ UN HELVASI ♥


MALZEMELER;*2 su bardağı sıvı yağ
*4 su bardağı un.
* 1 su bardağı ceviz içi.


ŞERBETİ İÇİN;*3 su bardağı şeker.
*3 su bardağı su.

HAZIRLANIŞ;Efendim malumunuz; öncelikle sıvı yağ kızdırılır(yakmadan tabii) sonrasında un ilave edilir ve bir güzel kavrulur, kavurma işlemi keyfe kederdir duyrulur!(rengi tamamen arzuya göre;lakın benim fikrimi sorarsanız; ben derim ki; rengi dönene kadar kavurun!) ortalık un ve yağın kavrulmasından muhtemel yayılan kokuyla dolduktan sonra, rondodan çekmiş olduğumuz cevizleride ilave edip şöyle bir kavuralım; ayrı bir kapta su ve şekeri eritip üzerine yavaş yavaş ilave edelim! artık helvamız kıvam almaya başladı değil mi? kıvam alan helvamızın altını kapatıp üzerine de havlu koyalım ve dinlenmeye bırakalım! Dinlenen helvamız servise hazırdır ♥♥♥

AFİYET OLSUN!

MUHABBETLE...

27 Ekim 2005

KÜTAHYAM'DAN ENSTANTANELER!



Meşhur Germiyanoğlu konağı;(ilerleyen günlerde konak iç dizayn örnekleride göstermek istiyorum.Beni izlemeye devam edin!)
Ve; eski zaman,özel gün kıyafetlerimizden,hatta en değerlilerinden biri olan; Tefe başımız!

Efendim bu görmüş olduğunuz kıyafetin adıda ; süpürgeli!(halen özel günlerde,kütahya'lımız bu nadide kıyafetleri büyük bir özenle giyer vede arz-ı endam eder!)

Fotoğraf çekimi yaptığım mekan olan; Hanedan çeyiz' e teşekkürler...

25 Ekim 2005

KUŞBURNU MARMELATLI DÜĞME BİSKÜVİSİ


Vakti zamanında, eski başbakanlarımızdan; Tansu Çiller 'le sıkça gündeme gelmiş olan, bence her daim gündemde kalması gereken bir antioksidan;KUŞBURNU! Yurdumuzun çeşitli yörelerinde doğal popülasyon halinde yaygın olarak bulunan kuşburnu, içerdiği mineral madde ve vitaminler yönünden gıda ve ilaç sanayinde aranan bir bitki durumundadır.
Kuşburnu meyveleri C,P (Permeabilite), A, B1, B2, E ve K vitaminleri ile mineral maddelerden özellikle P ve K elementleri bakımından oldukça zengindir. 100 gr. Kuşburnu da bir sandık portakala eş değer C vitamini vardır. Kuşburnu meyvesi limon ve domatesten 30-40 defa, elmadan ise 300 defa daha fazla vitamin içermektedir.
Kuşburnu meyveleri marmelat, reçel, meyve suyu, bitkisel çay ve bebek mamalarının yapımında; ayrıca C vitamini bakımından fakir olan diğer meyve ve sebze sularının da vitamince zenginleştirilmesinde kullanılmaktadır. Çiçek ve yaprakları da bitkisel çay olarak değerlendirilmektedir.
Halen birçok Avrupa ülkesinde ilaç hammaddesi olarak değerlendirilen kuşburnunun halk hekimliğinde böbrek ve mesane taşlarına, ishale, diş eti kanamalarına, yan ve göğüs ağrılarına karşı kullanıldığı bilinmektedir.
Kökleri oldukça derine ulaştığından ve kuraklılığa dayanıklılığı nedeni ile verimsiz alanların değerlendirilmesinde, erozyon kontrolünde, özellikle dikenli tipler ise çit bitkisi olarak kullanılmaya çok uygundur. Gelelim sadade;
MALZEMELER; *3 su bardağı un
*150 g margarin
*2 yumurta
*1 çay bardağı pudra şekeri
*3 yemek kaşığı kadar marmelat
*1 yemek kaşığı toz şeker(üzeri için)
*1 limon kabuğu rendesi
*1 paket vanilya
HAZIRLANIŞI;Pudra şekeri ve oda sıcaklığında yumuşatılmış margarini iyice ezip, üzerine yumurta, limon kabuğu rendesi, şekerli vanilin ve unu ekleyerek yoğurun. Cevizden biraz küçük parçalar halinde yuvarlayıp ortasını çukurlaştırın ve marmelat koyun. marmelatın üzerine toz şeker serpin. Önceden 175 derecede ısıtılmış fırında, hafif pembeleşinceye kadar 15-20 dakika pişirin. Sonrada oturun çay saatlerinizde,çoluk çocuk afiyetle yiyin.

22 Ekim 2005

ÇOCUĞUN OKUL BAŞARISINI ARTTIRMANIN YOLLARI

Okuduğum bir kitaptan (ismini hatırlayamadığım için kitabın müellifi beni affetsin) akıl defterime aldığım notları; oğlumunda fotoğralarının eşliğinde sizlerle paylaşmak istiyorum.
1-Sorumluluk duygusunu arttırın.
2-Yaşına uygun yapabileceği görevler verin.
3-Başarılı olmuş kişileri ona sevdirin, örnek gösterin.
4-Kendine güvenmesini sağlayın.
5-Ondan yapamıyacağı şeyler istemeyin.
6-Ona yaşından ve olduğundan büyük davranmayın.
7-Onun ile vakit geçirin, kendine güvenmesini sağlayın.
8-uygun olmayan arkadaşlarını onunla konuşun.
9-Ders için yeterli vakit ayırmasında ona yardımcı olun.
10-Onun okul başarılarını uygun şekilde ödüllendirin.
11-Ona herzaman cesaret verin, destekleyin.
12-Başarısızlıkları için konuşun, onu başarıya motive edin.
13-Öğretmeni ile onun hakkında iletişime girin.
14-Öğretmeninin önerilerini dikkate alın.
15-Onun stres faktörlerini dikkate alın, psikolojik durumuna dikkat edin.
16-Hayatının düzenli ve programlı olmasına yardımcı olun.
17-Aile içi huzur ve sevgi ortamı sağlayın.
18-Anne-baba birlikte dersleri konusunda yardımcı olun.
19-Ders çalışma zamanları haricinde dinlendirin.
20-Onu okumaya teşvik edin.
21-Dikkatini dağıtmayacak ders ortamı sağlayın.
22-Dikkatini devam ettirme konusunda eksikliği olup olmadığını kontrol edin.
23-Onun kapasitesinden fazla beklentiye girmeyin.

24-Okulu sıradan bahanelerle aksatmasına izin vermeyin.

25-Derslerine engel olacak isteklerini sınırlayın.
26-Onu ders ve sınavlar konusunda paniğe sevk etmeyin.
27-Hergün düzenli ders çalışmasını sağlayın.
28-Düzenli öğünler,gıda alımı ve çeşitliliğini sağlayın.
29-Onun kabiliyetlerini yönlendirin,gelişmesini sağlayın.
30-Onunla mümkün olduğunca nitelikli vakit geçirin.
31-Uyku düzeninin bozulmmamasını sağlayın.
32-Hafta sonlarında ve yaz tatillerinde yeterince dinlenmesini sağlayın.
33-Okulda yolunda gitmeyen şeylere karşı uyanık olun.
34-Yaşıtları ve başkaları ile onu kıyaslamayın.
35-Onun ile okul ve dersler hakkında belli aralarda durum değerlendirmesi yapın.
37-Onu arkadaşları ile rekabete sürüklemeyin.
38-Çok aşırı ders çalışmasını sınırlayın.
39-Onun hobilerini arttırın,ders dışında hobileri ile ilgilenmesini sağlayın.
40-Onun yanında olduğunuzu devamlı hissettirin.
41-Küçük problemlere büyümeden zamanında müdahale edin.
42-Ders çalışırken belli aralarda dinlenmesini sağlayın.
43-Defter ve kitaplarını düzenli kullanmasını sağlayın.
44-Kapasitesinin altında uyarı düzeyi düşük bir sınıfta ise okul ile durumu görüşün.
45-Bazı derslerde birlikte çalışarak ona destek olun.
46-Çocuğunuzun görme ve işitme problemi olup olmadığını değerlendirin.
47-Okul içi sosyal faaliyetlerde onu cesaretlendirin.
48-Aileyi etkileyen stres faktörlerinin okul başarısını düşüreceğini unutmayın.
49-Anne ve babanın yalnız birinin okul konusunda desteğinin tam olarak yeterli gelmeyeceğini unutmayın.
50-Zihinsel yeteneğinin ezber ve taklide göre değil, mantık ve üretkenliğe dayalı olması konusunda onu yönlendirin.
51-Bu maddeyide ben ekliyeyim dedim; onu sevgiyle yoğurun (unutmayalım ki; sevgiyle yoğurulmuş çocuk, semeresini gösterir.)
Okul telaşı yaşadığımız şu günlerde, paniğe kapıldığımız çok olmuştur. İşte bu yüzden yüreğe su serpme babında ve yapılabilecek şeyler olduğunu dile getirmek için bugün bu konuya yer verdim. Umarım sıkmamışımdır ve yine umarım ki faydalı olmuşumdur. MUHABBETLE...

20 Ekim 2005

VİŞNELİ TART ŞÖLENİ


Tarttan şölen olur mu?demeyin!benim için bu tarz tartlar,bende şölen havası yaratıyor.Yerken ayrı mutlu oluyorum.şunun albenisine bakarmısınız?neyse az laf çok iş!tarife geçelim:
MALZEMELER;Hamuru için;*1 su bardağı şeker.
*3 adet yumurta.
*1 su bardağı yoğurt.
*2,5 yada 3 su bardağı un(bardağa göre değişiyor)
*1 su bardağı yağ.
*vanilya.
*kabartma tozu.
ÜZERİ İÇİN;*1 paket tart jölesi.
*1 su bardağı vişne.
*vişne suyu.*1 paket krem şanti.*süslemek için ceviz yada fındık.
YAPILIŞI;şeker ve yumurta iyice çırpılır,üzerine yoğurt,yağ eklenir,tekrar çırpılır,sonrasında yavaş yavaş un ilave edilir,son olarak kabartma tozu,vanilya eklenir,yağlanmış vede unlanmış tart kalıbına dökülür,önceden ısıtılmış fırında 30-35 dak.pişirilir.
ayrı bir yerde jölesi ve şanti tarife göre hazırlanır,fırından çıkmış (ılıtılmış)tart üzerine;vişneler ahenkle dizilir üzerine jölesi dökülür.Soğuyuncada;şanti vede ceviz ile süslenir.

Aslı arkadaşımız'ın;kola üzerine yazmış olduğu yazısına göndermiş olduğum yorumda;bu ramazan kolaya inat kompostu harekatı başlatalım demiştik.Özellikle;çocuklarımıza alternatif sunmadan yasaklama getirmeyelim düsturuylada hareketle;işte sizlere kolaya alternatif bir içecek;kaynatılmış vede rondodan geçirilmiş,kompostunun meyve suyu hali...göze ve mideye ziyafet tarzında...AFİYET BAL ŞEKER OLSUN.

*püf noktası;yemek yaparken çelik tencereniz yandıysa,sakın üzülmeyin.Tencerenizi yeniden pırıl pırıl yapabilirsiniz.Bunun için 1 tatlı kaşığı karbonat ve 1 fincan sirkeyi tencerenizde kaynatın.Hem üzerine işleyen kara lekeler çıkacak,hemde tencereniz tertemiz olacaktır.KOLAY GELSİN.

17 Ekim 2005

Hanımlar dikkat buhran var!


KULAĞA KÜPE MAHİYETİNDE;*"Bir şeyin imkansız olduğuna inanırsanız,aklınız bunun neden imkansız olduğunu size ispatlamak üzere çalışmaya başlar.Ama birşeyi yapabileceğinize inandığınızda,gerçekten inandığınızda,aklınız onu yapmak üzere çözümler bulma konusunda size yardım etmek için çalışmaya başlar."Dr.David j.Schwartz.

*"Nerde olursanız olun elinizdekilerle yapabileceklerinizi yapın."Townsend.

*"Büyük başarıların sahipleri,küçük işleri titizlikle yapabilme sabrını gösteren kişilerdir."Schiller.

Hani açılış konuşmamızda bahsetmiştik ya;içimden geldiği gibi,aklıma düştüğü gibi kısacası olduğu gibi.....
Son dönemlerde,özelliklede hanımlarda gözlemlediğim bir halet-i ruhiye konusunu sizlerle (sizlerinde görüşünü alarak tabi!)paylaşmak istedim.
Gözlerinizden yüreğinize akan damlalar,ellerinizle insanlara mutluluk dağıtacaktır.
Hayat tuzaklarından kurtulmanın kurnaz çarelerini geliştirmek,vaveyla koparmak yerine ;çözüm önerileri getirmek,her dem şekva etmek yerine;bizlere sunulan;her biri ayrı değerde olan nimetlere karşı şükretmesini bilmek,öğrenmek,öğretmek,dertlerle dertlenebilmek,dertliye dert değil derman olabilmek,ölümden gayrı her derdin dermanı olacağı konusunda insanları bilinçlendirmek,unutmayalım ki ;sıkıntılar paylaştıkça azalır,sevinçler paylaştıkça çoğalır.
Acısıyla tatlısıyla ;bizlere sunulan hayat imtihanından yüzakıyla çıkmanın düsturlarını araştırmak,İNSAN OLABİLMEK!
Her insanın yapabileceği küçükte olsa bir şeyler vardır.Biliriz ki ;bütünler parçalarda gizlidir.Parçalar olmazsa bir bütün oluşturulamaz.Kendinizi tıpkı bir pazılın parçaları gibi düşünün;her biriniz ayrı değerde,kalitede,güzellikte,naiflikte,kapasitede…
İşte hanımlar!kendimizle çok fazla baş başa kalmamayı tavsiye eden biri olarak; Size hoş bir alternatif;takı tasarımı(son zamanlarda oldukça revaçta)gibi.....

13 Ekim 2005

AMASRA SALATASI


Amasra'ya kadar gidilirde, Amasra salatası yemeden dönülür mü hiç? biz yedik; sizede ikram edelim istedik;
MALZEMELER;
*domates, *salatalık, *havuç, *marul, *maydanoz, *roka, *kırmızı lahana, *semiz otu,
*ve çeşitli turşular (özellikle pancar turşusu)...
SOSU; tuz, nar ekşisi, zeytinyağı (sıralama önemli)
sofraların padişahı salatalardan; değişik bir alternatif! nedersiniz?

12 Ekim 2005

Amasra'da bir gün batımı

Büyüleyici bir atmosfer....ve büyülenmiş olan ben!


Bir ağustos gecesi Amasra'da gün batımı....gün batımının doyumsuz yaşandığı beldelerimizden Amasra.Romantik,egzotik,bir okadarda huzur verici...

ve bu güzel ambiyansın tadını çıkaran bir çift...

09 Ekim 2005

MERHABA...

Sevgili arkadaşlar! sitemi bugün itibariyle açmış bulunmaktayım. Vatana, millete hayırlı olur inşallah! Sitemi açmamda emeği geçen sevgili eşime şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca site açma konusunda beni yüreklendiren zeytinağacından; aslı arkadaşıma da teşekkür etmeden geçemiyeceğim. Sitemde, hayata ve mutfağa dair ufak tefek şeyleri içimden geldiği gibi paylaşmak istiyorum. Umarım siz diğer site komşularım kadar başarılı olurum. İlgilenen herkesten desteklerini bekliyorum! sevgiler……

24 Eylül 2005

LEZZETİ MUHABBETLE BULUŞTURMAK DİLEĞİM



Hadi gelin; bugün ramazanın da bereketiyle lezzeti muhabbetle buluşturalım; tatlı yiyelim tatlı konuşalım ilk tarfimiz tatlı olsun...

Ballı lokma tatlısı

yapımı pratik bir o kadar da lezzetli;

malzemeler:

  • 1 su bardağı su,
  • 1,5 su bardağı un,
  • 1 çay bardağı zeytinyağı,
  • 1 paket instant kuru hamur mayası,
  • 1 adet yumurta,
  • Bal yada arzuya göre şerbet,
  • Tarçın,
  • Kızartmak için ayçiçek yağı...

hazırlanışı:

Un, maya, zeytinyağı ve su karıştırılır. Üzerine 1 adet yumurta kırılır. yarım saat mayalandırılır. hamur mayalandıktan sonra üzerine kırdığımız yumurta hamura yedirilir. Önceden kızdırılmış ayçiçek yağına ıslatılmış kahve kaşığı ile ceviz büyüklüğünde bırakılır. Yağı süzdürülerek servis tabağına alınır. Üzerine arzuya göre bal veya şerbet dökülür ve sunuma hazır hale getirilir. Afiyet olsun... Sofralarınızdan muhabbetli sohbet ve bereket eksik olmasın temennisiyle...